"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

'Vatan aşkıyla' vatan kundaklayan Şaban

ŞU iki fotoğrafa iyi bakın... Çok iyi bakın...

İki fotoğraf, iki insan, iki hâkim portresi var burada...

* * * 

Fatma Sazan... 82 yaşında..

Bir kavgayı ayırmak istemiş... Elinde bastonla araya girince, hâkim elindeki bastonu silahtan sayıp cezasını vermiş.

* * * 

7 ay boyunca camide 4 saat ayakta duracak...

Her gün elindeki o bastona dayana dayana camiye gidiyor...

Ve çekiyor cezasını...

Vatan aşkıyla vatan kundaklayan Şaban

* * * 

Öteki ise...

Adamın biri eline almış silahı, pişmiş kelle gibi sırıtıp poz veriyor...

Silah dediysem, öyle çakaralmaz falan değil... Ağır bir makineli tüfek gibi...

Belli ki Rambo falan sanıyor kendini...

Bir sanat kurumunu cayır cayır yakıyor...

İçinde insan olsa gözünü kırpmadan onu da yakacak...

* * * 

Elinde benzin bidonu ile suçüstü kameraya yakalanmış... İtiraf etmiş...

İşlediği cürmü, utanmadan arlanmadan “Vatan duygularıyla yaptım” diye savunuyor.

Hâkim Bey de herhalde aynı “vatan duygularıyla” serbest bırakıyor...

Bak arkadaş...

Bu ülkede maganda, “vatan sevgisi” falan diye bir eline silahı, öteki eline benzin bidonunu alıp yola koyulursa...

Hepimiz kalırız bu “vatan kurtaran şabanların” kundakladığı ülkenin altında...

Vatan aşkıyla vatan kundaklayan Şaban

 

BU KADEH TUTUŞ, BU PURO, BU GÜLÜŞ NEYİ ANLATIYOR


GÜNERİ Cıvaoğlu, Sunset’te, Emina Sandal’la çekilmiş fotoğrafını Instagram’a koymuş.

* * * 

- İLK BAKIŞTA: Eldeki şampanya ve ağızdaki puro, güç ve karizmanın, dominant alfa erkeğin en kült sembolü olarak kendini gösteriyor.

* * * 

- GÜLÜMSEMENİN MEKANİĞİ: Ona atfedilen Jack Nicholson çizgisini derinleştiriyor. Nicholson’un ortadan kaybolduğu bir dönemde sahne tamamen ona kalmış gibi mutlu bir hali var. m EMİNA’YA SARILIŞ DİLİ: Özenli ve güven verici. Mesafesi çok iyi ayarlanmış bir tutuş.

* * * 

- KADEHE HÂKİMİYET: Kadehin üstünden kavramış. Her zaman, “Kadehi avuçlamak yanlış, sapından tutmak gerekir” diyen, Ali Esat’ın, “Tutuş yanlış, şampanyayı ısıtacaksın” eleştirisine koz veriyor.

* * * 

- GÖZ DİLİ: Tipik Güneri Cıvaoğlu. Hafif, ama dozu kibre terfi etmeyen hafiflikte bir yukardan süzüş... Yüze calculee (hesaplanmış) bir küçümseme ifadesi veriyor. Ama calculee dediysem çok ince ve zarif hesaplanmış. Ona yakışıyor.

* * * 

- GENEL DEĞERLENDİRME: Hepimizin hayran olduğu, hepimizin paltosundan çıktığı tipik Güneri Bey... Hemingway’in Jack Nicholson olarak sureti...

* * * 

Kısaca çok sevdim bu fotoğrafı...

Tabii Emina dersen... Her zamanki gibi yıkılıyor...

Vatan aşkıyla vatan kundaklayan Şaban

ÇALIŞTIĞIMIZ YERDE İŞİN YÜZDE 80’İNİ KİM YAPIYOR

KİTABI henüz okumadım, Hürriyet Kitap Sanat dergisinde Dr. Özgür Bolat’ın tanıtım yazısından aktarıyorum.

- Ekonomide bir “Pareto Kuralı” varmış. Buna “80-20 kuralı” deniyormuş.

- Bir şirkette yapılan işlerin yüzde 80’i, çalışanların yüzde 20’si tarafından üretiliyormuş.

- Türkiye’deki yayınların yüzde 80’i üniversitelerin yüzde 20’si tarafından yapılıyormuş.

- Başarılı insanlar, zamanlarının yüzde 80’ini, toplam işlerinin sadece yüzde 20’sine ayırıyormuş.-

- Bir kemancı, zamanının yüzde 80’ini kemanına ayırıyormuş.

- Dünyadaki toplam paranın yüzde 80’i, 229 ülkenin sadece yüzde 20’sinin elindeymiş.

- Elbiselerimizin yüzde 80’ini, zamanımızın yüzde 20’sinde giyiyormuşuz.

NOT: Richard Koch: “80-20 Kuralı” Çev.: Özlem Koşar, Doğan Kitap, 2017

HÜRRİYET KİTAP SANAT DERGİSİNDEN NOTLAR

- DOĞAN HIZLAN’ın yazısında üzülerek okudum. Hababam Sınıfı’nın yazarı Rıfat Ilgaz, filmlerden tek kuruş telif parası alamamış.

- SELİM İLERİ’nin yazısında Kerime Nadir romanlarını hatırlatmasını çok sevdim. Bu tür naif vefaları ve romantizmi ne kadar özlemişim.

AHMETÇİĞİM LAF DOĞRU DA ERTUĞRULLARI KARIŞTIRMIŞSIN

AHMET Hakan bana tavsiyede bulunuyor:

“Yapamayan anlatır, yapan anlatmaz. Unutma...”

Benim de tavsiyem şu:

* * *

- BİR: “Yapmak” fiili kötü bir maço kavram... Aman uzak dur. Bir “House Cafe” müdaviminin ağzına hiç yakışmıyor.

* * *

- İKİ: Değindiğin yazımda “yapmak” fiili geçmiyor.

* * *

- ÜÇ: “Her gece” dediği için, “yaptığını” ima ettiğini düşündüğün lafı söyleyen “Ertuğrul” ama soyadı Özkök değil, Akbay...

 

X