"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yüzünü saklıyorsunuz iğrenç el işareti açıkta

Elli insanı sadece ibadet için gittiği camide katleden şu aşağılık yaratığın eliyle yaptığı işarete bakın...

O iğrenç parmaklara kendi kendine ne anlam verdiyse...

Bütün nefretini, kinini, içindeki vahşeti, Allah’ın yarattığı o beş parmağa yüklemiş...

*

Güya Hıristiyanlık adına Müslümanlığa karşı yürüttüğü “davasının” zafer işareti bu...

Nasıl bir “dava” ise, o melun kafasında vahşeti, barbarlığı zafer haline getirmiş...

*

İşte o yüzden ürkütüyor beni bu el işaretleri...

Yukarı kaldırılmış kolların ucuna eklenmiş eller, o hale, bu hale getirilmiş parmaklar, yukarıya çevrilmiş, ileriye uzatılmış işaretparmakları, iki parmağın arasına sıkıştırılmış başparmaklar...

Yukarı kaldırılmış kolların ucuna yapıştırılmış yumruklar...

Hatta, geçmişte zaman zaman kendimin bile yaptığı, o “V” şekline sokulmuş parmaklar...

Hepsi, topu ürkütüyor beni...

*

İnsanoğlu, elini kendi kendine ilan ettiği bir “davanın” mesajcısı haline getirdi mi...

O dava benim gözümde sempatik olsa bile...

El bir “davanın” esiri oldu mu...

Artık biliyorum ki...

Ne o davadan, ne o elden, ne de o eli o hale getiren insandan insanlığa bir hayır vardır...

*

Yeni Zelanda canisinin o beş parmağından işte o yüzden ürktüm...

Müslüman olarak ürktüm...

Hıristiyan olsam da ürker ve iğrenirdim...

*

Dünya 20’nci yüzyılda ileri uzatılmış kollardan, onun ucuna iliştirilmiş açık ellerden, yumruklardan çok çekti...

Ama görüyorum ki o eller hiçbirimize hiçbir şey anlatmamış, hiçbir ders vermemiş.

Allah’ın yarattığı o elleri, hâlâ kendi davalarımızın tetikçisi haline getirmekte hiç sakınca görmüyoruz.

*

Bense Allah’ın yarattığı o eli, sadece dostluk için karşıdaki insana uzatıldığında seviyorum.

O yüzden de bu 21’inci yüzyıl bütün hayatımın en büyük hayal kırıklığı oldu...

Yüzünü saklıyorsunuz iğrenç el işareti açıkta

BAŞI ÖRTÜLÜ KADIN YAPMAMIZ GEREKEN ŞEYİ BİZE ANLATIYOR

Yeni Zelanda Başbakanı’nın bu fotoğrafındaki sahici üzüntüye baktığımda bambaşka bir şeyi hatırladım.

Bundan 15 yıl önce dünyada “Medeniyetler arası ittifak” diye bir proje vardı ve bunu da Türkiye ile İspanya liderleri yürütüyordu.

Şuna inanıyorum ki, o proje hiç vakit kaybetmeden yeniden dünyanın gündemine oturtulmalı...

*

Çünkü Yeni Zelanda canisi bize şunu söylüyor:

İnanç fanatikliği artık dindarların elinden alınıp faşistlerin, ırkçıların eline geçiyor. Emin olun insanlığın başına bundan daha büyük bir felaket gelemez...

Başını örterek Müslümanlara başsağlığına giden bu Hıristiyan kadın bize yapmamız gereken şeyleri de çok güzel anlatıyor.

*

Eğer insansak, insanlığı ve barışı istiyorsak, bu duygularımızda samimiysek, inanç konusunu hemen, bugün siyaset meydanlarından, kürsülerinden, camilerden, kiliselerden çekmemiz gerekir.

Ve “Medeniyetler arası ittifak” için, Çanakkale’de yan yana yatan evlatlarının hatırasını ortak bir barış projesi haline getiren Türkiye ile Yeni Zelanda’dan daha uygun iki ülke olamaz...

Yüzünü saklıyorsunuz iğrenç el işareti açıkta

YENİ NESİL ÇİZGİ FİLMDE YENİ DÖNEMİ AÇAN DİZİ

NETFLIX’in yeni dizisi “Love, Death and Robots”u bir solukta izledim. Onar dakikalık kısa animasyon filmler.

Müthiş... Müthiş... Müthiş...

Japon manga, Fransız-

Belçika çizgi geleneği artı Franck Muller noir,  kapkara duruşu...

Science fiction...

Artı ütopya... Artı anti-ütopya...

Bence yeni nesil animasyon...

Artık belki de canlı oyunculara hiç gerek bırakmayacak yepyeni bir nesil...

52 YAŞINDAKİ KOCASI 21’E 54 YAŞINDAKİ BELLUCCİ İSE...

Benim yaşımda, hatta benden 10-15 yaş küçük olup da Monica Bellucci’yi beğenmeyen erkek var mıdır?

Belki tek tük...

Onlar da kaideyi bozmayan genç düşkünü üç-beş istisnadır...

*

Bellucci bugün 54 yaşında ama 2013’te Vincent Cassel’den ayrıldığı günden beri hepimiz ne tür bir erkekle birlikte olacağını merak ediyorduk.

Sonunda Paris Match dergisi son sayısında bunu açıkladı.

Hem de kapaktan...

*

Yeni şanslı erkek Nicolas Lefebvre adlı bir heykeltıraş...

Tabii siz de benim yaşımdaki her erkek gibi hemen merak ettiniz...

Bu şanslı erkek kaç yaşında?

Biraz moraliniz bozulacak ama yine de söyleyeyim.

36 yaşında...

*

Bir de faydalı bilgi vereyim.

Eski kocası Vincent Cassel, Tina Kunakey adlı bir kadınla evlenmişti...

Onun yaşı ise 21...

Yüzünü saklıyorsunuz iğrenç el işareti açıkta

BİZİM KIZ GALİBA BİR ‘MANDIRA FİLOZOFU’NA GİTTİ

MONICA Bellucci’yi bir süre önce bir Fransız yapımı olan “Dix Pour Cent” (Türkiye’de ‘Call My Agent’ İngilizce adıyla gösterildi) adlı dizi filmin bir bölümünde seyretmiştim. Orada menajerliğini yapan kişiye “Bekâr kaldığımda kendimi süper null (hiç) hissediyorum. Bana doğru dürüst bir adam bulamaz mısın? Şöyle matematik hocası, küçük apartmanda yaşayan, çöpünü kendi çıkaran bir erkek mesela...” diyor.

Bulduğu erkek heykeltıraş ve Hare Krişna ile Pierre Rabhi arasında gidip gelen bir karakter... Krişna’yı biliyoruz da Pierre Rabhi kim o faydalı bilgiyi de vereyim.

Eski Müslüman, sonra Hıristiyan olmuş, sonra ikisini birden bırakıp, dinden uzaklaşıp, çiftliklere sığınmış bir Fransız yazar...

Anlayacağınız bizim kız galiba bir “mandıra filozofu”na gitti.

X