"Feyyaz Uçar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Feyyaz Uçar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Feyyaz Uçar

Golcüler nerede?

4 Ekim 2010

Gencecik Mustafa ilk maçında Üstelik Beşiktaş’a çakıveriyor kafayı. Genç yaşlı demeden tüm oyuncularına fırsat verme cesaretini gösterebilen iki teknik adamı da kutlarım.
İki takımda da yaratıcı özelliği çok olan oyuncular mevcut. Dolayısıyla pozisyona girmekte zorlanmıyorlar. Tek sıkıntı son vuruşlarda. Az adamla rakip ceza sahasına girildiği için gol ayağı az. Kaleciden ve direkten dönen toplar defansta, defans oyuncularında kalıyor. Topu kaleye dürtecek adam yok. Son yıllardaki kalabalık, skora endeksli orta saha kalabalığı forvetten oyuncu eksiltiyor. Hop oturup hop kalkıyoruz ama gol sesi her geçen gün azalıyor.
Hilbert sağbekte iyi
Sakatların çokluğunda sağbeke iliştirilen Hilbert kötü durmuyor. Defansif olarak fazla hata yapmadığı gibi ofansta da etkili. Sadece bindirmelerle değil boş koşularla da rakip defansın arkasına sızabiliyor. Takıma daha ısınmamış olsa da Aurelio’nun varlığı Kartal’ın beklerini daha özgür kılıyor. Bu özgürlükten Ernst de nasibini almış olduğundan  ofanstaki katkısı her geçen gün artmakta. Tabata’nın da duran toplardaki başarısını gözardı etmeyelim. Bir de topları ezmekten vazgeçse astronomik fiatı yer çekiminde kalacak.

Trabzon hak etti

BU güzel maçta galibiyeti hak eden taraf Trabzon’du. Beşiktaş’ın son dakikalardaki baskısına can siperane karşılık verdiler. Schuster’in Ernst ve Guti değişikliklerinin tek açıklaması Avrupa Ligi’nde oynanan maçın yorgunluğu olabilir. Yorgun da olsalar sahada kalmalıydılar..

BEĞENDiM

Trabzon’un mücadele gücünü ve kazanma azmini.

Yazının devamı...

Türk gecesi

1 Ekim 2010
Oyuncu mu yetişmiyor? Biz mi yetiştiremiyoruz? Yoksa 6+2+2 engeli mi gençlerimizin yolunu kapıyor? Her ne sebeple olursa olsun, öz kaynağına bu kadar uzak bir Beşiktaş gücüme gidiyor.

Bel korsesi takmalılar!

Quaresma’nın karşısında oynayanlara, tekmelik değil bel korsesi takmalarını tavsiye ederim. Yedikleri çalımlardan bel kaymasına uğrayıp fıtık olabilirler. Süper başladığı bu maçta ne yazık ki yarım saat sahada kalabilmesi büyük şansızlık. Saha içinde, dışında ve yedek kulübesinde iyileştirilemeyen Quaresma acile kaldırılınca Beşiktaş kendisini rakip kaleye götüren en büyük kozundan yoksun kaldı.
Bobo, ilk yarıda yanına yaklaşan arkadaşı kalmayınca ‘bari bütün rakibi çalımla geçeyim’ dedi. Tabii ki çok zor.. Futbol kollektif oynandığında daha basit. İlk yarıda Rapid Wien’in baskısı, Beşiktaş’ın kontraatakları var, gol yok.

Fırsatı kaçırdın Bobo

HOLOSKO’nun sağ gözüne çöp mü kaçtı? Sağındaki boş oyuncuları görse, attığıyla değil attırdıklarıyla gecenin kahramanı olacak. Gönüllerde taht kurma fırsatını kaçırdın Holosko ama attığın golle Kartal’ı havalandırdın. Boş alan bulduğunda geçemeyeceğin rakip yok. Beşiktaş’ın sana ihtiyacı var Holosko. Çarşı’ya değil rakiplere saç baş yoldurtman işten bile değil..

Türkiye dar geliyor

BEŞİKTAŞ yüksekten uçmaya devam ediyor. Geniş kadrosu ve her geçen gün iyiye giden futboluna artık Türkiye dar geliyor. Bu ivmede en büyük katkıda tabii ki Schuster’in. Her futbolcusundan en yüksek verimi almayı çok iyi biliyor. Transfer yapmak yetmez, maharet iyi futbol oynatmakta.

BEĞENDİM
Bir Avrupa Ligi maçında ilk 11’lerde 6 Türk’ün olmasını.

BEĞENMEDİM
Taraftarlarımızın tribünde gereksiz yere yaktığı meşaleleri.

DİKKAT
Beşiktaş’ta maça yine kaleci damgasını vurdu. Kartal bireysel hatalara dikkat edilmeli.
Yazının devamı...

Santrforsuz asla

29 Eylül 2010

- Beşiktaş, son 3 maçında golleri son dakikalara doğru buluyor. Gollerin bu kadar gecikmesinin nedeni nedir?
Son haftalarda Beşiktaş’ın golü bu kadar geç bulması enteresan. Beşiktaş çift santrfora döndükten sonra, Bobo oyuna girdikten sonra gol pozisyonu buluyor ya da gol atıyor. Antalyaspor maçında da rakibe verilen gol pozisyonları endişe vericiydi. Son dakikalarda Antalyaspor, Deniz Barış’la o pozisyonu değerlendirse 1 puan alacaktı. Beşiktaş, son dakikada golü atmasa pozisyon bulmadan berabere kalacaktı. Antalyaspor, bu sezon çok kolay gol yiyor. Bunun sebebi de defanstaki bütün oyuncularını gönderip, yeni oyuncular transfer etmeleri. Forvette ise istikrarı sağladılar. Yeni defans oyuncuları nedeniyle sıkıntı yaşıyorlar.
İlk golü bulan takım her zaman avantajlıdır. Daha dengeli oynayabilir. Bizde skora göre oyun anlayışları olduğu için ilk golü bulan hemen stoper oyuna alıyor. Avrupa’da böyle değil. Orada 3-0 geride bile olsan belli bir sistemle oynamaya devam ediyorsun. Bizde bunun değişmesi için çok uzun süre geçmesi gerekiyor.
Goller hatalardan geldi
- Fenerbahçe maçının bu kadar gollü olmasının sebepleri nelerdi?
Fenerbahçe maçının bu kadar gollü olmasının sebebi oynanan oyunun üst seviyede olmasından kaynaklanmıyor. Bireysel hatalar ön plana çıkıyor. Hele hele Ersen’in hareketini anlamak mümkün değil. Kendi sahasında insanın aklına öyle bir müdahale neden gelir? Şarja da maruz kalmıyor. Fenerbahçe’nin yediği gollerde de çok büyük defans hataları var. Fenerbahçe’de Dia ve Niang’ı çok beğeniyorum. Dia, Beşiktaş maçında çok gol kaçırmıştı ama önemli olan pozisyonları bulmak.
- Galatasaray’ın Baros’un sakatlanmasından sonra sıkıntı çekeceğini düşünüyor musunuz?

Yazının devamı...

Q7-77

26 Eylül 2010

Aurelio, Ernst, Necip ve Tabata’dan  oluşan baklavanın önündeki Quaresma gezgin. Her iki kanadı kullandığı gibi, Bobo’yu da yalnızlıktan kurtarıyor. “Geniş alan şart değil, ben dara da düşsem fark etmez’’ diyor. Oyunun ilk yarısında Kartal’ın kalesinde iki şut dışında pozisyon yok. O şutlar da kalecinin kucağında. Baklavanın şekeri az geldi!
Doğum günü hediyesi
Djiehoua’nın, aldığı doğum günü hediyesinin karşılığını veremeden oyundan çıkması büyük şanssızlık. Sakatlık doğum günü falan dinlemiyor. Yazık oldu. 
Antalyaspor defansı bir arada oynadıkça daha iyi oluyor. Ofanstaki istikrarı defansta da sağlasalardı ligin ilk maçındaki farklı mağlubiyet olmayabilirdi ama Mehmet Özdilek kardeşim neşteri eline aldıysa, vardır bir sebebi.
Kötü alışkanlık
HAKAN’ın yan top hataları ve sonrasındaki sakatlık alışkanlık oldu. Bu kötü alışkanlıktan vazgeç Hakan. Yediğin golde de hatalısın. Top senin oyuncunun kontrolündeyken kaleyi terk etmeyeceksin. Gözlerimiz Guti’nin ara paslarını ararken Ernst öyle bir asist yaptı ki maça keyif geldi.
Ömür boyu mukavele

Yazının devamı...

Havalı Bursa

25 Eylül 2010

Bursaspor’un hızlı forvetlerini kontrol edemeyen rakipler sık faul yapmak zorunda kalıyorlar. Bu durumda da timsahın havacıları ortaya çıkıyor.
Bir Ömer Erdoğan var ki sanki Boeing 747. Yakıt almadan saatlerce havada kalabiliyor. Turgay ve Hüseyin de cabası. Nitekim Ali Tandoğan’ın Çikita ortasına Turgay çakıyor kafayı. Carlos’un direkler yardımıyla kurtardığı topa ayak koyan Hüseyin tribünlere erken gol sevinci yaşatıyor. Bursaspor’a defansif önlem almak çok zor.
Buca sakata geldi
Bucaspor sakata gelmiş durumda. Asker Bülent’im Sivas’ın buzundan çok çekmişti. Şimdi de İzmir Atatürk Stadı’nın zeminiyle başı belada. Sivasspor alttan ısınmayla buz derdinden kurtuldu ama İzmir’in zeminleri berbat. Her maçta aslarını kaybeden Bucaspor yakında sahaya çıkaracak on bir bulamayacak. Bülent Uygun ve Bucaspor Yönetimi’nin emeklerine yazık. Çünkü Bucaspor oyununu her hafta iyiye götürüyordu. Türkiye’deki tecrübeli futbol lejyonerlerini Fernandes, Leko, Mendy, Mulemo ve Manucho gibi yabancılarla kaynaştırıp iyi bir takım oluşturmuşlar. Manucho çok rakibin canını yakar.
Tempo hiç düşmedi
Erken golle başlayan maçta tempo hiç düşmedi. Direkten dönen toplar ve karamboller nefes kesici. Her iki takımı da kutluyorum. Bursaspor  tesadüfen şampiyon, Bucaspor da boşuna 2. olmamış. Planlı programlı hareket eden takımlar hedeflerine ulaşıyor. Günlük yaşayanların vay haline.. Ertuğrul Sağlam ve talebelerinden Şampiyonlar Ligi’nde de bu mücadeleyi bekliyoruz. Haydi Timsah. Glasgow’un Rangers’ları seni avlayamaz..

BEĞENDiM

Dünkü karşılaşmadaki mücadele ve tempoyu.

Yazının devamı...

Dekatlon

20 Eylül 2010

Mazallah faili meçhul olursun. Başına bir sakatlık gelince çift sol bekle oynamak zorunda kalırsın. Yanında birisi sana İbrahim Toraman’ın uzun süre sağ bekte oynadığını söyleseydi belki oyuncu değişikliklerin daha sağlıklı olurdu. Sayın Schuster, Boğaziçi Köprüsü’nden geçerken sadece bir köprüyü geçmiyorsun. En kısa kıtalararası yolculuklarından birini yapıyorsun (pasaportsuz). Al Tayfur’u yanına, bizim ligimiz maraton değil dekatlon.
Kaleye nazar değdi
Beşiktaş’ın kalesine nazar değdi. Sezon başından beri formlarıyla göz kamaştıran kalecilerden Hakan öyle bir hata yaptı ki, skor tabelası anında değişti. Kalecilerine aşırı güvendiklerinden olsa gerek Beşiktaş defansında hiç kimse topun düştüğü yerde yok. Niang hayatının en kolay golünü attı.
Geçen sezonun büyük bölümünü oynamadan geçiren Aurelio’nun Süper Lig’teki ilk maçını eski takımı F.Bahçe’ye karşı oynaması tabi ki anlamlı. Ama Beşiktaş’a faydası yok. Quaresma sol kanatta daha etkili. Sağ kanada geçtiğinde etkili olamadı çünkü Santos’un arkasında Bilica kademesi var. Nihat nerede oynarsa oynasın farketmiyor. Geldiğinden beri top oynamıyor. Keşke popülist yaklaşmayıp Nihat’ın İspanya’daki keyfini bozmasaydık. Niang savruk defansları hallaç pamuğu gibi dağıtır. Gökhan Gönül’ün çalışkanlığı, Selçuk’un mücadeleci gücü maçı kazanmaya yetmedi. Dia son vuruşları düzelttiğinde F.Bahçe’ye çok maç kazandırır. Sakatlıkları, sarı kartları ve oyuncu tercihleriyle enteresan bir maç izledik. Sarı lacivertliler adına bir büyük şanssızlık da Bilica’nın sarı kartının olmasıydı. Yoksa bir penaltı noktası sondajına daha tanık olabilirdik...

BEĞENDiM

Guti’nin orta sahadaki katkısını.

BEĞENMEDiM

Nihat. Patlamasını bekliyoruz sabırlar tükendi.

Yazının devamı...

Gol şov

18 Eylül 2010

Yattara’nın driplingleri, Colman’ın akıllı pasları, Selçuk’un şutları, Jaja’nın estetiği, Serkan’ın bindirmeleri. Say say bitmiyor. Frikiklerde topun başında en az 3 kişi. Yattara, Jaja ve Selçuk. Hangisi vuracak muamma. Üçü de usta. Değil ilk onbir, frikikleri atacak oyuncuyu belirlemek bile zor. Kolay gelsin Şenol Hocam..
Defans sıkıntılı 
Trabzon’da ofans futbolun güzellikleri yanında defans sıkıntıları da mevcut. Teofilo’nun arkasında oynayan oyucuların orta sahadaki Selçuk ve Colman’a yeterince yardım etmemeleri oyunun hakimiyetini belirli zamanlarda Manisaspor’a verdi. Topu rakibe verip bu kadarda alan ve zaman bırakırsan ağlarından hamsi değil top çıkarırsın. Murat ve Mehmet topla iyi. Simpson ise oldukça hareketli. Makakula gibi bir golcü var ki girdiği iki pozisyondan birini gol yapıyor. Isaac’le iyi ikili olacaklar. Isaac’in hareketliliği Makukula’ya çok pozisyon hazırlar.
Karaman iyi analiz etmiş
2. yarıda Trabzon’da doğru bir değişiklik var. Tribüne oynayan Jaja’nın yerine skora oynayan Alanzinho oyunda. Dar alandaki hareketliği ve kolay adam eksiltmesi Manisa cephesini zorluyor. Oyunun hakimiyeti tamamen Trabzon’a geçince de Hikmet Hoca’dan bir hamle geldi. Takımı tamamen  kendi kalesine gömülen Hikmet Hoca, Yiğit Gökoğlan’la kontra atak peşinde. Trabzon’u iyi analiz etmiş. Oynatmamaya çalışarak, defans yaparak onlarla başa çıkamazsınız. Futbolcularınızı galip geleceklerine inandırıp, skor arayacaksınız. Trabzon’un iyi olan ofansını değil, kötü olan defansını değerlendireceksiniz. Bravo Hikmet Hoca. Sana yakışır bir başlangıç yaptın. Aman el kol hareketlerine dikkat sayın Karaman..

BEĞENDiM

Maçta atılan gollerin hazırlanışları ve son vuruşları harikaydı.

BEĞENMEDiM

Yazının devamı...

Mutasyon

17 Eylül 2010

İçerde-dışarda, ligde-kupada, iyi zeminde-tarlada, orta sahada-stoperde futbolu değişmiyor. Beşiktaş’ta bütün dengeleri değiştirmesine rağmen Tabata bile Ernst’i mutasyona uğratamıyor.
Holosko’yo botoks
Holosko ayak içine botoks yaptırsa belki son vuruşları estetik kazanır. İlk yarıda Beşiktaş’ın kalesinde en büyük tehlikeleri Stoyanov’un uzun taçları yaratıyor. Biraz dikkat çocuklar. Sadece topa değil, rakibe de odaklansanız kimse arkanıza kaçamayacak. Hiç yoktan pozisyon vermeyeceksiniz. Ekrem’e milli maç arası pek yaramamış. Kendinden beklenmeyecek hatalar yaptı. Önündeki Hilbert de etkisiz kalınca Kartal’ın sağ kanadı sadece çırpındı. Quaresma her iki kanadı kullanarak bu eksikliği gidermeye çalıştı; ama nafile. Çünkü yaptığı ortalarda ön ve arka direklerde adam yok. Tek forvet oynamanın en büyük dezavantajı. Forvetin, ortanın  yapıldığı yerde yoksa ataktan eli boş dönüyorsun.
İkinci yarının tamamı CSKA Sofya sahasında oynandı. Gol bu kadar gecikmese rakibin fuleli oyuncuları Sheridan ve yetenekli Nelson’un ataklarında yüreğimiz ağzımıza gelmeyecek. Schuster’in hamleleri de yerinde. Bobo’yu öne alıp çalışkan Nobre’yi arkasına çekince orta sahanın da pas alternatifi çoğaldı, Beşiktaş’ın atak gücü arttı. Şu anki formu ile Nobre forvet arkasında diğer kreatif futbolculardan etkili oynuyor. Göz ardı etmemek lazım.
Yolun açık olsun
Beşiktaş her geçen gün daha iyiye gidiyor. Riskli olmasına rağmen defansını önde kurması çağdaş futbolun gereği. Önde pres yaparak top kapabildiğin dar alanda oynayarak 90 dakika ayakta kalabiliyorsun. Kaleciler zaten formda. İş sadece forvetlerin maç boyunca pozisyon arayıp rakibi zorlamasına kalıyor. Bir de geriden Ernst gibi sürpriz adam çıkarabilirsen ne ala. Yolun açık olsun Beşiktaş..

BEĞENDiM

Beşiktaş’ın 90 dakika bitmeyen hırsı ve fizik kondisyonunu

Yazının devamı...