"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yani bu muydu o şerefli yalnızlık

DÜN itibariyle Ortadoğu’nun manzarası şudur:

-TÜRKİYE’nin İsrail, Mısır, Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Dubai, Kuveyt’le ilişkileri berbat.
Türk şirketleri ve vatandaşları Libya’dan kovuluyor.
Ama aynı Türkiye, şimdi IŞİD belasına karşı tutunacak bir dal arıyor.
-TÜRKİYE’nin bölgedeki tek müttefiki Katar’dı.
Onunla birlikte Esad’ı devireceğiz diye işbirliği yaptı ve El Kaide ile bağlantısı olan İslamcı grupları silahlandırdı.
Şimdi o gruplar Türk vatandaşlarının kafasını kesmekle tehdit ediyor.
-AMERİKA son zamanlara kadar Suriye ve İran’ın düşmanıydı.
Şimdi İslamcı IŞİD’e karşı işbirliği yapıyor.
-MISIR son zamanlara kadar Amerika, Türkiye, Katar ve İsrail’i düşman görüyordu.
Şimdi Müslüman Kardeşler nedeniyle Hamas’a karşı İsrail’le işbirliği yapıyor.

* * *

Hatırlıyor musunuz, birileri seçimden önce bize durmadan saydırıyordu.
“Ortadoğu’ya bataklık diyenler bu coğrafyayı bilmeyenlerdir...”
Bakın o ‘stratejik derinliği’ bilenler, 2 yıl içinde Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu ne hale getirdiler.

* * *

Şu gerçeği durmadan yazacağım:
Bölgede çuvallamayan, hep kazanan tek unsur var...
Kürtler ...
Nedenini de durmadan yazacağım.
Çünkü, din eksenli politika ve diplomasi yapmıyorlar...

* * *

Türkiye dünyayı hâlâ “Müslüman’dan terörist çıkmaz” masalına, kendi halkını “Ahlaki restorasyon” masalına inandırmaya çalışırken...
Peşmerge, katliama uğramak üzere olan insanları kurtarıp, bütün dünyanın takdirini topluyor. Sınırı Peşaver’den beter olmuşken, Ankara bile hala Şam’a laf atmakla meşgul.

* * *

Dünkü Wall Street Journal gazetesinde Ortadoğu’nun ve İslam ülkelerinin ilişkilerini gösteren harika bir şema vardı.
Stratejik derinlik siyasetinin saatli bombaya çevirdiği bölgeye bir bakın.
Orada inanılmaz bir riya ve ikiyüzlülük coğrafyası göreceksiniz.
Şerefli yalnızlıkmış...
Evet yalnızız...
Ama bunun ne kadar şerefli olduğuna tarih karar verecek.

Modern bir kadının 30 Ağustos ve devir-teslim töreni gözlemleri


KIZIM Gülümsün’ün gözlemleri ve duyguları şöyle:
-Çankaya’daki atlı tören birliklerini ve Cumhurbaşkanı’nın bunların arasından geçerek Köşk’e gelmesini sevmiş.
Köklü bir devlet görüntüsü veriyor diyor.
-11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bütün törenlerde, eşini belinden veya elinden tutup onu hep ön tarafa geçirmesini çok sevmiş.


Benim 30 Ağustos davetinde sevdiklerim

-CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın, başbakanken çok ağır sözlerle eleştirdiği Ortadoğu Teknik Üniversitesi Rektörü Ahmet Acar’ın davet edilmesi çok hoşuma gitti.
-Erdoğan’ın başbakanken akreditasyon uyguladığı, uçağına almadığı Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız’ı orada görmek güzeldi.


Bir business yolcusunun ekonomi sınıfı gözlemleri

ÖNCEKİ gün İstanbul’dan Münih’e Türk Hava Yolları’nın ekonomi sınıfında uçtum.
Kıdemli bir business yolcusu olarak, ekonomi sınıfı gözlemlerim şunlardı:
-Airbus 321 ekonomi sınıf koltukları rahattı. Ara mesafeler iyiydi. Laptop’umu bile rahatça açıp çalıştım.
-Yemekte iki seçenek sunuyorlar. Biri ızgara köfteydi, öteki piliç külbastı. Ayrıca bir yolcu önceden bildirmiş, balık yüklemişler.
-THY’nin külbastı ve ızgara köftelerini çok seviyorum. 27D No’lu koltukta oturuyordum. Bana kadar köfte kalmaz diye düşündüm.
-Yüzde 60 köfte: Servisin neredeyse sonu olmasına rağmen bana köfte kaldı. Sordum, yüzde 60 köfte, yüzde 40 piliç külbastı yüklenmiş ve istatistik doğru çıkmış.
-Yüzde 70 dana: Köftenin bileşimi yüzde 70 dana, yüzde 30 koyun etiymiş. Dediğim gibi, çok lezzetli.
-Ayran bitti: Yolcunun neredeyse tamamı Türk ve Arap’tı. Çevremde alkollü içki olarak bira isteyen sadece tek kişi oldu. Sıra bana geldiğinde ayran bitmişti.
-Portakal suyu: Bu hatta en çok istenilen içecek taze sıkılmış portakal suyu oluyormuş.
-Kahve: Kahve harikaydı. Kısa hatlarda hazır kahve yapılıyormuş. Uzun hatlarda ise filtre kahve servisi varmış

X