"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Lümpenler ‘reisi’ terk mi etti

-“TAYYİP Erdoğan onların mahallesinin delikanlısıydı. Onlarla aynı sokaklarda yürümüş, aynı tarlada top oynamıştı. Öyle ki Tayyip Erdoğan kadınların kapı önlerinde yaptıkları dedikodularında, akşamcıların kurduğu çilingir sofrasının da konusu olabilecek kadar onlara yakındı.”
-“AK Parti ise, parti kurma aşamasında onların semtlerine, mahallelerine, sokaklarına girerek fikirlerini sormuş, onları adam yerine koymuştu.”
-“AK Parti’nin kuruluşundan itibaren her haykırışında o sedanın içinde kendi seslerini de bulmuşlardı. Hatta, onların içinde ‘hayata tutunamayıp, toplum tarafından aşağılara itilen’ ‘lümpen’ diyeceğimiz kişiler ve gruplar bile yer almaktaydı.”
-“Gelinen noktada kendilerini terk edilmiş hissetti o insanlar. Kızdılar, hayal kırıklığı yaşadılar, öfkelendiler ve asabileştiler. Asabi lümpenlere dönüştüler bu sefer.”
-“O âlemin raconuna göre rızasız ve izinsiz giden, terk eden cezasız kalamazdı. Onlar da cezayı kesiverdiler ve AK Parti’nin altını üçüncü bir cepheden boşalttılar.
(Bir nevi namus cinayeti...)”


* * *


Peki bu satırları kim yazdı...
Buyurun, ikinci yazıda adresi veriyorum.


Platonik âşık da namus cinayetini gördü mü


-İlk ipucunu vereyim:
“Zenci Türklerin Erdoğan tarafından ihanete uğradıkları hissine kapıldığını” iddia eden bu yazıyı yazan kişi ve adresine gelince...
-Yazan kişi, Erdoğan’a çok yakın...
-Ta belediye başkanlığı döneminden beri yanından hiç ayrılmayan bir insan...
Hüseyin Besli...
Gerçi o, “Lümpenler Erdoğan’ı terk etti” diyor ama, bunu “Zenci Türkler terk etti” olarak okumak gerekir.
Çünkü yaptığı sosyolojik tanım, Erdoğan’ın çok sevdiği ‘Zenci Türk’ tanımına çok daha fazla uyuyor.
Ayrıca Lümpenler “Reislerini” hiç terk etmedi...
Hemen hepsi, danışman veya köşe yazarı olarak yanında tetik düşürmeye devam ediyor.
Adrese gelince...
Yazı 14 Haziran günü Akşam gazetesinde yayınlandı...
Yani Erdoğan’a Şems aşkıyla bağlı zatın gazetesinde...
Merak ettim, acaba platonik aktan kamaşmış gözleri bu yazıyı okuduğunda, o da aynı ‘namus cinayetini’ gördü mü...

Banka hesaplarımı kurcalayan 265 kişinin ismini tek tek tespit ettim

Tam sayıları 265...
Bir numarada A.K. ismiyle başlıyor. Erkek. 1961 yılında Bursa’da doğmuş...
265 numaradaki ki Z.Ö... 1970 yılında Ayaş’ta doğmuş bir kadın... Kızım yaşında yani...


* * *


Hepsi Maliye Bakanlığı’nda çalışıyor. 2006 yılında, yani AKP hükümeti döneminde banka hesaplarıma girip bakmışlar, didik didik etmişler...
Yamuk bir şey bulsalardı, o gün iktidar medyasında çarşaf çarşaf okurdunuz...


* * *


Ama bir hata yapmışlar...
Benim hesaplarıma bakarken, ülkenin başbakanının, yani Tayyip Erdoğan’ın banka hesaplarına da girmişler...


* * *


Hesapları didiklenen başka isimler de var...
Ahmet Necdet Sezer, Yaşar Büyükanıt, İlker Başbuğ, Deniz Baykal, Erkan Mumcu, Mehmet Ağar, Devlet Bahçeli, Hilmi Özkök, Fatih Altaylı, Emin Çölaşan, Remzi Gür...
Küçük, vahim ve komik bir ayrıntı...
Dönemin Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın hesaplarına girmişler...
Adamlar hepimizin bankadaki parasını, harcamalarını kuruş kuruş çıkarmışlar.


* * *


Ama olay ortaya çıkınca Maliye Bakanlığı ne rapor vermiş biliyor musunuz?
Bu 265 kişi, hesaplarımıza “hiçbir kasıt olmaksızın, sırf merak saiki ile” girmiş...
Oysa Cumhuriyet Başsavcılığı hiç bu fikirde değil.
Başsavcılık, “bu bilgilerin üçüncü kişilere aktarılması” iddiasıyla soruşturmaya başlamıştı...


* * *


Başka bir ülkede olsa ağır cezalık suç...
Ama bizde ne oldu biliyor musunuz?
Onu da dün evime posta yoluyla gelen tebligattan öğrendim. 5 Temmuz 2012’de çıkarılan bir kanun sayesinde, bu 265 kişi hakkında kamu davası açılması ertelenmiş...
Üç yıl içinde hesaplarımıza yeniden girmeye kalkmazlarsa, işlerine devam edecekler.


* * *


Anlayacağınız 265 meraklı kedinin hepsi yırttı...

X