"Fatih Tekeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Tekeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Tekeci

Tehlike geliyorum diyor!

İstiklal Mahallesi, diğer bir adıyla da Yahudi Mahallesi...

Hiç kuşkusuz, bu kentin en özel bölgelerinden birisi.
Hatta, gizli hazinesi.
*
Okurumuz Sema Akçay, 11 Şubat’ta, “Bu tarihi kaybetmeden kazanamaz mıyız?” demişti.
Ve.
“Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Altındağ Belediyesi’nin de destekleriyle buraya el atılsa, Ankara’nın en güzel tarihi mekânlarından birisi ortaya çıkar” diye de eklemişti.
Hürriyet Ankara, aynı gün 1. sayfadan bu talebi manşetine taşımıştı:

Tehlike geliyorum diyor

“KAYBETMEDEN KAZANALIM.”
*
Okurumuz Sema Akçay, geçen günlerde yeni bir ileti daha gönderdi.
Bu defa, mahalledeki bir tehlikeye dikkat çekiyor.
O tehlikeyi ise şöyle aktarıyor:

Tehlike geliyorum diyor

25 NUMARALI EV ÇÖKMEK ÜZERE

“İstiklal Mahallesi sınırlarındaki Kargı Sokak’ta, 25 numaralı ev çökmek üzere. Fotoğrafta da görüldüğü gibi çocuklar bu sokakta oyun oynuyor. Her gün, yayalar bu sokaktan geçiyor. Hem üzücü bir olay yaşanmadan bu tehlikeye dikkat çekmek, hem de bu tarihi evlerin kent turizmine kazandırılması amacıyla yetkililere bir kez daha seslenmek istiyorum. Gerçekten bu tarihi kaybetmeden kazanamaz mıyız?”

SEĞMENLER’İN HALİ İÇLER ACISI

Seğmenler Parkı...
Yemyeşil bir tabiat, bol oksijen.
Nefes ve huzur.
Kısacası, bir parktan daha fazlası.
Ve tabii ki, hafta sonlarının buluşma noktası.
*
Parkların efendisi Seğmenler, kıymetlimiz.
Ama bakın, okurumuz Mehmet Ak ne diyor:

BAKIMSIZ KALMIŞ

“Seğmenler Parkı’nın hali içler acısı. Park, bir hayli bakımsız kalmış. Tuvaletleri çok kirli ve ilkel. İhmal ve umursamazlık zincirinin kurbanı gibi.

GELİP, GÖRSÜNLER

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yetkililerinden rica ediyorum. Bir gün bu parka gidip, ne hale geldiğini kendi gözleri ile görsünler.”

ÖNERİM VAR

BİR HAT DÜŞÜNÜN Kİ

GÖLBAŞI’NA SOLUK ALDIRSIN KIZILAY’I DA RAHATLASIN

Okurumuz Turan Diker, “Keşke Ankara’nın güneyine uzanan hafif raylı bir sistem olsa” demiş ve önerisini şöyle aktarmış:
BİR HAT DÜŞÜNÜN Kİ: Söğütözü’nden başlayıp, Konya Yolu boyunca ilerlesin. Sırasıyla Çukurambar, Çiğdem, Çetin Emeç, Balgat, 100. Yıl, Öveçler, Dikmen ve Oran bölgelerine de transfer istasyonları (shuttle) yapılmış olsun.
BİR HAT DÜŞÜNÜN Kİ: Üstten gidecek ve daha ucuz maliyetli olan hafif raylı bir sistem Gölbaşı’na kadar uzansın. Hem yolcular sıkış tıkış dolmuşlardan, hem de Güvenpark bu dolmuşlardan kurtulsun. Kızılay da rahatlasın.
OKURDAN NOT: Bu hat, Gölbaşı’na da soluk aldırır.

SÖZ YETKİLİDE

ÇUKURLARIN NEDENİ TÜRK TELEKOM

* Okurumuz Kani Mutlu, geçen hafta bu köşeden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne seslenmiş ve şöyle demişti:
“Eskişehir Yolu’nda (Armada-ODTÜ kavşağı arası Eskişehir istikameti) aralıklarla yol ortasında çukurlar var. Hız sınırı 82 olunca, sürücüler ya ani manevra ile trafiği tehlikeye düşürmek, ya da çukura düşmek durumunda kalıyor.”

BİR HAFTA SÜRE VERİLDİ

Ankara Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı, gerekli incelemeyi yapmış ve şu yanıtı vermiş:
“Söz konusu çukurlar, Türk Telekom’a ait bacaların, asfalt seviyesine düşük olmasından kaynaklanmaktadır. Gerekli bilgiler verilmişti. Bir hafta içerisinde yükseltilmemesi durumunda, asfalt kaplama yapılacaktır.”

BAŞIMA GELENLER

ELEKTRİK FATURASI ÇARPABİLİR

* Elektrik faturanız ‘az tüketim’ olduğu için gelmiyorsa, dikkat! Çünkü, elektrik sayacınız bozulmuş olabilir. Bizim evin posta kutusuna bırakılan elektrik faturasında birkaç aydır ‘borç’ gözükmüyordu. İşkillendim, EnerjiSA’yı aradım. Aramasam, kim bilir kaç ay sonra öğreneceğim şu bilgiyi verdiler: “Sayacınız bozulmuş olabilir.” Benden size tavsiye. Otomotik ödeme talimatı da vermiş olsanız, siz siz olun, faturalarınızı takip edin.

ÇENESİ DÜŞÜK TAKSİCİ

* Okurlar, “Geçen hafta neden yazın yoktu?” diye sormuşlar. Numune Hastanesi’nde hastam vardı. Pazartesi (25 Mart) taburcu oldu. Numune Taksi’den bindiğim taksi ile hastane bahçesine girip, ameliyatlı hastayı aldık. İstikameti Kocatepe Cami olarak verince, başladı söylenmeye. “Şu hastane tamamen taşınsa da kurtulsak”, “Bütün kısa mesafeler niye beni buluyor...” falan filan. Yol boyu susmadı. Vallaha hastane daha huzurluydu.

Tehlike geliyorum diyor

X