"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Kandil yolunda... Sınır ötesinin  sessiz kahramanları

BİZ gazeteciler seçimle, meydanlarla ilgiliyken...

Sosyal medyada herkes... 

Kim kime ne oy verecek diye tartışırken...

Seçim, oy, mühür dedim de...

Onlar geldi birden...

Gönüllerinden gelen o tertemiz mühürle...

Tek seçimleri olan vatan sevdası... Memleket meselesi için...

Üzerlerinde yüreklerinden başka mühür taşımadan” gidiyorlar.

Ufukta belirsiz ihanet çetelerine karşı yürüyorlar.

Sınır ötesinin sessiz kahramanları.

Dün Habertürk gazetesinden Çetiner Çetin şöyle bir haber geçti:

TÜRK Silahlı Kuvvetleri, Kuzey Irak’ta 22 kilometre derinliğe indi ve terör örgütünün Türkiye’ye geçişlerinde ve cephe gerisi lojistik üsler diye adlandırdığı sınır hattının derinliklerindeki Hakurk, Bermize, Kalereş ve Sidekan bölgelerini içine alan ve bölgenin fiziki koşullarının en zorlu olduğu Bradost bölgesinde kontrolü tamamen ele geçirdi.”

Peki, Bradost bölgesi neden önemli...

1) Kandil’e geçiş kapısı.

2) Şemdinli hattından Hakkâri, Van, Ağrı, Bitlis, Erzurum, Erzincan ve Ermenistan’a kadar uzanan bir geçiş üssü olarak kullanılıyordu. Bölgenin kontrol altına alınması, bu hattan geçişlerin önünü kesecek.

KANDİL 

Arkadaşlar!

Buradan sonrası bana göre Kandil’dir..

Son 35 yıldır ocaklarımıza ateş düşüren o Kandil...

Ama Kandil’i sakın Uludağ falan gibi zannetmeyin.

Uludağ 2 bin 500 metreyse, Kandil 3 bin 500 metrede sarp bir yükseklik.

Daha da önemlisi...

Uludağ en fazla 40 kilometrelik bir alana yayılır. 

Kandil, uzunluğu 1500 kilometreye ulaşan Zagros dağ silsilesindedir.

Neredeyse Türkiye, Irak, Suriye sınırı kadar...

Bir tarafı İran’a, diğer tarafı Irak’a açılır. 

Öylesine sarptır ki...

Üstelik...

Oraya ne kayak yapmak için ne de dağcılık sporu için gidiyorsunuz.

Yol da yok... İz de...

Her an bir tuzak, her an bir pusu, bir keskin nişancı...

Yabancı topraklarda. 

Geceyi bir “ihanet saati” gibi kullanan o azgınlık.

Özetle arkadaşlar...

Bu memleketin evlatları...

Suriye’deki Afrin’den sonra...

Şimdi de Irak’ta 22 kilometre derine indiler. 

Çatışa çatışa... Çarpışa çarpışa...

Anlaşılan odur ki, o kamplara yığınak yapmak isteyen militanlar Kandil’e çekilmişler.

İşte o nedenle diyorum ki...

Bunca kaosun yaşandığı, bunca tehdidin çelik bir tırpan gibi üzerimize geldiği bir coğrafyada...

Eğer seçim yapabiliyorsak...

Demokrasiyi yükseltiyorsak... 

Bu bize bir moral olsun...

Ve arkadaşlar...

İstedim ki...

Bu pazar sabahı bu moralle güneşli bir gökyüzüne bakarken...

Bu memleket için...

Bu demokrasi için sınır ötesinde canını ortaya koyan bizim çocukları düşünüp içinizden bir iyilik, kalbinizden bir dua geçirin.

Allah yardımcıları olsun...

 

ÇÖP VE DENİZ BİRLİKTE NASIL YAŞAR
BAYRAMLA birlikte sahiller dolacak. 

Seçime kadar koylara akın var. 

Turizmci dostlardan gelen haberlere göre rezervasyonlar dolmuş bile.

Ve elbette beni en çok ilgilendiren mesele...

Yatlar, tekneler, guletler, motor yatlar, koylara akın edecek. 

Onların çöpleri ne olacak. 

Bir balıkçı dostum anlatıyor.

Uzun süre aynı koyda kalan bir motor yat, teknedeki çöpü bir torbaya koyup, çapaya bağlayıp aşağıya gönderivermiş...

Oldu mu şimdi bu...

Dahası var. 

Koylarda yat konaklama merkezleri de çöp almıyor. 

Bunca teknenin atığına yetişemiyor.

Buna bir çözüm bulunmalı...

X