"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Mekke'den gelen Hadis

AŞAĞIDAKİ hadis dün sabah Mekke’den gönderildi... Gönderen kişi Erkan Aydın...

***

 

Kendisi ilahiyat doktoru.

 

Bir turizm şirketi sahibi.

 

Umre ve hac turları düzenliyor.

 

***

 

İzmir Hisar Camisi’nde bir Yahudi vatandaşı ölümünün ilan edilmemesi üzerine yazdığım yazıları ve Diyanet’ten “isminin açıklanmasını istemeyen” bir yöneticinin verdiği cevabı da okumuş.

 

Bana aşağıdaki hadisi gönderdi:

 

***

 

“Cabir b. Abdullah (r.a.) şöyle nakletmiştir:
Yanımızdan bir cenaze geçmişti. Resulullah (asm) hemen o cenaze için ayağa kalktı. Biz de (ona uyarak) kendisi ile beraber ayağa kalktık ve:
“Ey Allah’ın resulü! Bu bir Yahudi kadının cenazesidir” dedik. Bunun üzerine Hz. Peygamber (asm) buyurdu: “Bu da bir insan değil mi?”
“Şüphesiz ölüm korkunç bir şeydir. Cenazeyi gördüğünüzde hemen ayağa kalkınız.” (Müslim, Cenaiz, 78, Hadis No:1593)

 

***

 

Peygamberimiz, ölen insanlar arasında inancına göre bir ayırım yapmadığına göre, Diyanet’in “Mevzuat böyle diyor” yorumunu yeniden gözden geçirmesi uygun olmaz mı?

 

İSTANBUL’DAN ÇIKACAĞIM, AKHİSAR İZMİR VE URLA HEPSİ DÖRT BUÇUK SAAT

 

OSMAN Gazi Köprüsü beni çok heyecanlandırdı.

 

İstanbul’da yaşayan ama kalbi hep Ege’de atan biri olarak hayallerim gerçekleşiyor.

 

Dünyada en sevdiğim şehir, İstanbul’dan kalkacağım...

 

Annemin, babamın, dedelerimin, babaannelerimin, anneannelerimin, teyzelerimin kasabası Akhisar’dan geçerek, beni ben yapan şehre, annemin, rahmetli babamın, kardeşlerimin İzmir’ine geçeceğim.

 

Oradan Tansu’nun Urla’sına... Harika bir Marmara peyzajı, harika bir Ege yolculuğu...

 

Ve hepsi 4.5 saat...

 

Bir İzmirli olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a teşekkürler...

 

23 NİSAN

 

-“BEN her 23 Nisan yeniden çocuk olurum.

 

O yüzden hiç büyüyemedim.

 

İçimdeki çocuk hep büyük ve cesurdu...

 

Dışımdaki adam ise hep küçük ve korkak...”

 

Yazılmamış İtiraflar Antolojisi: Bölüm 1

 

(Hayali kitap)

 

MOR YAĞMURLAR ALTINDA SIRILSIKLAM BİR GECE

 

O yıl 37 yaşında bir öğretim üyesiydim... 12 Eylül rejimi devam ediyordu...

 

Mekkeden gelen Hadis

 

Neşe Erberk Avrupa güzeli seçilmişti. Eruh baskını ile PKK’nın adını duymuştuk.

 

***

 

1256 aydın imzaladıkları özgürlük dilekçesini Kenan Evren’e sunmak üzere Çankaya Köşkü’ne çıkmış, kapıdan çevrilmişti.

 

***

 

Turgut Özal bizi şaşırtıyordu...

 

KDV ile tanışmıştık. Televizyonlarda vergi iadesi kamu spotları dönüyordu.

 

***

 

İşte o yıl bir şarkı girdi hayatımıza...

 

Prince’in “Purple Rain”i...

 

Tam 32 yıl önce, 1984 yılıydı...

 

***

 

Hiçbir şarkı... En kalabalık gecelerimizde de en iki kişilik anlarımızda da... Ve en tenha ve en yalnız gecelerimizde bu kadar etkilemedi bizi...

 

***

 

Müziğinin hüznü ve isyanı mı?.. Hüznün, acının ve isyanın, “Purple Rain” kelimesindeki kudreti mi?...
Yoksa müzik tarihinde yazılmış en güzel gitar solosunda bulduğumuz kendimiz mi?...

 

***

 

O yıl, sonraki yıllar mor yağmurlar altında sırılsıklamdık...

 

‘MOR KÜLHANİ’ KELİMESİNİ DE O YÜZDEN ÇOK SEVMİŞTİK

 

ÇARŞAMBA gecesi uyuyamamıştım. Perşembe gecesi ise uyumadım...

 

MTV ve CNN’in, Prince’in ölümü dolayısıyla yaptığı yayınları izledim.

 

***

 

“Purple Rain” şarkısı, 3 Ağustos 1983 günü Amerika’nın Minneapolis şehrindeki First Avenue adlı kulüpte kaydedilmişti.

 

Perşembeyi cumaya bağlayan gece, insanlar tam orada sabaha kadar dans ettiler.

 

***

 

Hayatımın nakaratlarından biriydi şarkıdaki o cümle...

 

“Sadece seni mor yağmurların altında yıkanırken görmek isterdim...”

 

***

 

Hiçbir şarkıcı arkasında böyle harikulade bir renk bırakarak gitmemiştir bu dünyadan...

 

O yüzden bizim kuşağımız için “Mor” sadece bir renk değildir.

 

O renk, aşkın ve içimizdeki depremlerin, Richter ölçeğidir...

 

Tek kişilik tarikatımızın şifresidir...

 

***

 

Ece Ayhan’ın “Mor Külhani”sini de o yüzden çok sevdik...

 

GÜNÜN ŞARKISI: SENİ SEVMEK VAR YA

 

- ÖNCEKİ gün Attila Özdemiroğlu’nun cenazesinde Ayşegül Aldinç’e rastladım.

 

Yıllara meydan okuyor. Matem elbisesi bile yaşlandıramıyor onu.

 

Son günlerde “Sekiz” CD’sini sık sık dinliyorum.

 

Özellikle Eflatun’la birlikte söylediği “Seni Sevmek Var Ya” adlı şarkısı harika.

 

Hemen Spotify “Enginar Zamanı” listeme aldım.

 

Gökhan Türkmen’le birlikte söylediği “Durum Leyla” ve “Bir Tek Gördüğüm” adlı şarkıları da çok sevdim.

 

Öyle anlaşılıyor ki, bu yaz bol bol Ayşegül Aldinç dinleyeceğim.

X