"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Yan komşudan gelen havlamaya alışacağız

O geceyi çok iyi hatırlıyorum.

1990’lı yıllarda Serdar Turgut Hürriyet’in Washington temsilcisiydi.

Bir gece onun yaşadığı apartman katındaydık ve aniden yangın alarmı çalmaya başladı.

Hepimiz merdivenlerden inip kapının önüne çıktık.

Bu arada çok sayıda apartman sakini ellerinde kedileri ve köpekleri ile çıkıyordu.

Serdar şaşkınlıkla baktı ve şunu söyledi:

“Biliyor musunuz bu apartmanda hayvan beslemek kesinlikle yasaktı...”

İnsanlar yasağı dinlememişti...

Yan komşudan gelen havlamaya alışacağız

Pazar günü Hürriyet’te Fatih Çekirge’nin köşesinde çok önemli bir haber okudum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop, “hayvan hakları yasası”nın yakında Meclis’e geleceğini söylemiş.

*

Daha önce parça parça okumuştuk, ama TBMM Başkanı’nı ağzından okuyunca çok ilgimi çekti.

Başkanın açıkladığı birinci madde ne biliyor musunuz...

“Apartmanlarda hayvan besleme hakkı...”

*

Şentop aynen şunu söylüyor:

“Kat Mülkiyeti Kanunu’nda yapılacak bir revizyonla, apartman yönetimlerince hayvanlara ilişkin getirilen keyfi kısıtlamalara ve yasaklara engel olunacak. Apartman yönetimleri kedi-köpek besleyemezsin yasağı koyamayacak.”

*

Bugün Türkiye’de binlerce apartmanda yaşanan en ciddi sorunlardan biri bu...

O nedenle çok merak ediyorum...

Acaba bu madde Meclis’ten geçebilecek mi...

Belki de bunu sağlamak için tasarıya apartmandaki şikâyetçiyi koruyacak şöyle bir madde de eklenmiş:

“Üzerine kayıtlı olan ve çevreye sorun yaratan hayvanların önlemini almayan” kişi de cezalandırılacak.

Yani hayvanınız havlıyorsa veya apartmanın ortak alanlarında başka insanlara saldırıyorsa bunun önlemini alacaksınız.

YAN KAPI KANUNU BİZİM EVDE OYLANSA

Pazar günü gazetelerde okuduğum en ilginç haber buydu...

Tabii bizim evde pazar gününün konusu da buydu.

Gördüm ki tasarı bizim evde oylansa oybirliğiyle geçer.

Beslenen hayvanlara baktığımda, sağımdaki ve solumdaki komşularda da oylamanın aynı sonucu vereceğine eminim.

Ama Türkiye’nin orta ve eski nesillerinden aynı sonuç çıkar mı emin değilim.

Özellikle köpeklerle ilgili...

Komşudan gelen köpek sesi bana hep “hayatın sesi” olarak gelmiştir...

Ama ne yazık ki şunu da çok iyi biliyorum.

Hayat dediğimiz şey herkes için farklı...

HAYVANA CİNSEL TACİZ YAPAN WEİNSTEİN GİBİ YARGILANACAK

Pazar günü Fatih Çekirge’nin yazısını kaçıranlara, TBMM Başkanı Şentop’un açıkladığı öteki maddeleri de kısaca hatırlatayım.

*

Hayvana tekme atmak suç: Hayvanlara yönelik bir hayvan neslini yok etme, hayvanı öldürme, hayvana acımasızca ve zalimce eylemlerde bulunma suç sayılacak.

Hayvana cinsel taciz yapana ceza: Hayvanlara cinsel istismar yapan, tecavüz eden kişiler, MeToo hareketinden sonra ağır cezayla yargılanacak olan ünlü sinemacı Weinstein gibi suçlu duruma düşecek, yargılanacak.

Belediyelere barınak zorunluğu: Belediyeler bütçelerini yaparken bütçenin belirli bir oranını hayvanların korunması ve bakımına ayıracak.

Horoz dövüşü suç: Hayvan dövüştürmek, bunun üzerinden bahis oynatmak, bunları internet üzerinden yapmak suç olacak.

Sokak hayvanına eşitlik: Hayvanlara yönelik işlenen fiillerin cezalandırılmasında sahipli-sahipsiz hayvan ayrımına son verilecek.

Hayvana refah kriteri gelecek: Hayvanların bakıldığı ortamların asgari standartları belirlenecek, ‘istifçilik’ olarak tabir edilen hayvana kötü muameleye varacak derecede yetersiz bir alanda çok fazla sayıda hayvanın barındırılmasının önüne geçilecek.

Yaz sonu hayvanı bırakıp dönmek yok: Üzerine kayıtlı hayvanlarını sokağa bırakanlar da cezalandırılacak.

Yan komşudan gelen havlamaya alışacağız

DAVİD BOWİE’Yİ ÖZLEYENLERE

David Bowie’nin büyük klasiği “Space Oddity”nin  yeni bir düzenlemesi “2019 Mix” adı altında yeniden yayınlandı.

Akustik gitarlar ve arkadaki yaylılarla bana göre çok güzel bir düzenleme olmuş.

Tutucu olmayan David Bowie hayranlarına tavsiye ederim.

BİR TÜRK BÜYÜKELÇİ BİR RUS KADINA ÜLTİMATOM VERİRSE

Hafta sonu DSmart’ta merakla beklediğim “Çariçe Katerina” dizisinin ilk üç bölümünü izledim.

Haklıymışım...

Gerçekten çok güzel bir dizi...

Yan komşudan gelen havlamaya alışacağız

Helen Mirren, Katerina’yı şahane oynuyor.

Diziyi izlerken ister istemez Putin gözünüzün önüne geliyor.

Almanya’da doğmuş, ama Rus ruhunu Rus’tan çok benimsemiş güçlü bir kadının neler yapabileceğini görüyorsunuz.

Dizinin ikinci bölümünde bir sahne var ki beni çok düşündürdü.

Katerina fetihçi bir kadın. Çünkü şuna inanıyor:

“Sınırlarınızın korumanın en iyi yolu onları genişletmektir...”

O yüzden ilk hedefi Karadeniz’e inmektir.

Tabii bunun için de Türklerle savaşması gerekmektedir.

*

Osmanlı’yla savaştan hemen önce sarayda bir balo sırasında, önünden geçerken Dışişleri Bakanı, Katerina’ya şunu söylüyor:

“Bugün Türk büyükelçisi geldi ve bize ültimatom verdi.”

Katerina bakanın önünde iki dakika durur ve şunu söyler:

“Size, dediklerini yapmazsak bizi mahvedeceklerini mi söyledi? Ciddiye almayın...”

Gerçekten de Rusya’yı güney denizlerine indiren, Türkleri yenen, ülkesinin sınırlarını büyüten bir çariçe olarak tarihe geçti.

ÇARİÇE KATERİNA, ‘DİRİLİŞ ERTUĞRUL’

Ama filme bakılırsa Katerina tam anlamıyla Makyavelist bir çariçe... Rusya’yı yönetme ve hâkim olmada en Makyavelist yöntemleri uygulamaktan zerre kadar çekinmiyor.

Merhamet kavramını çok yüceltiyor, ama kendisini merhametin yönetmesine bırakmıyor.

Dizi, ‘Diriliş Ertuğrul’ dan çok farklı...

Çünkü merkezinde gerçek bir kadın var...

Özel hayatında kadınlığını sonuna kadar yaşayan bir çariçe...

Yani kadınlığı iğdiş edilerek, “maçolaştırılmış” bir kadın değil...

NASIL BİR KADIN? ÇOK MU BÜYÜK, ÇOK MU GADDAR

FiLMDEKİ Çariçe Katerina çok karmaşık bir karakter.

Daha ilk sahnede bir subaya şunu söylüyor:

“Zenginlerden para istenmez. Siz, onların vererek mi zenginleştiğini sanıyorsunuz...”

*

Aynı kadın kocası ölüp tahta geçtikten sonra zenginlerin ve asillerin önünde yaptığı ilk konuşmada şunu söyler:

“Kölelik sistemi Rusya’ya yakışmıyor. Biz ancak köleliği kaldırır, evrensel değerlere sahip olursak, senin Rusyan, benim Rusyam, hepimizin Rusyası büyük olur...”

*

Rusya’nın altın çağını, aydınlanma ve Rönesansını yapan kadındı.

Voltaire’le, Diderot ile yakın ilişkileri vardı.

Ülkesinin modern kanunlarını o yapmıştı.

Ve en önemlisi kadınlığını sonuna kadar yaşayan bir kadındı...

Yan komşudan gelen havlamaya alışacağız

GÜNÜN SLOW’U

Mocedades: “No Volvere”...

1973’te Eurovision şarkı yarışmasında o ünlü “Eres tu” şarkısı ile ikinci olan İspanyol grubunun yeni şarkısını çok sevdim.

X