"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Mustafa

TÜRKİYE’nin en varlıklı ailesinin şanslı çocuğuydu.

Bir “Koç” olarak doğmuştu.


* * *


Ama “Mustafa” olarak sevdirdi kendini hepimize...


* * *

Mustafa

 


Ailesi, ona büyükbir isim hediye etmişti.

 

O da dedesine, babasına olan bu şans borcunu, şahsiyetiyle, samimiyetiyle, sevecenliği ile fazlasıyla ödedi.


Hem de genç yaşta ödedi.


* * *


Hayat doluydu, yaşama sevinci doluydu.


Ölüm erken aldı onu aramızdan...


Çok erken aldı...


* * *


Sadece onda olan, hiç eksilmeyen, taklit edilemeyen bir gülüş vardı yüzünde...


Kötü günleri de oldu, ama o günlerde bile, ne o gülüşüne ihanet etti, ne de gülüşü ona...


* * *


Caroline’le evleneceği zaman, Hürriyet’te “Türkiye’nin en şanslı kızı” manşetini atmıştım.


Herkes o şansı, varlık ve Koç isminden ibaret sanmıştı.


Oysa asıl şansı, onun bu sevecen, dost, mert karakteriydi.


* * *


Son defa Zorlu Center’da eşi Caroline’in ‘Haremlik’ mağazasında yılbaşı davetinde görmüştüm.


Kilo vermişti.


Yine o, sadece onda olan gülüşüyle bakıyordu.


* * *


Kaderde sevgili arkadaşımın ölüm haberini, Davos’ta küçük bir otel odasında almak varmış...


Güle güle kardeşim.


* * *


Biz seni çok iyi bilirdik, sen de şunu bil ki...


Deden rahmetli Vehbi Bey sana dev bir miras bırakmıştı.

 

Sen de bu gencecik ölümünle bile Koç Ailesi’ne dev bir sahicilik ve samimiyet mirası bıraktın.

 

 

1-Herkesin paylaştığı İran fotoğrafı

 

Mustafa


İRAN Dışişleri Bakanı’nın burada yaptığı konuşmadaki şu sözleri herkesi çok etkiledi:


“İran, 300 yıldır hiçbir ülkeye saldırmadı.”


Çarpıcı bir söz.


Ama daha çarpıcı ve daha iddialısı geliyor:


“İran, satın alma paritesi bakımından dünyanın 18’inci ülkesiydi. Bu anlaşmadan sonra 10’unculuğa yükseleceğiz.”


* * *


Bu sözler Davos’taki Türkler arasında da yankı buldu.


İran G-20’ye girebilir mi...


Girerse Türkiye, bu bölgede bir ayrıcalığından olmuş olacak.


Ama ne yalan söyleyeyim, satın alma paritesi olarak verilen rakam bana biraz uçuk geldi.


* * *


Ancak İran’daki değişimi gösteren çok ilginç bir fotoğraf var.


İran kabinesinde Amerikan üniversitelerinden diplomalı bakan varmış.


Bunun bir de fotoğrafı yapılmış.


Burada birçok insan birbirine yolluyor.


Doğruysa etkileyici bir fotoğraf.

 

 

2-Gözlüğü taktım ki şişme botta Leros’a gidiyorum

 


ÜST düzey bir Google yöneticisiyle sohbette soruyorum:


“What’s the next thing?”


Yani yakın gelecekte ilk büyük olay ne?


“Next paradigm virtual reality” diyor.


Davos kongre merkezinin birçok yerinde, sanal gerçeklik sahneleri kurulmuş.


Gözlükleri takıyorsunuz ve bir anda sanal dünyada dolaşmaya başlıyorsunuz.


* * *


En çarpıcı olanı ise sizi Suriyeli mültecilerin kamplarında dolaştıran görüntüler.


Eminim bu yıl bitmeden, koltuğumuza oturup sanal gözlükleri takacağız, bir mülteci olarak İzmir’den 25 liraya bir can yeleği alıp Bodrum sahilinden lastik bota bineceğiz ve Leros Adası’nda sahile çıkacağız.


Belki yolda boğulma tehlikesi bile geçireceğiz...


* * *


Yine belki...


Dünya mülteci krizinin vahametini ancak o zaman anlayacak.


* * *


Bu yıl Davos’tan bende kalan en dramatik sahne buydu...

 


3-Star Wars tadında bir Göbeklitepe şovu

 

Mustafa


GÖBEKLİTEPE, Davos’ta süperstar... Önce İngiliz Kilisesi’nin arkasındaki heykel sergisi ile başladı.


Sonra dün “Harika arkeolojik buluşlar” konulu oturum.


İstanbul Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Mehmet Özdoğan çok güzel ve seri bir Göbeklitepe sunumu yaptı.


Akşam ise Intercontinental Oteli’nde, Doğuş Grubu’nun sponsorluğunu yaptığı harika bir Göbeklitepe gösterisi yapıldı.


Balo salonunun içi 360 derece ekran haline getirilmiş.


Bu ekranda, insanlığın oluşumu ile ilgili müthiş bir animasyon şovu yapıldı.


Abartmıyorum, bir Star Wars filmi seyrediyorum gibi oldum.


Bir kere daha anladım ki, Göbeklitepe, Türkiye’nin en kıymetli ürünlerinden biri haline geliyor.


Çünkü arkasında müthiş bir insanlık hikâyesi var.


Bu sunumları yapan herkese teşekkürler...

 

 

4-Davutoğlu’nun yabancı misafirlerle Mısır sohbeti

 

GÖBEKLİTEPE sunumuna Başbakan Ahmet Davutoğlu da katıldı.


Sunum sonrasında yabancı bazı davetlilerle İngilizce sohbet etti.


Temel konulardan biri “Bu topraklar gerçekte kimin...”


Mısır’da bugünkü Mısırlılardan önce kimler vardı?


Eyyübiler, Sasaniler...


Romalılar...


Bu arada Suriye için de şu analizi yaptı:


“Orada iki büyük şeytan var. Biri barbar Esed, öteki barbar DAEŞ.”

 


5-İlk 5 saniye kuralı hayatımızda neleri değiştirecek

 

GOOGLE yöneticisi ile yaptığım sohbetteki en ilginç konulardan biri de şuydu.


Dijital dünyada video giderek önem kazanıyor.


Yani herkes kendini video görüntülerle anlatacak.


Ancak burada bir kural var.


İlk 5 saniyede seyredenin ilgisini çekemezseniz, size geçmiş olsun. Hayatınızın en önemli mesajı, eseri olarak gördüğünüz bir şey, seslendiğiniz kişinin dikkatini ilk 5 saniyede çekemezse, yaptığınız iş, milyarlarca görüntünün atıldığı çöplüğe gidecek demektir.


Ey köşe yazarı arkadaş, her gün dünyayı değiştirdiğine inanan kardeşim...


Sen de bil ki, o dünyanın merkezi sandığın yazının ilk dört cümlesinde okuru yakalayamazsan, bu söylediğim sana da Davos’tan kapak olsun...

 


Erkeklere dokundurma

 

 

Sheryl Sandberg
(Facebook COO’su): “Erkekler hâlâ dünyayı idare etmeye devam ediyor, ama bunun böyle gideceğinden emin değilim.”

 

 

6-Mehmet Şimşek’in verdiği rakamlar çevremde oturanları çok etkiledi

 

ÜRDÜN Kraliçesi Rania, mülteci konusunda en aktif insanlardan biri. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, onun sol tarafında oturuyor ve mültecilerle ilgili bazı rakamları verirken, hem kürsüdeki hem salondaki insanlar etkileniyor.


Türkiye 2 yıl gibi kısa bir zamanda 2.5 milyon Suriyeli göçmen aldı. (Almanya 50 yıl boyunca 3 milyon Türk göçmen aldı, hâlâ sorunları devam ediyor. Benim notum.)


Bu göçmenlerden 600 binine çalışma hakkı verilecek.


700 bin göçmen çocuğuna eğitim imkânı sağlandı.

 


7-Buradaki patronların ruhu fena halde kararmış durumda

 

BURADA, “en baba davetlilerin” kaldığı Belvedere Oteli’nin bodrum katında, her yıl merakla beklediğim bir rapor açıklanıyor.


PricewaterhouseCoopers şirketi, Davos’un ikinci günü, dünyanın en ünlü patronları üzerinde yaptığı araştırmayı açıklıyor.


Araştırmaya 83 ülkeden 1.409 büyük patron katılmış.


İşte iç karartıcı sonuçlar:


Küresel ekonomi büyüyecek diyenlerin oranı 2014’te yüzde 37’den, 2015’te yüzde 27’ye düşmüş.


Şirketlerinin gelirlerinin artacağından çok emin patron oranı yüzde 39’dan yüzde 35’e düşmüş.

 


8-Kapıda karşılaştığım Bono’nun, 350 milyon dolarlık ‘yaratıcı kapitalizm’ dersi

 

DÜN akşam Belvedere Oteli’nden çıkarken kapıda U2’nun solisti Bono’yla karşılaşıyorum. Bono bu yıl Davos’ta, “Yaratıcı kapitalizmin 10’uncu yıl başarısını” kutluyor. 10 yıl önce Afrika’daki HIV taşıyıcısı kadınları kurtarmak için başlattıkları “RED” kampanyası 10’ncu yılını doldurdu.


Bill Gates bu faaliyet için “Yaratıcı kapitalizm” kavramını kullanıyor.


Bono ise “Bilinçli tüketicilik” kavramını kullanıyor.


Bill Gates’in vakfının da katıldığı kampanyaya, Starbucks, Apple, Nike gibi markalar da katıldı.


Sattıkları ürünlerin üzerine “RED” markası koyuyorlar ve bunların satışından elde edilen paranın bir bölümü bu kampanyaya veriliyor.


Bu yolla 10 yıl içinde ne kadar para toplandı biliyor musunuz?


Tam 350 milyon dolar...

 

 

9-Chobani, yoğurttan çok fazla bir şey

 


BU yıl Davos’un en dikkat çeken kişilerinden biri, Amerika’da “Chobani” markasıyla çıkardığı yoğurtlarla devleşen Hamdi Ulukaya oldu.


Burada “yardım” denince ilk akla gelen isimlerden biri o. İleride onunla yaptığım sohbeti yazacağım.


Bir bilgi vereyim. Bugün öğle yemeğinde Suriyeli mültecilerle ilgili bir kampanyayı açıklayacak. Bence yaratıcı bir kampanya...

 

 

Kaçırdığıma üzüldüğüm iki çok ilginç oturum

 

“İnsanın çalışmadan yaşayabileceği bir dünya...”

Teknolojik gelişmeler, bize daha uzun, daha sağlıklı ve daha az çalışacağımız bir dünya verecek mi...


“Eğer 2100 yılında hâlâ hayatta iseniz...”


Teknolojik gelişmeler sayesinde 150 yaşına kadar yaşayabilir hale gelirsek, bunun hayatımızdaki etkileri ne olacak...

 

X