"Esra Midilli" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Esra Midilli" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Esra Midilli

5 dakikada profesyonel bakım

22 Ağustos 2007
Işıldayan gözler

Yorgun bir bakış hepimizi olduğundan daha yaşlı gösterir. Homöopatik bir göz damlasıyla gözlerinize eski ışıltısını geri kazandırabilirsiniz. Göz pedleri de kırışıklıkların oluşumunu engeller. Avokado içerikli göz kremleri özellikle göz altlarını nemlendiriyor. Ardından sürülen maskara ise gözlerin bakımlı görünmesini sağlar.

Taze bir cilt

Hassas ciltlerde anında etkili hafif köpük maskeleri tavsiye ediliyor. Mat bir görünüm almış ciltlerde ise aynı zamanda peeling görevi gören temizleme pedlerinin kullanılması öneriliyor. Bu aynı zamanda kan dolaşımını da harekete geçiriyor. Son adımda kalın bir pudra fırçasıyla bronz bir allık cildin daha sağlıklı görünmesine yardımcı oluyor.

Şık bir saç modeli

Saçlarınızı yıkamak için zamanınız kalmadıysa geriye doğru tarayarak sıkıca toplayın ve saç bandı ya da şık bir tokayla şıklaştırın. Saçlarınızı atkuyruğu şeklinde topladığınızda çevresini ince bir tutam saçla şıklaştırabilirsiniz.

Bakımlı eller

Zeytinyağı ve tuz karışımıyla ellerinizi ovuşturun ve daha sonra durulayın. Bu uygulama kurumuş ellerinizi yeniden yumuşak görüntüsüne kavuşturur. Tırnaklarınıza da cilayla temiz bir görünüm kazandırabilirsiniz. Tabii bu özellikle kısa tırnaklara hoş bir hava katıyor.

Sıcak, çok sıcak

Sıcaktan bunaldınız mı? O zaman serinlemeye ihtiyacınız var. İşte güneşin yarattığı rehavet sorununa karşı birkaç küçük ipucu...

á Mükemmel serinleticiler: Taneli meyveleri bitki çayının içine ekleyin. Su ya da meyve suyu da bu havalarda susuzluğu gidermek için etkili. Önemli olan hiçbirini fazla soğuk içmemek.

á Ayak banyosu: Ayaklarınızı birkaç dakikalığına hazırladığınız soğuk suyun içinde tutun. Daha sonra ayak pudrası sürün. Bunun dışında buz kompresi yapmak da metabolizmanın hızlandırılmasını sağlayacaktır.

á Sağlıklı ayakkabı seçimi: Ayakkabılarınızın sadece şık görünümlü değil aynı zamanda sağlıklı olmalarına da dikkat edin. Deri ya da ahşap gibi doğal materyalli tabanlar ayakların terlemesini önler ve yürüyüş sırasında bacak kaslarını güçlendirir. Ayrıca büroda da bir çift yedek ayakkabı bulundurmanız yerinde olacaktır.

á Ilık duş: İşte güne başlamanın en güzel yollarından biri... Meyve aromalı duş jelleri vücudunuza tazelik hissi kazandırırken kremsi vücut losyonları yerine nemlendirici jeller kullanmanız yerinde olacaktır.

Su içme egzersizi

Siz de gün içinde su içmeyi unutanlardan mısınız? O zaman uzmanların aşağıdaki önerilerini dikkate alın.

Sadece susadığınız zaman mı su içiyorsunuz? Beslenme uzmanları bunun pek de sağlıklı bir davranış olmadığı görüşünde. Çünkü susama vücudun suya ihtiya-cı olduğunun ciddi bir sinyali. Normal olarak gün içinde 1,5-2 litrelik su tüketimi vücut için yeterli. İşte, unutkanlara su içmeyi yeniden öğretecek birkaç ipucu:

Başucunuzda hep bir bardak su bulundurun. Sabahları uyandığınızda ilk işiniz su içmek olsun.

Eğer su her zaman gözünüzün önünde olursa içmek eylemi aklınızdan çıkmayacaktır. Bu yüzden evde ya da işyerinde masanızın üzerinde hep dolu bir şişe bulunsun. Bitirir bitirmez yenisini doldurmayı unutmayın.

Cep telefonunuzun alarmını 30 dakikaya ayarlayın. Böylelikle her yarım saatte bir su içmeniz gerektiğini kesinlikle unutmamış olursunuz.

Her öğün öncesi bir bardak su ya da meyve suyu içmek alışkanlık olsun.

Küçük kahve molalarını bundan böyle su içme molaları olarak değiştirin. Kahve sonrasında da bir bardak su içmeyi ihmal etmeyin.

Katıldığınız toplantılarda su yoksa yanınıza bir küçük şişe soda almayı ihmal etmeyin.

Otomobilinizde de mutlaka bir şişe su bulundurmayı ve içmeyi ihmal etmeyin.

Kendinize şık bir su bardağı hediye edin.

Eğer suyun tadından fazla hoşlanmıyorsanız o zaman içine bir dilim limon ya da meyve taneleri atmayı deneyebilirsiniz.

Aşkzede olmamanın 10 kuralı

Aşk hayatınız canınızı mı sıkıyor? Terk edildiniz, aldatıldınız ya da kıskançlık krizlerinde misiniz? O zaman aşkzede olmamak için 10 farklı durumda uygulanacak bu 10 farklı yöntemi deneyin...

1 Aldatıldıysanız: Zeytinyağı kıvamında davranıp üste çıkmaya çalışacaktır. Sakın yufka yüreklilik yapıp ona bir şans daha vermeyi aklınızdan geçirmeyin. Onun bu davranışının faturasını tüm erkeklere kesip aşk fikrini dolaba kilitlemeyin.

2Eski sevgiliniz peşinizi bırakmıyorsa: Kararınızın kesin olduğunu ona kanıtlayın. Onunla arkadaş kaldığınız sürece bu davranışını sürdürebilir. İyisi mi biraz daha katı olun ve onunla görüşmeyin. Telefonlarına çıkmayın.

3Yaşı sizden çok büyükse: Onunla sohbet edin ve sizi tanımasını sağlayın. İlgisini çekmek için olduğunuzdan farklı davranmayın ve yaşınız hakkında yalan söylemeyin. Sizinle ilgilenmiyorsa gerçekçi olun ve kalp okunu başka yöne çevirmeye çalışın.

4Ayrı şehirlerde yaşıyorsanız: Gelecek için endişelenmek yerine yaşadığınız anın tadını çıkarın. Karamsarlığa kapılmayın. MSN var, webcam’lar var, uygun fiyatlı uçak biletleri var.

5En yakın arkadaşınıza aşık oldunuz: "Onunla arkadaş değil de sevgili olursak nasıl bir ilişkimiz olur" diye düşünün. Onun size karşı hisleri arkadaşça mı, yoksa o da sizden hoşlanıyor mu? Bu soruya cevap arayın.

6Eski sevilinizin yeni bir sevgilisi varsa: Onların bulunduğu ortamdan mümkün olduğunca uzak durun. Eski anıları düşünüp kendinizi üzmek yerine yeni hayaller kurun. Duygularınızı en azından yakın bir arkadaşınızla paylaşarak rahatlamaya çalışın.

7Sevgiliniz var ama başkasına aşık oldunuz: Hislerinizi iyi tartın. Adrenalin peşinde misiniz, gerçekten bu yeni yakışıklıya aşık mı oldunuz? Neler kaybedeceğinizi sonradan pişman olup olmayacağınızı iyi düşünün.

8En yakın arkadaşınızın sevgilisine aşık oldunuz: Çevrenizi genişletin. Belki de etrafınızda ilginizi çeken kimse olmadığı için ondan hoşlandığınızı sanıyorsunuz. Onları görmemeye çalışın. Bu aşkı bir an önce unutmaya bakın.

9 Pişmansınız, onu geri istiyorsunuz: Ondan kaçmayın. Yeni bir kız arkadaşı olup olmadığını öğrenin. Hayatınızda yeni biri olmadığını ve onunla tekrar çıkmak istediğinizi açıkça söyleyin.

10Eski sevgilinizi unutamıyorsunuz: Onunla ilgili herşeyi göz önünden kaldırın. Bir süre duygusal filmler izlemeyin, romantik şarkılar dinlemeyin. Kafanızı dağıtacak aktivitelere katılın. Eğlenceli arkadaşlarınızla buluşun. Bunun geçici bir süreç olduğunu unutmayın. Arkadaşlarınızla dertleşerek rahatlamayı deneyin.

Kadınlar en çok ütü yapmaktan şikayetçi

Bosh Ev Aletleri tarafından İngiltere’de kadınların ev yaşamı üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre kadınlar haftada ortalama 15 saatten fazla zamanını temizlik, yemek pişirme ve alışverişe ayırıyor. Genel olarak tüm ev işlerinden nefret eden kadınların en çok şikayet ettikleri ev işi ise ütü yapmak.

Bosch, kadınların yaşama bakışı üzerine yapılan yeni bir araştırmanın sonuçlarını açıkladı. Bosh Ev Aletleri tarafından İngiltere’de kadınların ev yaşamı üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, erkeklerin ev işini hafife aldığı, sevimsiz gördüğü ve bu gerçeği de kadınların zaten bildiği bir kez daha desteklendi. Kadınların hayatının büyük bir bölümünün bu yüzden ev işleriyle geçtiği ama gerçekte bu durumdan hiç de memnun olmadıkları açıklandı. Kadınlar ne istediğini çok iyi biliyor ve ev işi yapmak yerine, ev işi yaparken kurduğu fantastik hayalleri gerçeğe dönüştürmek istiyor. Öte yandan haftada ortalama 15 saatten fazla zamanını temizlik, yemek pişirme ve alışverişe ayırıyor. Ancak genel olarak tüm ev işlerinden nefret ediyor. Bu arada kadınların ev işi yaparken kurma fırsatı bulduğu fantastik hayaller arasında en favori olan ise aileleri ile birlikte Disneyland’a bir tatil gezisine çıkmak.

Erkekler sadece çöp atıyor

Ev işinin tümü ya da tümüne yakını kadınların omzunda! Temizlik, yemek pişirme, alışveriş yapma, çamaşır-bulaşık... Evdeki zamanlarının 4’te 3’ünü toz alma, temizlik yapma, yatak düzeltme ve yemek hazırlama ile geçiren kadınlar, 3’te 2’sini elektrik süpürgesi açmaya ve alışverişe harcıyor. Kadınların büyük bir kısmı, haftada sadece 1 saati kendilerine ayırabiliyor. Araştırma katılımcılarının 3’te 1’inin tüm ailenin ütü işlerini yapmanın en sevmedikleri ev işi olduğunu dile getiriyor. Gerçekte erkeklerin tek yaptığı ise çöpleri atmak ki bunu da dışarı çıkarken çöp kutuları yollarının üzerinde olduğu için yapıyorlar.

Yardım eden eş istiyorlar

Araştırmaya katılan kadınlara erkekler sorulduğunda, 5’te 1’i yarış aracında deneyim yaşamak istediğini söylerken, yüzde 10’u gelecekte hayat arkadaşı seçilecek şanslı erkeğin, kendisine ev işlerinde yardımcı olan kişi olacağını kaydediyor.

Araştırmaya kimler katıldı

Araştırma, 25-75 (+) yaş arası, her sosyo-ekonomik sınıf kesitindeki kadın ve erkekten oluşan 500 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yüzde 85’i en az iki kişilik ailelerden oluşan bir katılımcı profili oluşturuldu. Katılımcıların yüzde 38’i çocuklu ve çalışmayanlar, yüzde 47’si ise çalışanlardan oluşuyordu.

Ev işleri olmasaydı ne yapmayı tercih ederlerdi

Katılımcıların yüzde 37’si Disneyland’da hayal gibi bir tatile çıkacağını, yüzde 27’si kesinlikle hiçbir şey yapmayacağını

Yüzde 23’ü enerjik ve heyecanlı bir aktivite olsun diye yarış arabası kullanacağını

Yüzde 20’si bir roman yazacağını

Yüzde 10’u paraşütle havada gösteri yapacağını ya da bir müzikal veya tiyatro oyununda başrolü oynayacağını

Yüzde 9’u da temiz giysilerini bir kenara atıp, bir doğa tatili yapacağını belirtiyor.

Araştırmanın çarpıcı sonuçları

Kadınlar haftada ortalama 15 saatten fazla zamanını temizlik, yemek pişirme ve alışverişe ayırıyor.

Çamaşır, bulaşık ve ütünün yüzde 80’inden fazlasını kadınlar yapıyor.

Katılımcıların yüzde 26’sı ev işlerine 5 sene öncesine oranla daha fazla vakit ayırıyor.

Katılımcıların yüzde 68’i çevre dostu ev aletlerini satın almayı tercih ediyor.

Katılımcıların yüzde 37’si her hafta 5 saatlik boş zamanı olduğunu belirtirken, yüzde 4’ü bir haftada 1 saatten daha az boş zamanı olduğunu ve yüzde 2’si hiç boş zamanı olmadığını söylüyor.

Katılımcı kadınların yüzde 30’u kendilerine hediye olarak ev aleti alındığını kaydediyor. En çok sahip olunan ev aleti yüzde 98 sahiplik oranıyla elektrik süpürgesi.
Yazının devamı...

Değişmek için hevesten daha fazlası gerekir

21 Ağustos 2007
Hande Yener’in Kibir şarkısının sözlerinden esinlenerek "Kibir" adını verdiği koleksiyonuyla Baklacı bizlere "Artık sıradanlıktan sıyrılma vakti geldi" mesajını veriyor.

elim Baklacı adını birçoğumuz ilk kez, geçtiğimiz ay NTV’de yayınlanan "Proje Moda" yarışmasının birincisi olunca duyduk. Henüz 21 yaşında ama tutkusu olan moda ve tasarım için daha küçük yaşlarda kolları sıvamış, ortaokul yıllarında okulunun fason atölyesinde dikiş dikmeye başlamış. Baklacı: "Bir gün 240 adet fermuar diktiğimiz, bazen de hiç durmadan overlok yaptığımız olurdu" diyor. Kendini iyice geliştirince lisenin son yıllarında, Laleli’ye tasarım yapmaya başlamış. Baklacı: "O piyasaya iş yapmak ve o yaşta onlara ayak uydurup para kazanmak kolay değildi" diyor.

Mimar Sinan Üniversitesi Tekstil Programı’nda okurken basamakları daha hızlı çıkmaya başlamış genç tasarımcı. Dünyaca ünlü Comme Des Garçons, Marc Jacobs, H&M gibi markalar için Türkiye’de örme tasarımı yapan Via Testil’de ürünler tasarlamış. Kazancıyla bir makine alarak evde çalışmaya başlamış. "İyi bir elbiseyi, dikiş hatası olmadan üç haftada dikebiliyordum. Arkadaşlarıma, etrafıma derken bu konuda hızlandım. Çevrem sayesinde Hande Yener gibi isimlerle tanıştım. Bir süre sonra benden kendisi için bir şeyler yapmam istendi. Bir klibinde giydiği ’kedi kadın’ kıyafetini yaptım."

İlk yarışmanın sonucu hüsran

Çocukluğundan beri tasarımcı olmak yolunda ilerleyen Baklacı, İTKİB’in Genç Tasarımcılar Yarışması’na katıldığında ilk dokuza kalamamış. "Herhalde yeterli görmediler, oysa ki ben birçoklarından daha iyi olduğuma emindim. Destek almasam bile onların fikrini almış oldum" diyor. Proje Moda yarışmasına girişi içinse "Tamamen tesadüf" diyor ve şöyle devam ediyor Selim Baklacı: Project Runway’i izliyordum, internette Türk yapımını görünce başvurdum. Orijinali gibi olamaz derken, izlenebilirlik açısından tatmin edici olmadığını gördüm. Project Runway’de katılımcıların hikayeleri daha farklı, renkli insanlardı. Bizde o görsellik tam olarak sağlanamadı. Burada ben akışın giysinin üzerinde değil, bizim üzerimizden geçtiğini gördüm. Project Runway’in, yurt dışında reyting’leri çok yüksek. Burada tasarıma ilgi olmadığı için reyting almadığını düşünüyorum. Ben bu yarışmada çok istikrarlıydım. Mayo ve ilk hafta yaptığım giysi tamamen benim çizgimi yansıtıyordu."

Giyilebilecek şeyler tasarlamak istiyorum

Selim Baklacı: "İnsanların olmaz dediği kombinler üzerine kafa yormayı seviyorum. Benim için en önemli şey, adımı taşıyan satılabilir bir şeyler yapmak. İyi bir styling’le her şey bambaşka bir boyuta taşınabilir. İşin şov kısmı benim için önemli değil" diyor ve ekliyor: "Ben kadınları ’Bunu al’ diyerek ikna etmiyorum. Yolum, ’Bu olmalısın’ demek. Bu programa girerken ya birinci, ya da dokuz kişiden biri olacaktım. Yine bir şey değişmeyecekti. Tırmalamaya devam edecektim."

Hande Yener modeli oldu

Gördüğünüz bu karelerde Hande Yener, Selim Baklacı’nın 10. Uluslararası Moda Fuarı’nın kapanış defilesinde sergileceği ilk koleksiyonu Kibir için sadece modellik yaptı. Genç tasarımcı bu defilesinde moda ve tasarım çevresine karşı ilk ciddi sınavını verecek. 55 parçalık koleksiyonunun ilham kaynağının Hande Yener’in Kibir şarkısının sözleri olduğunu belirten Baklacı, "Çıkış noktam Türkçe bir müzik oldu. Modacıların hep yabancı bir şeylerden etkilenmesi beklenir ya ve böyle bir durumda seni marjinal değil alaturka bulurlar, ben bunu önemsemedim. Şarkının çevremde olup biteni anımsatan sözler beni çok etkiledi" diyor.

Kibir, insanların kibirlilik halinden nasıl sıyrılacaklarını ve mükemmeliyetçilik anlayışlarını değiştirmek üzere hazırlandı. Alışılagelmiş kumaş kombinasyonlarının dışına çıkan koleksiyonda, zıt dokular bir arada. Baklacı: "Kibir, sadece taşıdığın giysiye ait bir özellik olmalı, sana değil. İnsanlar için mükemmel olmak demek, marka giyinmek ve onun ruhuna bürünmek. Bunun bir yere kadar yanındayım. Tüm ruhunu teslim etmek yerine kendin ol ve kostüme de kendini bırak."

Şu sıralar hiç beklemediği büyük firmalardan teklif alan Baklacı, bu tekliflere şu an sıcak bakmıyor. "Bana teklif getiren herkesi defileye davet ettim. Önce yaptıklarımı görmelerini istiyorum. Sonra, yarışma ödülümü bir ofise çevireceğim. Ki kendi istediğim şeyleri almak isteyene satabileyim. Bir yandan da iyi bir hazır giyim alanında bir firmanın tasarımcısı olabilirim. Beş yıl sondaki hedeflerim bu değil. Türkiye’de tasarımcılar sekiz kişiden öteye gidemiyorlar. Firmalara danışmanlık yapıyorlar. Ben, çok önemsendiklerini düşünmüyorum. Keşfedilmesi gereken çok yeni yetenek var."

"Hande, yeni şeyler denemeyi seviyor ve insanlara bunu kabul ettiriyor. Bu onun bir başarısı. Bu kareler yeni koleksiyonumun çıkış noktası Kibir şarkısı diye çekildi. Hande tarzımı beğeniyor diye ilk koleksiyonuma modellik yaptı. Fotoğraflara baktığınız zaman havaya girmiş bir kadın ve yanında ezilip büzülen bir tasarımcı görmüyorsunuz" diyor Selim Baklacı. İlk kez Kelebek’te yayınlanan karelerde Hande Yener’i model kimliğiyle görüyorsunuz.

MODA HABER

Işıl ışıl bir kadın

DKNY kadını bu kış New York’tan aldığı enerjiyle her zamankinden daha göz alıcı. Mikro mini etekler, süper geniş kırmalı pantolonlar, ince ceketler, el örgüsü süveterler, çift taraflı kabanlar, koyu gri ve ışıltı yaratan pembe tonlarında... Dökülen çiçekler, kalın kaplan nakışları ise detaylardan sadece birkaçı.

Şehri ele geçirdiler

Londra sokak modasından ilham alınarak tasarlanan FTS 64, 60 ve 70’li yılların izlerini taşıyor. Tayt üzerine giyilebilen tunikler, robadan rahat ceketler, renkli ve iddialı bir tarz yaratıyor. Her şeyden önce de genç! FTS erkeği ise, bol alt gruplarını vücuda oturan tişört ve gömleklerle tamamlıyor. Okul döneminde ise koleksiyonunun sportif ruhu daha da ortaya çıkıyor.

Sırt çantanız size özel

Grafiti sanatçısı Owen Philips, Eastpak için İstanbul’da. 5-10 Eylül tarihlerinde çantalara sıra dışı çizgileriyle sokak ruhunu yansıtacak. Gençler arasında yaygın olan sırt çantası modasında benzersiz modeller isteyenler çantalarını alacak (Boyner, Sportwors, Neo Fly, Kanyon Intersport’a gidip) ve Philips’e boyatacak. Çalışmadan örnekler görmek için, www. owenp.com adresine göz atabilirsiniz.

BENİM OLMALI

Çocuklara özel giysiler

Kişiye özel bebek giysileri sunan Simply Colors, online mağazası ile artık Türkiye’de. Sitedeki ürün grupları arasında üzerine baskı yapılabilen mesajlı tişörtler şık hediye kutuları içinde adresinize en geç yedi gün içinde ulaştırılabiliyor. Kışlıklar, ve yetişkinlere özel ürünler de seçenekleriniz arasına eklenecek.

İlişki bitiren 5 küçük hata

Küçük hatalar hayatın her alanında olduğu gibi ilişkilerde de görmezden gelinir. Ancak bu küçük hatalar bazen büyük krizlere yol açabilir, hatta ilişkinizi bile bitirebilir. Eğer ilişkinizi uzun süre devam ettirmek istiyorsanız asla bu küçük hataları yapmayın... Sinem Vural

1 Eski sevgilinizden bahsetmeyin

İster erkek, ister kadın olun, iki taraf için de eski sevgiliden bahsetmek şüphe tohumlarının ekilmesine neden olur ve bu durum size duyulan güveni azaltır. Kıskançlık krizleriyle uğraşmak istemiyorsanız asla eski sevgiliyi ağzınıza almayın!

2 Tuvaleti onun önünde kullanmayın

İlişkinizin hangi evresinde olursanız olun, duş alın, banyo yapın ama tuvaletinizi sevgilinizin gözleri önünde yapmayın. Her yakınlığın bir sınırı olmalı, değil mi?

3 Eskilere, yenileri anlatmayın

Arkadaşlarınız hatta arkadaş olduğunuz eski sevgilileriniz olabilir. Ama asla onlara şu anda yaşadığınız ilişki içerisindeki durumunuzdan, sıkıntılarınızdan ve umutlarınızdan bahsetmeyin. Bir erkek tarafından kaldırılamayacak bir şey varsa, o da özel hayatının daha önce sizin hayatınızda olan bir adama afişe edilmesidir.

4 Arkadaşlarınızı sevgiliniz uğruna boşlamayın

Uzun süredir aynı adamla birliktesiniz ve kız arkadaşlarınıza zaman ayıramayacak kadar bağımlı oldunuz. Arkadaşlarınız da sizden iyice uzaklaştı. Bu tavrınız erkek arkadaşınızın bunalmasına neden olabilir. En önemli nokta ise arkadaşlarınızla zaman geçirirken sevgilinizi özleyecek olmanız. Bu bakımdan arkadaşlar daima birer kurtarıcıdır.

5 Eski sevgilinizin telefon numarasını saklamayın

Eğer erkek arkadaşınız oldukça tutucu biriyse, eski sevgililerinize dair tek bir numarayı bile telefonunuzda saklamayın. Eğer size bir mesaj geldiyse ve bunun kimden geldiğini soruyorsa "Çok sıkıştım" deyin ve koşarak tuvalette gidip numarayı silin ama mesajı kesinlikle silmeyin. Geldiğinizde mesajı gösterip "Kimin attığını bilmiyorum, yanlış numaradır" deyin. Eğer şüphelenmiyorsa, peşine düşmeyecektir.
Yazının devamı...

Türkiye’ye gelince kendi koleksiyonumu yaratmak zorunluluk oldu

14 Ağustos 2007
İpek Tohumcu ile, Abdi İpekçi’deki kendi moda felsefesini yansıttığı tasarımlarla dolu şık atölyesinde buluştuk. Tohumcu, sadece beş yıldır Türkiye’de... Bu süre içinde Sarar, Kırcılar Deri, Renk Deri, Emelda Deri gibi markalara tasarımlar yapmış. Şu anda hálá yerli ve yabancı markaların, ağırlıklı olarak deri koleksiyonlarına imza atıyor.

Uzun yıllar Amerika’da yaşayan Tohumcu, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nü bitirdikten sonra, dünyanın en iyi moda okullarından olan New York Fashion Institute of Technology’den moda tasarımcısı olarak mezun olmuş. 1998’de New York Konfeksiyon Sanayi Ödülü’nü kazanınca, oradaki kariyer yolculuğu başlamış. New York’ta Scaasi Co. gibi tanınmış birçok ünlü firmaya koleksiyonlar hazırlamış.

Tohumcu "Oradayken kendi koleksiyonumu hazırlamak gibi bir hedefim olmadı. Çünkü bugün Rıfat Özbek’e bakın, Pollini için koleksiyonlar hazırlıyor. Yani bütün tasarımcılar markalarla işbirliği içinde... Bu, Türkiye’de yaşamaya karar verince bir zorunluluk oldu" diyor.

Scaasi Co.’da çalışırken Jerry Hall, Lamia Kaşıkçı gibi isimlere elbise tasarlamış olan İpek Tohumcu aynı zamandı colorist eğitimli; yani bir renk bilimci. İTÜ’de geçmiş döneme kadar eğitmenlik yapıyormuş, ancak yoğunluğundan dolayı bir süre buradaki görevine ara vermiş. Kendi adını taşıyan markası için yaptığı haute couture koleksiyonlarının en belirgin farkı, daha çok ipek üzerine yapılan desenlerin el boyama olması...

Kültürel motiflerden de etkilenerek yaratılan tüm bu desenler İpek Tohumcu’ya ait... Tohumcu "Ben, deseni bana ait olmayan bir kumaşı kullanmayı tercih etmiyorum. Bunların hepsini elde yapıyorum" diyor. Tasarımlarında teknik bilgi ve deneyimini ustalıkla kullanan Tohumcu, gerçek bir tasarımcının bu donanıma sahip olması gerektiğini de savunuyor.

Desenlerin hepsi el boyaması

İpek Tohumcu’nun sonbahar-kış koleksiyonunda her yaşta kadının giyebileceği elbiseler var. Kişiye özel tasarımlarımlarda, yine özel el boyamalarına ağırlık vermiş. Gelecek planları arasında moda haftaları olup olmadığını merak ediyoruz; "Neden olmasın?" diyor. Özel bir davet için ne giyeceğinize karar veremiyorsanız, Tohumcu’nun teknik bilgisi, seçim yaparken sizi kararsızlıktan kurtaracaktır. "Fark" arayanlara duyurulur!

www.ipektohumcu.com

Zamanın yeni oyuncağı

Amerikan jet-set’inin vazgeçilmezi ToyWatch saatleri, stil ve teknolojinin buluşma noktası. Ve şimdi Türkiye’de...

ToyWatch markasını daha önce duymayanlar için çok kısa bir bilgi: Tasarım, stil ve teknolojinin buluştuğu bu saatler, Amerikan jet-set’inin gözdesi. Üstelik o kadar da "jet-set" bir fiyat etiketi olmadığı halde... Madonna, Jessica Alba, Katie Holmes, Naomi Campbell, Robbie Williams, Leonardo Di Caprio, ToyWatch takan ünlü yıldızlardan...Benim gibi büyük saatlerden hoşlanıyorsanız, tüm koleksiyonu gördüğünüzde mutlaka "yeni jenerasyon tasarım" olarak tanımladıkları modellerden birkaçını aklınıza yazacaksınız.

Yalın modeller tercih eden saat tutkunları için modayı izleyen koleksiyonlar sunan markanın yaratıcıları Mara ve Marco Mavilla, bu işe girmeden önce ürettikleri 50 adet polikarbonat saati arkadaşlarına hediye etmişler. Çok beğenilince markanın temelleri atılmış.

ToyWatch şu anda Amerika başta olmak üzere tüm dünyada seçkin noktalarda yoğun ilgi görüyor. Kurucularından Marco Mavilla aynı zamanda İtalya Kayak Şampiyonu unvanına da sahip. Bu nedenle modeller kesinlikle sportif bir ruh taşıyor. Fiyatlarına gelince; yaklaşık 250 dolardan başlıyor.

Ofis modasının yeni kuralları

Çalışan kadın ve erkeklerin yoğun temposuna ayak uyduracak koleksiyonlar yaratan markalar, sonbahar-kış sezonuna hazır... Ofis şıklığınızı geceleri de devam ettirebilmeniz için tasarlanan koleksiyonlarda, formal takımlara artık fazla yer yok.

İş hayatını "klasiklerden" kurtaran Fabrika’nın kadın koleksiyonu Banu Bornovalı, erkek tasarımları ise Hakan Akkaya imzası taşıyor. Yalınlıktan yola çıkarak çarpıcı bir kadın yaratan İpekyol’da ise kendinden emin, renkleri kullanmaktan korkmayan bir kadın ön planda. Her ne kadar bu grupta koyu tonlar ağırlık taşısa da...

MODA HABER

Eskiye özlem duyanlara

Nike’ın Sport Culture koleksiyonu, sınırlı sayıda "en beğenilen eski modelleri" de kapsıyor. Geçmiş koleksiyonlardan ilham alınarak tasarlanan modeller, retro çizgileri günümüz özgün tasarımlarıyla buluşturuyor. Özellikle çantaları, cep telefonu, iPod ve dizüstü bilgisayar gibi teknolojik aletlerin yanı sıra gizli fermuarlı bölmeleriyle maksimum kullanım kolaylığı sağlıyor.

BENİM OLMALI

Seksi ayakkabılar burada

Ayakkabı tutkunları için Ankara’da yepyeni bir adres: CHO... Bcbg Girls, Jessice Simpson, Bcbg Max Azria gibi seksi ayakkabı markaları, artık aynı çayı altında. Gündüz ve gece için stil sahibi seçeneklerin yer alacağı mağazada, birçok farklı ürün grubu bulunacak. CHO, eylülde Ankara CEPA Alışveriş Merkezi’nde, 2007-08 sonbahar-kış koleksiyonu modelleriyle açılış yapıyor.
Yazının devamı...

Zorlama bir trend arayışına girmeyin

7 Ağustos 2007
Hafif ve tok kumaşlarla yaratılan zıtlık, farklı dönemlere çağdaş bir üslupla göndermeler yapma, zarif bir seksapel, zengin dokular hep bu yüzden. Siz yine de dayatılmış trendlerle kendinizi aramak yerine, aralarından tarzınıza uygun seçimler yapmayı deneyin.

ndirimlerle yaza veda ederken, tam olarak havaya girmiş olamasak da yeni sezona şöyle bir uzaktan bakalım: Aslında, geçtiğimiz yıl başlayan o sadelik arayışı bize yine her şeyi anlatıyor. Tasvir edilen yalınlık, renk ve tasarım detaylarıyla buluştuğunda akıllıca kurgulanmış kombinasyonlar yarattığı için bir tezat oluşturuyor. Öyle ki, ince düz bir ipek elbise, kalın bir triko, ve belde kemerle buluştuğunda sadelikten biraz uzaklaşıyor.

Yine de moda detaylarını tarzında mutlaka kullanmak isteyenler için bizleri daha özgür bir sonbahar-kışın beklediğini söyleyebiliriz. Önümüze koleksiyonların tümünü koyduğumuzda aksesuvarlar kadar, kesimlere ve kumaşlara da çok iş düşecek.

Lüks duygusunu vurgulayan parlak renkte kumaşlar, elbise ve eteklerde kendini gösterirken deri, özellikle kalem etek ve ceketlerde öne çıkarılıyor. Özel örme kumaşlar ise kadınların kendilerini "ayrıcalıklı" hissetmeleri için tasarlanmış. Trikolar, ince ve soğuk günlerde özellikle kalın, iyi kurgulanmış kesimleri ile bedende uzun ve özgür bırakılmış.

Elbiseler revaçta

Önümüz sonbahar; o nedenle bu ara mevsime uygun birkaç şey söyleyelim. Grafik desenler elbislerde ustaca kullanılmış. Bol kesimli, karpuz kollu veya içinde mutlaka bir tasarım detayı barındıran, soğuk günlerde de renkli çoraplar, bilekte botlar ve kalın örme hırkalarla giyilebilecekler.

Gördüm ki, geçtiğimiz haftalarda sonbahar-kış sezonunu standlarına yerleştiren birçok markanın da geniş bir elbise koleksiyonu mevcut. Bunu pantolonun üzerine giyilen renkli, uzun "tunik bluzlar" izliyor. Belde kemerle veya trençkot tarzı ceketlerle şık duruyorlar. Kışın dar paça pantolonlar kadar, hippi dönemine göndermeler yapan bol paça denimleri de unutmayın. Üzerinde yine renkli veya desenli, bol ve dökümlü, hatta robadan bluzlar, süveter veya belde kemerle giyilen beyaz koton gömlekler var. Ceketler sezonun olmazsa olmazları arasında. Bedene oturuyor, kıvrık yakaları ve farklı kol detaylarıyla öne çıkıyor. Sonraki aylarda ise paltolar, genelde diz boyu ve volümlü kesimleriyle önümüze çıkıyor.

Unutmayın önemli olan ne giydiğiniz değil, nasıl giydiğiniz. Hatırlatmakta fayda var: Dayatılmış trendlerle kendinizi aramak yerine, aralarından tarzınıza uygun seçimler yapmak, alışverişte size tasarruf da sağlayacak.

Kış modasında özenli detaylandırma görünürdeki sadeliğin arkasına gizleniyor. Tıpkı Louis Vuitton’un resim sanatından esinlenerek yarattığı bu koleksiyon gibi.

Yükseklik korkunuz var mı

Sonbahar-kış sezonunda olduğumuz yerden biraz daha yükseliyoruz. Haute couture üstatları, hazır giyimde aksesuvarlara 14. yüzyılının Fransız tarzını modern yorumla ve başarıyla uygulamışlar. Chanel’in bilek hizasındaki botlarında ve ayakkabılarında bu etki yoğun olarak hissediliyor. Topuk sesleriyle kendini hissettirecek soğuk sezonda, kalın topuklar, dolgu altlar, sık bantlı geçişler, kontrast renkler kombinasyonu, mat deriler, canlı renkte parlak ruganlar, sofistike bir dokunuşla şekillendirilmiş.

Yeni sezonda öne çıkanlar

Çantalarda kullanılan büyük cepler ve küçük el çantaları.

Özel örme kumaşlar veya kalın dokuma trikolar.

Belde kemer.

Ceketler, bol kesimli veya balon kollarla düz kesimleri buluşturuyor.

Paraşüt kumaşı, kaşmir.

Gri tonları, siyah, kobalt mavisi, hardal, turuncu, yeşil, bordo ve beyaz.

T-strap ayakkabılar ve bilekte botlar.

MODA HABER

Timsaha dokunur gibi

Lacoste, bu kez ünlü sanatçı Michael Young ile bir araya gelerek yepyeni bir koleksiyonun Plastik Polo’nun müjdesini veriyor. Young, erkek ve kadınlar için yedi renkten oluşan ve tepsi şeklinde farklı bir ambalaja sahip tişörtlerinde timsah dokusunu önden başlatıp arkaya devam ettiriyor. Ve dokunduğunuzda bu silk-screen yöntemi timsaha dokunuyormuşsunuz hissi veriyor.

Oyun hamuru hediyeli

Reebok Play Doh çocuk ayakkabıları, Reebok mağazalarında oyun hamuru hediyeli diye duyduk. Ayakkabılarının özelliği, renkli, çocukların ayak yapısına uygun olmalarıymış. Ve tabanlarında yeni şok emici "versaflex sistemi" kullanılmış. Bu da onlara rahat ve esnek bir yürüyüş sağlıyor.

BENİM olmalı

Hem şık hem kullanışlı

Gözlüğünüzün kaybolmasını, düşerek kırılmasını engelleyen gözlük zincirleri, birbirinden şık modellerle So Chic mağazalarında yerini alıyor. Pembe altın ile tasarlanan gözlük zincirleri dışında, incili, gümüş toplular da seçenekleriniz arasında.
Yazının devamı...

Moda der ki; gözlüğün sezonu yok

31 Temmuz 2007
Sonbahar-kış modasında bu yıl markalar, gözlük sezonunun sadece yaz olmadığının altını çiziyorlar. Tasarımcıların tercihi ise geniş camlı modeller...

Türkiye’yle birçok yabancı gözlük markasını tanıştıran Luxottica Group, Ray-Ban, Vogue, Prada, Chanel, Bvlgari, Dolce&Gabbana, Donna Karan, DKNY, Versace, Polo Ralph Lauren, Burberry, Miu Miu, Salvatore Ferregamo gibi 28 markanın distribütörlüğünü yapıyor. Dünya gözlük pazarının ise yüzde 35’ine sahip...

Grubun Türkiye Koordinatörü Duygu Biçer, kullanıcıların yüzde 65’ini kadınların oluşturduğu bu pazarda, her sezon birden fazla gözlüğe sahip olmak isteyenlerin sayısının bir hayli çok olduğunu belirtiyor. Bu arada, sonu kör olmaya kadar varabilen zararlar yaratan işporta gözlüklere karşı da uyarıyor: "Güvenilir satış noktalarından, garanti belgesi olan ürünleri almanızı öneriyoruz. Biz, Luxottica markalarını garanti belgesi ile satıyoruz."

Duygu Biçer "Neden güneş gözlüğü" sorusunun cevabını ise kısaca şöyle özetliyor: "Her şeyden önce göz sağlığını koruyor. Gözlük takmadığınızda gözlerinizi kısıyorsunuz ve bu da göz çevresinin daha fazla kırışmasına sebep oluyor. Hem şık hem de fonksiyonel bir aksesuvar aynı zamanda. Özellikle lens takanlar mutlaka kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmalı. Lazer ameliyatı olanlar ise yaz-kış güneş gözlüklerini gözlerinden çıkarmamalılar."

Önümüzdeki yaz gözlükler ışıl ışıl

Gözlük modasında artık yüzümüzü bir sonraki yıla çeviriyoruz. 2008’de ışıltılı, taşlarla süslü, mücevher görünümünde modellerin öne çıkacağının sinyallerini veren Luxottica Group, bünyesinde yer alan Burberry, Bvlgari, Miu Miu, Prada, Salvatore Ferregamo, Versace ve Vogue markalarının ara sezonlarını ve yeni optik koleksiyonlarını sizlerle buluşturuyor.

2008’de, tek parça büyük degrade tasarımlar yüzü tamamen sarıyor. Optik konusunda ise renklerin hakimiyeti var. Bu gözlüklerde kırmızı, pembe, mavi ve fuşya çerçevelere ağırlık verilmiş. Özellikle Vogue, Bvlgari, Salvatore Ferregamo ve Versace’de parlak taşlar, çerçevelere zarif bir yorumla eklenmiş.

Bu yıl çok büyük maske şeklinde gözlüklerde Swarovski kristaller yoğun olarak kullanılıyor. Kahve, leopar, siyah veya yine dikkat çekiyor. Deri aksesuvarlar çok fazla; özellikle de Chanel ve Vogue markalarında... Luxottica’ya yeni katılan markalardan Tiffany Co.’nun 2008 yılında tüm dünyaya sunulacak ilk koleksiyonunu da merakla bekliyoruz.

O bir kült

Bu modele dikkat! Ünü ta 1950’lere dayanıyor. RayBan Wayfarers, o yıllarda James Dean, John Lennon, Bob Dylan, Andy Warhol, gibi stil ikonu erkeklerin vazgeçilmezi oldu ve ünü tüm dünyaya yayıldı. "Tiffany’de Kahvaltı" filminde Audrey Hepburn taktı. Bu yaz Sienna Miller’da gördük. Retro dokunuşlarla tamamlayabileceğiniz bu model bir kült, klasik ve vazgeçilmez...

MODA HABER

Erkekler için

Mithat Selection, alışverişlerinizde sizlere yüzde 30 oranında indirim fırsatı sunuyor. Doğanın özgür ruhundan ilham alan koleksiyon, kalitesi, şıklığı ve rahat tarzıyla gençlerin beğenisini topluyor. Bu indirime ek olarak, nakit alışverişlerde yüzde 10 ekstra indirim ve dileyen müşterilere 6 taksit avantajı var. Ayrıca Mithat Selection Club Card sahipleri alışverişlerden yüzde 3 oranında puan kazanacak.

BENİM OLMALI

Zaman bir mücevherdir

Roberto Cavalli’nin lüksü ve ihtişamı yeniden tanımlayan dünyasında yer alan bu iki modeli şimdi Türkiye’de... Tasarımlarında at ve yılan figürlerini bolca kullanan tasarımcı, aksesuvarlarına da bu çizgisini yansıtmış. Altın kaplama ve gümüş saatlerin kadranında 75 adet Swarovski taş bulunuyor. Fiyatı: 1650 YTL.
Yazının devamı...

Hızlı harca tüm yıl giy

24 Temmuz 2007
İndirimlerin aklımızı çeldiği ve "gördüğünü alan" durumuna geldiğimiz bir döneme daha giriyoruz. Bilimin bile alışverişi bir hastalık olarak yorumladığı ve bizleri (elbette kadınları) anlık bile olsa kesinlikle mutlu ettiği düşünüldüğünde, tehlike yine kapımızda demektir. Bu durumu dolap doldurmaktan daha öteye taşımak ve moda kurbanlığını önlemek için bir çözüm yolu var. Buna "mevsimsiz alışveriş" deniyor. Hedef, modası uzun süre geçmeyeceklerin arasından bir sonraki mevsime uyum sağlayacak kusursuz parçalar seçmek. Böylece hem paranızı sokağa atmamış, hem de bir sonraki sezon için hazırlıklı olmuş olacaksınız. İşte bu yaz ve tabii sonbahar-kış aylarının, indirimlerde görünce kaçırılmayacak parçaları:

Mini elbiseler: Sezonun anahtar parçalarından. İpek olanlarını seviyorum. Kışın kalın çorap ve çizmeyle üzerine yine uzun bir hırka ile çok şık durabilir. Ya da kendine güvenenler çorapsız giyebilir.

Şok etkisi yaratın: İkinci adım renkler. Karşınızdakinin dikkatini bir anda üzerinize çekecek canlı renkler arasından yapın alışverişinizi. Fuşya, sarı, asit yeşili, kobalt mavisi... Fantezileri özgür bırakın. Renkliler, soğuk günlerde kalın üst ve mantoların içinde fark edilecek.

Deri: 80’lerden kalma, fermuarlı deri ceketler kışın kapalı mekanlarda elbise ve yüksek topuklu çizmelerle sizi çok şık bir kadına dönüştürecek.

El çantaları: Mikro-çantaların yerini kimse dolduramaz. Her ne kadar sezonda çantalar doz aşımına uğradıysa da (!) önümüzdeki aylar "cluch" modellerine yine ilgi büyük olacak. Klas, biraz retro bu modeller, içine fazla bir şey koyamadığınız için sizi biraz zor durumda bırakıp tüm eşyanızı yanınızdakine yüklemenize neden olacak.

Kemer: Geçtiğimiz sezondan kalan ve beli bir büstiyer gibi saran kemerlerin modası bu kış da geçmeyecek. Son derece feminen ve seksi bir görünüm sağlayan kemerlerden, vücut durumları da müsaitse, evde mutlaka bulunmalı.

Kalem etekler: İnsan, tüp gibi duran bu etekleri görünce içine asla giremeyeceğini düşünüyor. İlk görüşte bir korku hali yani... Geçtiğimiz sezon demode ilan edilmeye kalktılarsa da moda bu ya, yine 360 derecelik dönüşlerinden birini yaptı ve onu yeni sezonda moda listesine yerleştirdi. Bu nedenle uygun fiyata görürseniz kaçırmayın.

Bu şehre neden aşık olduk

Tasarım, hayatın her alanında farkını ortaya koyuyor. Sanatçının sevinçlerini, mutluluklarını, etkilendiği hikayeleri, şehirleri, olayları bambaşka ve çoğu zaman hayranlık uyandırıcı bir yorumla görebileceğiz obje, sizin de en değerli parçanız haline gelebiliyor. Bu hafta İstanbul’u el yapımı takılarıyla anlatan genç tasarımcı Aida Pekin konuğumuz.

Takı eğitimini Marmara Üniversitesi’nin ardından, Floransa’daki Le Arti Orafe’de tamamlamış. 2005 Kasım ayında Aida Pekin Takı Atölyesi’ni kurmuş. Birçok uluslararası yarışmada ödüller almış. Şu anda kendi koleksiyonlarını hazırlıyor. Swarovski’ye tasarım hizmeti veriyor.

Resimlerde gördüğünüz tasarımlar Pekin’in Eylül’de Design Week’te sergileyeceği İstanbul Koleksiyonu’ndan, 925 ayar gümüş ve tamamen el yapımı.

MODA HABER

Doğaya moda desteği

YKM, küresel iklim değişikliğine dikkat çekmek için, Doğal Hayatı Koruma Vakfı ile yepyeni bir projeye imza attı. YKM Galleria, Cevahir ve Şişli mağazalarında kurulan özel WWF - Türkiye standlarında kadınlar için mavi ve turuncu renklerde askılı tişörtler, plaj çantaları, peluş oyuncak Caretta Caretta’lar satılacak. Standlarda hediyelik aksesuvarlar da bulunuyor.

Uygun fiyata yazlık giysiler

Mavi Jeans’in Pasifik temalı yaz koleksiyonunda, yüzde 30’a varan indirim başladı. İnce, hafif denimler, mini etek ve şortlar, pamuk, keten ağırlıklı, doğal dokulu kumaşlardan oluşan koleksiyon yaz sıcağında rahat giyinmek isteyenler için.
Yazının devamı...

Sandaletlerin sezonu

17 Temmuz 2007
George Bush’un ayağında bile gördüğümüz ve Güney’de hemen hemen 1 kişiden 8’inin ayağında görebileceğimiz yuvarlak burunlu ve delikli, renkli terlikleri bir kenara bırakırsak sandaletler bu yazın yine "efendisi" oldu diyebiliriz. Özellikle de Yunan sandaletleri birçok tanınmış moda markasının koleksiyonlarını tamamlayan aksesuvarlar arasına girdi bile! Parçalı derilerle tüm bileği saran ve metallerle süslenen modelleri, Kate Moss, Sienna Miller, Gisele Bündchen, Jessica Alba, Kirsten Dunst gibi ünlü Hollywood yıldızlarının da tercihi. Geceleri, özellikle uzun elbiselerin altına, gündüzleri ise mini etek ve şortlarla ideal... Kahverengi ve beyazı en çok tercih edilen renkleri. "Nerede bulurum" derseniz; tam olarak bu karelerde gördükleriniz yıllardır Bodrum’da "el yapımı" olarak kişiye özel bir şekilde tasarlanmakta.

"Son dakika" partileri için hazır mısınız

gün ofiste çok yoğunsunuz. Ancak geceki partiyi de kaçırmak istemiyorsunuz. Gündüz iş kadınıyken gece bir parti kraliçesine nasıl mı dönüşeceksiniz? Bu, "son dakika" hazırlıklarının pratik birkaç çözümü var. Avrupa’da henüz satışa çıkmış bir kitapta gözümüze çarpan noktalar şunlar oldu:

- Kariyer sahibi bir kadın 10 dakikada partinin yıldızına dönüşebilir. Bunun için işe tepeden başlayın. Saçlarınız toplu veya kendi haline bırakılmışsa onları ortadan ayırıp, diplerini fırça yardımı ve krepeyle biraz hareketlendirmeyi deneyin. Düzgün olması önemli değil, havalı ve seksi görünsün!

Kirpik diplerinizi koyu renk bir farla gölgelendirin. Dudaklarınıza bol gloss sürün.

Üzerinize düz bir elbise giyin. Bunu ofiste bir hırka veya ceketle tamamlayabilirsiniz. Gece üzerinizdekini atın. Babetler topuklu ayakkabıya dönüşüp, vücudunuza da parlaklık veren bir yağ sürdükten sonra hazırsınız!

Bol renkli ve trendy

Yazın giyinmek gerçekten hem daha kolay hem de çok zevkli. Gardırobunuzdan sezonda eksik etmemeniz gereken parçalar ise öncelikle şort ve bermudalar, uçuşan elbiseler. İşte bu nedenle alışveriş duraklarınızdan biri de Guess olsun derim. Ben rengarenk koleksiyon arasından yine koyu tonlarda bir şeyler seçtim ama içinde çok klasik kalmayayım diye de pırıltılı bir kasket ekledim.

MODA HABER

Zaman bir mücevherdir

Roberto Cavalli’nin yeni modelleri şimdi Türkiye’de. Tasarımcı at ve yılan figürlerini bolca kullanıyor. Altın kaplama ve gümüş olarak yaratılan saatlerden yılan şeklinde olanının kadranında 75 adet Swarovski taş bulunuyor. Fiyatı: 1.65 YTL

Modanın geleceği Marsilya’da konuşuldu

Akdeniz Moda Birliği’nin Marsilya’daki konferansına davet edilen Özlem Süer, modaya yön veren isimlere markalaşma yolculuğunu anlattı. Portekiz Giyim Federasyonu Genel Başkanı, Chanel’in yöneticilerinin bulunduğu organizasyonda Domus Akademi’nin kurucularından Bucci, yaratıcılığın, bilgi ve birikimle birleşmesinin sıradışı bir duruş olduğunu belirterek Süer’i kutlamış.

Farklı görünmek mi istiyorsunuz

Çılgın ve renkli kombinasyonlar tam da sizin iç dünyanızı yansıtıyorsa o zaman Miss Sixty’nin yaz koleksiyonunu iyice karıştırın! Sıradışı çizgisiyle marka, sadece giyimde değil, ayakkabı, çanta gibi tarzınızı değiştiren detaylarda da son derece iddialı.
Yazının devamı...

Dekorasyonda doğu-batı karması

13 Temmuz 2007
İki kıtanın izleri duvarların arasında birbirine karışırken, trendlerden biraz uzaklaşarak sadece kendimizi dinlediğimiz şu sıcak yaz günlerinde başımızı Doğu’ya biraz daha çevirebiliriz. Kıtalar ve stiller arası yolculuklar tüm hızıyla sürüyor; karma kullanımlar değişen duygularımızı besliyor.

aponların güzellik anlayışı Batılılarınkinden belirgin biçimde ayrılıyor. Çünkü onların güzellik anlayışında simetri değil düzensizliğe düşkünlük, sonsuzluk arayışı değil geçicilik, gösteriş değil sadelik hakim. Ortaçağ’da yaşamış Japon şairler ve Zen rahipleri, kiraz çiçekleri, yamuk yumuk çömlekler, tırmıkla düzeltilmiş çakıl taşları, yosunlar, yaprakların üzerindeki yağmur damlaları, çatıdaki kiremitler ve cilasız ahşap gibi Batılıların pek de önemsemediği, hatta farkına bile varmadığı şeyler üzerinde durmuş; Japon insanının dikkatini bunlara çekmişler.

Derken ortaya "wabi" diye bir sözcük çıkmış. Batı dillerinin hiçbirinde tam karşılığı olmayan bu sözcük iddialı olmayan, sade, tamamlanmamış gelip geçici şeylerdeki güzelliği anlatmak için kullanılımış. Ormanda bir kulübede yalnız başına oturup yağan yağmurun sesini dinlemek gibi örneğin. Ya da birbiriyle uyumsuz parçalardan oluşan bir çanak takımı, alelade bir su kovası, kirli duvarlar; güneşin, toprağın ve suyun etkisiyle aşınmış, yosun ve diken kaplı bir taş gibi. En çok gri, siyah ve kahverengi gibi renklerde bulunan wabi, bugün Batı tarafından keşfedildi ve büyük şehir evlerinde kendine yer buldu.

Tıpkı wabi gibi diğer doğu felsefelerinden ilham alan dekorasyon tarzlarında da, simetri, yalınlık, fonksiyonellik, doğallık ve sakinliğin odanın bütün havasını etkileyen ana unsurlar olarak göze çarıyor. Malzemelerin seçimlerinde de yapaylık kabul edilemeyeceği için, sentetik olmayan organik malzemeler kullanılır; yeni ya da yapay görünüşlü olmasın diye bu malzemeler cilalanmaz, temizlenmez ya da özü değiştirilmez. Ahşap, kağıt, taş, kumaş, mürekkep, bambu ve kil zamanla anlamlı ve çekici bir şekilde aşınmaya uğramaları açısından çok sık kullanılır. Gösterişten uzak olma durumu, süsten arınmış doğal malzemelerin spontaneliğini yansıtır. Yapımı sırasında ortaya çıkan ve objeyi sıradışı, benzersiz kılan tesadüfi kusurlar da çok önemlidir. Nesneler yerleştirilirken, nesnelerin kendisi kadar, aralarındaki boşluğun da anlamı hesaba katılır, çünkü boşluklar evrenin doğasını çağrıştırıyor.

Yaz sürprizi

En çalışkan markalardan Koleksiyon’un evlere yeni hediyesi, Faruk Malhan tasarımı ev tekstilleri. Doğal renkler ve saf keten kullanımının yanı sıra desen ve süslemelerde dudak, lale ve kuş gibi Osmanlı figürlerinin göze çarptığı bu banyo, masa ve yatak tekstilleri sade bir şıklık sunuyor. Yemeni havuların modern yorumları çok hoş.

Şimdi orada olsaydım

Yoğun iş temposundan ve yakıcı sıcaklardan kaçarken, dinlenmek için de kendimizi iyi hissedebileceğimiz ürünler arıyoruz. İşte böyle bir ruh hali için Garden Life’ın önerisi: Hollanda’dan ithal tek ve çift kişilik Tropical şezlong, yuvarlak hatları, alüminyum gövdesinin sağlamlığı ve plastik örgünün kullanım rahatlığı ile tasarım sevdalılarını bekliyor. www.gardenlife.com.tr
Yazının devamı...