"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Ülkemiz elimizden gitti mi

DÜN sabah geç uyandım...

Baktım Tansu pilates yapmaya gitmiş.

“Hah işte bu iyi haber” dedim.
Çünkü bir gece önce büyük bir şok yaşadı...
Ertesi sabah kalkıp pilatese gitmesi çok hoşuma gitti.
Çünkü bu demekti ki, hayat devam ediyor...


* * *


Başlıktaki soruyu, olabilecek en açık haliyle yazıyorum...
Çünkü önceki geceden itibaren çevremde, özellikle kadınlarda ciddi bir yıkılmışlık duygusu var...
Bende ise daha çok şaşkınlık...
İtiraf edeyim bu sonucu beklemiyordum.


* * *


Dönüşte Tansu’yla konuştum...
Beklemediğim kadar iyi bir ruh halinde buldum.
Şunu söyledi: “Ülkemizin gerçeği bu. Demokrasinin gerçeği de bu.”


* * *


“Bunu bir hayal kırıklığının kabullenmişliği ile mi söylüyorsun” dedim.
“Yoo bir gerçeğin kabullenmesi olarak” cevabını verdi.


* * *


“Peki bundan sonra ne yapacaksın” diye sorduğumda şu cevabı verdi:
“En iyi bildiğim şeyi yapmaya devam edeceğim...”
Yani?
“Yani yaşamaktan keyif aldığım hayatı, keyif aldığım gibi yaşamaya...”
Galiba en iyi duygu bu...
Gerçekçi, sağlam, saygılı...


* * *


Bu ülke hepimizin.
Unutmayın ki, yüzde 25 oy alan bir sosyal demokrat partisi var, yüzde 10 oy alan ve çoğunluğunu seküler Kürtlerin oluşturduğu bir HDP’si var.
AKP ve MHP’nin içinde yaşam tarzı bizim gibi olan milyonlarca insan var.
Yaşam tarzı farklı olanların içinde başkalarına saygılı milyonlarca insan var.
Yapacağımız tek şey, birlikte yaşamayı öğrenmek.


Yani bu ülkede Esad’ınki gibi bir seçim yapılsaydı daha mı kıymetli olurdu

 

BUGÜNLERDE bir AKP’liye şunu sormak istiyorum: “Böylesi daha iyi olmadı mı?”
Yani şöyle:
Hürriyet’te, Posta’da, Sözcü’de, Zaman’da ve öteki gazetelerde, muhalif yazarlara kızdınız, hakaret ettiniz, tehdit ettiniz.
Netice...
Herkesi şaşırtarak oyların yüzde 50’sini aldınız.
Demek ki, terörist, paralelci, şucu bucu diye suçladığınız bir medyanın olması, halkı ikna etmenize mani olmamış.
Şimdi söyleyin, bu gazetelerin, televizyonların hepsini ortadan kaldırsaydınız, Esad’ın ülkesindeki gibi bir seçim yapılsaydı ve oyların yüzde 50’sini alsaydınız...
Bu kadar kıymeti olur muydu?...

 


Kıvırtıyor muyum, yoksa fabrika ayarlarına mı dönüyorum

 

HAYATIM boyunca hep şuna inandım:
Demokratik bir ülkede iktidar yanlısı olmak ne kadar şerefli ve meşru bir şeyse, iktidarı eleştirmek de o kadar şerefli ve meşru bir iştir.


* * *


Son yıllarda, gördüğüm yanlışlıklar ve haksızlıklar nedeniyle, AKP’ye eleştirel bir mesafede durdum.
Bu görüşüm hâlâ da değişmedi. Ama eskiden sahip olduğum, ne yazık ki sonradan kaybettiğim bir özelliğimi de tekrar kazanacağım.
İktidar iyi bir şey yaptığı zaman, bütün kalbimle destekleyeceğim.
Mesela, Kıbrıs’a su götüren hatlar açıldığında, bir vatandaş olarak o gururu ve sevinci benim de hissetmem ve yaşamam gerekirdi.
Ne yazık ki elim yazmaya gitmedi...
Artık gidecek...


* * *


Ama size teminat veriyorum ki, ülkemde tam demokrasi olması, özgürlüklerin yerleşmesi, kutuplaşmanın ortadan kaldırılması için yazmaya devam edeceğim.
Haksızlık ve adaletsizlikleri, dış politika, iç politika konularında yanlış gördüğüm şeyleri bütün samimiyetimle eleştirmeye devam edeceğim.
Yani kıvırtmıyorum.
AKP, 7 Haziran’dan sonra “fabrika ayarlarına dönme” kararı almıştı.
Benim yaptığım da bu.

 


Çok yorulduk, bu sözlere güvenmek istiyoruz

 

BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu’nun balkon konuşmasında söylediği şu sözlerin muhataplarından biri herhalde ben ve benim gibi olan insanlar.
- “Türkiye şu andan itibaren yapılan tartışmaları geriye bırakarak, gelecek hedeflerine odaklanmalıdır.”
- “Milletimiz istikrar istedi, güven istedi, meselelerine çözüm istedi.”
- “Demokrasiden, hukuktan, merhametten, şefkatten, sevgiden geriye bir adım gidilmeyecektir.”
- “Herkesin hukuku güvence altındadır ve herkesin hukuku, 78 milyon vatandaşımızın hukuku mutlak şekilde korunacaktır.”
- “Bütün vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği, fikir ve inanç özgürlüğü bizim teminatımız altındadır.”
Çok güzel, çok umut veren, çok yapıcı sözler. Umarım bir balkon hüsranına uğramayız.
Türkiye’nin psikolojik istikrarı kötü. Bundan kurtulmak için kutuplaşmanın önlenmesi şart.

 


Pazar şokunu atlatamayanlara yaşam koçluğu

 

 - BİR süre haber izlemeyin, televizyonlardan, sosyal medyadan uzak kalın.

- Masalarda siyaset açılınca ya kapatın ya da uzaklaşın.
- Akşamları film seyredin. Abartmamak kaydıyla hafif bir içki iyi gelir.
- Spotify’da kendinize listeler yapın. Benim hesabımdaki “Smooth, Soft and Jazzy” ve “İskele” listeleri, bugünler için çok yardımcı olabilir.
- “Hababam Sınıfı” gibi eski komediler çok iyi geliyor.

 

 

Günün şarkısı

 

MaNga’nın “Kendi yolundan şaşma” şarkısı harika. Hayata devam şarkısı. Tam dinlenecek gün.

 


Beğendim

 

- MUSTAFA Varank, seçim gecesi iki kelimelik bir tweet atmış. “Oğlum Ertuğrul” diyor... Arkasını kafasından nasıl getiriyor bilmiyorum ama ben beğendim. Ben de güldüm. Adam haklı. İçinde zekâ olan şeyleri seviyorum.

X