"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Suriye sınırında güvenli bölge için 40 kilometrenin sırrı

Türk savaş uçakları bir süredir Irak ve Suriye sınırlarında çok önemli operasyonlar yapıyor.

Fırat’ın doğusundan Irak’a kadar olan bölgede bir “YPG/PKK koridoru” hedefi olduğunu biliyoruz.

Operasyonların amacı bu bölgelerdeki “tehlikeli oluşum” hazırlığını durdurmak, yok etmek, işlemez hale getirmek...

Peki neden 40 kilometre?

Bu soruya cevap vermeden önce bir gerçeği hatırlamak gerekiyor.

O da “tampon bölge” ile “güvenli bölge” arasındaki fark.

Tampon bölge, birçok yönden düşman olan iki geniş ve güçlü ülke ya da askeri güç arasında kalan bölge için kullanılan bir tanımdır.

Güvenli bölge ise silahlı çatışma dönemlerinde veya ihtilaflı bölgelerde, savaşa katılmayan kişilerin bir dereceye kadar sığınabileceği yerler olarak ayrılır. Bu tür yerler, belirli takvimlerde “güvenli bölge” olarak tanımlanır.

Bu tanımlara göre Türkiye’nin “tampon bölge” talebi yerine “güvenli bölge” talebi daha makul görünmektedir. Çünkü YPG/PKK düzenli güç değil, terör örgütüdür. Türkiye’nin öngördüğü bölge, “güvenli bölge” tanımına daha uygundur.

Şimdi soruya gelebiliriz...

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar bir süre önce çok önemli bir açıklama yaptı.

Ancak seçim heyecanı, İstanbul sonuçları derken, bu açıklamanın detayları kamuoyuna yeterince yansımadı.

Akar şöyle dedi: “Niye 30-40 kilometreden bahsediyoruz? Çünkü son zamanlarda teröristler maket uçaklara patlayıcı koyarak ülkemizdeki karakollarımıza, insanlarımıza karşı kullanıyorlar. Bu maket uçakların menzili takriben 30-40 kilometre.”

FACİAYA KIL PAYI

Bakan Akar’ın verdiği bu bilginin biraz derinlerine inince, Türkiye’nin nasıl bir tehditle karşı karşıya olduğu daha net anlaşılıyor...

Örnek mi?

- Şırnak: Şırnak’ta geçtiğimiz 10 Kasım’da 8 ayrı bombalı maket uçak saldırısı oldu. Bunlardan bir tanesi törenlerin gerçekleştiği alandı. Devlet erkânı ve yüzlerce vatandaşın bulunduğu yere yönelen mini hava aracı, tören alanına düştü. Kamuflaj boya sıkıldığı gözlenen model uçağın üzerindeki ilk incelemede, uçağa bağlı çivi ile güçlendirilmiş, üzerinde elektrikli fünyeye bağlanmış 150 gram ağırlığında C-3 patlayıcı tespit edildi. Model uçaktaki patlayıcının, telsizle komut bağlantısını kesmeye yarayan sinyal kesici cihazların (jammer) tören alanında bulunması sayesinde infilak etmediği belirtiliyor.

- Sınır karakolları: Model uçaklardan 3’ünün Kuzey Irak’tan Şırnak-Siyahkaya bölgesine gönderildiği, 1 uçağın düşürülerek etkisiz hale getirildiği, kalan 2 hava aracının ise Irak’ın Javde Dağı’na geçtiği öğrenildi. Ayrıca Kayatepe bölgesine de model bombalı uçak saldırıları oldu.

Bakan Akar’ın verdiği bilgilere göre bu tür saldırıların uzaktan kontrolünü önlemek, geçiş güzergâhlarını kapatmak için, 40 kilometre derinliğinde bir bölge gerekiyor.

Evet...

Türkiye kendi güvenliğini sağlayabilmek ve bu tür saldırıları önleyebilmek için 40 kilometre derinliğindeki “güvenli bölge”yi kontrol etmek istiyor.

Bakan Akar bu isteği de şöyle özetliyor: “Türk Silahlı Kuvvetleri, bölgede yeteneği müsait olan tek güç. Bizim maksadımız hudutlarımızın ve halkımızın güvenliğini sağlamak. Biz 911 kilometrelik Suriye sınırımızda oluşacak bir terör koridoruna asla izin vermeyiz. Bizim derdimiz bu. Biz Suriye’nin hem politik kişiliğine hem toprak bütünlüğüne son derece saygılıyız. Hiçbir şekilde Suriye’nin topraklarında gözümüz yok. Bizim meselemiz terörist unsurlardan ülkemize karşı gelen risk, tehdit...”

ABD İLE İLİŞKİLER

Türkiye’nin her düzeyde yaptığı görüşmeler sonrasında ortaya şöyle bir özet çıkıyor:

- ABD, Türkiye’nin 40 kilometre derinliğindeki güvenli bölge isteğinin tamamıyla kendi güvenliğine yönelik olduğunu kabul etmiş durumda. Pratik olarak çözüm arıyor.

- Türkiye’nin Fırat’ın doğusundan itibaren meydana gelebilecek bir “terör koridoru” ya da “koridor özerk bölge” ihtimalini kesinlikle kabul etmeyeceği ABD tarafından anlaşılmış durumda.

Ancak meseleyi soğutma niyeti de biliniyor.

Türkiye’nin ise böyle bir “soğutma ya da oyalama” ihtimaline karşı önümüzdeki dönemde sınırlarının ötesinde tehdit gördüğü bölgelerde çok ciddi operasyonlar için hazırlık yaptığı da biliniyor.

Yaz aylarında sınır ötesinde “teröristlere göz açtırmayacak” zincirleme operasyonlar olabilir. 

Yani... Sonuç olarak Türkiye’nin bekası için 40 kilometre derinliğindeki bir güvenli bölge şart olmuştur.

Devlet olmak demek bekası tehdit edildiğinde milli refleks gösterebilmek demekse, Türkiye’nin Suriye sınırından itibaren yaptıkları tamamıyla bu kapsamdadır.

Hava harekâtlarıyla süren operasyon, 40 kilometre derinlikte kara harekâtıyla takviye edilebilir.

Önümüzdeki dönemde bu gelişmeleri daha sık duyacağız.

X