"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Muktedir abilerim size sesleniyorum

HAYAT bana şunu öğretti:

İnsan canı, çocuk hayatı, mazlum kanı üzerinden siyaset yapmak, dünyanın en iğrenç işidir.
O yüzden, Gazze’de öldürülen çocukları, kilometrelerce uzakta bir ülkenin siyaset meydanında “meze” haline getiriliyorsa, içim acıyor.
Siyasetten nefret ediyorum...
O yüzden, durmadan “Gazze” diye bağırarak, insanları galeyana getirerek siyaset yapan muktedirlerin, sahip oldukları iktidarı miting meydanı yerine, barış masalarında sarf etmesini arzu ediyorum.
Hayalperest olsam da bunu bütün kalbimle istiyorum.

* * *

Kimse kusura bakmasın, Gazzeli çocuğun kanını miting meydanındaki siyasetçinin altına kırmızı halı gibi seren kraldan fazla kralcı da tiksindiriyor beni...
“Hadi len, gidin önce o kanın durması için çalışın” diye haykırmak geliyor içimden.
Bütün bunları bana “iyi siyaset”, “harika belagat”, “siyasi deha” diye yutturmaya kalkan politika uzmanları ve azmanlarına da şunu söylemek istiyorum:
“Günahların en büyüğünü işliyorsunuz. O çocukların kanına girenler kervanına siz de katılıyorsunuz...”


* * *

Koskoca adamlar, siyaset dehaları, belagat şampiyonları, muktedir abilerim, sizlere sesleniyorum.
Çekin artık elinizi Gazze’nin çocuklarının üzerinden.
İnsanları tahrik etmeye, onları da bu pis Ortadoğu savaşının mücahitleri haline getirmeye çalışacağınıza, hepimizi birer barış güvercini haline getirmeye uğraşın.
Bırakın, boş verin...
Gelecek olan o üç-beş kanlı fanatik oy gelmeyiversin.
Üç-beş fanatik gelmez, beş, on, yüz, bin makul oy gelir...
Şerefli siyaset budur...

Biri bizi ‘bidon kafalı’ yerine koyuyor, ama acaba hangisi


TÜRKİYE’de seçim meydanına, belagatten şişmiş boyun damarlarına bakarsanız...
Hepimiz birer sıkılmış yumruğuz.
Yumruk halinde değilsek, bu defa iki elimiz İsrail’in yakasında.
Gazze’nin yardımına koşmayan Arap ülkelerinin yakasında.
İsrail’i kınamayan Batı’nın yakasında.
Sanki bin iki yüz elimiz var ve hepsi bütün dünyanın yakasında.
Bir tek dostumuz var, o da Katar...
Meydandaki meydan okumaya bakarsak, şanlı ordularımız sınırı ha geçti ha geçecek...
O belagatin şehvetine bakarsak, İsrail’in ümüğünü ha sıktık ha sıkacağız.
Kürsüdeki nefretin desibeline bakarsak, Mısır’ın seçilmiş Cumhurbaşkanı Sisi’yi ha devirdik ha devireceğiz.
Ama o ne...
Dün bir bakıyoruz ki, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, 72 saatlik ateşkes için gösterdiği çabadan dolayı “Mısır’ı takdir ettiğini” bütün dünyaya ilan ediyor.
Birileri bizi, hepimizi, bütün Türkiye’yi “bidon kafalı” yerine koyuyor.
Bilmek hakkımız değil mi, acaba hangisi samimi ve gerçeği söylüyor?
Miting meydanındaki muktedir ses mi?...
Hani o “Sisi’yi darbeci ilan eden, ateşkes çabasını darbe rejimini meşrulaştırmak için kullandığını” söyleyen şehvetli belagat mı?...
Yoksa Ankara’nın Çukurambar semtinden gelen o makul ses mi?...
Benim gönlüm ikincisinin samimi olmasını arzuluyor.
Eğer Dışişleri’nden gelen o ses samimiyse, bütün kalbimle alkışlıyorum.
Yok biri “kötü polis” öteki “İyi polisi” oynuyorsa ve birileri de bunu “başarılı bir reel politika” olarak sunuyorsa, ben de o zaman şunu soracağım.
Hangisi gerçek sizsiniz kardeşim?...
Hadi Türkiye sınırları içinde hepimizi bidon kafalı yerine koyuyorsunuz ve uyuttuğunuzu sanıyorsunuz...
Bilin ki, bu ikiyüzlü siyaset dışarıda bütün sakilliği ile sırtlan gibi sırıtıyor.

Sevdiğiniz bir filmi kaç kere seyredersiniz

HEP tuhaflık bende mi diye düşünüyordum. Sevdiğim bir filmi defalarca seyrediyorum ve doyamıyorum.
Otuz kere, kırk kere seyrettiğim filmler var...
Meğer yalnız değilmişim.
Londra Kolej Üniversitesi psikoloji bölümü öğretim üyelerinden Dimitros Tsivrikos’un yaptığı bir araştırma şunu ortaya koymuş:
İnsanlar iyi bir filmi 29 kereye kadar seyrediyormuş.
İngiltere’de insanların en fazla seyrettiği filmler şunlarmış:
1- Indiana Jones
2- Yıldız Savaşları
3- Back To The Future
4- Evde Tek Başına
5 - ET
6- Jaws
7- Jurassic Park
8- Independence Day
9- Titanic
10- Alien
Ben bunlara “Baba” ve “Die Hard” filmlerini de ekleyeceğim.
Bir de benim için çok özel “Venedik’te Ölüm”ü.


Hababam Sınıfı gelince duramıyorum, izliyorum


BAZI Türk filmleri var.
Ekranda ne zaman görsem ışık görmüş tavşana dönüyorum.
Hemen seyretmeye başlıyorum.
Listesi şu:
1- Hababam Sınıfı filmleri
2- Kaybedenler Kulübü
3- Organize İşler
4- Kolpaçino 1
5- Eyvah Eyvah 1 ve 3
6- Babam ve Oğlum
7- Küçük Hanımın Şoförü
8- Kemal Sunal filmleri
9- Züğürt Ağa
10- Sev Kardeşim

X