"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

İşte o fotoğraf

Bir gece şöyle bir mesaj gönderdi: “Fatih Bey, çok şaşkınız. Kırgınız. Bütün umudumuzu yitirdik. Eşimin köyüne sığındık”.

“Ne oldu Emine Öğretmen?” dedim.

İçinden gözyaşı geçen kısa bir cevap:

“Bizim okula kadrolu öğretmen atanınca biz işsiz kaldık”.

Ben de yıkılmıştım.

Emine öğretmen ve eşi Feyzullah, Şırnak’ın bir dağ köyünde...

Çıplak ayaklarıyla okula gelen öğrencileri için yardımlar bulup onları giydirmişti.

Hele bir fotoğraf vardı ki...

İşte o fotoğraf

Eğilmiş, çıplak ayaklı bir çocuğa yardımla gelen botlarını giydiriyordu.

Emine Öğretmen bu fotoğrafla hepimize en büyük insanlık dersini vermişti. Ve ben o fotoğrafı yayınlayınca yardım yağmıştı.

Türkiye’nin dört bir tarafından yardımseverler Emine Öğretmen’in adresini istiyordu. 

O ise çocuklara palto, bot; okula da araç gereç istiyordu.

Böylece çocuklar paltolara, botlara, kazaklara kavuşmuş; aileler mutlu olmuştu.

Ama nasıl olduysa olmuş, okula kadrolu öğretmen atanınca sözleşmeli olan Emine Öğretmen işsiz kalmış, umudunu yitirmişti.

Ve dün bir okurum, Ali Erkin Gülel mail atmış soruyor:

“Sayın Çekirge, güneydoğuda bir kadın öğretmen vardı, çalışmaya tekrar başladı mı? O çok değerli yazınız bir sonuca ulaştı mı? Bizi bilgilendirirseniz çok memnun edersiniz”.

Yalnız Gülel mi?

Emine Öğretmen ve eşinin o kadar çok seveni oldu ki...

İşsiz kalıp da umudunu yitirince hepimiz üzülmüştük. Ben de işte bu umutsuzluğu yazmıştım.

Aynı gün Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk aramış ve çok duygusal bir konuşma yapmıştı.

Şöyle demişti:

“Fatih Bey, doğrusu mahcup hissediyorum, bunu düzelteceğim. Hatta Şırnak programında o öğretmenimizi yanıma çağırıp konuşacağım”.

Ardından bakanın danışmanı Emine Öğretmeni aradı.

Uygulamadan dolayı üzgün olduklarını söyledi. Telafi edeceklerini anlattı. Aradan günler geçti.

Ve dün gece Emine Öğretmen’den bana şu mesaj geldi:

“Fatih Bey, kaybettiğimiz umut sayenizde geri geldi. Yarın (bugün) Sayın Bakanımız Şırnak’ta olacaklarmış. Bizi de arayıp davet ettiler”.

Emine Öğretmen sabaha kadar uyumadı. Sevinç, umut, hatırlanmak, yaptığı yardımların karşılığını bulması... 

Adına ne derseniz deyin... Tarifsiz duygularla gözüne uyku girmedi.

Ziya Öğretmen, Şırnak Üniversitesi’ndeki öğretmenler toplantısına Emine Öğretmen ve eşi Feyzullah Demir’i çağırdı. Sarıldılar. Ziya Öğretmen işlerine başlayacaklarını müjdeledi.

İşte bu fotoğraf o umudun fotoğrafıdır arkadaşlar...

Benimse içimden şunu demek geliyor:

Ne olursa olsun umudunuzu kaybetmeyin. Ne olursa olsun elinizden geldiği kadar, ihtiyacı olana yardım edin...

Sevgili Ziya Öğretmenimiz... 

Sayın Bakanımız...

Şırnak’a gidip Emine Öğretmeni gördünüz, kaybolan umutları yeşerttiniz ya...

Şırnak’ta tüm öğretmenleri toplayıp dertlerini dinlediniz ya...

“Ziya Öğretmen buluşmaları”nı bütün Türkiye’ye yayıyorsunuz ya...

Yalnızca bir öğretmenin değil, binlerce öğretmenin umudunu yükseltiyorsunuz.

İyi ki varsınız...

 

X