"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Sakın o fark ‘iki ayyaş’ olmasın

BAŞBAKAN Davutoğlu’na göre Ortadoğu’yu kana bulayan terör örgütleri niye Türkiye’ye düşmanmış...
Kelimesine, virgülüne dokunmadan, ağzından çıkan cümleyi aynen aktarıyorum:
“Çünkü Türkiye, yaşayan demokrasi olarak İslam dünyasında tam da onların temsil ettiği ideolojiye karşı en doğrudan panzehir ve ideolojiler karşısında tek alternatif olacak sağlam yapıya sahiptir...”


* * *


Anlaştık kardeşim... Aynı görüşteyiz...
Ama şimdi dur... Elini, vicdanının tam üzerine koy...
Biraz soluk al...
Nereden geldiğine, annenin, babanın nereden geldiğine...
Liseyi, üniversiteyi nasıl okuduğuna...
Bu ülkenin Dışişleri Bakanlığı koltuğuna nasıl oturduğuna...
Nasıl Başbakan olduğuna bir bak...


* * *


Neyle geldin sen oraya...
Seni oraya getiren Tayyip Erdoğan nereden geliyor...
Neyle geldi oturduğu Başbakanlık koltuğuna...
Oradan Cumhurbaşkanlığı koltuğuna nasıl geçti...
O sarayı neyle inşa ettirdi...
Ve neye dayanarak hâlâ orada oturuyor...


* * *


Siz çok çabuk unuttunuz, ben hatırlatayım...
-Siz bugün, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı’nı veren kahraman insanların kurduğu bir devletin başında oturuyorsunuz.
-Oraya, bu ülkede 1946 yılından beri yapılan çok partili seçimler sayesinde geldiniz...
-Sizleri, bizleri, hepinizi, hepimizi, topunuzu, topumuzu bu devlet okuttu...


* * *


-Unutmayın, oraya darbeyle gelmediniz...
-1980 yılında darbe yapan askerlerin bir anayasa hazırlayıp, sonra meydanı serbest seçimlere bırakması sayesinde geldiniz...
-Allah hepimizin Allah’ıdır ve siz gücünüzü, Allah’tan değil, bu ülke halkının yüzde 92 oyuyla kabul ettiği Anayasa’dan alıyorsunuz hâlâ...
-Ve bütün bunları yapan rejimin adı, “Cumhuriyet”tir...


* * *


Yaz şunu kafana...
-Bu ülkeye demokrasiyi 10 yıl önce sen getirmedin.
-Sen 100 yıllık bir Cumhuriyet, 60 yıllık bir çok partili demokrasi sayesinde oradasın...


* * *


Yani arkadaş, şu karşıdaki demokrasi dağlarını sen falan yaratmadın...
Biraz mütkevazı ol... Biraz minnettar ol...
Biraz şükretmeyi sen de bil... Ve artık adını koy...


* * *


Madem Başbakanlık koltuğunda oturuyorsun, adil davran, mütevazı ol...
Saray’da oturan arkadaş adına, hiç olmazsa sen özür dile o “İki ayyaş” dediğin insandan...


MİT Başkanı arkadaş Cengiz Çandar’ın yazısındaki açık istihbaratı okudun mu


CENGİZ Çandar’ın dün Radikal’deki yazısından aktarıyorum.
2015 yılında “ISIS–Inside The Army of Teror” (IŞİD-Terör Ordusu’nun İçi) adlı bir kitap yayınlanmış.
Kitabın 219’uncu sayfasında, “İslam devletinin uyuyan hücreleri” başlıklı bir bölüm varmış.
Bu bilgileri anlatan, doktor kimliği ile çalışan ve aynı zamanda bir “IŞİD istihbaratçısı” olarak hareket eden Abu Adnan adlı bir kişiymiş.
Bilin bakalım, kitabın yazarı, bu Abu Adnan denen kişiden bu bilgileri nerede almış:
Sıkı durun...
Şanlıurfa’da, beş yıldızlı bir otelde...
Yani, 32 vatandaşımızın katledildiği Suruç ilçesinin dibinde...
Eee adama sormazlar mı...
MİT o gün neredeydi...


Bir Selda Bağcan mülakatından öğrendiğim ‘aydın olma’ dersleri


GEÇEN haftanın en güzel mülakatı hiç şüphesiz Hürriyet’te Cansu Çamlıbel’in Selda Bağcan’la yaptığı söyleşiydi.
Selda Bağcan sayesinde şunları öğrendik.
-AYDIN BİR İNSAN, ulusalcı veya ırkçı olmadan, iç rahatlığı ile “Ben Türklüğümle iftihar ediyorum” diyebilir.
-AYDIN BİR İNSAN, Türklüğüne sahip çıkarak solcu olabilir.
-AYDIN BİR İNSAN, geçmişe güven duygusuyla bakıp, “Ben Turgut Özal’ı seviyordum” diyebilir.
-AYDIN BİR SANATÇI, “Ben sekiz genci öldüren devletin davetine gitmem” diyebilir.
-AYDIN BİR SANATÇI aynı zamanda Serdar Ortaç’ı ve Demet Akalın’ı sevip, müziğini açıkça takdir edebilir.
-AYDIN BİR İNSAN komplekssiz olur.

X