"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

Açıklayın bu şirketleri

BU haftaya sizden gelenlerle başlıyorum.

Siyaseti küfre taşıyanların ve ekranlardaki horoz dövüşlerinin ötesinde...

“Bizim sokağın sesi” dediğim yere geldim.

İşte örnekleri:

 

1- YOLCU OTOBÜSÜ CİNAYETLERİ

 

Geçen akşamki televizyon haberlerinden birkaç başlık:

- Yolcu otobüsü devrildi: 26 yaralı.

- Yolcu otobüsünün şoförü uyudu. 6 ölü 32 yaralı.

- Yolcu otobüsü bariyeri aştı. Karşı yönden gelen...

- Falanca istikamete giden otobüs devrildi. Yaralılar var.

Görüntülere bakıyorum.

Şarampolde bir otobüs. Şirketin adı gazete kâğıtlarıyla örtülmüş.

Haber de  şöyle:

Bir yolcu otobüsü... Şoför uyudu iddiası...”

Hangi yolcu otobüsü?

Şirketin adı saklanıyor. Gizli. Niye?

Bir yolcu otobüsü şirketi var. Titiz. Özenli. Araçları son model, bakımlı. Şoförlerine 6 saatin dışında araç kullandırmaz. O nedenle daha fazla personel çalıştırır. Kaza oranı yok denecek kadar azdır.

Bir yolcu otobüsü şirketi de var ki... Felaket. Özensiz. Şoförleri neredeyse 12 saat direksiyon sallar.

O nedenle kaza üstüne kaza yapar.

Ölümler, yaralanmalar.

Peki arkadaş şu soru sorulmaz mı?

- Hangi yolcu otobüsü şirketi yılda kaç kaza yapıyor? Kaç şoför çalışıyor? Bakımları nedir?

Öneri şu:

- Kazaları belli bir oranı geçen yolcu otobüsü şirketinin lisansı alınıp trafikten men edilmeli. Tabii uyanık yenisini de en az 5 yıl açmamalı.

İnsana sabıka var da.

Şirkete neden yok?

2- HAVAALANI ÇIKIŞINDA KAOS

Yine bir haber:

- Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yolcu kapma kavgası: 5 Yaralı.

Peki Atatürk Havalimanı’nda durum farklı mı?

İniyorsunuz uçaktan... Bir çıkın bakalım dışarı. Nasıl bir kaos.

Yaya geçidinde bekleyen taksiler... Yolcu indirirken yolu tıkayanlar... Korna üstüne korna... Düdük çalmaktan yorgun düşmüş polisler.

Korsan taksiye ağzınızı açsanız, elde levye bekliyor.

Dışarı çıkıyorum zannederken sigara dumanının içine düşüyorsunuz.

Çünkü kapıdan çıkan yakıyor sigarayı. Tam kaos.

3- TELEFON MU ALKOL MÜ

Büyükdere Caddesi’nde yaya geçidinde bekleyen herkes aynı şeyi söyler:

- Yahu şu halk otobüsü, belediye otobüsü şoförleri telefonsuz adım atmıyor. Hepsinin kulağında telefon.

- Otomobiller farklı mı? Bak işte şu geçene, elinde telefon sağa giriyor. Ne sinyal ne bir uyarı.

Direksiyon başındaki telefon, alkolden daha tehlikeli bir hale geldi.

İşin tuhafı, onu denetleyecek trafik polisi de buna yeterince ses çıkarmıyor.

4- MOTORİZE TEHLİKE

Özellikle teslimatçı motorlar, insanı çileden çıkarabilir.

Bir bakarsınız, yanınızdan fişek gibi geçer. Kırmızı ışıkta beklerken, sağdan-soldan dikiz aynalarına çarpa çarpa geçerler. Bir sola kırsanız çarpıp fırlayacak. Olmadı önünüze kırarlar. Kendilerini trafiğin bir parçası gibi değil, yol üstünlüğü olan bir fırsatçı gibi görürler.

5- NEDEN KAZANAMIYORUZ

Londra’daki Dünya Atletizm Şampiyonası’na bakın.

Nerede Süreyya Ayhan’lar?...

Nerede Altın Kızlar?...

Yok çünkü...

Sporun altyapısını hâlâ önemsemiyoruz.

Bir çocuk ilköğretim yıllarında spora yönelecek olsa.

Okul saatleri... Sınavlar... Ödevler... Özel kurslar derken, antrenmana fırsat bulamaz.

Milli Takım’a seçilip de okul idaresinden izin alamadığı için gidemeyen öğrencileri biliyorum.

Spor dallarına göre kolejler kurulmadıkça...

Spor meslek liseleri kurulmadıkça...

Eğitim öncelikli spor değil, spor öncelikli eğitim sistemi gelişmedikçe...

Bu çocuklar nasıl yetişsin... Nasıl başarılı olsun...

Bir çocuk düşünün...

Diyelim ki tenise gönül verdi. Aynı zamanda ortaöğretimde.

Nasıl olacak?

Çocuk sabah erkenden okula gidiyor. Akşamüzeri yorgun argın, omzunda ödev yüküyle geliyor.

Nasıl antrenman yapacak?

Yapamaz. Turnuvalara gidemez.

Bir süre sonra tenis ancak hobi olur.

Altyapısı hobi olan sporculuğun da olimpiyatlardaki karşılığı bellidir.

Çocuk ya okulu bırakacak ya da okuyacak.

Birçok ailenin bu açmazda kıvrandığını biliyorum.

Okulu bırakan çocuğun da sporcu vizyonu yeterince gelişmiyor.

Defalarca yazdım...

Milli Eğitim sistemimize spor meslek liseleriyle, akademilerle sağlam bir altyapı organizasyonu getirilmeli.

X