"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Herkes başbakanı merak ediyor bense genel sekreterin kimliğini

ANKARA’nın yükselen sorusu şu:<br>“Başbakan kim olacak?”

İki gün kullislerde dolaştım. Ve bambaşka bir soruyla döndüm:
- Acaba Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri kim olacak?
En azından başbakanın kimliği kadar önemlidir bu soru.
- Niye mi?
- Çünkü hepimiz biliyoruz ki, Erdoğan çok aktif bir cumhurbaşkanı olacak. Fiilen yarı başkanlık modeli artık açıktan konuşuluyor.
Hatta Ankara’da kabul görmüş durumda.
Bürokrasi bile buna göre kendisini hazırlıyor.
Bir psikolojik alışma süresi de başlamış.
İşte böylesine etkin bir Cumhurbaşkanlığı döneminde, belki de en kilit görevlerden birisi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri’ne düşüyor.
Zaten yasal olarak görev ve yetkilerine bakıldığında Köşk sekreteryası bir anlamda bir “icraat merkezi” görüntüsü veriyor.
İcraat adına bütün işlerin takibi orada yapılıyor.
Kanunların hazırlanması bile hükümetle ortak hazırlık sayesinde işleyişi hızlandırıyor.
Ve en önemlisi icraatın planlanması ve takibinde cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği fiilen çok önemli bir misyon yükleniyor.
Bürokrasinin en üstünden en altına kadar olan icraat ve denetim şemasında önemli bir yeri var.
Ve fiilen yarı başkanlık durumunda olan böyle bir sistemde, genel sekrerterlik makamı bütün ilişkilerin merkezine oturabilir.
Yani Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığında genel sekreter normalin çok üzerinde ve çok yetkili bir pozisyon alabilir.
Bana göre de alacaktır.
İşte bu nedenle Genel Sekreter’in kim olacağı önemli bir sorudur.
Ayrıca böyle bir görev için “üçüncü dönem şartı” da yok.
Yani Tayyip Bey, cumhurbaşkanı olarak yakın çalışma arkadaşlarından oluşan deneyimli bir kadro kurabilir Çankaya’ya...
Hükümetle ilişkiler, hazırlıklar, hedefler, projeler, denetimler böyle bir koordinasyon istediğinden, Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri de cumhurbaşkanı gibi çok aktif bir rol oynayacaktır.
Koordine edecektir.
“İsim toto” oynamayı sevmediğim için buraya bazı isimleri tahmin olarak yazmıyorum.
Zaten herkes bir şekilde kulislerdeki isimleri biliyor.
Sonuç olarak, isimlere değil, sisteme bakarsak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çankaya’daki genel sekreterlik makamına kimi tayin edeceği birçok sorunun da cevabını verecektir.

NOT: Köşk’e çok farklı bir tarz getiren, devletin o ağır ritmini renklendiren, Genel Sekreter Mustafa İsen’e de yaptıkları için teşekkür etmek gerekiyor.

CHP’DE NE OLUYOR?

- MUHARREM İnce’nin çıkışı “sahici bir ses”tir.
Yapmacık, plastik, çıkarcı, ayak oyunu meraklısı bir “itiraz” değildir.
Ve elbette şu üç sözü etkili oluyor:
- Adam yüzde 52 almış, biz yüzde 55 alamadı diyoruz. Kendimize bakmıyoruz...
- Yarıdan bir fazla imzayla kurultay toplanırsa genel başkan güvensizlik oyu alıp düşmüş olur. Kılıçdaroğlu kendisini bu duruma düşürmeden kurultayı toplamalıdır.
- Ben grup başkanvekiliyim ama adayımızın kim olduğunu televizyonlardan öğrendim.
CHP içinde bu sesler çoğalabilir.
Özellikle Kılıçdaroğlu’nun çevresindeki ekibe karşı ciddi bir tepki var.

BAYKAL NE YAPAR?

Ankara’dan aldığım izlenim, CHP içinde Deniz Baykal’a doğru bir beklenti yükseliyor.
Ve en önemlisi, Baykal’dan tüm sosyal demokratları bir araya getirebilecek bir misyon beklentisi yoğunlaşıyor.
HDP’de başlayan açılım, yeni ittifaklar ve ortak kaygılar ekseninde CHP’de de bir yankı buluyor. Bu yankı CHP’de yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Daha açık bir deyişle, Baykal eğer beklentilere olumlu cevap verirse, bu bir CHP kurultayı değil, sosyal demokratlar ve merkeze yayılan geniş tabanlı bir arayışın kurultayı olur.
Yani CHP sınırlarında kalmaz...
Baykal bütün hayatını verdiği sosyal demokrasiye “son bir hizmet” olarak böyle bir toparlanmayı yüklenir mi yüklenmez mi?
Baykal cenahındaki ölçü budur...
Nitekim Kılıçdaroğlu, akşam saatlerinde kurultayı toplayacağını açıklıyor.

X