"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Messina Boğazı’nı geçerken boğazıma takılan o cümle

GEÇEN hafta pazartesi günü...

Messina Boğazı’nı geçerken boğazıma takılan o cümle

İtalya’da, Sicilya ile Kalabriya arasındaki Messina Boğazı’nı geçiyoruz...
Teknede dört çiftiz...
Hepimiz de Türkiye’nin “beyaz” denilen insanlarındanız...

***

Boğazın uç tarafına geliyoruz...
Sağımızda kılıç ve tonbalığı avlayan iki tekne görüyoruz...
Belki de 400 yıldan beri uygulanan geleneksel yöntemle balık avlıyorlar...

***

İşte tam o noktada içimizden biri şunu söylüyor:
“Eğer burada bir Erdoğan olsaydı, şimdi bu boğazın üzerine yapılmış bir köprünün altından geçiyorduk...”
Bakıyorum herkes aynı görüşte...

***

Messina’nın en dar yeri 3 kilometre.
Yani Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden sadece 350 metre uzun.
Türkiye’nin şu an inşa ettiği Çanakkale Köprüsü ise 3 bin 563 metre.

***

Sol tarafıma bakıyorum...
Sicilya... 2017 itibarıyla 5 milyon insan yaşıyor bu adada...
Karşı tarafta, yani İtalyan anakarasında yaşayan insan sayısı da 55 milyon...
Biraz ilerimizde iki-üç feribot büyük TIR kamyonlarını taşıyor.
Sicilya turizmde giderek yükselen bir destinasyon ve kıta İtalyası’yla hâlâ feribotla ilişki kuruyor.
Orada tanıştığım bir Sicilyalı, “Burada her siyasetçi bu köprüyü yapacağım diye gelir ve yapamaz” diyor...

***

İşte böyle bir durumda hepimizin aklına gelen ilk şey Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan oluyor...
Ve ister istemez düşünüyorum...
Cumhurbaşkanı’nın en büyük gücü nedir?
Bu köprüleri, yolları, havalimanlarını inşa eden, siyasetçi değil mi?

Bu imajı daha güçlü bir demokrasi ve yargı reformu ile 2023'e götürmek en iyi strateji olmaz mı?

BU HABERİ OKURKEN O ARKEOLOĞU HATIRLADIM

Messina Boğazı’nı geçerken boğazıma takılan o cümle

SON günlerde bana en umut veren haberi Al Monitor’da okudum.
Suriyeli arkeologlar Şam’da, Palmira şehrinden kurtarılan eserleri tekrar bir araya getirmeye çalışıyorlarmış.
Palmira, İŞİD denen kanlı örgütün insanlığın kültürel mirasına karşı en büyük suçu işlediği antik şehir.
O tarihi şehri yakmış, yıkmışlardı.
Suriyeli arkeologlar şimdi oradan kurtarılan kültürel varlıkları onarmaya çalışıyormuş.
Tabii bu haberi okurken kanlı cinayet örgütünün başını keserek katlettiği 82 yaşındaki arkeoloğu hatırladım.
Halid Esad, bütün hayatını bu antik şehre adamış bir arkeologdu.
Ölüm pahasına bu barbarlara direnmiş ve bunu hayatı ile ödemişti.
Onun şahsında, dünya kültürel mirasını kurtarmak için canla başla çalışan bütün arkeologları saygıyla selamlıyorum.

HOCAM ‘DEİST’LERİN TELOMER BOYU NEDİR

OSMAN Müftüoğlu hocam, geçen pazartesi günü “telomer” konusunu yazdı...
Artık siz de biliyorsunuz. “Telomer” kromozomlarımızın ucunda bulunan koruyucu kılıf.
Bu kılıf ne kadar uzun olursa yaşam süreniz o kadar kaliteli ve sağlıklı; hayatınız da o kadar uzun oluyor.

***

Buraya kadar tamam.
Ancak hocam yazının sonunda telomeri uzatan faktörleri saymış.
“İyi beslenme, düzenli egzersiz, uyku süresine ve kalitesine dikkat...”
Bunlar da tamam da araya bir de şunu eklemiş:
“İnançlı, maneviyatlı, huzurlu bir hayata önem vermek...”

***

İşte burada durdum.
Yani hocam, ateistlerin telomerleri kısa mıdır?
Ama asıl merak ettiğim “deist”lerinki...
Onlar “Yaradan’a” inanıyorlar da dinlere inanmıyorlar.

***

Acaba “deistlerin” telomer boyu kaçtır...

HÜLYA AVŞAR’DAN 70’LER TADINDA BİR GAZİNO ŞARKISI

Messina Boğazı’nı geçerken boğazıma takılan o cümle

BU haftaki şarkım Hülya Avşar’ın 12 Temmuz günü çıkan yeni yorumu ile “Saymadım Kaç Yıl Oldu”...
Bu şarkıyı çok severdim. Özlemişim ve Hülya’nın yorumunu da çok sevdim.

***

Şimdi 70’ler, 80’ler geri döndü ya... Hülya Avşar da o geleneğe uygun söylemiş.
Tam o yılların klasik, sadece o yıllara ve Türkiye’ye özgü, bağlamaya benzeyen elektrogitar introsu, gazino ve assolist geleneği ve dozu çok iyi ayarlı bir Türk arabeski...
Bir de tam bugüne uygun altyapı ve ritim...

***

Şu günlerde en çok dinlediğim şarkı oldu...

TÜRK MÜZİĞİNİN EN İYİ 20 ŞARKISINDAN BİRİ

“SAYMADIM Kaç Yıl Oldu”, bana göre “Türk müziğinin en güzel 20 şarkısından biri”... Başka birçok insan da bunu kabul ediyor.
Bana hep Türkiye’nin masum yıllarını, neşeli günlerini ve o yılların büyük gazino geleneğini hatırlatır.
Şarkının söz ve müziği, Türk müziğinin en büyüklerinden biri olan Yusuf Nalkesen’in...
Bestelendiği 1970’lerden beri kimler ve kaç nesil söylemedi ki bu şarkıyı...
Alaaddin Yavaşça, Muazzez Abacı, Ahmet Özhan, Neşe Karaböcek, Mediha Şen, Seçil Heper, Ebru Yaşar, Metin Şentürk, Müşerref Akay, Yaşar Özel, Gönül Akkor...
Ve daha başka birçok sanatçı...

EN SEVDİĞİM YORUMLAR

“SAYMADIM Kaç Yıl Oldu”nun bugüne kadar en sevdiğim yorumları şunlardı:
(*) EN KLASİK: Ahmet Özhan (Saymadım kelimesini ‘Sayamadım” diye söylemiş.)
(*) EN 70’LER: Neşe Karaböcek,
(*) EN GAZİNO: Muazzez Abacı
(*) EN 2000’LER: Ebru Yaşar
(*) EN NEŞELİ: Hülya Avşar

ÇOK YAŞA ALEYNA, SENİN SAYENDE BEN DE KEŞFETTİM

DÜN Kelebek’te Onur Baştürk’ün yazısında okudum.
Alaçatı’da Tek Masa isimli mekânda otururlarken Aleyna Tilki, “Yeni keşfettim, çok seviyorum bu şarkıyı” diyerek, DJ’den Sezen Aksu’nun “Dört Günlük Bir Şey” şarkısını istemiş.
Bu şarkıyı ben de bilmiyordum.
Hemen dinledim.
Gerçekten olağanüstü bir şarkı ve bugünlerdeki havama da çok uygun.
Demek ki ben de atlamışım.
Aleyna ve Onur’un sayesinde ben de keşfettim.
Ve bir kere daha anladım...
Sezen gerçekten büyük...

X