"Faruk Bildirici" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Faruk Bildirici" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Faruk Bildirici

28 Şubat kararında yanlışlık

HUKUKÇU bir okur, “Haber yanlış. Müşteki avukatların görüşleri mahkemenin kanaati gibi yazılmış” uyarısında bulunmasa 28 Şubat davası gerekçeli kararıyla ilgili haberdeki garipliği fark edemezdim.

Hürriyet’te ve hurriyet.com.tr’de “Gerekçeli karar: 28 Şubat küresel darbe” başlığıyla 4 Temmuz’da yayımlanan haberi, Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı ile karşılaştırdım. 3833 sayfanın ağırlığı, iddianame, savunmalar, savcının mütalaası, delil değerlendirme gibi bölümlerden oluşuyor; mahkemenin “Esasa ilişkin değerlendirme” bölümü 3481. sayfadan başlıyor. Mahkemenin kanaati bu bölümlerde.

Fakat haberde yazılanlar, mahkemenin kararıyla ilgili bölümlerde yok. “28 Şubat küresel darbe”, ABD’nin İslam=terör politikası”, “Zoraki koalisyon kurdurdular”, “Fadime Şahin telekız”, “Cinayetler darbe planı iddiası” arabaşlıkları altında yazılanların tamamı, müşteki durumda olan Mazlum-Der Genel Başkanı ve Eski AKP milletvekili A. Faruk Ünsal’ın avukatlarının dilekçesinden alınmış. Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Bahriye Üçok cinayetlerini bile “28 Şubat darbe planının parçası” olarak nitelendiren avukat ifadeleri mahkemenin kararı gibi yansımış.

Haberde mahkemenin görüşünü yansıtan tek bölüm, “Karadayı’nın haberi vardı” arabaşlığı altındaki ilk paragraf. Bu paragraf, gerekçeli kararın 3679. sayfasından alınmış ve mahkemenin kanaati. Ancak ikinci paragraftaki “irtica brifinglerinin küçük birer muhtıra niteliği taşıdığı” ifadeleri de eski Genelkurmay Başkanı İ.Hakkı Karadayı’nın avukatı Erol Y.Aras’ın savunmasından alınmış. Bu cümleleri kararın 1445.sayfasında buldum.

Kısacası, “28 Şubat küresel darbe” haberinde sadece bir paragraf mahkemenin kararı, kalan bölümlerin tümü avukatların görüşü. Haberi yazan arkadaşımızla da görüştüm; o da üzgün. 3833 sayfalık kararı PDF dosyası olarak akşam geç vakitte alınca bir iki saat içinde inceleyip yazması gerekmiş. O dar zamanda, alışılmadık biçimde aynen karara eklenen 78 sayfalık avukat dilekçesini mahkeme kararı sandığı için de maalesef böyle bir sonuç doğmuş.

Gazetecilik hız mesleği ve zamana karşı yarış bu mesleğin değişmez sorunu. Ama böyle bir hata olması üzücü. Umarım o haberi okuyanlar, bu yazıyı da okur da mahkeme kararı diye okuduklarının avukatların iddiaları olduğunu öğrenirler.

Tabii Hürriyet’ten söz edilen Star gazetesindeki haberi de düzeltmek gerek. “28 Şubat medyasına yargı tescili: Darbenin şerikleri” başlıklı haberdeki ifadeler de mahkemenin görüşü değil, yine müşteki A.Faruk Ünsal’ın avukatlarının dilekçesinden alınmış. Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök’ün adının da yer aldığı o bölümler, noktası virgülüne kadar avukatların iddiaları. Üstelik bu haber, gerekçeli kararın açıklanmasından bir gün sonra, 5 Temmuz’da yayımlandı. Yazarken, zaman sorunu da yoktu ki, “Karıştırılmış” diyeyim...

 

REKLAM İÇİN SÖYLEŞİ

KELEBEK ekinde 7 Temmuz’da yayımlanan “Sosyal medya detoksu” başlıklı sayfanın kenarında “Bu bir ilandır” yazıyordu. Sayfada Ayşe Arman’ın psikolog Üstün Dökmen ile birlikte çay içip sohbet ederken çekilmiş bir fotoğrafı vardı.

Böyle bir reklam sayfasında Hürriyet yazarının fotoğrafının kullanılması şaşırtıcıydı. Daha önce böyle bir uygulamaya rastladığımı da hatırlamıyorum. Sayfayı okuyunca bağlantıyı anladım; Ayşe Arman, bu çay firmasının #Hayatı farket kampanyası çerçevesinde bir süre önce Üstün Dökmen ile söyleşi yapmış; bu söyleşiyi okuyan dört sosyal medya fenomeni de yüzyüze iletişimin önemini fark etmiş, ellerinde çay bardakları ile bu reklam için poz vermişlerdi.

Bir gazetecinin, şirketlerin reklam kampanyalarında rol almasının yanlışlığını daha önce defalarca yazmıştım. Ama bu kez dahası var. Bu ilandaki söyleşi, yine Kelebek’te 5 Mayıs’ta yayımlanmış. O söyleşinin sunuşunda da Ayşe Arman, bu çay firmasının adını vererek, “...kampanyasıyla, herkesi yüz yüze iletişime ...çağırıyor. Sizi bilmem ama ben bu çağrıyı ciddiye aldım ve hep tanışmak istediğim değerli bir büyüğümle tanıştım” diye yazmış.

Her ne kadar o sayfanın kenarında “Bu bir ilandır” yazılmamış olsa da anlaşılan o söyleşi, bu çay firmasının reklam kampanyasının bir parçasıymış. Söyleşi reklam için yapılmış yani. Amaç gazetecilik değilmiş...

OKURDAN KISA KISA

Aslı Çelenk: “Kadıköy’ün kâbusu haline gelmişti son hali inanılmaz” diye yazdınız ama Kadıköy’de yaşıyorum, koku bitmedi ve görüntü de düzelmedi. Çorlu’daki tren kazasının akabinde hurriyet.com.tr’de bu kazanın nedenlerini okumak isterdim. Türkiye’yi pembe bulutların içinde göstermeyin.       (9 Temmuz)

Anıl Ekinci: Yürürlüğe giren yeni Anayasa’da KHK (Kanun hükmünde kararname) yok. Artık “Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri” yayımlanıyor.

Cüneyt Şahin: İnternette BBP üyelerinin Ankara’ya yürüyüşü haberinde “BBP Tuzla İlçe Başkanı Nafiz Hacıalioğlu” yazıyor. İlçe başkanı benim.   (8 Temmuz)

Deniz Tarman: Ekonomi sayfasında haberin başlığı “TOKİ’den 6 ayda 20 bin 973 ihale”. Ama haberden ihale sayısının sadece 63 olduğunu öğreniyoruz. Başlıktaki ihale değil konut sayısı.           (9 Temmuz)

Muharrem Akduman: İnternetteki “Ali Koç sinirlendi” haberinde “Transfer yattı” tabiri Hürriyet’e uygun değil. Haberde argo olmamalı.    (9 Temmuz)

İbrahim Ormancı: Arka sayfada “Afrika Ateşi 51.3” haberinde “Afrika’da sıcaklık rekoru kırıldı” diyor ama Cezayir’de hava sıcaklığı 50.3 derece ölçülmüş. 1961’de ise 51.3 derece olmuş. Hangisi daha yüksek?   (8 Temmuz) 

Birgül Ergev: Başlıkta “Keseli sansarın üçüz sevinci” diyor ama haberde “Keseli sansarlardan üçü yavruladı”! Başlık ile metin arasında çelişki var. Üç ayrı sansar üçüz mü doğurmuş?          (11 Temmuz)

HAFTANIN ENGELLENENLERİ:

       Sulh Ceza Hakimlikleri’nin bu hafta erişiminin engellenmesine karar verdiği hurriyet.com.tr haberleri şöyle sıralanıyor: ¬

    *   Manken Çağla Şikel’in, canlı yayında kazara göğsünün açılmasına ilişkin görüntülerin bulunduğu linklere erişim engeli istemini İstanbul 1.Sulh Ceza Mahkemesi reddetti. Şikel’in bu karara itirazını görüşen 2.Sulh Ceza Hakimliği, itirazı kabul ederek erişimi yasakladı. 

    *   Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliği, Radikal gazetesi arşivinde ve 17 ayrı linkte bulunan “Abdullah Ercan’a zina suçlamasıyla boşanma davası” haberine erişim engelleme kararı verdi. 

    *   “Sosyal medyada aşık olduğu erkek kadın çıktı” ve “Şükran hanım aşk dolandırıcısına kıyamadı” haberlere, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Hürriyet’in yanısıra 67 internet sitesinde de erişim yasağı getirildi.   

    *   Korkuteli Sulh Ceza Hakimliği, “Milli güreşçiye tecavüzden 22.5 yıl hapis” haberlerine erişim engeli kararı verdi.

    *   Adana 1.Sulh Ceza Hakimliği, DHA’nın “Ballı olsaydım cezaevine düşmezdim” haberine erişimi yasakladı.

    *   Mersin 1.Sulh Ceza Hakimliği, “Fetö’den gözaltına alınan işadamı” haberine erişimi, bu kişinin serbest bırakılmasına rağmen haberin güncellenmediği gerekçesiyle engelledi.

 

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI