Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

DİYECEĞİM ki...

Haberin Devamı

“Sevgili Doğu, sen şu Handke meselesi konusunda ne düşünüyorsun?”

Ama durun önce “Handke meselesi” nedir kısaca onu özetleyeyim.

*

Nobel ödülü bu yıl Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verildi.

Bunun üzerine bütün dünya ayağa kalktı...

Çünkü Handke Bosna savaşı sırasında Srebrenitsa katliamını inkâr etmiş ve Sırpları savunmuştu...

*

Bütün dünyada en büyük tepki Türkiye’den geldi...

Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

Doğu Perinçek geçmişte benim de çok desteklediğim bir şey yaptı.

“Ermeni soykırımı” iddiasını inkâr ettiği için kendisine dava açan ve ceza veren İsviçre mahkemesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne şikâyet etti.

Ve AİHM onun lehine karar verdi.

Haberin Devamı

Perinçek de bu kararı Türkiye’nin İsviçre Büyükelçiliği’nde düzenlediği bu fotoğrafta gördüğünüz basın toplantısında dünyaya duyurdu.

*

Ama önemli bir ayrıntı var.

Kazandığı dava, “Ermeni soykırımı yoktur” tezini kabul ettirmek değildi. “Ermeni soykırımı yoktur deme özgürlüğü de vardır” teziydi.

*

Şimdi Avusturya’dan bir yazar çıkmış ve “Srebrenitsa katliamı yoktur” demiş.

Evet bence de güzel bir laf değil...

Ama bir insanın bunu söyleme hakkı yok mudur?

*

İşte bu yüzden görürsem sana soracağım sevgili Doğu...

Senin Viyana’da verdiğin hukuk mücadelesi neydi?

Gazeten Aydınlık dümdüz gidiyor ama ben asıl senin görüşünü merak ediyorum.

Hemen tepki gösterme... Yirmi dört saat düşün öyle cevap ver.

*

Bak bir daha İsviçre’ye gider, aynı sözleri söyler ve yine dava açılırsa, karşı tarafın avukatları Handke meselesini önüne koyarlarsa ne diyeceksin?

*

Bana cevap verirken bir de şunun da cevabını hazırla.

Sana küçük bir tüyo vereyim.

Şunu diyebilirsin:

“Yahu bu yazara Nobel verilirken bana ceza vermek vicdana sığar mı...”

*

O yüzden sana naçizane tavsiyem sen bu topa girme...

ŞEYTANIN AVUKATI... YA HANDKE DE ŞUNU DERSE

- TÜRKİYE’den gelen tepkiler karşısında Handke de şunu diyemez mi?

“Sayın Cumhurbaşkanı, niye bu kadar tepki gösteriyorsunuz? Benim bu ödülü almamın arkasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Doğu Perinçek için verdiği beraat kararı da var. Demek ki insanların başkalarının katliam dediği şeye değildir deme özgürlüğü de varmış...”

Eğlenceli olmaz mıydı?

Haberin Devamı

TERS KÖŞE... CUMHURBAŞKANI SÖZLERİNE BİR DE ŞUNU EKLESEYDİ

BU yıl Nobel Edebiyat Ödülü’nün Avusturyalı Peter Handke’ye verilmesine en sert tepkilerden birini Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi...

Samimi söyleyeyim ben de aynı tepkiyi duydum.

Ama onun Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir özelliği var.

*

Ödülün açıklanmasından beri bu konuda ne yazacağımı düşünüyorum.

Ve diyorum ki...

Acaba Cumhurbaşkanı bu tepkiyi verirken şöyle bir şey de ekleseydi:

“Bakın nasıl bir çifte standart uyguluyorsunuz. Bizden biri çıkıp ‘Ermeni soykırımı yoktur’ dediği zaman anında ayağa kalkıyor, davalar açıyorsunuz. Ama bir başkası çıkıp ‘Srebrenitsa katliamı yoktur’ dediği zaman bırakın dava açmayı, ona Nobel ödülü veriyorsunuz...”

Haberin Devamı

Bu yaklaşım ileride tezlerimizi savunmamız açısından bizi daha güçlü bir konuma sokmaz mıydı?

*

Srebrenitsa’da 8 bin insan hunharca katledildi.

Ama karşımızdaki “Ermeni soykırımı” iddiasında 1 milyondan fazla insanın hayatı konuşuluyor...

Bence konuya bu açıdan da bakmakta yarar var.

PARİS’TE KADINLA İLGİLİ BENİ ŞAŞIRTAN RAKAMLAR

Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

FRANSA Parlamentosu’nun iki vekili önceki gün bir kanun teklifi verdi.

“Kadına uygulanan şiddet vakalarında tıbbi mahremiyet kurallarının geçersiz olmasını” istiyorlar. Yani doktorların bu bilgileri vermesini mecburi kılmayı hedefliyorlar.

Buna gerekçe olarak da şu bilgileri vermişler:

- Fransa’da her yıl 220 bin kadın şiddete maruz kalıyormuş.

Daha da şaşırtıcısı ise şu:

Haberin Devamı

- Şiddete uğrayan her 5 kadından sadece biri şikâyetçi oluyormuş.

GÜNÜN ŞARKISI... TOP 20 LİSTEME BANKO 1 NUMARADAN GİREN ŞARKI

Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

SON bir haftadır en çok dinlediğim şarkı ‘Git Gidebilirsen’...

Zekâi Tunca’nın çok sevdiğim eski bir şarkısı.

Tan Taşçı harika şekilde yeniden söylemiş.

‘Zekâi Tunca: 50’nci Yıl Ustaya Saygı’ albümünden bir şarkı...

Sürekli dinlediğim şarkılar listesine de ekledim.

Ayrıca pazar günleri Number 1 Türk FM’de yayınlanan ‘Ege Kışı Top 20’ listeme de 1 numaradan girdi.

O ZENGİN VE YAŞLI KOCA GENÇ BİR ERKEĞE ÂŞIK GENÇ EŞİNE BAKIN NE DEMİŞ

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, önceki akşam Adem Metan’ın Radyo D’deki programında Âşık Mahzuni’nin “Merdo” türküsünü söylemiş.

Haberin Devamı

Bu türküyü hiç bilmiyordum ama çok ilginç bir hikâyesi varmış.

Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

*

Köyün birinde fakir çocuk bir kıza âşıkmış.

Ancak babası sırf parası için kızı zorla yaşlı ve zengin bir adamla evlendirmiş.

Yaşlı adam bir süre sonra kızın Merdo’ya âşık olduğunu öğrenince ona şunu demiş:

“Âşık olduğunu bilseydim, seninle evlenmezdim. Şimdi o gençle gizli gizli buluş. Ama kimseye duyurup beni utandırmayın. Ben öldükten sonra da evlenirsiniz.”

*

Ancak köyün öteki sakinleri bir süre sonra bunu duyup dedikodu yapmaya başlayınca yaşlı adam kızıp Merdo’yu öldürmeye karar vermiş.

Perinçek’e rastlarsam şunu mutlaka soracağım

Köylüyle birlikte köprünün öte yakasında pusu kurmuşlar.

Merdo sevdiği kızla buluşmayla geldiğinde köprünün başında duran köyün zekâ engelli garibanı ona “Gitme Merdo seni vuracaklar” diye uyarmış.

Ama o dinlemeyip köprüyü geçmiş ve aşkı için ölmüş.

*

Şaşırmadım desem yeridir. Anadolu hikâyelerinde evlendiği kıza, “Git gerçek aşkınla gizlice buluş” diyen yaşlı ve zengin tipine ben hiç rastlamadım.

Merdo’yu sevdim... Âşık olduğu kızı da sevdim...

Yaşlı ve zengin adamı...

Ama en çok da böyle bir şarkıyı söyleyen Âşık Mahzuni’yi sevdim...

*

Ah bir de Merdo yaşasaydı...

Harika bir Losey filmi çıkardı.

İÇİŞLERİ BAKANI’NDAN KADIN DANSÇILAR MEKTUBU VAR

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, Adem Metan’ın Radyo D’deki programında, bana bir mektup gönderdiğini açıklamış.

Konu Kadıköy’de Şili usulü dans yapan kadınların gözaltına alınması konusundaki eleştirimmiş.

*

Paris’te olduğum için mektubu henüz almadım.

Ama okumadan önceki duygularımı hemen yazayım.

*

- BİR: Mektup her zaman özel, zarif ve muhataplarına önem verildiğini gösteren bir sohbet biçimidir.

Bu özellikleri, en ağır eleştiriyi bile zarif bir zarfın içine kor.

- İKİ: Görüşlerini “nazik biçimde ifade ettiğini” söylemesi de bu zarfı daha güzel hale getirdi.

*

Mektubunu aynı naziklikle yayınlayacağım.

KATKIDA BULUNANLAR

Sayfa Editörü: Firuzan Demir

Foto Editörü: Umut Veis

Düzeltmen: Metin Usta

Tasarım ve Uygulama:

Selma Songül Zengin

Yazarın Tüm Yazıları