"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Seçimlerin en kritik noktası 

Yerel siyaseti çok iyi bilen bir belediye başkanıyla konuşurken fark ettim.

Devlet Bahçeli merkez sağ tabana yönelik olarak müthiş bir siyaset yürütüyor.

MHP bu yerel seçimlerde büyük bir patlama yaparsa hiç şaşırmayın. Sırasıyla gidersem:

1) Bugüne kadar AK Parti tabanına karşı yürüttüğü muhalefet, MHP açısından milliyetçi muhafazakâr oylarda çok büyük bir etki yaratmıyordu. Çünkü MHP istemese de CHP ile aynı muhalif çizgiye düşüyordu. Merkez sağ seçmen bu nedenle MHP’ye gönülden yaklaşamıyordu.

2) Açık olan bir şey var ki Türkiye’de milliyetçi muhafazakâr oy oranı ciddi şekilde yüksektir.

Şimdi MHP, kendisini CHP’yle aynı çizgiye çeken muhalefet anlayışından sıyrıldı. Bunun olumlu etkisini de zaten son seçimlerde açıktan gördü. Ve böyle giderse MHP, milliyetçi muhafazakâr söylemiyle AK Parti’ye bir şekilde küskün olan muhafazakâr ve milliyetçi oyların da adresi olabilir. Bir dönem ANAP, DYP çizgisinde olan bu oylar ve sonra gençlerde yükselen milliyetçi akım, AK Parti-MHP eksenindeki “cumhur ittifakı”na kayabilir.

4) MHP bu yolla CHP ile aynı çizgide olmaktan kurtulmuştur. “Milliyetçi muhafazakâr” tabanını rahatlatmıştır. 

5) Bütün bunlara Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karizması eklenince “cumhur ittifakı”nın etki alanı genişleyecek gibi görünüyor.

6) Özellikle Adana, Mersin, Erzurum, Nevşehir olmak üzere Doğu ve Orta Anadolu’da oyları yükselecektir. Ege’de benzeri bir yükseliş olacaktır. 

Daha açık bir deyişle, Devlet Bahçeli, Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü ekseninde milliyetçiliği yükselten bir üslupla, CHP ile aynı çizgide kalmadığı için partisiyle ilgili merkez sağ ve milliyetçi tabanda oluşan kaygıları yok etmeye başlamıştır. En azından seçmen psikolojisine göre durum böyledir.

Ve bir adım daha ileri gidersek Bahçeli’nin sakin, güvenilir, adil çizgisi merkez sağda dağılmış olan milliyetçi oylar üzerindeki etkisini arttırıyor. 

En önemlisi de şudur...

Devlet Bey bu söylemi oylarını arttırmak için geliştirmiyor.

Oy kaygısını hiçbir zaman fikrinin ve inancının üzerinde tutmadığı için de bu söylemi etkili oluyor.

Dahası “cumhur ittifakı” AK Parti ve MHP açısından merkez sağda karşılıklı olarak eksikleri tamamlayan bir pozitif etki yaratacak gibi görünüyor.


CHP VE İYİ PARTİ

AK Parti ve MHP’nin bu milliyetçi muhafazakâr çizgisi ve “Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü” söylemi seçimlerde belli ki ittifakın en temel stratejisi olacak. Peki ya diğer taraf?

Öteki tarafta CHP-İYİ Parti ittifakı görülüyor. Tabii burada HDP faktörü var.

Buradaki en kritik soru şudur:

“İYİ Parti ve CHP’nin belli bir kesimi, HDP amblemini nasıl kendisinden uzak tutacak?”

HDP özellikle İstanbul’da CHP için çalışacak gibi görünüyor. 

CHP çıkıp açıktan HDP desteğini kabul ettiğini söyleyebilecek mi? Yoksa kaçamak mı duracak?

Bu seçimlerin en kritik noktası budur.

İşte şimdi yazımın başlığındaki o noktaya geliyorum...

Özetlersem:

AK Parti ve MHP açısından baktığımda “cumhur ittifakı”nda birbirlerinin eksiğini tamamlamak üzere yakınlaşan iki anlayış var.

Diğer taraftan CHP-İYİ Parti ittifakındaki HDP desteğinde ise “kendilerini birbirinden uzak tutmak zorunda hisseden” bir siyaset var.

Ciddi bir ayrımdır bu.

Bu seçimlerin en kritik sorusu bu ayrım noktasında gelişecek.

“Peki ya adayların hiç mi önemi yok” diye sorabilirsiniz. 

Olmaz olur mu, elbette çok önemli...

O konuya da geleceğim.

Aralık itibarıyla Türkiye Mart yerel seçimleri takvimine girmiştir. Siyasette 3 ay çok uzun bir süredir. 

Hayırlı olsun...

X