"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

İstanbul zirvesinin Türkiye şifreleri

İstanbul’da hepimizi gururlandıran tarihi bir zirve gerçekleşiyor.

Bu zirvenin başta Suriye sorunu olmak üzere birçok detayı, şifresi, açılımı ve sonuçları var.

Ama ben şimdi bir başka şifreyi anlatmak istiyorum.

Türkiye için ders çıkarılması gereken bir şifre bu.

Çünkü...

Diplomasi ve tarih derslerine konu olabilecek bir sonuç bu.

Özetlersem...

Suriye krizinin ilk günlerini hatırlayın.

Türkiye’nin üzerine gelen atakları:

Türkiye DEAŞ’a yardım ediyor palavraları...

Türkiye Cenevre görüşmelerinden dışlanacak yalanları...

Türkiye, Suriye’de çözüm görüşmelerinde devre dışı kalıyor uydurmaları...

İstanbul’daki “Suriye zirvesi”yle ilgili haberleri okuyunca...

Birbirinden klonlanan bu yalanların Türkiye’yi de kuşattığı günleri hatırladım...

Sıkıntı yok muydu?

Vardı elbet... Çünkü Türkiye kendi bekası için Suriye’deki rejimin değişmesi gerektiğini, PKK/YPG ile mücadele edilmesi gerektiğini söylüyordu.

Hatta açıktan diretiyordu... Bu nedenle devletler arasında tersleşmeler, zıtlaşmalar oldu...

Türkiye sözünden geri dönmediği gibi aktif olarak sınırlarının ötesinde sahaya çıktı.

Dikkat edin...

Başından bugüne kadar olan Suriye krizi, diplomasi tarihimizde çok önemli bir yeri kapsayacak.

Niye?

Çünkü bir dönem “dışlandı” denilen Türkiye, dünkü zirveyle “çözümün merkezi” olmuştur.

Bu bir diplomatik başarıdır.

Peki nasıl oldu bu?

Elbette birçok diplomatik cevabı vardır bu sorunun.

Bendeki cevap çok açık:

Sahaya çıkmadan masaya oturamazsın...”

Türkiye, kendi güvenliği ve bekası için bölgede sahaya aktif olarak çıkmıştır.

Zeytin Dalı operasyonu sahadır...

Fırat Kalkanı sahadır...

Bu operasyonlarda nice civan gibi çocuklarımız şehit oldu.

Bu zirve onların şehadetinin boşuna olmadığının belgesidir.

Çünkü bu harekâtlar askeri olduğu kadar çok ciddi diplomatik sonuçlar da yaratmıştır.

Bu kararlılık, Dışişleri Bakanlığı’nın “kuyumcu titizliğiyle” sürdürdüğü diplomasiyle birleşmiştir.

Eğer bugün İstanbul’da Rusya Başkanı Putin’e, Almanya Başbakanı Merkel’e ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’a, Cumhurbaşkanı Erdoğan ev sahipliği yapıyorsa...

Yani bugün masada söz sahibiysek...

Sahadaki kararlılığın masaya
yansımasıdır bu.

Burada önemli olan Türkiye’nin kararlı duruşudur.

İktidarda ve Meclis’te tek sesli görüntüsü... (MHP’nin verdiği destek çok önemlidir.)

Türkiye’nin etkisini ve gücünü arttırmıştır.

Aynı şekilde...

Önce 15 Temmuz hain darbe girişimi...

Sonra ekonomik darbe girişimi...

Bütün bunlardan sonra eğer kararlılığını ve gücünü kaybetmiş, sendelemiş bir Türkiye olsaydı...

Bugün bırakın masaya ev sahipliği yapmayı, o salonda bile olmazdık...

Bu kararlı duruşta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hakkını teslim ermek lazım...

Bu zirvenin oluşumuna kadar geçen sürede kim görev yaptıysa kutluyorum.

Ve en başta Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum..

Sahadaki kardeşime” de “masadaki kardeşime” de...

Helal olsun...

YENİ YAKINLAŞMALAR

Bu zirveden yeni yakınlaşmalar da çıkabilir...

Örneğin bir süredir Rusya ve Almanya arasında süren gerilim diplomatik anlamda bir çözüm kapısına dönüşebilir.

Türkiye-Almanya arasındaki hızlı yakınlaşma zaten ortadadır...

Yani krizler, başka krizlerin çözümüne neden olabilir...

Göreceğiz elbette.

X