"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Yeni İncirlik: Erbil

ABD’nin bölgede yeni bir savaş başlatacağı kesin.

Ve bu savaş belli ki çok şeyi değiştirecek.
Sırasıyla gidelim:

İNCİRLİK YERİNE ERBİL

ABD basını İncirlik Üssü’yle ilgili bir tartışmayı açtı bile... Üssün Kuzey Irak’ta bir yere kaydırılması konuşuluyor.
Çünkü Körfez Savaşı’ndan bu yana Türkiye’nin İncirlik’in kullanımı konusundaki nazı biliniyor.
IŞİD’e karşı yapılacak harekâtta da Türkiye İncirlik’i askeri amaçlarla kullandırmayacağını söylüyor.
Böylece gözler Kuzey Irak’a dönüyor.
ABD’nin bu bölgedeki harekâtları ve kontrolleri için İncirlik gibi bir üsse kesin olarak ihtiyacı var.
Bölgedeki en uygun alternatif yer ise her konuda ABD’ye destek veren Kürt bölgesi...
Yıllar önce inşa edilirken yazmıştım:
“Erbil gibi bir yere dünyanın en uzun pistlerinden birisi neden yapılır?”
Evet Erbil Havaalanı NATO standartlarında bir alandır. Ve 4.800,75 metre uzunluğundaki pist ile dünyanın en uzun pistlerinden birine sahiptir. İşte şimdi yıllar önce sorduğum sorunun cevabı geliyor.
Erbil “alternatif harekât merkezi” ve “hava üssü” durumundadır.
Bunun böyle olduğunu Tolga Tanış’ın dünkü yazısından da çok net bir şekilde anlıyoruz.

HOLLYWOOD FİLMİ GİBİ

ABD şu ana kadar 1441 askeri Irak’a göndermiş durumda. Bu askerlerin çok önemli bir bölümü, aksiyon filmlerinden tanıdığımız türden. “Özel savaşçılar...”
Son olarak gönderilen 475 askerin yaklaşık 350’si Erbil’e gidiyor...
Bunların da önemli bir bölümü, “keşif ve vurkaç uzmanı...”
Bu özel birlikler, Erbil üzerinden bölgede “keşif uçuşları” da yapıyor.
Bir anlamda, vurulacak hedefleri belirliyor.

KÜRT ASKERİNE EĞİTİM

Ve en önemlisi:
Erbil’e gönderilen bu uzmanların önemli bir bölümü bölgedeki yerel güçlere danışmanlık hizmeti verecekler.
Yani peşmergeye “özel eğitim ve lojistik destek” söz konusudur.
Körfez Savaşı sırasında Türkiye’den istediği desteği alamayan ABD, bölgedeki peşmergelerden yaklaşık 8 binini alıp bir ABD üssünde eğitmişti.
Kuzey Irak özerk yönetiminin düzenli ordusunun çekirdeği böylece oluşmuştu.
Şimdi bir adım daha ileri gidilecek...
Bölgeyi bilen, güçlü donatılmış ve uzmanlaştırılmış Kürt birlikleri söz konusudur.
Üstelik bu defa artık Erbil Havaalanı bu gelişmeyi sürekli kılacak bir üs konumuna gelebilir.

NATO’YA ÖZEL KÜRT ASKERİ

Gelin bu senaryoyu biraz daha ileri götürelim...
ABD destekli “özel yetiştirilmiş Kürt askeri” bölgede IŞİD’e karşı savaştığında Kürt askerinin “görev kapsamı” NATO gücü olarak yorumlanabilir.
Adı böyle olmasa da fiilen durum budur.
Şimdilik adı konmasa da Kürt askeri NATO’nun bölgedeki operasyonlarına fiili destektir artık.
Yani Kürt askeri NATO’nun bu bölgedeki operasyonlarında “yetişmiş insan gücü” haline gelebilir.

PKK’NIN DURUMU

Halen dünyada “fiili savaş tecrübesi” olan ya da “savaşın içinde yaşayan” askeri güç kimdir?
Üstelik dünyanın en vahşi coğrafyasında...
İsrail, Filistin ve Irak...
“Savaşın kol gezdiği bu vahşi coğraya”da Kürt askeri artık tecrübe kazanmaya başlamıştır.
Bu bölgede bir de PKK gerçeği vardır.
YPG güçleri bölgedeki savaşçı güç olarak biliniyor.
Şimdi IŞİD’e karşı peşmergeyle birlikte ABD lojistiğini de alırsa ne olacak?
Bölgede yeni bir dengedir bu...
Evet, sevseniz de sevmeseniz de, kızsanız da köpürseniz de, bunlar yeni dönemde birer ihtimal olarak vardır.
Türkiye bu ihtimalleri görmezden gelemez. Yok sayamaz...
Hayatımızı ciddi şekilde değiştirebilecek bu ihtimaller üzerine düşünmek Ankara’nın görevidir.
Ve elbette dönüp yine aynı noktaya geliyorum:
Türkiye “savaşın” değil, “barışın” cazibe merkezi olmalıdır.
Türkiye “askeri gücü”yle değil, “demokratik çözümleri”yle bölgeye örnek olmalıdır.
Türkiye “askeri üs” değil, “demokrasi üssü” olmalıdır.
Türkiye NATO için bir “askeri alternatif” değil, bölgedeki “antilaik ve demokrasi dışı” yönetimlere ve arayışlara karşı bir “özgür yaşam alternatifi” olmalıdır.
Bunun için de yine aynı hedefe geliyoruz.
O da bir an önce, “demokratik anayasa”nın yapılmasıdır.
Ancak böylece kendi içindeki barışı sağlayıp, bölgeye bir “barış ve kalkınma” üssü olduğunu gösterebilir.
Yoksa “İncirlik mi Erbil mi?” sorusunun arasına sıkışıp kalırız...

X