"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yeryüzünde en şehvet düşkünü canlı nedir

Yeryüzünde yaşayan canlılar içinde sekse en düşkünü hangisidir? Durmadan kadın öldüren insan erkeği mi, durmadan çiftleşen aslan mı? Durmadan çoğalan fareler mi...

Hiçbiri...

Bu gökyüzünün altında yaşayan sekse en düşkün canlılar böcekler...

Bunun çok basit bir nedeni var.

Çünkü ömürleri çok kısa ve nesillerini devam ettirmek için durmadan çiftleşmeleri gerekiyor.

*

Geçen ay Amerika’da iki harika kitap çıktı.

Biri böcekler, öteki ise sivrisinekler üzerine.

İkisi de birbirinden ilginç iki kitap. Umarım en kısa zamanda Türkçeye çevrilir.

Kitaplar bir solukta okunuyor.

Yeryüzünde en şehvet düşkünü canlı nedir

Bugün size “Buzz, Sting, Bite: Why We Need Insects” adlı kitaptan ilginç birkaç bölüm aktaracağım.

Ama inanın kitabın her sayfası çok ilginç.

Bu kitabın çok önemli bir özelliği var.

Bugüne kadar böcekleri anlatan kitapların neredeyse tamamı erkek bilim insanları tarafından yazıldı.

Bu kitabın yazarı ise bir kadın.

*

Anne Sverdrup-Thygeson, Norveç Hayat Bilimleri Üniversitesi profesörü.

Tabiat yönetimi, biyoçeşitlilik ve çevre korunması konularında uzman. Kitabı geçen yıl Norveç’te yayınlandığında anında en çok satanlar listesine girmiş.

Şimdi İngilizcesi yayınlandı. New York Times önceki hafta bu iki kitap üzerine uzun bir makale yayınladı.

Tabiatta dişinin rolünü bir kadın profesörün kaleminden okumak gerçekten çok farklı bir şey.

*

Başlıktaki soruya dönelim.

Tanrı’nın yarattığı en şehvet düşkünü canlı türü hangisidir?

Bu kitaba bakarsanız böcekler... Neden böyledir?

Çünkü hayatları çok kısa ve ahir ömürlerinde yapmaları gereken üç şey var.

BİR: Yaşamak için yemek bulmak...

İKİ: Hayatta kalabilmek için başkasına yemek olmamak...

ÜÇ: Nesli devam ettirmek için durmadan çiftleşmek.

..............................

Anne Sverdrup-Thygeson: “Buzz, Sting, Bite: Why We Need Insects; Simon&Schuster, July 2019.

Öteki kitap ise sivrisineklerin insanlık tarihini nasıl etkiledikleri üzerine yazılmış. Onu henüz okumadım. İleride onu da anlatacağım.

Timothy C. Winegard: “The Mosquito: A Human History of Our Deadliest Predator” Dutton, 2019

Yeryüzünde en şehvet düşkünü canlı nedir

BÖCEĞİN 50 TONU

KAMA SUTRA VE TANTRİK SEKSİ BÖCEKLER İCAT ETTİ

TANTRİK seks, Hindistan’dan dünyaya yayılan bir kavram. Ne olduğu konusunda kesin bir tarif yok. Ama seksi daha uzun, daha uyumlu hale getiren bir Hint tekniği diyebilirsiniz. Tantrik seksin ana özelliklerinden biri, ilişkinin uzun sürmesi ise bunu yeryüzünde en iyi yapanlardan biri “yeşil pis böcek” veya “yeşil asker böceği” denilen tür.

Kitapta verilen bilgiye göre erkek ve dişi 79 gün birbirine yapışık durumda kalıyormuş.

Bu kitap tam anlamıyla bir “Böceğin 50 tonu” keyfinde...

DÜNYANIN EN BÜYÜK SPERMİ BİR BÖCEKTE

SPERM küçük bir şeydir. Onu ancak mikroskop altında görebiliriz değil mi?

Ama şu mutfakta bizi hasta eden meyve sinekleri var ya, işte onların bir türünde öyle bir sperm var ki, kitapta çok özel bir yeri hak etmiş.

Çünkü bu sineğin sperminin boyu 6.5 santimetre...

Canım bunun neresi büyük mü diyorsunuz, demeyin.

Konuştuğumuz böcek meyve sineği...

Yani 6.5 santim, onun tam 20 katı uzunlukta...

Size şöyle anlatmaya çalışayım...

Boyum 1.81...

Bu hesapla benim spermim 36 metre olmalı, ki değil...

Ama itiraf edeyim ki, bu böcek gerçeği “Boyu değil işlevi önemli” tezine de tarihi bir darbe vuruyor.

YABANARILARININ ÜÇLÜ SEKS PARTİSİ

BÖCEKLERİN dünyasında kokunun çok özel bir yeri var.

Koku sadece beslenmenin değil, aynı zamanda cinsel ilişkinin tütsüsü, rayihasıdır.

Bazı çiçeklerin kokusu yabanarısının dişisinin kokusuna çok benzer.

O nedenle, azgın teke sendromu yaşayan bazı erkek yabanarıları bazen karıştırıp çiçeklerle çiftleşmeyle kalkarlarmış.

Bir süre sonra altındakinin dişi değil çiçek olduğunu fark eder, ikinci kokuya yani başka bir çiçeğe geçermiş. Orada da yanılınca devam edermiş.

İyi haber, kitaba göre sonunda mutlaka bir dişiyi bulurmuş.

Yine de tuhaf bir üçlü ilişki....

SADAKAT

BÖCEĞİN İSVİÇRE ÇAKISI GİBİ MAYMUNCUK PENİSİNİN SIRRI

KAFKA’nın kahramanı Gregor Samsa, bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş buluyordu.

Ama böcek olmak o kadar kolay bir şey değil. Hele hele erkek böcek olmak çok da meşakkatli.

Çünkü çiftleşecek bir dişi bulmak o kadar kolay değil... Bundan da zoru o dişiyi yanında tutabilmek.

Çünkü böceklerin dişileri sadakat konusunda pek titiz değil. Çok kolaylıkla birçok erkekle çiftleşebiliyor.

Tabiat aldatılma korkusu içinde yaşayan gariban böcekler için de bir çözüm getirmiş. Dişiyi dölledikten sonra ona bir tür bekâret kemeri takıyor.

Ama hiç unutmayın ki tabiatın da bizlerle dalga geçen, eğlenen bir karakteri var.

Bazı erkeklere bekâret takma sanatının bütün inceliklerini öğretirken, başka böceklere de İsviçre çakısı gibi bir penis vermiş.

Yani hem kesen, hem konserve açan, hem tırnak makası olarak kullanabileceği bir penis...

Üstelik maymuncuk işlevi de görüyor.

Yeni erkek öncekinin kilitlediği dişilik organını İsviçre çakısı ile açıp kendi spermlerini de bırakıyor.

Yeryüzünde en şehvet düşkünü canlı nedir

AKLI BACAK ARASINDAKİ İNSAN MI GÖZLERİ PENİSİNDE OLAN BÖCEK Mİ

BÖCEKLERİN en önemli iki organı gözleri ve antenleri...

Hiçbir böceğin ikiden fazla anteni yok.

Buna karşılık gözlerinin sayısı ve yeri çok farklı olabiliyor.

Ayrıca gözlerinin ille de başlarında olması da gerekmiyor. Mesela kırlangıç kuyruklu kelebeğin bir türünün gözleri penisinin ucunda.

Bu da çiftleşme sırasında her şeyi daha iyi görmesine, yerleştirmesine imkân sağlıyor.

Erkek öyle de dişi farklı mı?

Değil...

Bu türün dişisinin de gözleri arkada ve o da erkeğinin orada ne halt ettiğini daha yakından izliyor.

 

İŞ KAZASI

SEVİŞME SIRASINDA PENİSİ PATLAYAN ZAVALLI ERKEK

BAŞINDAN beri diyorum ya, bu gökyüzünün altında şehvete en düşkün canlılar böceklerdir diye...

Alın size bir örnek daha...

Amerikan balık örümceği denilen bir türün erkeği öylesine ateşli sevişiyor, kendinden geçiyor ki...

Sevişmenin ortasında penisi yanmaya başlıyor ve yanan organ, orgazma erdiği anda infilak ediyor... Eh penisi infilak eden bir erkeğin yaşaması için bir neden kalmayacağı için, o da ölüyor.

Ancak çocuklarının yaşaması için sadece ölmesi yetmiyor. Yeni yavruların proteine ihtiyacı var.

O nedenle dişisi, penisi infilak eden erkeğini bir güzelce yiyor...

Fedakâr erkek diye buna demezseniz kime dersiniz...

BAKİRE MERYEM ANA SENDROMU

LGBT hareketi bizlere kadının cinsel hazzı
için ille de bir erkeğe ihtiyacı olmadığını öğretti. Ama çocuk yapmak için ille de erkeğin spermine ihtiyacı var.

Bazı böcek türleri ise dişinin bu konuda da erkeğe bağımlılığını ortadan kaldırmış. Bir tür yaprak biti, erkek spermine ihtiyaç duymadan da çoğalabiliyormuş.

Bunlara bakire böcek deniyormuş... Başka bazılarına ise “Rus matruşkası” deniyor.

Çünkü dişinin karnındaki bebeklerin bir bölümü, kendi karınlarında dişi bebekleri geliştiriyorlarmış.

HAYATINIZDA HİÇ ERKEK ARI VE KARINCA GÖRDÜNÜZ MÜ

MUHTEMELEN bugüne kadar bu soru ile hiç karşılaşmadınız ve cevabını da düşünmediniz.

O zaman size söyleyeyim. Muhtemelen, hatta kesinlikle hayatınızda hiç erkek karınca ve arı görmediniz. Çünkü, ağustosböceği bir kış gününde kapısına dayandığında kapıyı açan o karınca var ya, siz onu çizgi romanlarda erkek gibi görüyorsunuz ama hepsi dişi.

Çünkü arı milletinin de, karınca milletinin de sadece kadınları çalışıyor... Erkeğin işi sadece döllemek... Sonra da yemek olmak...

DÜNYADA KAÇ DİŞİ BALARISI ÇALIŞIYOR

PEKİ şu an yeryüzünde böyle fedakârca çalışan kaç kadın balarısı işçi var?

Böyle bir rakamın bulunabileceğine ihtimal vermiyordum. Meğer varmış. Dünya kadın balarısı işçi sayısı 83 milyarmış... Yani şu an masanıza gelen balı üreten 83 milyar kadın emekçi... Peki emekçi dişi karıncaların sayısı ne?

O konuda bir görüş birliği yokmuş. Ancak BBC’ye göre şu kesinmiş: Emekçi dişi karınca sayısı dişi balarısından çok daha fazlaymış. Yaşasın kadınlar... Bu bilgilerden de anlıyoruz ki, dünya aslında dişilerin ve kadınların sırtında taşınıyor.

Yeryüzünde en şehvet düşkünü canlı nedir

ATSİNEĞİNE BEYONCE ADI VERMEK HAKARET MİDİR

BUNDAN birkaç yıl önce keşfedilen yeni bir atsineği türüne “Scaptia beyonceae”
adı verilmiş.
Yani bildiğimiz Amerikalı şarkıcı Beyonce Knowles’in adı...
Bunun bir nedeni şuymuş.
Bu türün ilk örneği Beyonce’nin doğduğu yıl doğadan alınmış.
Ama ayrı bir tür olduğunun kesinleşmesi yeni gerçekleşmiş.
Ama bunu keşfeden bilim insanlarının bu böceğe Beyonce adı vermelerinin asıl nedeni, çok güzel bir sırtının olmasıymış.
Sırtında altın renkli tüyler varmış.
Bu bir hakaret midir?
Kitabın yazarı değil diyor. Çünkü bu tür Avustralya’da bulunmuş ve çiçekler arasında dolaşıp onların polenlerini dağıtan bir sinekmiş.

VEDAT MİLOR BÖCEK DEĞİL AMA HER BÖCEK BİR VEDAT MİLOR

TABİATIN en büyük tuhaflıklarından biri de böceklerin koku yetenekleri. Tuhaf çünkü böceklerin burnu yok ama hayatlarını sürdürmelerinin en önemli aracı koku alma yetenekleri. Mesela kelebek türlerinin bazıları antenleri sayesinde dişinin kokusunu kilometrelerce öteden alabiliyor. Birbirlerine birçok mesajı koku molekülleri sayesinde iletiyorlar. Bu arada bazı böcekler çok iyi birer gastronomi yazarı gibi çalışıyor. Mesela ‘sekiz dişli kabuk böceği’ bir ağaçta iyi bir şey bulup tadınca bunu ötekilere koku molekülleri aracılığıyla tavsiye ediyor. Evet Vedat Milor bir böcek değil, ama bazı böcekler birer Vedat Milor.

MANDIRACILIK YAPAN BÖCEKLERİ TANIYALIM

KİTABA göre yeryüzünde tarımı insandan çok önce böcekler başlattı.

Termit, yani beyaz karınca, yemek için mantar yetiştiriyormuş.

Başka karınca türleri ise mandıracılılk yapıyormuş. Etinden sütünden yararlanmak için bazı bit türlerini yetiştiriyormuş.

Yabanarıları selülozdan kâğıt yapmayı başaran ilk canlılarmış.

Cadis sinekleri de insanın balık ağını bulmasından yüz binlerce yıl önce ağla avlanmayı keşfetmişler.

X