"Fatih Tekeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Tekeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Tekeci

Doğum sonrası Çin işkencesi

Kızım, geçtiğimiz günlerde bir çocuk dünyaya getirdi. Ancak bebek, doğumdan hemen sonra yaşama tutunamadı.

Doktorların yönlendirmesiyle, ‘minik yavrunun yaşayamama’ nedenini belirlemek amacıyla test yapılması için kordon bağından alınan örnekleri özel bir laboratuvara verdik. Bunun yanı sıra doğumun gerçekleştiği Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden otopsi yapılmasını talep ettik.
Hastane görevlileri, 2013’te çıkan bir yasa olduğunu bildirerek, ‘doğumdan sonra en fazla 5 dakika’ yaşayan ve yaşama tutunamayan bebek için ‘vatandaşlık numarası’ çıkartmamız gerektiğini söyledi.
Hastanenin bağlı bulunduğu Mamak Nüfus Müdürlüğü’nü arayarak, ‘Anne ameliyatlı, baba Ankara dışına çıkmıştı, bir başkası hastane raporları ve gerekli evraklarla gelse olur mu?’ diye sorduk. ‘Anne ya da baba gelmeden işlem yapılamayacağı’ yanıtını aldık. Baba, Ankara’ya gelir gelmez Nüfus Müdürlüğü’ne koştu. Bu defa vatandaşlık numarası verebilmeleri için doğumun hemen ardından ölen bebeğe ‘nüfus cüzdanı’ çıkartılması gerektiğini söylediler. Yapacak bir şey yoktu, acımızı içimize gömerek elimize alamadığımız yavrumuz için nüfus cüzdanı çıkartılmasını kabul ettik. Bu kez de bizden, illa çocuğun isminin olması gerektiğini belirttiler. Biz, “Daha isim koymadık, böyle bir sonuçtan sonra isim de vermek istemiyoruz, ‘bebek’ diye yazın” dedik. Kabul etmediler. Zoraki bir isim verdik. Nüfus cüzdanını alıp, nüfustan düşürme işlemlerinin yapılması için doğum yapılan hastaneye yeniden bilgileri sunduk. Yani, bir yandan kavuşamadığımız yavrumuzun acısını çekerken bir yandan da ‘bürokrasi kalkıyor’ denilen dönemde bürokraside adeta Çin işkencesi çektik. Devletin hastanesinde doğan ve yaşama gözlerini açamayan bebek için orada bir rapor düzenlenip, ailelerin acısına acı katılmasını engelleyecek bir düzenleme çok mu zor yapılır acaba?
Avni KAVLAK

GÜNÜN FOTOĞRAFI

METRO ALTI ÇETESİ

Kentin, ‘başıboş köpek’ sorunu malum... Sayıları her geçen gün artan sokak köpeği sorunu çözülmeyi beklerken, bir okurdan gelen bu fotoğraf durumun vahametini gözler önüne seriyor. Kızılay metrosunda çete halinde gezen 6 köpek, Başkentlilerin korkulu ve şaşkın bakışları altında ilerliyor.

Doğum sonrası Çin işkencesi

Kızılay metrosuna Soysal yönünden giren 6 sokak köpeği, Kızılay AVM yönünden çıktılar.

KUDUZ VE UYUZ ŞÜPHESİ

Çankaya Birlik Mahallesi, Oyak Sitesi’nde ikamet ediyorum. Yıldızevler’de bulunan ofisimize gidip gelirken çoğunlukla yürümeyi tercih ediyoruz. Birlik Mahallesi ve Yıldızevler -özellikle Turan Güneş Bulvarı civarları- dilenciler ve başıboş köpeklerle dolu. Büyükşehir ve Çankaya belediyelerine bu şikayetler defalarca iletildi ancak çözüm üretilmedi. Büyük bir çoğunluğunun kulağında küpe olmayan bu köpeklerin uyuz hatta kuduz olmasından şüpheleniyorum.
İdil Nilay DEMİR

KISA... KISA...

* Altındağ’ın Gülpınar Mahallesi 147 Cadde bölgesinde, sürü halinde gezen başıboş sokak köpekleriyle başımız dertte. 10-15 sokak köpegi yüzünden insanlar korkudan bakkala bile gidemiyor. Bu konuda çözüm bekliyoruz.
Hasan KABADAYI

* Ankara Ticaret Odası Congresium, her etkinlikte binlerce kişiyi ağırlıyor. Ancak koca binada 1 tane dahi hiç bir bankanın ATM’si bulunmuyor. Bankalar, buraya ATM koymalı.
Mahir YAVAŞ

X