"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Heykel tahrikleri

ÇÖZÜM sürecinde “pozitif hızlanma” arttıkça birilerinin “tahrik mekanizması” da yoğunlaşıyor.

Lice’deki “heykel tahriki” başka illere de sıçratılmaya çalışılıyor.
Atatürk heykellerinin yıkıldığı “görüntüler” eski-yeni demeden sosyal medya üzerinden servis ediliyor.
İnsanların ölümleri üzerine yapılan “kanlı oyun” şimdi “heykeller üzerinde” oynanmaya çalışılıyor.
Çok iyi biliyorum ki, her iki taraf da barış istiyor.
Ortak akıl “barış” diyor.
“Ben evladımı kaybettim. Başkaları kaybetmesin” diyen analar “barış” istiyor.
Bir dönem Şırnak’ın girişine tunçtan yapılmış dev bir “komando heykeli” dikilmesini eleştirmiştim.
İnsan kendi şehrinde niye böyle bir “süngü şovu” yapma gereği duyar?
Şimdi barıştan rahatsız olanlar, bu defa şehre “Kaleşnikoflu PKK’lı” heykeli dikiyor.
Niye şimdi?
Anlamadığım bir şekilde şehirlerdeki bazı karakollar “kale” haline getiriliyor.
Madem “barış” istiyoruz, “Niye kalekol yapılıyor?”...
Oysa çok iyi biliyoruz ki...
Emperyalizme karşı verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nı hep birlikte verdik. Kurtuluş Savaşı’ndaki isyancıları, Atatürk ve arkadaşlarına karşı başlatılan çete faaliyetlerini bastıran birlikler içinde kahraman Kürt vatandaşlar yok muydu?
O birliklerin içinde, kim Kürt kim Türk diye soran mı vardı?
Ama şimdi heykelleri bile bir “etnik kimliğe” sokmaya çalışıyorlar.
Kim bunlar?
“Silahın, kanın ve uyuşturucunun kirli tacirleri.”
O tahriki heykeller üzerinden başka şehirlere sıçratmak istiyorlar.
Ama ben bu millete güveniyorum. Bu ülkenin halkları, mazlum ve mağrurdur. Kimse kimsenin kutsalına saldırmaz.
Aman arkadaşım...
Çok acı çektik. Çok kan aktı. Çok can yandı. Çok gözyaşı döküldü. Herkesin kendi kültürünü, dilini, inancını özgürce yaşayabileceği demokratik Türkiye’nin geleceğine kurulan bu tahriklere kapılmayalım.
Aman arkadaşım!!!

Hayatın değerini ne zaman anlarız?


ÖNCEKİ gün Ankara-İstanbul seferini yapan uçakta ciddi bir tehlike atlattık. Uçağımız burnunu kaldırmak üzereyken aniden müthiş bir fren yaptı. Kule kalkışı son dakikada durdurmuş. Çünkü o sırada Antalya’dan gelen bir uçak arıza nedeniyle ineceği pisti pas geçmiş. Eğer kalksaydık ne olurdu bilemiyorum. Ama kuledeki dikkatli görevliler, “muhtemel bir faciayı” önlemiş oldular. Kendisi de kule görevinden gelen DHMİ Genel Müdürü Orhan Birdal, olaydan hemen sonra kule görevlilerini kutladı. Birdal bana, “Zaten işte kule görevi budur. İnsanların hayatı kurtulur. Ama bunu kimse bilmez. Onları tebrik ettim. Çünkü muhtemel facialar böyle önlenir...” Ben de o tehlikeli saatleri yaşayan tüm yolcular adına kuledeki görevlilere teşekkürlerimizi sunuyorum. İnsan ölüme yaklaştıkça hayatın değerini anlıyor.


Kurultayda ayrışma olur mu?


KEMAL Kılıçdaroğlu sohbetini okuyan soruyor:
-Kurultaydan sonra Muharrem İnce ya da ulusalcılar tasfiye olacaklar mı?
-Kürt meselesiyle ilgili bir gelişme var mı?
Bu sorulara izlenim ölçüsünde cevap verebilirim.
-Tasfiye, ayrışma, uzaklaştırma, kopma gibi bir karar yok. CHP Genel Başkanı’nda böyle bir eğilim bile yok. Tam tersine, mesela Muharrem İnce seçilmese de yine aynı itibarı görecek. Konuşmalar, eleştiriler kurultay öncesinde bırakılacak.
-Kişiler üzerinden değil, ilkeler üzerinden yönetim sağlanacak. Kürt sorununun çözümü, Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesiyle birlikte yürütülecek.

X