"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Mavi kanlı siyasete son

8 Haziran AKP için bir hüsran olabilir mi...

İyi bir seçim tahmincisi değilim. Bildiğim tek şey var, HDP, yüzde 10 askeri darbe barajını geçerse olabilir.
Bildiğim bir şey daha var.
AKP’nin hüsranı, kartopu gibi büyür ve “tek adam anayasası” beklentisi içindeki Saray içi bir “Annus Horribilis”a dönüşebilir.
Annus Horribilis, latincede “En felaket yıl” anlamına geliyor.


* * *


Böyle bir ihtimal var mı...


* * *


AKP son yerel seçimde, il genel meclisinde yüzde 43 aldı.
Ciddi seçim araştırma kuruluşları bu seçimde AKP için en iyi ihtimalle bu oranı veriyor.
Burası normal bir ülke olsaydı, yani askeri rejimin yaptığı anayasa ve yüzde 10 seçim barajı ile yürümeseydi...
Durum ne olurdu...
Almanya’da ne olursa o olurdu...


* * *


Almanya’da son seçimlerde iktidar partisi (Hıristiyan Demokrat) yüzde 42, ikinci parti (Sosyal Demokrat) yüzde 24, üçüncü parti yüzde 8.5 oy aldı.
Ne oldu...
Merkel tek başına hükümeti kuramadı...


* * *


Gelelim bizim son seçime: Son yerel seçimimizde iktidar partisi (AKP) yüzde 43, ikinci parti (CHP) yüzde 26, üçüncü parti (MHP) yüzde 14 oy aldı.
Tabloya daha yakından ve daha dikkatli bakın...
Ne görüyorsunuz?
Almanya ile aynı tablo... Türkler aynen Almanlar gibi oy kullanmış.
Oy dağılımı aynı, ama parlamento taban tabana zıt...
AKP, yüzde 40 küsur oyla açık ara iktidar.
Bundan sonrası ise “Türk usulü bir demokratik ucubedir...”


* * *


Demokrasi kültüründen zerre kadar nasibini almamış bir zihniyet, oyların yüzde 40 küsuru ile kendini “bütün Türkiye’nin sahibi” hissetmekte...
Buna karşılık toplumun öteki yarısına da kendi ülkesinde kendini “parya”, “azınlık” hissettirmektedir.


* * *


Türkiye bu seçimde, kendini her şeyi yapmaya muktedir bir “Mavi kanlı egemen sınıf” gibi görmeye başlayan ve giderek bir sivil darbeye dönüşen zihniyeti, sandıkta yola getirme şansını elde edebilir.
O yüzden artık, en başta AKP, “post-Erdoğan” (Erdoğan sonrası) dönem hakkında fikir egzersizine başlamalıdır.
Hadi başlayalım...

Sandıktan bir AKP-CHP koalisyonu çıkabilir mi


SORUYU aklıma Güneri Cıvaoğlu soktu...
Önceki günkü yazısında şu ihtimalden söz etti:
Türkiye, 8 Haziran sabahı bir AKP-CHP koalisyonu ihtimaline uyanabilir mi...
Ankara’dan bazı dostlarım da kulislerde bu ihtimalin konuşulmaya başlandığını söyledi. Bu seçimde HDP barajı geçer ve yine Almanya’ya benzer bir oy dağılımı çıkarsa, Alman modeline bakmakta yarar var.
Almanya’da yüzde 42 oy alan birinci parti ile yüzde 24 oy alan ikinci parti koalisyon yaptı.
Yani merkez sağ parti ile merkez sol parti...
Bunun Türkiye versiyonu da bir AKP-CHP koalisyonudur.


Yeniden tek bir millet olmayı sağlama modeli

ALMAN modeli merkez sağ-merkez sol koalisyonunu, Türkiye’de yıkılan devleti, yargıyı, demokrasiyi sağlam temele oturtacak bir restorasyon dönemini açabilir.
-Birinci sınıf-ikinci sınıf vatandaş farkını kaldırır
Son 12 yılda toplumun bir bölümü, ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördü. Bu koalisyon toplumun öteki kesimine “Biz de bu ülkenin vatandaşıyız” duygusunu verir.


* * *


-Kutuplaşmayı azaltır.
Ülkenin modern hayat tarzına sahip insanlarının vatanlarına güvenini arttırır. Kutuplaşmayı önler.
-Çözüm sürecini tabana yayar.
Kürt sorununun çözümü bir AKP-HDP projesi, yani “İslamcı-Kürt” dayatması olmaktan çıkıp bütün Türkiye’nin ortak hissiyatı haline gelir.


* * *


-Tek adam tehlikesini kaldırır.
Artık tamamen şahsi ihtirasların ve emellerin ifadesi haline gelen “başkanlık sistemi” tartışmaları bir daha geri gelmemek üzere sona erer.


* * *


-Tek adam dış politikası değişir.
Türkiye’ye ve bölgeye çok pahalıya patlayan Sünni temelli ve şahsi dış politika değiştirilir.


* * *


-Cumhurbaşkanını herkesin cumhurbaşkanı yapar.
Cumhurbaşkanlığı, anayasal çerçevesine oturur, cumhurbaşkanı herkesin cumhurbaşkanı haline gelir.


* * *


-Ekonomik krizle mücadele mümkün olur.
Yıldırım hızıyla gelen ekonomik krize
karşı daha gerçekçi politikaların uygulanması mümkün olur.

X