"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Seçmen arkadaş işte en iyi seçim sloganı bu

Tabii ki benim Oscar gecemdi...

Ve o geceden kafamda epey güzel cümleler kaldı.

BİR NUMARA: Amerikalı yönetmen Spike Lee’nin, en iyi uyarlanmış senaryo ödülünü aldıktan sonra yaptığı konuşmada söylediği şu cümleler:

“2020 yılı seçimi geliyor. Lütfen nefrete karşı sevgiyi seçin. Doğru olanı yapın...”

İngilizce deyişi ile “Do The Right Thing” dedi...

Bu onun, 1989’da yaptığı ve haklı olarak Oscar beklediği harika filminin adıydı.

Ama bugünün popülist iktidarları döneminde herhangi bir ülkenin herhangi bir seçmenine verilecek en güzel seçim mottosu budur diye düşünüyorum.

“Doğru olanı yapın, nefrete karşı sevgiyi
seçin... ”

Seçmen arkadaş işte en iyi seçim sloganı bu

İYİ SEÇMEN İÇİN İKİNCİ  VE ÜÇÜNCÜ CÜMLELER

Bu yıl Oscar’dan aklımda kalan ve iyi vatandaşa verilecek en güzel öteki iki seçim sloganına gelince...

Birini Lady Gaga söyledi: “Önemli olan kazanmak değildir. Önemli olan teslim olmamaktır. Eğer bir hayaliniz varsa, onun için mücadele edin...”

Bir de üçüncü cümle vardı.

Seçmen arkadaş işte en iyi seçim sloganı bu

Onu da “Bohemian Rhapsody” filminin oyuncusu Rami Malek söyledi:

“Hayatınızı hiç özür dilemeden kendiniz olarak yaşayın...”

Çünkü, filmde canlandırdığı Freddie Mercury göçmen bir gay olarak hayatını böyle yaşamıştı. Önceki gece Oscar’da sanatçılardan dinlediğim bu üç cümle, bugün dünyada olup bitenlerden, popülizmin yarattığı karamsarlıktan bunalan insanlar için çok iyi gelecek üç umut ışığı gibi göründü.

Seçmen arkadaş işte en iyi seçim sloganı bu

‘ANNEMİN ÖLÜSÜ ÜZERİNE YEMİN EDİYORUM Kİ...’

SPIKE Lee Oscar töreninde mor bir takım giymişti. Boynunda da Prince’in sembolü haline gelmiş madalyonu vardı.
18 kırat altın ve 17 kırat ateş opalinden yapılmış.

Spike Lee, New York Times’a verdiği mülakatta, senaryosu ile Oscar kazandığı BlacKkKlansman filminde kullandığı Prince’in “Mary Don’t You Weep” adlı şarkısının hikâyesini de anlatmış.

Prince ölümünden önce bu filmin daha hazırlık döneminde Spike Lee’den bu gospeli filmde kullanmasını istemiş.
Spike Lee New York Times’a “Annemin ölüsü üzerine yemin ediyorum ki bunu benden istedi” demiş.

Daha önce İngilizcede bizdekine benzer böyle bir yeminin olduğunu hiç işitmemiştim.
İngilizcesi şöyleymiş:

“I’m telling you on my mothers grave...”

DÜNYADA HAKLARDAN MAHRUM KAÇ MİLYON EV HİZMETÇİSİ VAR

‘Roma’ filminin 3 Oscar kazanmasına şu nedenlerden dolayı çok sevindim.

BİR: Sevgi ve saygı denilen duygunun sınıflarüstü tarifini çok güzel yaptığı için.

İKİ: Sinemada basitliğin ve azlığın da ne kadar karmaşık ve ne kadar çok olabileceğini gösterdiği için.

ÜÇ: Alfonso Cuaron’un ödül konuşmasında söylediği “Bu ödül, aynı okyanusun etrafındaki insanlar olduğumuzu gösterdi” cümlesi için...

DÖRT: Bir de “Yeryüzünde haklarından mahrum 70 milyon ev hizmetçisi kadın yaşıyor” cümlesiyle önümüze koyduğu hüzün bilançosu için.

Seçmen arkadaş işte en iyi seçim sloganı bu

EZELİ FAVORİMİN OTUZ YIL UNUTAMADIĞIM DEKOLTESİ

Onu ilk seyrettiğimde 36 yaşımdaydım.

“Big Chill” filminin hepsi harika karakterlerinden biriydi.

1987 yılındaki “Öldüren Cazibe” filmindeki o korkutucu kadın olarak kafamı allak bullak ettiğinde 40 yaşımdaydım.

1989 yılındaki “Tehlikeli İlişkiler” filmindeki “Markiz Isabelle de Merteuil” rolünde çizdiği o provokatif kadını ve bir de onun dekoltesini nedense hiç unutamadım.

Ne de olsa artık 42 yaşındaydım.

1996’da “101 Dalmaçyalı”yı seyrettiğimde 50 yaşıma bir yıl kalmıştı ve artık büyük gazetenin genel yayın yönetmeniydim. Yaşayıp gördüklerim, duyup unuttuklarım, bana onun “101 Dalmaçyalı”da çizdiği çok kötü karakteri bile çok cazip hale getirecek kadar kötülük stokum vardı. Hayvan sevgim bile o cazibeyi silememişti.

Glenn Close yıllar boyunca benim hep Oscar adayım olarak kaldı. Dünkü törende de almasını bekledim, alamadı.

Ama saç kesimi var ya... Yine bittim.

Bir de en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Olivia Colman’ın, bu ödülü onun hak ettiğini ima eden “özür dileyişine” bittim. Büyük kadınların, büyük hareketidir bunlar.

EVLİ EVİNE ÜÇ OSCAR KÖYÜNE

BU yıl Oscar’da...

En iyi yönetmen: Alfonso Cuaron Meksikalı.

En iyi erkek oyuncu: Rami Malek Mısır asıllı Kıpti bir Amerikalı.

En iyi kadın oyuncu: Olivia Colman İngiliz.

Kültür emperyalizmi masalına bir şeyler oluyor...

ÖDÜL VERENİN KIYAFETİ VERDİĞİ ÖDÜLÜ BİLE EZDİ

TABİİ ki Oscar gecesinden gözümde kalan en büyük görüntülerden biri Melissa McCarthy’nin giydiği kostüm oldu. En iyi kostüm ödülünü vermek üzere sahneye öyle bir kostümle çıktı ki, verdiği ödül bile altında ezildi.

Sahneye, en iyi kadın oyuncu ödülünü alan Olivia Colman’ın “Favorite” filminden esinlenen giysi ile çıktı. Filmi henüz seyretmedim ama fotoğraflarına baktım. Onun bu kıyafeti, filmin orijinalindeki kıyafetleri bile gölgede bıraktı desem abartmış olur muyum?

X