Sessiz dünya: Bir 'dilsiz' Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

BİLİYORUM, haklı olarak itiraz edeceksiniz...

Haberin Devamı

Artık “kör”, “sağır”, “dilsiz” gibi ifadeler kullanılmıyor.

Ben de kullanmıyorum.

*

İkincisi konuşamayan bir insanın, şiveyle konuşması oksimoron bir cümle değil mi...

Hayır değil...

“Dilsiz” kelimesini de sırf bu çarpıcı çelişkiyi göstermek için bilerek kullandım.

Bugün size bunu anlatacağım.

*

Gayrettepe metrosunun girişindeki “karanlık dünya”dan çıkıp ikinci diyalog âlemine giriyoruz.

Burası da “sessiz dünya”...

İşitme engelli insanların dünyasına gireceğiz. Telefonlarımız dolapta. Kapıda bize birer kulaklık veriliyor.

Bir anda fani dünyanın bütün sesleri kesiliyor.

Fısıltı bile yok. Rehberimizi orada görüyoruz.

 

MEĞER AKTÖRLÜK ÇOK ZOR BİR ŞEYMİŞ   

 

- BURADAKİ rehberimizin adı Mahir Yeni...

Haberin Devamı

Mahir bize çeşitli sessiz deneyler yaptırıyor.

Mesela bize insan yüzleri gösteriyor ve bu ifadeleri taklit etmemizi istiyor. Bazılarımız iyi başarıyor, bazılarımız daha az.

Bu sessiz deneyim ayrıca hepimizin aktörlük kabiliyetini de gösteriyor.

Benimki orta derece...

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

 

ÖNÜMDEKİ APAÇIK GERÇEĞİN YÜZDE 40’INI ANLATABİLİYORUM

KONUŞMA ve duyma yeteneği olan iki kişi karşı karşıya oturuyoruz.

Benim önümde bir fotoğraf var. Üzerinde bir evin kenarında duran deve, ağaçların arasında gezinen bir zürafayı gösteren resim var.

Karşımdakinin önünde ise bir kutu ve içinde, benim önümdeki fotoğraftaki şekillerin gerçekleri.

Ama her biri dağınık duruyor.

Ben önümdeki resmi işaretlerle tarif etmeye çalışıyorum, o da bana bakarak, elindeki şekillerle benim tarif ettiğim resme uygun dizmeye çalışıyor.

Sonuç...

Yüzde 40 başarılıyım.

Ya benim işaret dilimde bir sorun var, ya onun bu işaretleri anlama kabiliyetinde.

 

BİR İŞİTME ENGELLİ GÜNDE KAÇ  KELİME İLE ANLAŞIR

DUVARLARDA harfleri gösteren, el ve parmak işareti ile yapılmış harfler var. Her insan gibi ben de merak ediyorum. İşitme engellilerin kaç kelimelik bir dili vardır.

Çok ilginç şeyler öğreniyorum.

Haberin Devamı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı bir “İşaret dili sözlüğü” varmış. Bu sözlükte 1986 adet kelime ve deyim varmış.

Aslında kelime sayısı çok daha fazlaymış, ama günlük dilde en çok kullanılanlar bunlarmış.

Peki işitme engelli insanlar kendi aralarında gündelik konuşmalarda kaç kelime kullanıyorlar?

Bunun sayısı da 600 kelime civarındaymış.

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

 

İŞİTMEYEN İNSAN ‘UY SEVGİLUM’ DİYEBİLİR Mİ

SESSİZ deneyimin tam orta yerinde en merak ettiğim sorulardan biri şuydu: İşitme engellilerin işaret dili, bütün dünya için geçerli tek bir dil midir yoksa Türkçe, İngilizce gibi farklar var mıdır?

Uluslararası bir işaret dili var. O dili bilen insanlar kendi aralarında anlaşabiliyor ancak bu dili bilen sayısı çok fazla değil.

Haberin Devamı

İşaret dili tüm dünyada farklı (İngilizce, Almanca, Fransızca gibi). Aynı şekilde Türkiye içinde de –tıpkı lehçe gibi- farklılıklar gösterebiliyor.

Anladığım kadarı ile işaret dilini Karadeniz şivesiyle konuşabilen de olabilir.

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

 

REHBERİM MONTAİGNE OKURKEN NEDEN ZORLANIYOR

SESSİZ diyalog deneyimimiz bitti.

Kulaklıkları çıkardık.

Tercüman aracılığıyla rehberimiz Mahir’le konuşuyoruz.

Son zamanlarda Shakespeare ve Montaigne’in denemelerini okumaya başlamış.

Ama çok zorlanıyormuş. Tabii bunda, kullandıkları dilin çok sınırlı olmasının etkisi var. Bazı kelimelerin eşanlamlılarını bilmedikleri için sık sık geri dönüp bir daha okumak zorunda kalıyormuş. Kendisi “Koda” olan çevirmen arkadaşına sık sık telefon edip cümlelerin anlamını soruyormuş.

Haberin Devamı

Peki “Koda” ne onu da anlatayım.

 

EN İYİ TERCÜMANLAR ‘KODA’LARDAN ÇIKIYOR

TÜRKİYE’de en güç bulunan mesleklerden biri, “işitme işareti tercümanları”. Anası babası işitme engelli olup, kendisi konuşabilen kişilere “Koda” deniyor.

İşitme engellilerle en sağlam ve kolay ilişkiyi kurabilen insanlar bunlar.

Çünkü doğdukları andan itibaren anne ve babaları ile o dilde anlaşabiliyorlar.

 

GÜRÜLTÜNÜN AVANTAJ HALİNE DÖNDÜĞÜ AN

- İŞİTME engelliler gürültüden etkilenmedikleri için, özellikle üretim ve sanayide başarılı oluyorlar. İşitme cihazı ile duyabilen engelliler ise özellikle muhasebe, insan kaynakları, idari işler ve bilişim alanında başarılı.

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

 

BİZİ GEZDİREN REHBER KAÇ PARA KAZANIYOR

Haberin Devamı

HEM karanlık, hem sessiz deneyimdeki rehberlerimizin ikisi de çok sempatik insanlar.

İşlerini o kadar heyecan ve şevkle yapıyorlar ki hayran oluyorsunuz. Bu merkezde çalışan rehberler kaç para kazanır diye merak ediyorum ve çıkışta merkezin başındaki Hakan Elbir’e soruyorum.

Bana bu olağanüstü insanlık merkezinin rakamlarını anlatıyor:

“Yıllık bütçemiz 750 bin TL. Rehberler 1500 TL net tutar ve 350 TL yemek kartı alıyor. Yöneticiler ise müze koordinatörü 2 bin 500 TL net, alanda çalışan görevliler ise 2 bin TL net ücret ve yemek kartı alıyorlar.

Biz kurucular ise bir ücret almıyoruz. Daha doğrusu baştaki kurguda harcadığımız mesai kadar bir ücret almak üzere bir planlama yapmıştık ancak projenin finansal koşulları buna olanak sağlamadı.”

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

 

KARANLIKTA DİYALOĞA KADIN MI ERKEK Mİ AÇIK

- Kurulduğu 2014 yılından bu yana bu iki deneyi yapan insan sayısı 120 bini bulmuş.

- Bunların yüzde 66’sı kadın, yüzde 34’ü erkek.

- Bugüne kadar 3 bin otobüs şoförü bu deneyi yapmış ve görmeyen yolculara karşı büyük bir duyarlılık yaratılmış.

 

REHBER: KARANLIKTAKİ GÜVENLİ SES

KARANLIKTA diyalog sırasında, sesi dinlerken hep rehberimin nasıl bir insan olduğunu tahmin etmeye çalıştım.

Çıkışta onu ilk defa görüyoruz. Sönmez Naçar, genç, girişken, sempatik bir insan.

Erzincanlı. 1976 doğumlu. Annesi ve babası görüyor. O tavukkarası hastalığı nedeniyle görme duyusunu aşamalı olarak kaybetmiş. Bu arada bu merkezde çalışan 7 görme engelli rehberden sadece biri doğuştan görme engelli. İkisi sonradan tavukkarası hastalığı nedeniyle görme kabiliyetini kaybetmiş. Birinde retina yırtılması yol açmış. Öteki üçününkini öğrenemedim.

Sönmez güvercin besliyor. 2013’te “karanlık deneyi” için başvurduğunda en az sosyal kişi olarak değerlendirilmiş.

Sessiz dünya: Bir dilsiz Karadeniz şivesiyle konuşabilir mi

Bugün harika bir rehber. Güven verici sesiyle sizi alıp götürüyor.

Ve o kapıda anlıyorum ki, seslerden insan profili çıkarmak kolay değil.

 

REHBER: AYDINLIKTAKİ GÜVENLİ SESSİZLİK

BİZE aydınlıktaki diyaloğu yaptıran rehberimiz, Mahir Yeni, 1987
yılında doğmuş, henüz 30 yaşında.

Altı aylık bebekken ateşli bir hastalık sonucu işitme ve konuşma yeteneğini kaybetmiş.

Anne ve babası duyuyor, işitiyor.

İlkokulda iyi resim yapıyormuş, ama eğitim sistemindeki eksiklik nedeniyle ortaokuldan sonra ayrılmak zorunda kalmış.

 

SONUÇ: KARANLIKTAN ÇIKARKEN DUYDUĞUM SON CÜMLE

ASIL mesele görmemek ya da işitmemek değil, görülmemek ve de işitilmemek’

Anlıyorsunuz ki, görenlerin görmeyenlerden, işitenlerin işitmeyenlerden öğreneceği çok şey var... Biliyor musunuz kararlıkta diyalog aydınlıktakinden çok daha sahici...

Sesin, sahte mimiklerden çok daha fazla güven verici bir şey olduğunu anlıyorsunuz.

Gayrettepe metrosunun yürüyen merdiveninden çıkarken, siyasetin şehvetli sesinin hayatımızı kâbusa çevirdiği şu dünyada, güven verecek bir sesin kıymetini çok daha iyi anladım.

Bir de Saramago’nun romanını bir kere daha okumaya karar verdim.

 

CEVAP VE DÜZELTME

Gazetenizin 23.03.2017 tarihli nüshasında Ertuğrul ÖZKÖK’ün köşesinde yayınlanan “Kapıdaki ablalar lafına fena taktım” başlıklı köşe yazısı altında yer alan ifadeler müvekkilimle ilgili gerçek dışı, haksız, hukuka ve gazetecilik meslek ilkelerine aykırı bilgiler ve yorumlar içermektedir.

Köşe yazısında, Manisa’da bazı okullardan çocukların toplanarak hiçbir şey söylenmeden TÜRGEV tarafından düzenlenen siyasi nitelikli bir toplantıya götürüldüğü ileri sürülmüştür.

Öncelikle belirtmek gerekir ki, yazıda bahsi geçen toplantı TÜRGEV tarafından düzenlenmemiş olup söz konusu toplantının TÜRGEV ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

Ayrıca TÜRGEV, Anadolu’nun her köşesinden ve dünyanın birçok ülkesinden kız öğrencilere sunmuş olduğu barınma, eğitim, kültür ve sanat faaliyetleri sebebiyle toplumda geniş kesimlerden takdir toplayan bir kurumdur. Ancak ilgili köşe yazısında TÜRGEV’in yasadışı bir yapılanmaya benzetilmeye çalışılması vakfın toplum nezdinde sahip olduğu itibarını zedeleme kastı taşımakta, kişilik haklarını ağır ve açık bir şekilde ihlal etmektedir.

Müvekkilimin itibarını zedeleyen yazı gerçeğe aykırı ve kamuoyunu yanlış yönlendirme maksatlı olarak kaleme alınmıştır. Müvekkil hakkında sadece kamuoyunda olumsuz algı oluşturma amacı güdülmüştür. Tekzibe konu yazıda yer alan iddialar gerçek dışı olup bu yanlışın düzeltilmesi gereği doğmuştur.

Kamuoyuna duyurulur.

Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı (TÜRGEV) Vekili Av. Selma YILDIZ

 

Yazarın Tüm Yazıları