"Esra Ezmeci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Esra Ezmeci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Esra  Ezmeci

İhanetten Sonra Tekrar Güvenmek Mümkün Mü?

Sabah bu kadar erken saatte kalkmak artık onu fazla yoruyordu. Kocası yüzünden sıklıkla geç yatmak zorunda kalıyordu. Eşi devamlı yeni diziler ve filmler bulur, geç saatlere kadar onları izlemek isterdi.Oysa onun istediği, işten eve gelip, kafa dinlemek, biraz telefonda sosyal medya hesaplarına göz atıp kafa dağıtmaktı. Onun bu isteksizliğinin kocası da farkındaydı. Hatta kocası film seyretmek istedikçe ve bunda ısrarlı davrandıkça, ona öfkeleniyor ve ters davranıyordu..

Kocası birlikte dizi seyretmenin eşi için işkence olduğunu anlamıştı, artık o da haftada iki gün arkadaşlarıyla dışarıda vakit geçiriyordu . Ne güzeldi evde yalnız olmak, akşam işten gelince istediğini özgürce yapabilmek. Kocası için artık pek fazla yemek yapmak istemiyordu. Ne yapsa zaten beğenmiyordu. Hemen hemen bütün davranışlarını yargılardı. Saçını boyatsa fark etmez, ama ışıkları açık bırakırsa hemen fark eder ve kızardı. Arkadaşlarının yanında saçma sapan konuştuğunu düşündüğü zaman onu herkesin yanında eleştirirdi. Kocası onun her yaptığını kontrol etmek ister gibiydi. Nasıl giyindiğini, nelere para harcadığını kontrol ettiği yetmezmiş gibi devamlı bir şeylerde de kusur bulurdu. Cinsel hayatları da iyice azalmıştı. Çok monoton gidiyordu her şey. Ama en güzeli bu kadar yorgunluğun üzerine eve gelip, pijamaları giyip, yayılmaktı. Cinsellik bir uğraş gibi olmuştu artık onlar için. Cinsellik sıklıkları iki ayda bire düşmüştü. Ama bu onun için bir rahatlık olmuştu. İkisinin de bir sosyal medya hesabı vardı. Birbirlerinin özellerine çok saygılıydılar. Asla birbirlerinin sosyal medya hesaplarına girmez, mesajlarına bakmazlardı. Her zaman eşine güveni tamdı. Eşine güveniyor olmaktan mutluydu. Hatta bununla gurur duyuyordu. O gün eşi yine arkadaşlarıyla dışarı çıkmıştı. Akşam yine geç gelmişti. Telefonunu sehpanın üzerine bırakmıştı. O kadar sarhoş gelmişti ki yatakta sızıp kaldı. İlk defa gelen mesajları telefonun ekranına düşüyordu. Aslında eşine çok güveniyordu. Bakmaması gerekirdi. Bu onun kocasının özeliydi. Ama ekranda kalp emojileri görünce, mesajlara bakmaya karar verdi. Mesajda "Aşkım bu gece her şey mükemmeldi" yazıyordu. Kadının başından aşağıya kaynar sular döküldü. Koltuğa kendini yavaşça bıraktı.  Koltuğun içinde çökmeye başlamıştı. Asla böyle bir durum olamazdı. "Nasıl fark edemedim?" dedi kendi içinden. Hala şok ve şaşkınlık içindeydi.

Olayın üzerinden bir hafta geçmişti. Eşi bu evliliği kurtarmak istiyordu, tekrar onun güvenini kazanmak için her şeyi yapmaya hazırdı. Hala çok şaşkındı, daha önce sorsalar sadakatsizliği asla kabul etmezdi ama şimdi onu affetmek ve eşine ikinci şans vermek istiyordu. Kafasında bir sürü soru işareti vardı. Tekrar ilişkilerini toparlayabilirler miydi, tekrar eşine güvenebilir miydi ya da hiç güvenmemeli miydi. Bu sorularla boğuşurken kendine ve eşine yoğun kızgınlık ve öfke hissederken eşiyle birlikte çift terapisine başlamaya karar verdi.

Yeni araştırmalar kadınlar ve erkeklerin partnerlerini aynı oranda aldattığını gösteriyor. Kadınlar daha çok duygusal boşluklarını doldurmak için, erkekler ise fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak ya da çeşitli fantezi eğilimlerini gerçekleştirmek için eşlerini aldatıyor.

Araştırmalar, aldatma sonucu eşlerin çoğunun sadakatsizlikle karşılaştıkları takdirde evliliklerini sonlandıracaklarını ifade etmiştir. Gerçek yaşamda çiftlerin %75 sadakatsizliğe rağmen evliliklerine devam etmektedir. Aslında çok inandırıcı gelmese de sadakatsizlik sonrasında birlikte yaşamaya devam eden çiftlerin bazılarının ilişkileri sadakatsizlik öncesi dönemden daha da sağlıklı bir duruma gelebilmektedir. Ne yazık ki sadakatsizlik sonrası birlikte kalmayı tercih eden tüm çiftler aynı derecede şanslı olmamaktadırlar. Aldatmadan sonra kişi aynı bir kayıp yaşamış gibi yas sürecine girebilir ve çok çeşitli duygular yaşayabilir. Kişi kendisini eskisinden farklı görebilir, kendisine olan saygı ve özgüveni azalabilir, inandığı partneri için özel olma duygusu kaybolabilir, kendine yönelik suçlama ve öfke olabilir.

Sadakatsizlik nasıl geride bırakılabilir?

  • Temel hedef yaşanılanları anlamaya çalışmak, sadakatsizliğe yatkın duruma getiren etkenleri belirlemek ve kaybolan güven duygusunu yeniden sağlamak olmalı.
  • Öncelikle bilmeniz gereken şey eşinizin ya da partnerinizin aldatmasından kesinlikle kendinizi suçlamamanız ve kendinize öfke duymamanız
  • İlişkiyi sadakatsizliğe götüren nedenleri detaylıca anlamak
  • Aldatma sürecinden sonra acıyla başa çıkmak için hayatınıza hoşa gidecek süreçler eklemek
  • Ayrı kalma ya da çok aşırı birlikte vakit geçirme gibi telafi süreçlerine geçmeden, eşle birlikte belli sınırlar ve yeniden kurulan güven çerçevesinde tekrar ilişkiye devam etmek (Aldatmayı affetmek, bir anlaşma imzalamaya benzer, sözleşmede iki tarafta isteklerini söyler, uyuşabildiği noktada tekrar güven bağı kurulabilir.)
  • Sınırlar belirlenene kadar eşinizle aldatma sürecini (nasıl, ne zaman başladı gibi..) belirli günler ve belirli saatlerde konuşabilirsiniz. Sınırlar belirlendikten ve gerekli cevaplar alındıktan sonra tekrar tekrar konuyu açmamak ve laf sokmak, çeşitli imalarda bulunmak gibi negatif süreçleri bırakmak gerekir.
  • Sadakatsizliği anlamak ve affetmek. (“Sadakatsizliği anlamak” demek yaşanılanı unutmak demek değil, onu bir bütünlük içinde olduğu gibi görmek ve bu acının size ne kattığını anlamak demektir. Affetmek, illaki affettiğiniz kişi ile birlikte yaşamayı ya da onu onaylamayı gerektirmez. Affetmek, kaşınızdaki kişiyi cezalandırmaktan vazgeçip kendinizi büyük bir olgunlukla özgürleştirmek demektir)
  • Dürüstlük antlaşmasıyla tekrar güven bağını kurmak.

 

Araştırmalar ve İstatistikler, aldatma sürecinden sonraki ilişkiler için umut verici olsa da her ilişki ve her kişi kendi içinde özeldir. Önemli ve güzel olan hiç böyle negatif süreçler olmadan ilişkiyi götürebilmektir. 

X