"Faruk Bildirici" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Faruk Bildirici" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Faruk Bildirici

Gözleri morarmış kadın

GÖZLERİ dayaktan feci şekilde şişip morarmış bir kadının fotoğrafına, gazete ve internette “erkek şiddetinin son örneği” olarak yer verilmişti. Elif Yetkin adlı okur, fotoğrafın kendisini “dehşete düşürdüğünü” belirtiyordu:

“Bu tarz fotoğrafların en meşhuru 2011’de Habertürk’te sansürsüz kullanılan sırtından bıçaklanan Ayşe Paşalı fotoğrafıdır. Siz de bu tarz fotoğrafların insanları sarsıp kendine getirdiğini mi düşünüyorsunuz, yoksa bu tarz şiddet fotoğrafları, şiddeti normalleştirmeye mi yarıyor?”

Hemen düzelteyim, ‘sırtından bıçaklanan kadın fotoğrafı’ndaki, Ayşe Paşalı değildi. Boşandığı kocasının dövdüğü ve yüzü gözü şişmiş halde adliye koridorunda beklerken fotoğrafı çekilen kadındı Ayşe Paşalı. Daha sonra yine kocası tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

Okurun eleştirisini gazete yöneticilerine ilettim. Yayın Direktörü Emre Oral, şu yanıtı verdi: “Ayşe Paşalı fotoğrafı, kadına şiddetle mücadelede ivme yaratmış, sembol fotoğraf olmuştu. Bu fotoğraf da ona benziyordu. Bu tür fotoğrafların, sıradan anlatımların ötesine geçerek şiddetle mücadele konusunda toplumda ‘olumlu’ etki yarattığını düşünüyorum. Okurumuzun görüşüne katılmıyorum. Ancak Yazı İşleri masasında bazı arkadaşlar, bu fotoğrafın kullanılmaması gerektiğini savundu. Tartışma sonucunda fotoğrafın kadrajını, kadının kimliğini gizleyecek şekilde daraltarak kullanmaya karar verdik.”

Dijital İçerik Direktörü Ercüment İşleyen de okurun eleştirisine katılmadığını vurguladı: “Biz öyle düşünmüyoruz. O fotoğrafın şiddeti normalleştirdiği iddiasına katılmıyoruz. Bizce tam tersi tepki uyandıran ve simge olabilecek bir fotoğraf. Bu yüzden fotoğrafı buzlayıp, kadının yaşadığı şiddeti örtmeyi uygun bulmuyoruz. Bizim görüşümüze göre hassasiyet şiddete uğramış kadına yönelik olmalı, işlenen suçun sonuçlarını ortadan kaldırmaya değil.”

Aynı fotoğraf, Hürriyet’in yanı sıra Sabah, Posta, Habertürk, Milliyet ve Sözcü gazetelerinde de kullanılmış, sadece Sözcü’de kadının yüzü buzlanmıştı. Açık söylemek gerekirse, 15 Şubat sabahı o fotoğrafı gördüğümde bana da Ayşe Paşalı fotoğrafını çağrıştırmıştı.

Okurun eleştirisini değerlendirirken daha önce yazdığım “Kadın haberleri manifestosu”ndaki “kadına yönelik şiddet haberlerinde mağdur kadınların haberin vitrini haline getirilmemesi ve şiddetin pornografisinden kaçınmak gerektiği” ilkesini anımsadım.

Tam bu sırada Nalan Koltan adlı bir kadın okur, telefonla aradı. O da bu fotoğrafın “şiddeti kanıksattığı, kadını kurban gösterdiği ve şiddet pornografisini içerdiği” görüşündeydi. Ayşe Paşalı örneğini hatırlatıp, ilk gördüğümde bu fotoğrafın gazetede kullanılmasının bana çok aykırı gelmediğini söyledim. O da “Ayşe Paşalı fotoğrafını gördüğünüz için bunu kanıksamış olamaz mısınız? Hem o fotoğrafın yayınlanması kadına yönelik şiddeti azalttı mı” dedi.

Evet, sanırım bunlar da üzerinde tartışmayı ve düşünmeyi hak eden sorular.

 

GEMİDEKİ HAYVANLAR
"DAVALIK deniz ahırı” haberi, Brezilya’dan gemiyle getirilecek 25 bin hayvanın “kötü koşullarda taşınması” ile ilgili gelişmeleri içeriyordu. Bu haberin, 9 Şubat’ta Hürriyet’te yayımlanmasının ardından dagmedya.net’te “Ölüm gemileri” başlıklı yazıyı yazan Zülâl Kalkandelen’den eleştiri geldi. Kalkandelen, bu konuyu Türkiye’de ilk olarak kendisinin yazdığını belirterek, yazısına atıf yapılması gerektiğini savunuyordu. Ayrıca “ortada bunca kanıt varken haberin iddia diye verildiğini” ve “ilk teknik rapor görmezden gelinerek hayvanlara yapılan zulmün aklanmaya çalışıldığını” öne sürüyordu.

Ben de haberi inceledim. Reuters kaynak gösterilmiş, Kalkandelen’in yazısından alıntı yapılmamış ve “ilk” ifadesi de kullanılmamış. O nedenle Kalkandelen’in yazısına atıfta bulunulmasının şart olduğu kanısında değilim.

Şurası doğru, hayvanlar gemide kötü koşularda. Teyid.org’un ilk teknik rapora ilişkin bulguları, video görüntüleri ve açıklamalar da bu yönde. Fakat Hürriyet’in haberinde zaten hayvanların kötü koşullarda taşındığı vurgulanıyor. Haberin spotunda ve girişinde bu yönde ifadeler kullanılmış. “İddia” sözcüğü bir fotoğraf altında geçiyor ama şirket yetkililerinin sözleriyle ilgili fotoğraf altında da “iddia” deniyor.

21 Şubat’ta Türkiye’ye varacak gemideki hayvanların koşullarıyla ilgili olup bitenler tüm yönleriyle aktarılmış, Brezilya’daki aktivistlerin eylemi anlatılmış, Tarım Bakanlığı ve ithalatı yapan şirketin yöneticileriyle de görüşülmüş. Dolayısıyla bu haberde “hayvanlara yapılan zulmün aklanmaya çalışıldığı” yaklaşımını da haklı bulmadım. Haber, okura bilgi veriyor ve nihai kararı onlara bırakıyor.

Hürriyet Pazar’da dün yayımlanan “Bu bir insanlık sınavı” yazısı ise bu mevzuyu “hayvan hakları aktivistleri” penceresinden inceliyordu. Hatta Kalkandelen’e atıf da yapılıyordu.

 

HAFTANIN ENGELLENENLERİ
SULH Ceza hâkimliklerinin neredeyse “otomatik” şekilde verdikleri erişim engelleme kararları hız kesmedi. Bu hafta hurriyet.com.tr’de engellenen haberler şunlar:

- Kırklareli Valisi Orhan Çiftçi’nin, kaymakam olduğu dönemde tanıştığı bir kadını kaçırıp ormanlık alanda dövdüğü iddialarıyla ilgili bir dizi haber.

- Özel bir klinikte görevli 8 kişinin, gebeliği 10 haftanın üzerindeki kadınlara yasak ilaçla kürtaj yapmaktan hapse mahkum olmasına dair AA haberi.

- Adana’da bir profesöre, kadın hastaları başkalarından alınan spermle hamile bırakmaktan 3 yıl hapis cezası verildiğini duyuran DHA haberi.

- Bodrum’da 8 yaşındaki S.T. adlı erkek çocuğuna tecavüz ettiği öne sürülen 65 yaşındaki H.İ.’nin gözaltına alınmasına ilişkin DHA haberi.

- Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Şefi Cumhur Koca’nın, ses sanatçısı Hüseyin İlyas’a hakaret etmekten mahkûm olduğuna dair haber.

- Türkiye Futbol Ligi 2005 sezonundaki Samsun-A.Gücü maçına ilişkin iddialarla ilgili dosyanın ertesi yıl yeniden açıldığına dair haberler.

- Polisin 2006’da düzenlediği fuhuş operasyonunda aralarında ünlü manken, şarkıcı ve oyuncuların bulunduğu 19 kişinin gözaltına alındığını duyuran haber.

 

OKURDAN KISA KISA

Nuran Ay: Birinci sayfada “Şampiyon taksicinin belini kırdı” başlığı koymuşsunuz. Bu cümlede özne hangisi, taksici mi şampiyon mu?  Bir virgülü çok görmeseydiniz, beli kırılanın taksici olduğu anlaşılırdı.(13 Şubat)

Nejat Üner: “Geyik çarptı” diye son sayfada koyduğunuz resimdeki geyik değil “karaca”dır. Karaca, Avrasya hayvanıdır. Amerika’da (mule deer) katır geyiği, (Whiteail) beyaz kuyruklu geyik ve (Elk) Kanada geyiği olur.  (15 Şubat)

Emin Duman: Şenol Güneş’in kimi kadro dışı bıraktığını öğrenmek için internette 5 tık’lı bir haber serisi koymuşsunuz. Bu ve benzeri oyalayıcı yöntemler size yakışmıyor. Umarım yazdıklarım dikkate alınır da size yazarken ayırdığım zaman, kayıp zaman olmaz.

Metin Aydemir: Hürriyet Ankara’da çıkan “Çiçek sevgiyi temsil eder” haberinde Çiçekçiler Odası’nın eski başkanı ile konuşulmuş. Mevcut başkan olarak ben dururken eski başkandan bilgi almışsınız. Eski Merkez Bankası başkanı “Faiz oranını düşürdüm” diye bir açıklama yapabilir mi?(13 Şubat)

Ayşe Ulu: Bulmacada “ihtiyar” kelimesinin karşılığının “moruk”’ olması kötü bir yaklaşım. (14 Şubat)

Filiz Borası/ Pınar Ekinci: İnternetteki “Bütün kadınların özendiği” başlığından utandım. Ne demek bütün kadınların Şeyma Subaşı’na özendiği? Artık yeter. Bu kişiyi ne kadar da önemsediniz neredeyse her gün haberi var! Çok mu örnek gösterilesi biridir? Çok mu kültürlüdür, fark mı yaratmıştır, çalışıp kendi parasını mı kazanmıştır?

Süleyman İrvan: “Çocukların hayatlarını tehlikeye sokan ‘cesaret videoları’ giderek yayılıyor” haberinde, “Youtube’da bu videoyu çocuğunuza sakın izletmeyin” denilmiş. Aileleri uyarı amacıyla yazıldığını düşündüğüm bu haber düpedüz yöntem anlatıyor. Yapmayın etmeyin. (13 Şubat)

Fahire Ozanoğlu: Şifreli bulmacada “Beşiktaş’ta forma giyen futbolcu” olarak sorulan ve fotoğrafı olan futbolcu Cenk Tosun. Fakat Cenk Tosun, Beşiktaş’tan transfer olmuştu. (10 Şubat)

Not: Bulmaca eki editörü Uğur Banoğlu, okurun haklı olduğunu, “Beşiktaş’ta da” yazılması gerekirken “da” ekinin düştüğünü belirterek özür diledi.

Bayram Şenol: Akşam yapılan maçları, ertesi gün taşra baskılarında göremiyoruz. Zaten taşrada spor haberleri güncel olmuyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI