"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Willy Wonka'nın çikolata fabrikasında

BEŞ DAKİKA ÖNCE: Binanın kapısından girmeden beş dakika önce aklımda sadece şunlar vardı.

Adı “fabrika” da olsa, neticede bir çikolata imalathanesine gidiyorum.
Ne işim var burada.
Çok basit.
Arkadaşım Taylan Bilgel aylardır başımın etini yiyor.
“Senin burayı mutlaka görmen lazım...”
Arkadaş hatırı için zoraki bir ziyaret yani...

İKİ DAKİKA ÖNCE: Kapıdan girmeden iki dakika önceki izlenimim ise şu...
Bu kadar büyük bir çikolata imalathanesi mi olur...
100 bin metrekare kapalı alan.


KARŞIMDA SAAT, YANIMDA ATATÜRK, TEPEMDE ALLAH

O AN:
Ve kapıdan giriş anım...
Biri şişmanca, öteki daha az şişmanca iki kişi kapıda karşılıyor.
İkisinin üzerinde de bembeyaz önlük var.
Ama gözüm onlardan önce, üç ayrı şeye takılıyor.
Tam karşı duvardaki akrep ve yelkovanı olmayan mekanik bir saat var.
“Fabrikanın zamansızlığını” anlatıyormuş. İsmail Acar yapmış.
Gözüme çarpan ikinci şey, yan duvardaki büyük Atatürk fotoğrafı.
Üçüncüsü ise tam başımın üzerindeki dev avize...
Kafamı kaldırdığımda, avizenin şeklini fark ediyorum...
Arap alfabesiyle Allah yazıyor...
O an farklı bir mekâna geldiğimi hissediyorum.


İMALATHANEYE GİRDİM CHARLİE’NİN ÇİKOLATA FABRİKASINDAN ÇIKTIM

Geçen perşembe öğle saatlerine kadar “Pelit” kelimesi, benim için bir pastaneden başka şey ifade etmiyordu.
Perşembe akşamüzeri fabrikanın kapısından ayrılırken, hayretler içindeydim.
Çünkü, kendimi Tim Burton’un harika filmi “Charlie’nin Çikolota Fabrikası”ndan çıkıyor gibi hissediyordum.
Esenyurt’taki fabrikanın kapısında bizi karşılayan kişi, Pelit Pastaneleri ve Çikolata Fabrikası’nın sahibi Selahattin Ayan...
Çok etkileyici bir fabrika... Beni etkileyen ilk özelliğinden başlayayım.


BURADA İNSANLA ROBOT BARIŞ İÇİNDE YAŞIYOR

Burası insanla robotun yan yana çalıştığı olağanüstü bir fabrika...
Bir yanıyla istihdama dayalı... Üç bin çalışanı var.
Çünkü pastanın bir bölümü el emeği istiyor.
Ama bir bölümü de hiç el değmeden robotlar tarafından yapılıyor.
Emek yoğun robotik üretim, insana oksimoron gibi geliyor ama bu fabrika bunu gerçekleştirmiş.
Robotlar, üretimin insani yüzünü hiç bozmamış...
Binanın alt katında bir çikolata müzesi var...
Bence müze kelimesi yetmiyor.
Burası bir çikolata Disneyland’ı...
Size asıl orayı anlatmak istiyorum.


Willy Wonkanın çikolata fabrikasında


Beyaz ayıdan küçük bir parça koparıp yiyorum

HARP sonrasında doğan her çocuk mutlaka rüyasında çikolatadan evler, çikolata akan çeşmeler görmüştür.
Benin o rüyalarım, işte burada gerçekleşti.
Büyük salonun kapısından bir çikolata köye giriyorum.
Ortada benim üç katım yüksekliğinde bir ev duruyor. Tamamı çikolatadan.
Evin balkonunun pervazından bir parça koparıp yiyorum.
Nefis bir çikolata.
Çikolatadan bir ağaca dayanıp fotoğraf çektiriyorum. Karşımda çikolatadan bir sokak uzanıyor.
Onun biraz ilerisinde Nuh’un gemisi var. Geminin platformundan onlarca hayvan iniyor. En tepedeki beyaz ayı hemen dikkatimi çekiyor.
Beyaz çikolatayı çok sevdiğim için ondan da bir parça koparıp yiyorum.
Sonra dev bir çikolata kapıdan İstanbul’a giriyorum.


Willy Wonkanın çikolata fabrikasında


Çeşmeyi açıp bardağıma çikolata dolduruyorum

KARŞIMDA çikolata Miniatürk duruyor. Sultanahmet, Ayasofya, Topkapı, Bizans hipodromu...
Yan salon ise tam karşıdaki dev Atatürk büstüyle başlıyor. Hemen yanında Einstein’ın büstü. Onun yanında Fatih Sultan Mehmet...
Hepsi çikolatadan...
Yan tarafta bir çeşmeden çikolata akıyor. Çikolatadan yapılmış bir bardak alıp dolduruyor ve içiyorum. Tabii bardağı da yiyorum.
Oradan uzun bir koridora geçiyoruz. Burası ise tam bir Disneyland...


YEDİĞİM BEYAZ AYI

Nuh’un gemisinden inen hayvanlardan en çok dikkatimi beyaz ayı çekti.


Willy Wonkanın çikolata fabrikasında


Michael Jackson dans ediyor, semazen dönüyor

KORİDORUN girişinde gerçek büyüklüğünde bir Michael Jackson şarkı söyleyerek dans ediyor.
Tamamı çikolatadan...
Vitrin içinde olduğu için onu tadamıyorum.
Sağ tarafta ise bölmeler başlıyor. İlkinde Pamuk Prenses sahnesi.
Onun yanında Karayip Korsanları.
Çikolatadan bir
Johnny Depp seyretmek çok eğlenceli...
Onun yanında harika bir oyuncak orkestra...
Ankara Çukurambar’da Pelit Pastanesi’nin yılbaşı vitrinine gönderilecekmiş.
Önce bir Louis Armstrong çalıyorlar. “When the saints go marching”.
Arkasından Elvis Presley’in Jailhouse Rock’ı başlayınca kendimi tutamıyorum ve dans etmeye başlıyorum.
Kendimden geçmiş vaziyetteyim. Sekiz yaşıma dönmüşüm ve yeni yılı şimdiden kutluyorum. Çikolatadan bir dünyada yaşıyorum...


ÇİKOLATA KÖYÜ

Bu fotoğrafta gördüğünüz her şey çikolatadan.


Engelli çocuklarla bir çikolata rüyası

KORİDORUN sonunda küçük bir salona geliyorum...
Tekerlekli sandalyelerinin üzerinde engelli çocuklar, anneleri, arkadaşlarıyla, kardeşleriyle eğleniyor...
Engelliler Haftası nedeniyle fabrika kapılarını açmış. İki günde 1200’e yakın engelli çocuk bu harika çikolata Disneyland’ını gezmiş...
Birlikte fotoğraf çektiriyoruz.
İki saattir birlikte olduğum Selahattin Ayan sessizce çocukları seyrediyor. Yüzünde Çikolata Amca mutluluğu var...
On üç yaşında Sivas’tan çıkıp gelmiş bir ailenin çocuğu olarak başardığı işin ne kadar büyük olduğunu hayranlıkla anlatıyorum.


O AĞACIN ALTI

Fotoğraftaki bu ağaç çikolatadan. Karşıdaki evin pervazından bir parça koparıp yiyorum. O ağacın altı, rüyalarımın şarkısı oluyor.


Willy Wonkanın çikolata fabrikasında


Neşet Ertaş’la Zeki Müren, 800 kişilik camiyle Atatürk

ORADAN çıkıp kapıya doğru giderken, bana sağ taraftaki kapıyı gösterip içeri davet ediyor. Mescit değil, 800 kişilik bir cami...
Bu harika adama bakıyorum.
Bir yanda Atatürk, bir yanda Allah avizeleri, bir yanda Willy Wonka’nın çikolata fabrikası...
Bir yanda Neşet Ertaş’ın çikolata heykeli, öte yanda Barış Manço, Zeki Müren...
Bir yanda durmadan dönen çikolata semazenler..
Öte yanda durmadan dans eden Michael Jackson...
Duvarlarda bir yanda Tayyip Erdoğan’la çekilmiş fotoğrafı, öte yanda Demirel, Özal, üst düzey komutanlar...
Aynı zamanda OYAK’ın iki sivil yönetim kurulu üyesinden biri...
Güzel ve modern bir Türkiye sentezi var be arkadaş...
Türkiye’yi bölmeyen, kutuplaştırmayan, tam aksine bir araya getiren bir zihniyet var...
İnançla moderniteyi yan yana yaşayan ve yaşatan...
Helal olsun sana arkadaş...
Bir çocukluk rüyamı bu yaşta gerçekleştirdin ya... Helal olsun sana...


İŞTE WILLY WONKA

Pelit pastanelerinin sahibi Selahattin Ayan, hayatını pasta ve çikolataya vakfetmiş bir insan. Yılbaşı için hazırlanan paketler insanın içini açıyor.


Willy Wonkanın çikolata fabrikasında


Milli Eğitim Şûrası keşke bu fabrikada toplansaydı

YAZIYI bitirirken düşündüm.
Keşke Milli Eğitim Şûrası bu fabrikanın büyük düğün salonunda toplansaydı....
Willy Wonka’nın çikolata fabrikasından alınacak çok büyük hayat bilgisi dersleri vardı... Yirmi birinci yüzyıl Türkiye’si için çok iyi olurdu...

X