"Fikret Bila" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fikret Bila" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fikret Bila

AK Parti-MHP ittifakı (2): İdeolojik yakınlık

AK Parti-MHP yakınlaşmasının reel politik nedenlerini dün yansıtmıştım.

MHP açısından bunlar; Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin PKK ve Suriye politikasını değiştirmesi, çözüm sürecinin sonlanması, FETÖ’nün kanlı darbe girişimi ile devlete kastetmesi ve 1 Kasım seçiminden sonra MHP’deki parti içi muhalefetin baskısıydı.

7 Haziran 2015 seçim başarısının 1 Kasım 2015’te kaybedilmesiyle MHP’de başlayan parti içi baskının yanı sıra, 2015’te artan PKK, DAEŞ, FETÖ saldırıları, Suriye’deki içsavaşın içeriye taşınması gayreti ile oluşan parçalanma tehdidi; buna karşılık, Erdoğan ve AK Parti’nin MHP’nin savunduğu politikaları hayata geçirmesi, AK Parti-MHP yakınlaşmasının reel politik nedenleri olarak özetlenebilir.


İDEOLOJİK FAKTÖR
AK Parti-MHP ittifakını kolaylaştıran önemli bir faktör de iki parti arasındaki ideolojik yakınlıktır. AK Parti içinde MHP’nin temsil ettiği milliyetçilik; MHP’nin içinde de AK Parti’nin temsil ettiği muhafazakârlık vardır.

AK Parti’de din motifi baskın olan muhafazakârlık birinci sıradaysa, milliyetçilik ikinci sıradadır. MHP’de milliyetçilik birinci sıradaysa, muhafazakârlık ikinci sıradadır.

Milliyetçi-muhafazakâr diye tarif edilen alan iki partinin ortak alanıdır. 7 Haziran 2017 ile 1 Kasım 2015 seçimleri arasında 2 milyondan fazla oyun iki parti arasında gidip gelmesi de bunun göstergesidir.

Bu ortak alan yeni değildir. Tarihi geçmişi de vardır. Tarihe baktığımızda bu ortak alan, MHP-MSP, MHP-Refah Partisi, MHP-Fazilet Partisi, MHP-Saadet Partisi arasında da vardı. MHP ile Refah Partisi’nin barajı aşmak için 1991 seçimlerine ittifak yaparak girdikleri unutulmamalıdır.

AK Parti ile MHP arasında da var olan bu ortak alanı küçülten veya büyüten en önemli etken ise PKK’dır. Bu alan çözüm sürecinde küçülmüş, 7 Haziran sonrasında PKK’yla askeri ve siyasi mücadele sürecinde büyümüştür. Bahçeli’ye manevra imkânı veren ve elini rahatlatan da AK Parti’nin değiştirdiği PKK politikasıyla ortak alanı genişletmiş olmasıdır.


PKK FAKTÖRÜ
Türk siyasetini etkileyen önemli faktörlerden biri de Öcalan ve PKK’dır. HDP ve selefi olan parti kadrolarının politikalarını belirlemenin yanı sıra diğer partileri de etkileyen bir faktördür.

Son dönemde de AK Parti-MHP ilişkilerini değiştiren bir faktör olduğu açıktır. MHP’yi AK Parti’den uzak tutan çözüm süreci, yakınlaştıran ise çözüm sürecinin sonlanmasıdır.

Bu etki tarihi olarak da vardır. 1999 seçimlerinde Bülent Ecevit liderliğindeki DSP’yi birinci parti, Devlet Bahçeli liderliğindeki MHP’yi ikinci parti yapan Abdullah Öcalan’ın Ecevit’in başbakanlığı döneminde yakalanmış olmasıdır.

Ecevit ile Bahçeli’yi aynı hükümette buluşturan, Öcalan’ın yakalanması ve Ecevit liderliğindeki DSP’nin başından beri PKK’ya karşı izlediği politikadır.

Öcalan ve PKK patron olduğu HDP’yi doğrudan biçimlendirdiği gibi, PKK’ya karşı aldıkları tutumla, dolaylı olarak diğer partilerin seçmenini de etkilemektedir.

MHP’Lİ BAKANLAR
AK Parti-MHP ittifakı ‘MHP’li bakanlar’ konusunu siyasi kulislere taşıdı.

Anayasa değişikliği yasalaşır ve referandumdan geçerse; yeni sistemin yürürlüğe gireceği 2019’a kadar, MHP’nin hükümete katılacağı yolunda ifadeler kullanılıyor.

Bunun için mevcut Anayasa’ya göre hükümetin istifa etmesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Binali Yıldırım’ı yeniden görevlendirmesi, AK Parti ile MHP arasında bir koalisyon protokolünün imzalanması ve koalisyon hükümetinin kurulması gerekiyor. AK Parti’nin Meclis’te tek başına büyük çoğunluğa sahipken koalisyona yönelmesi teamüllere uygun görünmüyor. Tabii hukuken ve siyaseten imkânsız da değil. Ancak, MHP’nin bürokraside görev üstlenmesi, üst düzey görevlere MHP’ye yakınlığı ile bilinen bürokratların atanması yüksek olasılıktır.

Anayasa değişikliği geçerse, bu durumda, 2019 sonrası için Meclis dışında kurulacak olan yeni kabinede MHP’lilerin yer alması beklenen bir durumdur.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Anayasa değişikliğinin geçmesi halinde 2019’a kadar başbakan yardımcılığı veya sonrasında cumhurbaşkanı yardımcılığı talebinde bulunacağını sanmıyorum. Kendisi dışarıda kalıp, MHP’lilerin karar mekanizmalarında yer alacak şekilde devlette ve hükümette olmasını gözetmeyi tercih edebilir.

Bahçeli’nin yeni sistemin yürürlüğe gireceği tarihe kadar partisiyle ilgilenmesi daha yüksek ihtimaldir.

X