"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Teşekkürler Aydın Bey

TEŞEKKÜRLER Aydın Bey...

Teşekkürler Vuslat Hanım...
Bu yazıyı size bir Hürriyet çalışanı olarak yazıyorum...
Hayatını gazetecilikten
kazanan bir insan olarak yazıyorum...
Ama aynı zamanda, bir Türkiye vatandaşı olarak yazıyorum...
Hayır, öyle basının amiral gemisi gibi laflar etmeyeceğim.
Daha önemli bir gerçeğin altını çizmek istiyorum.
Hürriyet, Türkiye’nin en önemli gazetesidir.
İşte o gazetenin başına Sedat Ergin gibi bir gazeteciyi getirdiğiniz için teşekkürler...


* * *


Otuz beş yıllık arkadaşım Sedat Ergin’i herkese anlatmak isterim.
-Önce iktidara...
Sizin düşmanınız değildir. Katiyen değildir.
Ama bilin ki, sizin adamınız da olmaz.


* * *


-Sonra muhalefete anlatmak isterim.
Sizin düşmanınız da değildir. Katiyen değildir.
Ama sanmayın ki sizin adamınız olur...


* * *


-Ey Hürriyet okuru...
Bu ülkenin okumuş, Cumhuriyet değerlerine inanmış medeni, ülkesini seven, gazetesine zaman zaman kızan, ama hep onun arkasında duran, onu en zor günlerinde yalnız bırakmayan okuru...
Sedat Ergin’i size de anlatmak isterim.


* * *


-Arkadaşım adildir...
Kılı kırk yarar...
Haklıya hakkını verir, haksıza ise dersini...
-Arkadaşım, düzgün insandır.
Bugüne kadar hiçbir haberi yalanlanmamıştır.
Hakkında açılmış tek iftira, tek hakaret davası yoktur.


* * *


-Arkadaşım, “takip” ile “takıntı” arasındaki hudutları çok iyi bilir.
Kimseye karşı takıntısı yoktur.
Ama gazeteciliğin gerektirdiği bir olay varsa, bil ki takipçisidir.
Balyoz gibidir... Balyoz davasındaki haksızlıkların tepesine inen işte onun bu vicdan takipçiliğidir...


* * *


-Arkadaşım inatçıdır...
İnatçıdır da, hatada inat etmez, yanıldığında bunu itiraf etmekten zerre kadar kaçınmaz.


* * *


-Arkadaşım güvenilir insandır, harbi delikanlıdır...
Arkadan dolaşmaz, belden aşağı katiyen vurmaz.
Merttir...
Kapı arkasında pusu kurmaz...
Kindar değildir...
Mesleğin ahlakını mundar etmez...


* * *


Kısaca;
Arkadaşım Sedat Ergin, Vuslat Doğan Sabancı’nın onun genel yayın yönetmenliğini ilan ederken söylediği gibidir.
Hürriyet gazetedir...
O da gazeteci...

Birbirlerine yakışmışlardır.


* * *


Ve biz Hürriyet çalışanları, onun yönetiminde en güzel gazeteciliği yapacağımıza inanıyoruz...


En güzel güle güle selfie’si


Teşekkürler Aydın Bey

ENİS Berberoğlu ile küçük bir ara dışında 1989’dan beri birlikte çalıştık.
Türk basın tarihinin en zor döneminde Hürriyet’in başına geldi.
Çoğumuzun yüklenemeyeceği kadar ağır bir yükü yüklendi.


* * *


Bizzat tanığıyım.
Çok zor günler geçirdi...
Sinir sisteminin zorlandığı hudutlarda dolaştı.
Çok yoruldu.
Hatta bunaldı...


* * *


Normal bir insanın bitkin düşeceği bir dönemdi.
Dayanmak güçtü...
Başardı.
Diklenmedi ama dik durdu...


* * *


Gazeteciydi... Hürriyet’in başına gazeteci olarak geldi.
Gazeteci olarak ayrılıyor.
Bir insana, geride bıraktığı günler için bir gönül bonservisi verilecekse...
Gazeteci olarak gelip, gazeteci olarak ayrılmaktan güzel bir şey olur mu...


* * *


Sözde “Yeni Türkiye”nin köhne, görgüsüz, kültürsüz mensuplarının kibir vuvuzelaları, intikam tamtamları çaldığı bir dönemde, sessiz genel yayın yönetmeni olmayı başardı.


* * *


Muhabirlikten gelip Hürriyet’in içinden çıkan sekizinci genel yayın yönetmeniydi.
Yine muhabirlikten gelip Hürriyet’in içinden çıkan bir gazeteci arkadaşına yerini bıraktı.


* * *


Hürriyet, görev değişimini kültürel kimliğinin en zarif parçalarından biri haline getirmiş kurumdur.
Söyleyin bana, onun görevden ayrıldığı akşam gazetenin barında çektiğimiz bu selfie, gazeteciliğin Bizans koridorlarında katledildiği bu ülkede, başka hangi kuruma nasip olur...


* * *


Medyadaki istilacı kibrin
bunu anlamasını tabii ki beklemiyoruz.
Onlardan beklemediğimiz bu gerçeği biz Hürriyet çalışanları ise çok iyi biliyoruz.
Biliyoruz ki, Hürriyet’i Hürriyet yapan kültürel değerlerden biri işte budur.


* * *


Güle güle Enis...
Arkadaşımdın, genel yayın yönetmenim oldun...
Şimdi ikimiz yine arkadaşlığa terfi ettik...
Eski genel yayın yönetmenlerinin ayak altında dolaşması iyi bir şey değildir.
Bu demektir ki, ikimizin de birbirimize ayıracak epey zamanı olacak.
Dostluğun kıymetini bilelim kardeşim...

X