"Esra Midilli" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Esra Midilli" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Esra Midilli

Kafa karıştıran bir şey mi var

23 Ekim 2007
Modanın "her telden çalması" gibi bir durumda siz gardırobunuza farklı birkaç parça eklemek, daha önce hiç gerçekleştirmediğiniz renk devrimini gerçekleştirmekte zorlanıyorsunuz. Eğer durum gerçekten böyleyse yalnız değilsiniz. Sezon başlarında yaşanan bu karmaşada "doğru" seçimleri yapmak, en azından kendi adınıza kolay değil. Görünen o ki, matematiksel trend kurguları kafa karışıklığı yaratıyor. Çorap taytlar, kısa deri bir eteğin altında, kalın el örgüsü bir ceket hırka ise bir moda çekimi kurgusu içinde son derece "sahip olunabilir" hissi veriyor. Yeni kargo trendi olarak nitelendirilen modernize edilmiş binici pantolonları ise renkli trikoların üzerine giyilen dapdar ceketlerle her kadının alışveriş listesinde olmalı! Oysa gerçekte elinize kalem alıp bunları tek tek not ettiğinizi düşünün; dolabınızda her bir kombinasyonun askısı farklı mı olacak? Maharet, anahtar parçaları seçip, kendi yapbozunuzu oluşturmak. İşte bunun için önce şunu belirlemeli:

Avangard mısınız

Üst üste, ustaca kurgulanmış parçalarla sizleri hareketli bir sezon bekliyor. Vintage ruhunun yön vereceği seçimlerinizde yüksek belli bol pantolonlar, el örgüsü her şey, bedeni saran gömlekler, detaycı ceketler ve her şeyden önemlisi "tasarım" kokan kabanlar öne çıkacak. Elbiselerin hatırı sayılır yeri olan koleksiyonlarda taytlar, renkli çoraplar, bilekte botlar, babetler ve XXL çantalar listenizin ilk sıralarına yerleşecek. Karıştırmaktan korkmayan, tarzını kişiselleştirmeyi tercih eden sizler için canlı ve kontrast renklerin zirvede olduğu bir yıl bu! En çok kullanılan renkler arasında ise yeşil, mor, sarı, çivit mavisi var. Vernik etkili düz ve degradeli dokular ayakkabılarda, renkli deriler eldivenlerde sezonun "hit"leri.

Minimalist misiniz

Bu yıl sizin yılınız olacak! Etnik ve ışıltılı dokunuşların biraz gerilerde kaldığı sezonda, tasarımcılar kendilerini detaylarda belli ediyorlar. Kesimlerin ve kumaşların önem kazandığı yeni lüks anlayışında, minimalizmin yeri büyük. Bedeni saran boru elbiselerde de bu kendini açıkça gösteriyor. Kaşmir, yün, tüvit, ipek, jakar, saten gibi kumaşlar, kabanlarda kapitoneli parlak dokuların öne çıktığı sezonda özellikle bu dönem trençkot hemen hemen her koleksiyonda yerini almış. Yalın ama feminen bir üslupla şekillenen yeni silüetlerde ise dar kalıplar içine sokulan kadınlarda denim yorumları öne çıkıyor. Triko ve yünlü tasarımlardan özellikle elbiselerin altına giyilen tayt çoraplar, bilekte şık deri botlar, bilekten bantlı veya stiletto tarzı topuklularla tamamlanıyor. Sezonun trendlerinden ceket, volümlü kolları ve farklı düğme detaylarıyla dikkat çekiyor. Geceleri ise düz ipek ve taşlı küçük detaylarla süslü elbiseler, yine uzun kat kat dantelli modeller, volümlü etekler ve seksi sırt dekolteli üstler öne çıkıyor. Ne olursa olsun eğer ölçülü bir zevkiniz varsa sizin de dolabınızda büyük bir el çantası mutlaka bulunmalı.

Oyuncu musunuz

Belirli kalıplar içine girememek sizin için büyük bir avantaj. Ancak anlık kararlar veriyor olmanızdan dolayı hata yapma payınızın da büyük olduğunu unutmayın. Özellikle de alışverişte! Seçimlerinin deneme yanılma yöntemine göre yaparken renklerin ya da parçaların uyumu sizin için önemli değil. İstediğiniz sadece güçlü bir etki! Sizin kafanız karıştığı kadar bu durum size bakan başkalarının da kafasını karıştırıyor. Bu sezon, yeni keşifleriniz arasına alabileceğiniz birkaç öneri de bizden... Öncelikle pantolonlar ve elbiseler giyiminizde önemli bir yere sahip. Yelekler, balon şortlar, elbiseler, bol pantolonlar, sportif kargoları, pelerin ceketler, el örgüsü kalın trikolar, degradeli vernik etkili topuklular, XXL çantalar, renkli eldivenler, imitasyon renkli yaka kürkleri, kalın kemerler, yünlü çorap taytlar, deri elbise, ipek kaftan elbiseler, renkli tüvit mantolar, ekoseli her şey "siz"in bir parçanız olabilir. Detayların tarzınızı yönlendirdiği sezonda, dikişler, düğmeler ve hacim tutkunuz yeniden alevlenecek!

Gücünüzü gösterin

Yeni lüks anlayışının çok fazla irdelendiği modada, kumaşların kalitesi ve kesimlerdeki detaycı vurguya dikkat çekiliyor. Kadınların kendilerini farklılaştırmak için güçlü silahlara ihtiyacı var. Bu gövde gösterisinin ardına gizlenen renkler ve aksesuvarlar ise yeni sezonda sizler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Yeniden moda olan tayt çoraplar, özellikle gri tonların hakimiyetinde ve mini elbise, etek ve hacimli şortlarla çok uyumlu. Prada’nın öncülüğünü yaptığı diz altı ince çoraplar ise pantolon çorapları eteklerin altına giyilebilir mesajını veriyor.

Ayrıca, yan yana gelmesi zor görünen canlı renkler, vernikli yorumlarıyla daha da belirgin biçimde gardıroplarımızı işgal ediyor. Bu renkler en sade zevkleri olan bir kadında bile merak uyandırıyor.

MODA HABER

Burada yok yok

Afrodit yeni koleksiyonunda, birkaç sezondur popüler olan silüetleri yeniden yapılandırılıyor. Ele aldığı trendlerin başında ise yüvid, ekose ve balıksırtı modeller geliyor. Minimal tasarımlarda göze çarpan metalik efektler ile 80’li yılların tasarımlarına göndermeler yapıyor. Yünlü viskon, jarse, saten ve kadife kullanılan feminen tasarımlarda, kadınsı paltolar ve elbiseler, modern spor tarzlar, sokak modasıyla buluşuyor.

Pazara girişini kutladı

İtalya’nın önemli lüks giyim şirketlerinden Valentino Fashion Group S.p.A tarafından üretilen Marlboro Classics giyim markası, Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleştirdiği tanıtım lansmanıyla Türkiye pazarına girişini kutladı. Konfor tutkunu şehirli kadın ve erkeklerin takipçisi olduğu markanın denin kombinasyonları çok şık.

Buluşma noktası

Yeni sezonda baştan aşağı yenilenen Home Store; Valentino, B. Cavalli Burani, Longobardi, Jouer le Style, Ugg, Lena Milos, El Vaquero gibi dünya markaları ve Cengiz Abazoğlu gibi tanınmış Türk modacılarının prestijli koleksiyonlarına da yer veriyor. Akmerkez, Erenköy ve Florya Fly-Inn’den sonra, Bahçeşehir’de de mağaza tam 3500 metrekarelik alanda hizmet veriyor.

BENİM OLMALI

Yeni keşifler

Agent Provocateur’un yeni koleksiyonunda tül ve dantelin hakimiyeti hissediliyor. Korseler ise sezonun yıldızı... Onu, külotlu çoraplar, jartiyerler, kombinezonlar ve kimonolar izliyor. Harvey Nichols İstanbul ve Bağdat Caddesi Suadiye mağazalarında; iç çamaşırı, gecelik ve aksesuvarların yanı sıra, sıra dışı parfümü Strip ve erot’la yer alıyor. Markanın tutkunları arasında Kate Moss, Kylie Minoque, Christina Aguilera gibi yıldızlar var.

Tayyöre yeniden ’evet’

Tayyör denince akla gelen vatkalı ceketler ve klasik kesimli etekler bu sezon yerini, bedeni sımsıkı saran ve dizde biten eteklere, bedene oturan kısa ceketlere bırakıyor. İster takımınızı pantolonla tamamlayın isterseniz etekle, 80’lerin sinemasında veya Dallas gibi popüler dizilerdeki modeller modada tarih olarak kaldı. Son derece "formal" görünen, iş yaşamına mal edilen bu ikililer, bu yıl kadınları gece ve gündüz yalnız bırakmıyor; tasarımın gücü burada da kendini gösteriyor.

2000’li yılların Sex&City dizisinde ise tayyöre getirilen yorum biraz farklı. Öyle ki içinde kendimizi rahat hissettiğimiz ince elbise ve trikoları bir kenara bırakıp, takım ruhunu benimsiyoruz. Dizide, oyuncular, kalem etek ve ceket ikilisinin çıplak bedende anlam kazandığının mesajını veriyor. Cate Blanchett gibi... Cameron Diaz ise "ölçülü" bir kombinasyonla karşımıza çıkıp tayyörün tek ihtiyacının beyaz gömlek olduğunu vurguluyor.

Tayyöre sezon yorumu: Kariyer sahibi kadınların vazgeçilmezi tayyör, kışın "anarşist" ceketlerle dikkat çekiyor. Kesim, düğme ve dikiş detaylarıyla farklı seçenekler arasından vücut yapınıza uygun modelleri seçmenizi öneriyoruz.

Son dokunuş önemli: Tarzınızı ortaya çıkaracak olan bu ikiliyi tamamlayacağınız çanta ve ayakkabı. Benim bu aylar için önerim, büyük bir el çantası, parlak kalın yüksek topuklu bir ayakkabı. Tıpkı Prada’nın her tayyöre yakıştırılan koleksiyonundakiler gibi...

Pantolon ve ceket: Gri ağırlıklı ve bol kesimli "iş" pantolonları ve çift düğmeli ceketler çok moda. Ayrıca klasikler modern tarza yeniden yorumlanırken, boyundan tek düğmeli hafif pelerin inişli ceketlere dikkat!
Yazının devamı...

Sokaktaki couture ruhu

16 Ekim 2007
Tasarımcılar seçeneklerini sunuyor, siz kendi modanızı kendiniz yaratıyorsunuz. Moda kurbanlarına verilen reçeteleri takip etmeyenler için şu sıralar folk etkisi altındaki ’couture’ bir sokak şıklığı konuşuluyor!

Sıcaklara tamamen veda ettiğimiz için artık kışlık seçenekleri değerlendirmenin zamanı geldi. Trendleri deşifre ederek, zorlama bir stil oluşturma fikrinden her geçen yıl daha da uzaklaşıldığını gördükçe mutlu oluyorum. Artık tüm "fikirleri" ortaya koyma, içlerinden bizi ilgilendirenleri listeye ekleme zamanı. Hatta deneme yanılma yöntemiyle yeni keşiflerden memnun olma...

Bu sezon her ne kadar yoğun etnik baskıları geride bıraksak da, sokak modasında yeri olan bir "yeni-folk" akımının etkisi altındayız. Bunu, tüyler, püsküller ve etnik desenlerin hakimiyetindeki parçalardan bağımsız, renklerin, kontrastların ve detayların başrol oynadığı elbise ve ceketlerin öne çıktığı bir stil olarak da yorumlayabilirsiniz.

Tasarımcıların koyu renklerle oynadıkları ve silüetlerde hayat bulan kış oyununa biraz eğlence katmak için modanın sürprizlerinden biri bu; sizi kendi halinize bırakıp, özgür kılmak!

Neler mi var? İsterseniz düz, yünlü triko bir elbisenin beline kalın deri kemer takın ve renkli bir şalla boynunuzu süsleyin; dilersesiz ki, bu benim en favori karışımım, ipek veya ince dokulu şık bir elbiseyle, ceketi tercih edin. Ama bir yerinden aksesuvarlarla mutlaka bu görüntüyü destekleyin. Bu, renkli bir opak çorap, atkı, bere, kolye, eldiven veya bunların uyumlu bir karışımı olabilir.

Oyunu ’zıtlıklar’ kazanır

Bu oyunu kesinlikle zıtlıklar kazanır. Kontrast renklerin yarattığı yeni "stil" anlayışı, kadınların çantayı ayakkabıya, kolyeyi kazağa uydurma gibi, bence stillerini "klişe" kılan arayışlarına da bir son verecek.

2007-08 sonbahar- kış defilelerinde, etnik ve folk dokunuşlar desenlerden sonra detaylarla yaratılıyor. El yapımı el işi "patch"ler, kontrast renklerle yaratılan görsellik de bu görünüme destek veriyor. Onun dışında, koleksiyonlarda satışa konulan tüm parçalarda minimalizm, siyah ve grilerin hakimiyetindeki tasarımlar göze çarpıyor. Bu denge, daralan silüetlerde, kesimlerle iddiasını gösterirken, modanın sokaklara yansıyan haline "zıtlıklar" hakim oluyor.

Siyah bir elbisenin altına pembe opak bir çorapla mavi bir bot giymek artık rüküşlük değil, kişisel bir tavır. Ayrıca, zımba ve derilerle yaratılan "rockçı" görünüm, XL hırkalar, kemer ve pantolonlarla ortaya çıkan "şehirli hafta sonu" stili, kısa, çan kesimli ceketler ile "retro" şıklık ve günün her anında vazgeçilmez "lady lüksü" de iç dünyanızın yansımaları arasında.

Moda tutkunları için yine de belirtelim; sezonun yıldızları hacim, renkli ve üst üste özgür karışımlar, dar pantolonlar, ceketler ve siyah.

Sokak şıklığında ’şallar’ dönemi

Minimal, lüks veya bohem bir tarz yaratmak için kullanılan şallar, Hollywood ünlülerinin de son zamanlarda gardıroplarına girdi. En sade kombinasyona bile farklı bir hava katan bu atkı şallar, geceleri parlak dokudaki kumaşlarıyla en şık elbiseleri, gündüzleri ise etnik havada, renk ve desenli seçenekleriyle bu ara mevsimin vazgeçilmezleri arasına giriyorlar.

Erkeklerin dünyasında çalışın hayal dünyasında yaşayın

Bu yıl, modanın devi Dior’un 60. yılı kutlanıyor. Ama aynı zamanda markanın kreatif direktörü olan John Galliano’nun da bu köklü markadaki başarılı kariyerinin 10. yılı. Galliano kimilerine göre çılgın, hatta normal olamayacak kadar yaratıcı. Geçtiğimiz günlerde Paris’teki yaz şovunun ardından kutlamalar çerçevesinde kameralar önüne çıktı ve kendi dünyası hakkında ilk kez şu açıklamaları yaptı:

n Size ilham veren isimler kimler?

- "Marlene Dietrich, Ava Gardner ve Kate Moss bana ilham veren kadınlar oldular hep. Tasarım anlamında sorarsanız 50’li yıllarda Dior için şapkalar tasarlayan Mitza Bricard’ın ismini verebilirim.

n Peki bize bir stil ikonunun ismini vermenizi istesek?..

- Kate Moss. Onunla ilk karşılamamızda 14 yaşındaydı. Muhyeşem bir vücudu ve güçlü bir stil anlayışı var.

n Şu anda köklü moda markalarının koleksiyonlarına imza atan genç tasarımcılar için ne söyleyebilirsiniz?

- Yaratıcının genlerine sadık kaldıkları sürece çok iyi işler yapacaklarına inanıyorum.

n Tasarım olarak kimleri beğeniyorsunuz?

- Azzedine Alaia ve birkaç genç Japon tasarımcı...

n Kadınların gardıroplarından eksik olmaması gerekenler?..

- Kumaşı ve kesimi çok nitelikli olan ve gerekirse bir kez giyilecek olan bir parça.

n Stile yön veren parçalar nelerdir?

- Ayakkabı ve çanta.

n Makyaj?..

- Çok iyi ve doğru yapılırsa.

n Bir kadın dikkat çekmek isterse nasıl giyinmeli?

- Bir kadın giyindiğinde şu mesajı vermeli: Erkeklerin dünyasında çalışıyorum ama hayal dünyasında yaşıyorum! Bir kadın ne istediğini, hangi parfümün kendine yakıştığını bilmeli.

n Kendinize nasıl bakıyorsunuz?

- Yağ özleri ve banyo tuzlarını karıştırarak kendi bakım iksirimi hazırlıyorum. Koşuyorum ve vücut çalışıyorum.

n Bir starınız var mı?

- Matador, Miguel Abellan. Benim için cesaret, şıklık ve güzelliğin modeli. Arenaya çıkmadan önce giyinmesine yardımcı oldum.

n Tasarımcı olmasaydınız ne olurdunuz?

- Hep istediğim bir işi yapıyorum ve bunun için hep dua ediyorum.

Moda haber

Cin fikirli misiniz

Colin’s sonbahar-kış koleksiyonu, kendinizi şımartabileceğiniz kadar rahat ve özgür... Ve size soruyor: "Ne kadar jean’sin?" Bu soruyla başlayan büyük Colin’s kampanyasında muhteşem ödüller kazanma fırsatınız var. "Jean fikirli" Colin’s tutkunları, sezon alışverişlerini buradan yaparak birbirinden cazip hediyelere sahip olma fırsatı yakalayacak. Bunun için; www.jeanfikirler.com’u ziyaret edin ve kampanyaya katılmak için 75 YTL’lik alışveriş yapın.

Kadınların yeni idolü: Betty Boop

Yumuşak tonlar, sade çizgilerin verdiği rafine his, sportif şıklık, cazibe ile yoğrulmuş bir koleksiyon... Beğenilen çizgi karakter Betty Boop, Sunset’in dış giyim koleksiyonu ile yeniden hayat buluyor. Bu dış giyim koleksiyonu birbirinden yetenekli tasarımcılardan oluşan bir ekip tarafından hazırlandı. Elbiseden trikoya, denimden tişörte kadar birçok parçada dış giyim koleksiyonun yaşam kaynağı olan Betty Boop, kadınlara sürprizler hazırlamaya devam edecek.

Geleceği yorumluyor

Aldo 2007/08 sonbahar-kış koleksiyonunda, nostaljik çizgiler, modern detaylarla kombinleniyor. Futüristik tarzıyla geleceği bugüne taşıyan markanın platform topukları, Mary Jane modelleri, yarım botlar ve babetleri sezon modasının sözcüleri. Ortaçağ’ı yansıtan modellerde, eskitilmiş ve eski görüntü sokak modasını renklendiriyor.
Yazının devamı...

Şimdi neyse, hamileyken de o

2 Ekim 2007
Geçtiğimiz haftalarda, 5.5 aylık hamile Zeynep Tokuş, giydiği daracık pantolonuyla, şıklığından taviz vermeyen bir anne adayı olarak çok eleştirildi. Bunun üzerine kendisinin de yaptığı, "Pantolonumun beli lastikliydi" açıklaması bence oldukça tatmin edici. Ve şuna dikkat çekiyor: Hamilesiniz diye tarzınıza ve birçok şeye bir süreliğine veda etmek zorunda değilsiniz. Bugün modanın var ettiği her şeyin hamile koleksiyonlarında da yeri var. O daracık pantolon gibi. Türkiye’de hamile giyimin öncüsü markalardan GeBe’nin kurucusu Yasemin Bulak’a yeni sezon hamile modasını sorduk.

Kadınlar hamilelikleri süresince alışkın oldukları tarzın dışına çıkmak zorunda kalıyorlar. Jileler, salopetler gibi, aslında hiç kendilerine yakıştırmadıkları kıyafetler giymek zorunda kalıyorlardı. Yurt dışında trend olan her şey, hamile modasına da uygulanabiliyor. ABT Tekstil olarak biz, dünyada 45 ülkede satış noktaları bulunan ünlü hamile giyim markası Noppies’in 10 yıldır üretimini yaptığımız için zaten bu alanda deneyimliydik. Türkiye’de satışı GeBe’de olan markanın ürünlerini de GeBe koleksiyonuyla birlikte mağazalarda görebilirsiniz.

n Modayı yakından takip ediyor musunuz?

- Evet kesinlikle. Bu konuda müşterilemizden aldığımız tepki çok olumlu. Onlar, tarzları neyse kendilerine uygun bir şeyler mutlaka buluyorlar. Örneğin bu sezon farklı yıkama efektine sahip denimler var. Kanvas kargo pantolonlarda özel eskitme ve aşındırma efektleri var. Üst gruplarda, gündemdeki trend neyse onu hamilelerde birebir görebilirsiniz. Sadece kalıp ve modelde değil, kumaşlar, desenler, renkler hepsi ’güncel’ neyse ona göre seçiliyor.

n Hamile koleksiyonu yapmanın zorlukları nedir?

- Gündemdeki trend neyse, örneğin bir pantolona, ribana takılır ve karın genişletilerek hamileye uygun hale getirilir diye düşünülebilir. Hamile bir kadının formu, tepeden tırnağa genişliyor. Bu da, ürünlerde elastan kullanmak anlamına geliyor. Çünkü her kadın aldığı kıyafetleri uzun süre kullanmak istiyor. Pantolon ve eteklere eklenen ve karnı saran penye kısım, ribanalar, hem esnek olmalı, hem de bebeği ve sizi taşımalı. Tüm ürünlerimiz rahatlığı her zaman hissetme garantisi veriyor. Kalıplar ve ürünler hamile modeller tarafından test ediliyor. Yüzde 100 kotondan oluşan ayrı bir koleksiyonumuz var, bambu üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

n Hamile trendleri, bu sezon GeBe koleksiyonuna nasıl yansıdı?

- Bu kış, ince, tiril tiril gömlekler, özel yıkamalı denimler, kapri, bermuda ve kargo pantolonları, saten kokteyl elbiseleri var. Müşterilerimiz renkleri seviyor, ama siyah ağırlıklı ürünler de çok tutuluyor. En moda renkler, yanık turuncu, gül kurusu, kahveler, mavinin soğuk tonları, antrasit griler. Gri, sarı ve kırmızı tasarımlara hareket katması amacıyla ayrıca birlikte kombinlendi. En son ürünlere emzirme aparatlı gecelikler ve kokteyl elbiseleri eklendi. Ürünlerin özelliği doğum sonrası da giyilebilmesi. Ayrıca tüm ürünlerde kullanılan aksesuvarlar antinikel ve kanserojen madde içermiyor.

n Hamilelerde görünümü inceltme taktikleri var mı?

- Hamile tasarımları yaparken, müşterilerimizin önce kadın olduğunu unutmuyoruz. Tasarımların çıkış noktası bu oluyor. Onlar her zaman güzel görünmek istiyorlar. Bunun için bir kemerimiz var. Karnı kavrıyor, ince gösteriyor. Çok robadan kıyafetler değil, silüetinizi belli eden seçimler sizi zayıf gösterir. Satış sırasında onlara daha iyi görünmeleri için tavsiyeler veriyoruz.

Siparişi verin, teslimat ücretsiz

- GeBe internet üzerinden de satış yapıyor. Bu uygulama kadınlara zor gelmiyor mu?

2007 yazında internet sitemiz faaliyete geçti. Kısa zamanda birçok sipariş aldık. Site çok detaylı, ürünler kolayca seçiliyor, kadınlara farklı kombinasyonlar sunuluyor. En son Sivas’a çok modern bir jean pantolon ve bir üst yolladık.

Denemeden almak kadınlara ters! Ama www.gebe.com.tr üzerinden alışveriş yaptığınızda ürünü değiştirmek isterseniz, Türkiye’nin neresinde olursanız olun, kargo ücreti firmaca karşılanıyor.

ABT Tekstil tarafından kurulan GeBe’nin sahibi Yasemin Bulak, eşiyle birlikte 10 yıldır Noppies’e hamile koleksiyonları ürettikleri için bu alanda iddialı olduklarını belirtiyor.

MODA HABER

Bu çanta çok özel

Accessorize Nişantaşı mağazasına uğradığımda bir köşeye özenle yerleştirilmiş bir Heidi Klum el çantası gördüm. Sınırlı sayıda yapılmış farklı. Öğrendim ki, ünlü Alman top model sonbahar kış sezonunda markanın yeni yüzü olmuş. Çantadan şapkaya, babetten eldivene, takıdan iç çamaşırına kadar moda ürünlere sahip koleksiyonun dört farklı teması var.

New York ve 90’lar

Ck Jeans, 90’ların New York sokaklarından etkilenmiş, rock müziğinin kendine özgü giyim tarzından ilham alınarak hazırlanmış, asi ve modern bir koleksiyonla yeni sezona merhaba dedi. Koleksiyonda, denimler ve montlar, parlak kumaşlarla daha dikkat çekici ve kesinlikle rahatlık hissi veriyor.

Kendimden eminim

Karen Millen, feminen ve stil sahibi parçalarla süslediği yeni sezon kataloğunda, dış giyimin şıklığınızda söz sahibi olacağının mesajlarını veriyor. Örneğin resimde gördüğünüz kemerli ve ekoseli yün kaban, geniş yakaları ile günün her saatinde kullanılabilir. Ya da 60’ların izinden giden parlak modeller tercih edilebilir.

BENİM OLMALI

Kristal dünyanın neşeli oyuncakları

Disney karakterleri Swarovski ile kristal dünyasına neşe katıyor. 6 Ekim / 5 Kasım tarihleri arasında satışa sunulacak Disney ürünlerinin gelirinin yüzde 10’u ARALIK Derneğine bağışlanacak. Walt Disney’in maskotu, Peter Pan’in en yakın arkadaşı, sevimli Peri Tinker Bell silueti ile süslenen kristaller benim favorilerimden.

Tek ürünle değişin

Birbiri ardına açılan mağazalar ve aramıza katılan yeni markalar arasında "kararsız" kalanlar için bu hafta birkaç moda önerisi veriyoruz.

Sezon alışverişleri hızlanıyor. Bu nedenle birkaç haftadır sizlere yeni sezon hakkında ipuçları veriyor ve alışverişteki ilkleri seçmenize yardımcı oluyoruz. En moda ’booties’ler yerine ’babet’ler, uzun ve bol hırkalar yerine kısa ceketler, seçeneklerin gerçekten seçim yapmak konusunda zorlayacağı alışverişlerinizde en azından birkaç "stil sahibi" parçayı listenize ekleyin istedik. Amacımız tek bir ürünle değişmek! İşte önerilerimiz.

Tayt çoraplar: Neredeyse topukların altına kadar iniyorlar. Spor görünümlü ama feminen kombinasyonlarda etkili.

Kemer: Hırkaların, ceketlerin, hatta montların beline ekleniyor. Daha kadınsı bir görünüm için.

Ayakkabı: Gizli platformlar ve bilekte botlara devam... Bu kış nostaljik modeller ve Mary Jane dokunuşları var.

Şapka, bere: Yün, kürk gibi kalın dokulu, çiçek veya bantlarla süslü modeller dışında, fötr şapkalar ve kalpaklar şık.

Mont, kaban: Uzun, kısa, parlak kumaşlarla yaratılan uzun pardösü, kabanlar gardıropların gediklisi. Kısa ceketler kadar gündemde.
Yazının devamı...

Göçebe gelinler Londra’yı fethetti

25 Eylül 2007
Geçtiğimiz hafta, Londra Tarih Müzesi’nde gerçekleşen Bora Aksu defilesi için moda çevreleri, "Londra Moda Haftası çok renkli başladı" yorumunu yaptı. Vogue dergisi ise bu renkli hikayenin kahramanlarını "savaşçı gelinler" olarak yorumlarına taşıdı. 700 kişilik salonu yaklaşık bin 100 kişinin doldurduğu defilede izdiham yaşandığını belirten Aksu; "O sırada panik atak geçirdiği için defileye gelemeyecek olan iki modelin yerine model aradığımız için hepimiz çok telaşlıydık. Neyse ki, çok gecikmeden başladık" diyor.

Yaz koleksiyonu "Nomadic Bride"da farklı bölgelere yolculuk eden, hiç olmadığı kadar renkli bir gelinin yolculuğunu anlatan ödüllü tasarımcı, el iplikleri ve örgülerini ustaca kullandığı koleksiyonuyla yine tüm prestijli moda yayınlarından övgü aldı. Bora Aksu yeni göçebe gelinlerini ve Japon Vogue’un sayfalarını süsleyen projesini Kelebek’e anlattı:

n Nomadic Bride’ın "gelinleri"nin hikayesi nedir?

- İlginç bir gelinin hikayesi bu. Bir yandan durağan olmak ve yerleşik yaşama adım atmak istiyor, bir yandan da göçebe ruhunun bir getirisi olan yolculuklarını hiç bitiremiyor. Hüzünlü değil, ama arayış içinde... Batı kültürlerinin empoze ettiği beyazlar içinde yaşamdan soyutlanmış bir gelin yerine, tozla karışmış, canlı renklerle barışık, gülen, koşturan, her şeyden önce yaşayabilen bu göçebe gelin bana nedense çok daha gerçek geldi.

Bu göçebe gelinin özünde iki kontrastın çarpışması yatıyor aslında; bir yandan gelin olmanın getirdiği güzel olmak ve beğenilmek dürtüsü bir yandan yolculuk halinde olmasının gerektirdiği pratik olmak ve rahat hareket edebilme gerekliliği... Bunlar koleksiyonun özünü oluşturdu.

n Onu bu renkli yolculukta yalnız bırakmayan detaylar nedir?

- Bu gelininin yolculuğunun hareketliliği ve hareket ile feminenlik arasında yakalamaya çalıştığım bağ, koleksiyonun bütününde kendini gösteriyor. Dış dünyadan kopuk kalmış yörelerdeki düğünleri araştırmak ve o farklı yörelerin gelinlik detaylarını koleksiyonun içerisinde yorumlayabilmek benim için çok önemliydi. Gana, Kenya, Tibet, Hindistan ve Türkiye’nin bazı yörelerindeki düğün detayları ön plana çıktı. Temmuz ayında Hindistan’ın Tamil Nadu yöresinde farklı köylerde geçirdiğim iki hafta, özellikle koleksiyonun renklerinin oluşmasında önemli bir rol oynadı. Yöresel detaylar, kumaşlardaki ayna işlemeleri, saç örgüleri veya plise teknikleri koleksiyonun genelinde ortaya çıkan detaylar oldu.

Boncuk örgüler ve çok yoğun boncukların bir arada kullanılarak oluşturduğu kıyafetler yine farklı yörelerden alınmış öğelerle oluştu.

n Yaz sezonunda örgüyü detaylarda kullanmak fikri nasıl doğdu? Neden örgü?

- Koleksiyonda kullandığım örgü, hem el, hem de makina örgüsü. Örgünün kendine has esnekliği ve ayarlanılabilen incelik ve kalınlığı var. Bu da kıyafetlerin formunu yaratmada önemli. Tasarlarımların kurgusu kadar giyilebilir olması da benim için çok önemliydi. Aslında koleksiyonun öz estetiğini el emeği oluşturuyor diyebilirim.

n Converse ile işbirliğiniz bu defilede de devam etti mi?

- 2008 yazı için tasarladığım Converse - örgü sandaletler, bu işbirliğinin devamı. Bu sandaletler hem markanın rahatlığını göçebe gelinin uzun yolculuğuna taşıyor, hem de tığ işi ve renkli örgüleriyle bir gelinin giyebileceği özel ve özgün tasarımları oluşturuyor.

n Sizce, modanın geleceğinde "bireysellik" mi yatıyor?

- Modada bireyselliğin yaratılması anlamında genelden özele doğru gidiliyor. Giysi artık örtünmenin ötesinde, kişinin kim olduğu hakkında en çabuk, en sessiz ama belki de en güçlü mesajı iletebilen bir yaşam dili haline dönüşmüş durumda. Modanın güncel konseptlerinin yaratımı ise tamamen kişilerin elinde. Herkes onlara sunulanları istediği şekilde giyme özgürlüğüne sahip. Bence yenilik burada gizli. Yeni konseptler yaratıp alıcıya ulaştırmaktansa, alıcılar ellerinde olanlarla konsept yaratmaya başlıyorlar. Trendlerin bir yaptırımdan çok seçenek olmaya başlaması ve kişinin bireysel özelliklerine göre değişmesi artık günümüz modasının yeni tanımı.

Bora Aksu geçtiğimiz haftalarda Japon Vogue dergisinin sponsorluğunda gerçekleşen "People Tree" projesinde yer aldı. Dünyada adil işçilik şartlarının moda ve trend yaratılmasına baz olabileceğini kanıtlamak için gerçeklesen bu projeyi Aksu şöyle anlatıyor:

"Londra ve New York moda dünyasından seçilen üç modacı, ben, Richard Nicoll ve Thakoon’un tasarımları üç top model Lily Cole, Helena Christensen ve Shalom Harlow’un üzerinde sergilendi. Tasarımcıların ve mankenlerin hiç ücret almadan katıldıkları bu projeye dünya basını büyük ilgi gösterdi. Helena Christensen benim tasarımımı giydi."

MODA HABER

Tasarım farkı

Siyahla bütünleşen, özgüveni olan ve sıra dışı giyinmeyi tercih eden kadınlara seslenen BNG, her tarza ve yaşa uygun tasarımlarıyla farkını ortaya koyuyor. Kesim detayları göze çarpan koleksiyonda, deriler farklı şekillerde triko ile kombine ediliyor. BNG tasarımı bir hırka, uzun ve kısa olarak iki şekilde kullanılabiliyor. Yün ve koton dokulu tasarımlar konsepte uygun şapka, kemer gibi aksesuarlarla tamamlanıyor.

Enerji veriyor

Desa, şehrin enerjisinden ve sosyal yaşamın dinamizminden esinlenerek oluşturduğu yeni koleksiyonunda modern ve sade çizgilere yer verdi. Koleksiyon, şehir hayatının nabzını tutan, sosyal yaşamın tam ortasında yer alan ve farklı zevklere sahip herkese hitap ediyor. Metropol yaşantısının ritmine ayak uydurmak amacıyla yaratılan bu çok özel tasarımlar, yaşamın her anında kullanılabilecek alternatifler olarak koleksiyondaki yerini alıyor.

Şıklık detaylarda gizli

Cacharel, 2007-08 sonbahar - kış koleksiyonuyla çok yönlü erkeğin hayatının her aşamasını şekillendirmeye devam ediyor. Geniş ve tamamen Cacharel için özel tasarımlar içeren zengin koleksiyonda takımlar ve tek ceketlerde, markanın kendisine özgü üretim teknikleriyle sağlanan yumuşatma devam ediyor. Yünlü panama dokular, tüvitler ve parlak kumaşlar dikkat çekiyor. Takımlarda pilesiz pantolonlar ise ağırlıkta.

BENİM OLMALI

Sınırsız hayaller kurun

Canlı, yoğun ve her zaman sürprizlerle dolu New York’un ruhunu tasarımlarına yansıtan Dona Karan, şehrin ritmini DKNY Jeans koleksiyonuyla sizlere ulaştırıyor. Günlük giyimde denimleri, tişört, triko, kazak, mont, elbise ve birçok şık seçeneğiyle alışverişin önemli duraklarından. DKNY Jeans, Çelet Holding tarafından Türkiye’ye getiriliyor ve İstinye Park’ta sizlerle buluşuyor.

Bu sergi görülmeli

"Couture’ün altın çağı" olarak nitelendirilen 1947-57 yıllarına damgasını vuran kıyafetler, çok özel bir sergiyle modaseverlerle buluşuyor.

Christian Dior’un "Couture’ün altın çağı" olarak nitelendirdiği 1947-57 yıllarının mimarı olan İngiliz ve Fransız modacıların, böyle bir döneme adını yazdıran tasarımları, Londra’da Victoria ve Albert Müzesi’nde sergileniyor. 22 Eylül’de başlayan sergide Balenciaga, Norman Hartnell, Givenchy, Dior gibi ustaların başyapıtlarını görebilirsiniz. Couture’ün bu yükseliş dönemini başlatan isim ise 1947’de sergilediği koleksiyonuyla "feminenliğe" yeni bir yorum getiren Dior. Sergi, 6 Ocak’a kadar görülebilecek. Gidemeyenler içinse işte müzeden ilk ve çok özel görüntüler...
Yazının devamı...

Kış sizi yanıltmasın

18 Eylül 2007
Modanın kışı yazı yok, ruhu var. Bu nedenle kışın yazlıklarınıza veda etmek yerine onları farklı kullanmayı deneyin.

Geçtiğimiz hafta, yaz modasının kalbinin attığı New York’ta defileleri izlerken küresel ısınmanın gerçekten de modayı etkisi altına aldığını hissetmemek mümkün değildi. Tasarımcıların kış için triko, yün, kaşmir ve tüvitlerle oynadığı oyunlar dışında, yazlık parçalar artık her sezon gardırobunumuzun vazgeçilmez parçaları olacak. Bunu kış defileleri sona erdiğinde de bir kez daha yazmıştık. Bu kış ipekler, şifonlar, vücutta hareket halinde olan tüm kumaşlar, kalın süveterler, hırkalarla bir arada mevsimsizliğin altını çiziyorlar. Eylül ayının sonlarına doğru yaklaşırken, "Nasıl bir kış geçireceğimiz" sorusu akıllarda. Bu nedenle alışveriş yaparken artık daha temkinli ve biraz da korkak olduğumuz kesin. Bu nedenle vitrinlerin önünde gezinirken, gerçekten her mevsim bizi idare edebilecek şeylerin arayışı içindeyiz. Bu, ince bir elbisenin üzerine hırka, kısa bir ceket veya uzun bir triko olabilir. Önerilere gelince, iki elin parmağını geçmiyor ama kesinlikle işe yarıyor.

Mini elbiseler bu kış da tahtını kimseye kaptırmıyor! Renkli tayt veya çoraplar ve kemerlerle kendi tarzınızı yaratabilirsiniz!

Düşük bel ve dar pantolon giyme zorunluluğu bu kış sona eriyor. Bu kadar yüksek bel giymekte zorlananlar için seçenekler çok!

MODA HABER

Zıtlıkların uyumu

Diesel’in Wilbert Das liderliğindeki tasarım ekibi, sonbahar-kış 07/08 koleksiyonunda geçmiş ve geleceğin zıtlığından yola çıkarak, Amerikan yerlileri ve bilim kurguyu harmanlayıp geleceğin New York insanlarını yarattı.

Tasarımlar metalik bir göz kamaştırıcılığa sahip. Paçaları büzgülü uzun pantolonlar, denim mini elbiseler, dar pantolonlar koleksiyonun temel parçaları arasında.

Tüm şehri ısıtacak

United Colors of Benetton yeni sezonda ayrıntılarda yünün keyfini gizleyen sıcak bir koleksiyon hazırlamış. Giyenlere dağ evindeymiş hissini veren tasarımlar, çalışan kadınları şehrin monotonluğundan uzaklaştırıyor. Farklı uzunluktaki bermuda ve etekler, vücuda oturan kısa anoraklar, çizgili hırka ve süveterler, çiçek desenleri stil sahibi kadınlar için kaliteli ve modern bir çizgide yorumlanmış.

Tokyo’dan sonra, NY’ta

New York’ta yaşayan tasarımcı Berna Fotocan, 2008 ilkbahar-yaz koleksiyonu ile eylül ayında New York’ta yedincisi düzenlenecek olan The Train Fashion Show’a katılıyor. Yaz koleksiyonunun temasını "Perspektif" olarak belirleyen tasarımcı, ağırlıklı olarak ipek kumaşlar kullanıyor. Fotocan, kadınların kendisini cesur, seksi ve özgür hissetmelerine önem veriyor ve ekliyor: "MOUSKA yaz koleksiyonunda her kadın, kendi bakış açısıyla seçim yapar ve seçtiğini de en iyi kendisi taşır."

BENİM OLMALI

Enerjisiyle fark ediliyor

DKNY bu kış şehrin enerjisini hissetmeniz için sizlere mikro mini etekler, geniş kırmalı pantolonlar, bacakları örten upuzun ceketler, tüvit bol anoraklar, el örgüsü süveterler öneriyor. Markanın aksesuvar koleksiyonu ise yine oldukça zengin. Bilekte botlar ve büyük çantaları benim favorim.

Al ve at devri sona erdi

oda kurbanları için gardırop yenilemek kolay! Kural şu: Sezonun en moda parçalarını al, bir öncekileri çöpe at! Kendine ait bir tarzı olanlar içinse bu iş daha zor. İçinden kendine uyanları alacak, onları bir önceki sezon aldıklarıyla eşleştirecekler.

Şimdi önerilere bir göz atalım:

n Kaban: Geçtiğimiz sezon alınan kabanlar yine askılara asılıyor. Ancak upuzun ve kalın renkli bir atkıyı boynunuza sıra sıra doladığınız şekliyle kullanıldığında çok stil sahibi bir görüntü yakalayabilirsiniz.

n Bere: Bu kış kalın bereler ve şapkalar kıyafetleri tamamlamak için ideal. Ancak geçtiğimiz yıl Prada’nın türbanlarının bu yıl da bazı tasarımcılar tarafından kullanıldığını hatta, başörtüsü olarak yorumladığını görebilirsiniz.

n Renkler: "Mor bir çanta veya turuncu bir kaban alacağım" derseniz tamam... Ancak bu sezon bu kadar canlı renkler arasında sarı, mavi, mor ve kırmızının çok kullanılacağını unutmayın. Bunun yanı sıra daha koyu ve klasik tonlar koleksiyonlarının hemen hemen hepsine hakim. Karamel veya krem bir kaban, gri bir ceket veya hırka gardırobunuzda mutlaka bulunmalı.

n Kalın topuklar mı, balerinler mi: Bu sorunun cevabı, kış modasında kesinlikle önce balerinler... Her renk, doku ve detaylarda. n Elbise: Hálá minilerin hakimiyetinden söz etmek mümkün. Mini ve etekleri balon modeller dışında, hafif üçgen inişli, kolları balon kesimli olanları öncelikli. Bunun dışında, düz renkte triko jileler de önümüzdeki ayların favorilerinden olacak. Modadaki minimalizm rüzgarı elbiselerde kendini değerli detaylarla gösteriyor. Drapelerle zenginleştirilmiş, düz kesimli dizde biten ’lüks’ kokan elbiselere her tasarımcı farklı bir ruh vermiş.

n Ceket: Ceketlerde de 60’lı yılların etkisi sürüyor. Bu nedenle mini ampir inişli ceketlere, mini yakalar ve iri düğmeler eşlik ediyor.

n Pantolon: Müjde, bu kış artık düşük bel ve dar kesimli pantolon giyme ’zorunluluğu’ ortadan kalkıyor. Bol kesimli ve daha yüksek belli modeller geri döndü. 80’lerden miras kalan bu modeller, gece gündüz giyilebiliyor.

n Deri ceket: Junya Watanabe, sıra dışı Japon tasarımcı, defilesinde sergilediği beyaz deri ceketiyle büyük alkış almıştı. Ve bu model kışın en moda parçalarından biri oldu. Mischa Barton bu ceketi şık bir elbise veya denimle en iyi kullanan isimlerden.

n Tayt: Diğer bir değişle ’fuseaux’lar, çoraplara karşı yine güçlü. Bu kez triko taytlar, çorap gibi bileklere, kadar uzuyor. Çıplak bırakılan ayaklarda ise kalın ve yüksek topuklu ayakkabılar var. 80’lı yıllardan bugüne taşınan bu moda, mini elbiselerin tamamlayıcısı olacak.

n Çanta: El çantalarını tahtından edebilecek bir trend hálá yok! Sadece Hollywood yıldızlarının kırmızı halıda kullandığı ve gece takılan bu çantalar artık gündüz gece yanınızda. Nam-ı diğer ’clutches’lar her tarza uygun modelde, elbette daha büyük boylarıyla gardıroplara giriyor.
Yazının devamı...

Üniformanız ’tasarım’ mı

11 Eylül 2007
Türkiye’de ilk kez üniforma tasarımları ve uygulamaları gerçekleştiren bir şirketin sahibi olan Tülin Yazıcı, kızı Melis Yazıcı ve ödüllü kostüm tasarımcısı Canan Göknil ile birlikte "Dressbest Uniform"u kurdu. Müşterileri arasında uluslararası otel zincirleri ile havayolları olan şirket, tasarımı konfor ve teknolojiyle birleştirerek bu alanda kendine farklı bir yol çiziyor. Canan Göknil’den bu konseptin detaylarını dinledik.

n Neden özgürce koleksiyonlar oluşturmak yerine, bu alanda tasarlamayı seçtiniz?

- Bu tarz tasarımlar yapmak aslında asıl mesleğim olan kostüm tasarımcılığının, yani tiyatroculuğun gereği... Tasarım disiplinim; kostümlerini hazırladığım oyunlarda eser, yönetmen, ışık ve malzeme tekniği gibi bileşenlerin bütününden oluşuyor. Yani hiçbir zaman bir moda tasarımcısı kadar özgür olamıyorsunuz. Bu nedenle benim tasarımcılık hikayem de özgürce koleksiyonlar oluşturma konusunda başlamadan son buldu. Kendimi kalbimi kırmadan geliştirdim. Fırsatlar arka arkaya geldi. Bu doğrultuda, sizin de dediğiniz gibi belirli alanlarda tasarlamak durumunda kaldım.

n Ya üniforma tasarlamak?

- Kostüm tasarımcılığı dışında üniforma tasarlama konusu da, birçok bileşene hizmet eden tasarımlar yapmak anlamına geldiği için benim uzmanlık alanım... Bundan yola çıkarak, beraber birçok projeye imza attığım sektörün önemli üreticisi Tülin Yazıcı ile ortak "Dreesbest Uniforms"u kurduk.

n Kostüm ve giysi tasarımında renkler ve detaylarla oynamakta bu kadar özgünken, üniforma tasarlarken kriterleriniz ne oluyor?

- Bizi sınırlayıcı kriterleri var gözükse de, üniforma tasarlarken de güçlü bir yaratıcılığa ve tabii ki ciddi bir know-how’a ihtiyaç duyuluyor. Birçok uluslararası kurumsal firma, bünyelerinde çalışan görevlileri artık daha şık, trendlere yakın, konforlu ve giysileri içinde mutlu görmek istiyor. Dolayısıyla üniforma tasarlarken, giyenlerin kendilerini içinde mutlu, estetik ve rahat hissedecekleri tasarımlar yapıyoruz. Kriterlerimiz sektörlere göre bazı değişiklikler gösterebiliyor. Tasarım her sektörde olduğu gibi üniforma sektöründe de artık farklılaşmak adına ön plana çıkıyor.

ÜNİFORMA TASARLAYAN BİRÇOK TASARIMCI YETERSİZ n Moda tasarımcılarının üniforma sektörüne bu kadar yoğun girmelerini, tasarımın bir pazarlama etkisi olmasına mı bağlıyorsunuz?

- Tabii ki tasarımcı elinden çıkmış bir üniformanın pazarlama anlamında markaya büyük bir artısı oluyor. Bu durum dünyada uzun zamandır zaten fark edilerek uygulanıyor. Hatta ülkemizde de üniformalarını tasarımcılara emanet eden markaların sayısı her geçen gün artıyor. Bu gelişmeyi tasarım ve tasarımcılar adına önemli buluyorum. Ancak çok önemli bir detay atlanıyor. Bir üniforma tasarlamak sadece hoş bir giysi yaratmak değil, gerçekten bir uzmanlık ve know-how gerektiriyor.

n Moda tasarımcılarını bu anlamda yetersiz mi buluyorsunuz?

- Maalesef duyduklarım ve gördüklerim, henüz bu bilgi birikimine sahip olmadıklarını gösteriyor. Birçok fiyasko yaşandı ve yaşanıyor. Ancak bu sürecin Türkiye’de yaşanıyor olmasını da garipsemiyorum. Herkes doğruyu bulacaktır diye düşünüyorum.

n Dünyada endüstri ve tasarımcı ortaklığının önemli örnekleri nelerdir? Üreticiler neden bu konuda bir tasarımcının da içinde bulunduğu bir ekiple çalışmayı tercih ediyor?

- Yurt dışındaki firmaların çoğu, büyük projelerde özel tasarımcılarla beraber proje bazında çalışıyor.

Özellikle havayolları ve kurumsal kontrat yapılabilecek büyük zincir otellerde durum böyle. Ancak bildiğim kadarıyla herhangi bir tasarımcının bu anlamda bir üniforma şirketinde kendi ortaklığı yok. Sadece koleksiyon aşamasını beraber götürüyorlar, sonraki aşamalar üniforma firmalarının kontrolünde oluyor. "Dressbest Uniforms"da ise durum farklı. Çünkü her evrede benim tasarım bilgim ve gözüm, sürecin işleyişine katkıda bulunuyor.

Sanat ve moda buluşması

İlk kez 2002 yılında New York’ta düzenlenmeye başlanan "Grand Classics", her ay iki kez, Londra ve New York dışında Los Angeles, Miami gibi ünlü şehirlerde organize ediliyor. Sinema çevreleri için de önem taşıyan bu gecelerde, geceye ev sahipliği yapması için seçilen bir konuk, ilham aldığı bir film seçiyor ve bu film konuklarla birlikte izleniyor. Ve filmi seçen isim, neden bu seçimi yaptığını ve izlenimlerini konuklarla paylaşıyor.

Bu özel film gösterimi, dünyanın önemli şehirlerinden sonra, eylül ayının sonlarında Oscar’lı oyuncu Daniel Day Lewis ve eşi Rebecca Miller’ın ev sahipliğinde İstanbul Les Ottomans’da gerçekleşecek. Vakko’nun gerçekleştirdiği bu organizasyonun ülkemizden ve yurt dışından ünlü konukları olacak. Bu gece için Lewis’in seçtiği filmin adı "If"...

Derinlerde bir yerlerde...

İlhamını derinliklerden alan tasarımcılar, kışın en iddialı renklerinden birinin de çivit mavisi ve tonları olduğu konusunda hemfikir... Bu rengi, farklı renk kombinasyonlarıyla daha çekici hale getirmek yerine de kendi içinde desen geçişleri veya farklı dokularla zenginleştirmekten yanalar.

Anna Sui’nin formal olamayan özgür şehir kadınları, yine hafif kumaşlar, desen ve rahat formlar içinde mavinin tonlarıyla tanışıyor. Michael Kors, Dior ve Versace ise yeni sezonda yalın ama işlevsel detaylar üzerinde durmuş. Bu nedenle mavi kendi başına siyah aksesuvarla kombinleniyor. Ruhunu 60’lı ve 40’lı yıllardan alan koleksiyonlarında, elbise, palto ve ceketlerde kol ve düğme detayları, bedene oturan kuplar, yaka ve kol ağızlarında kurgulu finish’ler, eteklerden uzaklaşarak kollarda yeni bir stil yaratan nostaljik balon formlar var. Tüvit, kaşmir ve yün-koton karışımlarında kullanılan çivit mavisi, sizleri derinliklerde yeni hazineler bulmaya davet ediyor.

Koleksiyona Alessandro Ferrari danışmanlık yaptı

Dünyanın önemli moda merkezlerinde de koleksiyonlarıyla beğeni toplayan Orka Group markalarından Damat, Tween ve ADV, geçtiğimiz hafta yeni koleksiyonunu tanıttı. Toplantıda Damat’ın sonbahar-kış kataloğunda imzası olan ünlü İtalyan moda danışmanı Alessandro Ferrari de bulundu. Dünyanın en prestijli erkek moda dergilerinden Collezioni Uomo’nun yayın yönetmeni de olan Ferrari, 2008 yazının ADV erkeğinden ve bu kış Damat koleksiyonundaki yeniliklerden bahsetti.

Ferrari, bu kış danışmanlık yaptığı Damat koleksiyonunda dünya erkek modasında öne çıkan tüm detayları görebileceğinizi belirtiyor.

Kaşmir ve ipek

Drapeler ve degaje yakalar, elbiseler, tek parça ceketimsi bluzlar, dar taytlar, ipek gömlek ve pelerinler, Swarovski taşlarla bezeli saf kaşmir kazaklar, Silk&Cashmere’in 2007-2008 sonbahar-kış kreasyonundaki göz alıcı parçalardan birkaçı... Serin günlerde saf kaşmir örgüden blazer ceketler vücut ısınızı dengede tutarken, saf kaşmir şalların çeşitliliği ise sizi seçim yapmakta zorlayacak.

Sezonun gözdesi "bootie"ler

Divarese kadın koleksiyonu, konfor düşkünleri için de farklı seçenekler sunuyor. Yüksek ökçeli, özel aksesuvarlar bezenmiş abiye ayakkabılar sanat eseri görüntüsü yaratırken, zarif tasarımlı babetler, ince detaylarla hareketlendirilmiş rahat modeller, modaseverlerin tutkusu platform tabanlı seçenekler de dikkat çekiyor. Sezonun gözdesi "bootie"ler, ince topuklu zarif modelleri ve modern, kalın topuklu tasarımlarıyla çok şık.

Galliano farkı

Madonna, GQ dergisinin Londra’daki ödül töreninde, Galliano tasarımı Dior elbisesiyle kış modasında elbiselerin ne kadar önemli bir yere sahip olacağı konusunda ipucu verdi. Kollarda fiyonk detaylarıyla zenginleştirilmiş bu gri elbise, yine Dior’un gece ayakkabılarıyla tamamlamıyor.

Okula dönüş

Bu kış Eastpak, Converse, Puma gibi sportif markaların çantaları özellikle okul hazırlıkları yapanlar arasında ilgi görüyor. Bu çantaların rengarenk desenlileri, bol cepli seçenekleri var. Benim favorim, çekilerek de taşınabilenler...
Yazının devamı...

Eldiven şıklığı

4 Eylül 2007
Son birkaç yıldır, moda aksesuvarlara daha fazla sorumluluk yüklüyor. Bu noktada tasarımcılar, öne çıkan bu detaylarla, yaratıcılıklarına yön veren kadını daha kolay tanımlıyor. Ve ortaya çıkan silütler "lady görünümü", "sofistike", "nostaljik" gibi isimler alıyor.

2007-08 Sonbahar-Kış sezonunun anahtar parçalarından biri olan eldivenler, yeni sezonun şifrelerini fısıldıyor: "Estetik, sofistike ve kadınsı"...

50’lerde zarafeti tamamlayan, el çantaları ve şapkayla olan dostluğunu hiç bozmayan eldiven, 2000’li yılların kadınları için sadece elleri soğuktan koruyan bir detay olmaktan çok daha farklı bir noktada şimdi... 80’lerde parmaksız modellerin rock kültürünün bir parçası olmasından ve hayatımıza girmesinden sonra ilk kez bize bu kadar yakın. İlhamını geçmişten alan markalar için kış şıklığın en önemli sembolü.

Anlatmak istediğim şu; pardösünüzü veya trençkotunuzu giydiğinizde sarı bir deri eldiven taktığınızı veya kırmızı eteğin üzerine mavi renkli olanını seçtiğinizi düşünün. Bu farklı olur, klasik değil. Cacharel ve Marc by Marc Jacobs koleksiyonundaki eldivenler triko ve parmaksız olarak çok şıklar. Bu da hem "tarz" hem sportif durur.

Tüm kolu saran da var, bilek hizasında duran da

Koleksiyonunda derilere bolca yer veren Burberry, bileklere kadar uzan kapitone eldivenleriyle iddialı. Eldivenler geceleri son derece şık, gündüzleri ise asi bir görünüm yaratabilir. Marka, sezonun bu en moda detayını, siyah, büyük, deri çantalarla tamamlıyor.

Anna Sui ise parmaksız triko eldivenlerini, "tasarım" triko üstleri ve desenli ipek etekleriyle birleştirmiş. İşte ikinci anahtar: İpekler ve triko bu kış flört ediyor.

Oscar De La Renta’nın siyahlar içindeki "sofistike" kadını da eldivensiz yapamıyor. Sade, kendinden emin ve şık olmak için çok detaya ihtiyacı yok!

En kısa olandan dirsekleri aşan boylara kadar farklı yorumlarıyla karşımıza çıkan eldivenler arasında özellikle geceleri, ilhamını 50’lerin couture ruhundan alan ve kolları sımsıkı saran uzun modellere ilgi büyük.

Eldiven giymem için bana üç neden söyle

1- Tüm diğer aksesuvarlar gibi eldivenler de kıyafete eklendiği an havanızı değiştirebilir. Bir anda kendinizi faklı ve şık hissedebilirsiniz.

2- Renkleriyle, ki bu kış renkli deri modeller çok moda, simsiyah bir giysinin bile verdiği mesaj değişebilir. Tek bir parça sizi sıradanlıktan uzaklaştırabilir.

3- Yeni bir oyun için fırsat: Uzun, kısa, triko, parmaksız, krokodil, deri, şık, sıra dışı, couture... Birbirinden farklı modeller arasında kendi stiliniz için seçim yapabilirsiniz. Benim favorim; Marc by Marc Jacobs’ın parmaksız triko modelleri ve kısa, sarı, deri eldivenleri!

Modern bir Amerikan klasiği

Çanta tutkunlarına iyi bir haber... Tanınmış Amerikan markası COACH, çok kısa bir süre sonra İstinye Park’ta mağazasını açıyor.

1941 yılından bu yana "klasik Amerikan stilini" modern bir yorumla dünyaya pazarlayan COACH, bugün moda sektöründe oldukça ilgi gören bir marka. Bir aile şirketi olarak kurulmuş ve el emeğiyle ürettiği çantalarını önce Amerika’da ardından da Avrupa’da sevdirmeyi başarmış. Bugün, ünlü Hollywood yıldızları başta olmak üzere, modayı yakından takip eden ve çanta seçerken marka ve kalite dengesini önemseyen birçok kadının tercihleri arasında. Marka, kullandığı kaliteli deriler, rafine tasarımlarını farklılaştıracak aksesuvarlarıyla öne çıkıyor. COACH bir çantaya sahip olmak isteyenler, çeşitlilik ve renk skalasına bakınca karar vermekte zorlanıyor. Bundan tam 66 yıl önce, 12 çantayla başlayan serüven, ABD’de 230’un üzerinde ve 18 farklı ülkede 200 mağaza ile devam ediyor. Özel üretim teknikleriyle, bir aksesuvarın dokusunun diğerinden tamamen farklı olmasını sağlıyorlar ve bu da markaya bağlılığı artırıyor.

COACH, merakla beklenen ve açılışı biraz gecikeceği söylenen İstinye Park projesinin misafirlerinden biri. Eren Holding tarafından Türkiye’ye getirilen markanın ikinci mağazası yine kısa bir süre sonra Bağdat Caddesi’nde açılacak.

MODA HABER

Zamansız yorumlar

NetWork’de yeni sezon kuzey ışıklarının etkisiyle güçlü bir silüet çiziyor.

2007-08 Sonbahar-Kış kadın koleksiyonu, modern ve şehirli kadının kendi trendlerini yarattığı, aktif ve zamansız tasarımlardan oluşuyor. Fonksiyonelliğin ön plana çıktığı koleksiyonda, çağdaş şehir gezginleri anlayışı, teknoloji ile doğallığı bir araya getiriyor. Arzu Kaprol imzalı koleksiyonda dört ana tema var.

Metalik ışıltılar

Claire’s, 2007-2008 Sonbahar-Kış koleksiyonuyla modaya uygun aksesuvar seçenekleri sunuyor. Sezonun gözdesi ise metalik ışıltılar. Rock ve punk esintilerine göndermeler yapan kat kat zincir kolyeler, büyük boncuklar, fiyonklar, anahtarlar, kalpler, kuş ve yıldız motifleri ve renkli saç bantları koleksiyonun öne çıkan parçaları arasında.
Yazının devamı...

Bu kez yolculuk nereye

28 Ağustos 2007
Ajda Pekkan, yaz konserlerindeki "disko" konseptiyle, modadaki gelecek trendine "postvintage" bir yorum getirdi. Kumaşları ve detayları gelecek kokan sahne kostümlerinde kesimler ve aksesuvarlar vintage bir ruh taşıyordu.

Bu görsellik hoşumuza gidiyor. Tabii, hoşumuza giden tek bu değil; Ajda Pekkan’ın Türkiye’nin en şık kadınlarından biri olmasının yanı sıra, adını her telaffuz edişimizde aklımıza nostaljik parçaların değil, yenilikçi bir sound’la hareketlendirilmiş notaların takılması...

Peki, geçtiğimiz aylarda dilimize doladığımız modayı da etkisine alan futurizme ne olacak?

2007-08 sonbahar-kışında tasarımcılar, geçmişin tozlu sandıklarını açıyor (her zaman olduğu gibi!) ve belirgin, "abartılı" bir uslüpla belli dönemlere göndermeler yapıyorlar. John Galliano’nun retro kadınları, bu sıra dışı yaratıcılığı anlatmak için yeterli. Tasarımcı, 20’li yılların vintage ruhundan esinlenilerek yarattığı koleksiyonunda, ipekler, taftalar, katlı dikişler ve kabarık formları bir araya getirerek, canlı renklerle yorumlanmış. Sonuç mu: Retro bir cazibe!

Seçim yapmak zor

Antonio Marras ise hemen hemen birçok tasarımcı gibi, silüetler üzerinde duruyor. Bedene oturan gömleklerle, mini ceketler, kabarık eteklere eşlik ediyor. Genç ve çocuksu bir kadın anlatılıyor. Elbette geçmişin gölgesinde, ama yaratıcılığın esaretinde!

Genel olarak baktığımızda, kadınlar sonbahar-kış aylarında kendilerinden beklenenin çok üzerinde bir yaratıcılık sergilemek zorundalar. Gerçek bir görsellik ortaya koymaya zorlansalar da eminiz ki bu onların hoşuna gidecek, renk konusunda gri, siyah ve vizon tonlarının ağırlığı, kırmızı, çivit mavisi, kirli sarı, turuncu ve zaman zaman yeşilin gövde gösterilerine engel olamıyor.

İpeklerin dantel ve kadifelerle kullanıldığı sezonda, tüvidler, trikolar, geceleri tafta kadınların iç dünyasını en iyi anlatacak şekilde kurgulanmış.

1920’lerden başlayarak 1970’lere kadar uzanan bu görsellikte küçük el çantaları, eldivenler, bere, şapka ve atkılar elbette önemli bir rol oynuyor. Ama ondan da önemlisi, tasarımcıların yaratıcılıklarını ortaya koydukları detaylardaki kurgu.

Bir araya gelmesi mümkün olmayan kumaş ve detayları, grafiksel ve kimi zaman şiirsel bir anlatımla ortaya koymuşlar. Kimi zaman yalın, kimi zamansa Balenciaga gibi tasarım kokan avangarde formlar var anlattıklarında. Bu da tek bir parçayla bile harikalar yaratabileceğiniz anlamına geliyor. Bir araya gelen renk ve dokulardaki karmaşa da sezonun geçmiş tutkusunun bir sonucu, bu dönemlerde yapılan yolculuklarda ışıltı yok; daha çok kumaşlar ve formlarla yaratılan bir nostalji var. Vintage ve retro’nun getirdiği lüks anlaşı, bizleri seçim yapmakta zorlayacak!

En dinamik ve

yenilikçi İtalyan


İtalya’da ortaya çıktı, şimdi yavaş yavaş tüm dünyayı ele geçiriyor. Tosca Blu, şık ve yalın mağaza konsepti ve kaliteden ödün vermeyen, çarpıcı detaylarıyla dikkat çeken en moda çanta ve aksesuvarlarıyla yakında Türkiye’ye kendini anlatmaya geliyor.

Tosca Blu, 1998 yılında kurulan bir İtalyan markası. Şu anda başta İtalya olmak üzere, New York, Tokya, Londra gibi dünyanın en önemli moda şehirlerinde birbiri ardına açtığı mağazalarıyla adından söz ettiriyor. Kısa zamanda bu kadar başarılı olmasının nedenini ise markanın sahibi, Mino Ronzoni ve eski bir model olan eşi Raffaella Condursi, kalite, moda ve fiyat dengesini iyi kurmalarına bağlıyor. 1978 yılında Giacomo Ronzoni tarafından kurulan MinoRonzoni Srl. ve yıllardır Ferre, Versace, Dolce & Gabbana, Armani Jeans, Hugo Boss, alt segmentte Zara, Gap gibi dünyanın en ünlü markalarına deri kemer ve aksesuvar üretiyor. Hem de yılda yaklaşık yedi milyon adet üretim kapasitesiyle.

1997 yılında çiftin kızları Virginia Tosca Blu doğuyor. Ve o yıl, çevrelerinden de gelen baskılara dayanamayarak çift Tosca Blu’yu kuruyor. Mino Ronzoni markanın başarısının ardında, eşinin eski mesleğinden de dolayı modayla iç içe yaşamasını, tasarımlarının trendlerden ve modadan ilham aldığını belirtiyor. Üretimdeki başarı ve kullanılan kaliteli malzemeler de markaya gelen talepleri artırıyor. İstanbul Marka City ve Astoria’da, Ankara ve İzmir’de çok yakında mağazalarını açacak olan Tosca Blu, çok düşük olmayan ama ulaşılabilir bir fiyat politikasına sahip. Çanta dışında ilk kez bu yıl ayakkabı koleksiyonu hazırlayan Tosca Blu’nun kemer, cüzdan gibi yan ürün grupları var. Detaylarıyla dikkat çeken çantalar moda dergilerinin kapaklarını süslüyor, moda ve yeniliklerden haberler veren sayfalardan eksik olmuyor. Dünyada şimdiden Mariah Carey gibi ünlü kullanıcıları var.

MODA HABER

Zamansız şehrin şık kadınları

İstanbul’un hazinelerinin kapısını aralayan Park Bravo, yeni koleksiyonunda keşfedilmemiş motifler, iddialı renkleriyle kendinden söz ettiriyor. Tasarımlarda düz ve yalın formlar, gecelerin ışıltısını andıran kumaşlara yer veriliyor. İpek satenler kadifelerle buluşurken, dantel ve fisto yine zarafeti vurgulamak için başrolde. Park Bravo’nun yeni ruhu, zamanın ötesine uzanan güzelliğin bir yorumu...

Sophia Loren tarzı böyle olur

Sophia Loren’e başörtüsü yakışıyor, Audrey Hepburn’e de... Söz konusu sadece örtmek olunca... Yeni sonbahar-kış koleksiyonlarını incelerken Vera Wang’in koyu renk kombinasyonlarını, canlı yeşil ve sarı tonlarında saten başörtüleriyle tamamladığını gördüm. Önce biraz tuhaf geldi. Alışık olduğumuz bir görüntü değil; bir kere fazla modern. Dedim ya sadece bir aksesuvar görümünde bu karede... Bu kış, Avrupa’da şapkalara, berelere kafa tutacak.

BENİM OLMALI

Mesaj ve iddia kaygılı

Önümüzdeki yaz daha çok mesaj kaygılı tişörtler göreceğiz o kesin. Peki burada benim olması gereken ne? Kombinasyonun ruhu... Kolyelerde çok abartıya kaçmadan, en basit bir tişörtü bile gündelik havasından çıkarmalarını sevdim. O bandanayı takmam ama valiz tipi çantası, kolyesi, ve yüzüğüyle David Jones’un bu "iddiasını" sevdim.
Yazının devamı...