"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Hangi akıl buraya  motorlu testere ile girer!

OKUDUM, inanamadım. Bir daha okudum. Adam İstanbul Anadolu Adliyesi’ne motorlu testere ile girerken yakalanmış.

Adaleti neresinden doğrayacak bilemedim ama...

Resmen girmiş.

Ocak ayından bu yana İstanbul Anadolu Adliyesi’ne sokulurken yakalanan suç aletleri sergileniyor.

Öyle bir sergi ki...

Tam 8 bin 500 adet suç aleti...

Aralarında kredi kartı görünümlü bıçaktan tutun da...

Samuray kılıcına kadar akla hayale gelmeyecek suç aletleri var.

Belinde bıçakla, keserle gireni bilirdim de... Burada orak var... 

Adam resmen orakla gelmiş... 

Azrail rolüyle sanırım...

Motorlu testereyi de ilk kez gördük...

“Hayvan Mezarlığı” filminden alıntı gibi..

Adam Azrail rolünü de aşmış...

“Yuh artık!” dedirtiyor...

 

O KEDİ CANAVARINA 2 YIL AZ BİLE

2 yıl önce, bir kediyi kucağına alıp sever gibi yapmıştı.

Sonra yere vura vura zavallı hayvanı öldürmüştü.

Kediye bakan veteriner Fatih Adalıgil bu vahşetin peşini bırakmadı.

Sonra Hayvan Hakları Derneği devreye girdi. 

Canavar, 2 yıl hapis cezası aldı.

Hâkimlere helal olsun.

Ama kararda dikkatimi çeken bir ifade var...

“Sahipli hayvan” ifadesi...

Yani sahipsiz ise öldürülebilir mi?

Bu “hayvan hakları yasası” artık mutlaka çıkmalı...

 

İNADINA UMUTLUYUM

DOĞU Akdeniz’de doğalgaz krizi...Rum yönetimi ABD’ye, Fransa’ya, İngiltere’ye, İtalya’ya üs vermiş.

İsrail’le ortak tatbikat yapıyor.

Mısır’la birlikte...

Kriz derinleşiyor. 

Bir tarafta Suriye sınırı... PKK/YPG koridoru... Yine kriz...

ABD ile İran gerilimi...

S-400 üzerinden süren kriz...

Ekonomik saldırılarla artan kriz...

Bütün bu krizleri üst üste topluyorum... Çarpıyorum... Bölüyorum... 

Eşittir...

Bütün bunlara karşı ben hâlâ umutluyum...

Evet, umutluyum çünkü...

Bunca saldırıya, kuşatmaya rağmen Türkiye hâlâ taş üstüne taş koymaya devam ediyor.

Hem de öyle bir taş ki...

Örnek...

Yusufeli Barajı... 

558 megavatlık dev... Yılda 1 milyar 888 milyon kilovatsaatlik enerji kaynağı... 

Dün açıklandı. Taş üstüne taş koya koya, 100 metre yüksekliğe ulaştı.

Daha 275 metreyle Türkiye’nin en yükseği olacak. 

İşte bundan umutluyum.

Doğu Akdeniz’de Türk savaş gemilerinin hiç bitmeyen tatbikatını görüyorum.

O nedenle umutluyum... 

Suriye ve Irak sınırında kuş uçurtmayan askerimizle umutluyum. 

Peki ben niye umutluyum?

Çünkü...

Benim Sivaslı kardeşim Ferhat Akkaya, İngiltere’nin “milli yemeği” olan ‘fish and chips’ restoranlarını üreten 61 yıllık İngiliz Hopkins firmasını satın alıyor...

O yüzden umutluyum.

19 Mayıs’la başlayan bir millet destanının 100’üncü yılında Anıtkabir’den Sivas’a, oradan bütün Türkiye’ye yayılan kenetlenmeyle umutluyum...

Peki ben neden umutluyum?

Çünkü Türkiye demokrasisi bütün tahriklere rağmen kavgasız, çatışmasız İstanbul’da yine sandığa gidiyor...

Bütün felaket tellallarına, karabasan tüccarlarına, “yandık bittik korosu”na rağmen...

İnadına umutluyum...

X