"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Oyun kuruculuktan oyunbozanlığa geçiş

NE diyordu bir zamanlar Ahmet Davutoğlu...

*

Diyordu ki... “Biz bu mahallenin abisiyiz...”

*

Bir de ne diyordu...

“Biz bölgemizde oyun kurucuyuz...”

Suriye savaşının başıydı bunları söylediğinde...

Aradan 5 yıl geçti ve...

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün mealen şunu söyledi:

Biz tezgâhı bozan ülkeyiz...

Oyun kurucu ülkeden, oyun bozucu ülkeye geçiş...

Demek ki bizim kurmak istediğimiz düzen (oyun), başka birileri tarafından bozulmuş ki...

Şimdi başkalarının kurduğu oyunu bozmaya çalışıyoruz.

Demek ki artık...

- “Yeni Osmanlıcılık” safsatası çöpe gitti...

- “Esed” kırmızı çizgisi silindi...

- Sünni eksenli “Rabia” takıntısı bırakıldı...

- Şii “Haşdi Şabi” itirazı sona erdirildi...

- İran ve Irak’taki Şii yönetimlerle sorun bir kenara bırakıldı.

Yani Ortadoğu’da yeni bir gerçekle karşı karşıyayız ve Cumhurbaşkanı’nın sözleri de bu yeni gerçekçiliğin tescilidir.

ÇOCUKLUK HAYALLERİNİN SONU

- SURİYE savaşının başından beri Davutoğlu politikalarını eleştirmek için şunu defalarca yazdım.

“Türkiye’nin dış politikası, çocukluk hayalleri ve gençlik hülyaları ile yönetilemez...”

Cumhurbaşkanı Erdoğan önceki gün Barzani’yi eleştirirken aynen şunu söyledi:

“Birileri çocukluk düşlerini gerçekleştirecek diye bölgemizin, ülkemizin güvenliğini tehlikeye atamayız...”

Aynen katılıyorum...

KRAVATSIZDAN VAZGEÇİP ‘MONŞER’LERİ GÖREVE ÇAĞIRMANIN TAM ZAMANI

- Cumhuriyet döneminin yetiştirdiği en parlak bürokratlardı...

Hepsini “Monşer” diye aşağıladılar...

*

- “Yurtta sulh, cihanda sulh” şiarını, parlak bir diplomasi felsefesi haline getirmişlerdi...

Hepsini “Pısırık laikler” diye aşağıladılar...

*

- Türkiye’yi, Kıbrıs Barış Harekâtı ve 12 Eylül askeri döneminde bile dünyada nefret edilen ülke haline getirmeyecek bir diplomasi mucizesini başarmışlardı...

Hepsini “eyyamcılıkla” suçladılar...

*

Sonra, liyakatine, becerisine bakmadan, sırf “Kendilerine yakın” diye kravatsız diplomat sınıfını yarattılar...

*

Sonuç ortada...

Dışişleri Bakanlığı’nın adı semtine bağlı olarak “Çukurambar”...

Delik deşik ambar oldu...

*

Madem gerçekçi diplomasiye dönüyoruz...

Bence, erken emekliliklere, gönüllü sürgünlere gönderilmiş o “monşerleri” hiç vakit kaybetmeden yeniden göreve çağırma zamanıdır.

Cumhurbaşkanı’nın söylediği büyük oyun, ancak bu insanların becerisiyle bozulabilir.

İKTİDAR MEDYASININ EN AKILLISI O ÇIKTI

SÖZCÜ gazetesi iddianamesi, aslında iktidar yanlısı medyaya da büyük bir tuzaktı...

Türkiye gazetesi yazarı Fuat Uğur gelecekteki tehlikeyi en erken gören iktidar yanlısı gazeteci oldu.

Onu fark etti... Diyor ki...

Bu iddianame ile gazete sahipleri ve gazeteciler hakkında dava açılamaz...

Doğru...

Çünkü Sözcü’nün sahibi, gazetesinin attığı manşetler ve verdiği haberler yüzünden “FETÖ’cü” ilan edilirse...

Bugün artık bir FETÖ kumpası olduğu mahkeme kararlarınca da apaçık ortaya çıkmış Ergenekon, Odatv, Balyoz, İzmir casusluk davalarını manşetlerinden büyük destek mesajlarıyla veren, o konuda yazılar yazan gazetelerin sahiplerine ne diyeceğiz...

FETÖ terör örgütü üyesi mi...

Hadi deyin öyleyse... Bakalım ortada bir tane iktidar yanlısı gazete sahibi veya gazete yönetici ve çalışanı kalacak mı...

HOŞ GELDİN GONCA YERİN TAM BURASIYDI

Oyun kuruculuktan oyunbozanlığa geçiş

BENİM için bu haftanın en hoş sürprizi Gonca Vuslateri’nin Hürriyet Kelebek’te yazmaya başlaması oldu.

Kelebek’in işte bu yenilikçiliğini çok seviyorum...

Magazine modern bir yaklaşımı var, trendleri yakalıyor, yükselen insanları fark ediyor...

İşte o nedenle diyorum ki...

Hoş geldin Gonca... Yerin tam burasıydı...

DİJİTAL BİR ŞİRKET, YAZILI GAZETEYE NEDEN İLAN VERİR

FACEBOOK, dün Türkiye’de 5 gazeteye tam sayfa ilan verdi...

Konusu şu: “Sahte haberi nasıl anlarsınız...”

ABD’deki son seçimlerde Facebook’un “fake news” denilen sahte haberleri çok insanı yanıltmıştı...

Şimdi bu kadar dijital kullanıcısı olan bir paylaşım ağı, sahte haberin nasıl fark edileceği konusunda niye yazılı basına da ilan verme ihtiyacı duyar?

- “Bakın sahte haber sadece bizde değil, sizde de çıkıyor” demek için mi...

- Yoksa, Türkiye’de gerçek kanaat önderlerinin hâlâ gazete okuyucusu olduğunu düşünerek mi böyle yapıyor?

Bir de şunu merak ediyorum. Acaba Facebook televizyonlara da bu reklamı verecek mi?

İKİ HARİKA GÖKÇEK ESPRİSİ

Oyun kuruculuktan oyunbozanlığa geçiş

TÜRKİYE’nin espri gücüne bitiyorum. Dün Latif Demirci’nin emoji esprisi harikaydı.

Bir de Twitter’daki şu Melih Gökçek esprisi... Yani onu Kuzey Kore’ye büyükelçi göndermek...

İkisi de bu güzel ülkenin güler yüzlü emojisiydi...

X