"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kötü adama yatırım iyi bir iş mi?

Kötü karakterlerden iyi para kazanmak mümkün mü?

Marvel’in sahibi Bob Iger tartışmaya gerek bırakmıyor: “Elimizde 7 bin Marvel karakteri var. Ama siz bunları görmüyorsunuz. Çünkü gözünüz hep iyilere takılıyor. Oysa biz kötü karakterlerin nasıl bir hazine olduğunu keşfettik.”

Kötü adama yatırım iyi bir iş mi

KÖTÜ karakterin önemini torunum Sinan Ali sayesinde keşfedeceğim aklımdan bile geçmemişti. İki yıl önceydi. Sinan Ali her büyüyen çocuk gibi Play Station’a daldı.
Bir gün odasında Playstation’daki bir oyunda üç dakika içinde 40’a yakın insanı, insan dimağının almayacağı bir barbarlıkla öldürürken onu arkadan seyrettim.
İşte tam orada, 20 yıl genel yayın yönetmenliğinden sonra içimde hala insani bir şeyler kaldığını keşfettim.
O duyguyla Sinan Ali’ye ‘Yeter artık. Yüzlerce kötü insan öldürdün. Hiç kötü insan kalmadı” dedim.
Bana dönerek, en ciddi ifadesiyle şunu söyledi:
“Onlar kötü adamlar değil. İyi adamlar. Kötü adam benim. Öldürdüklerim iyi adamlar…”
O oyun CD’sini ona ben almıştım ve işte o an Fortune dergisi kadar ekonomik çalışan kafam, olayın ekonomisini de anladı.150 Türk lirasını kötü adama vermiştim.

KÖTÜ İYİLİĞİN BABASI

Yaptığım işin ne kadar iyi olduğunu ise geçen yıl San Fransisco’da bir sabah saat 7’de Amerikalı iyi bir iş adamından öğrenecektim.
Adamın adı Bob Iger’dı. Amerikalılar ve dünya onu Disney’in CEO’su olarak biliyor ama o entertainement hayatına Sinan Ali ile aynı yaşta başladı.
Bir Iron Man hastası olarak. Yani Marvel Comics jenerasyonunun çocuğuydu.
Marvel Comics kitaplarındaki Iron Man, Batman, Hulk gibi kahramanlarla büyümüş.
2013 yılı, Disney şirketinin kuruluşunun 90’ıncı yılıydı. O yıl Bob Iger beni şirketin genel merkezine davet etti.
Altı gün boyunca, sabah saat 6’dan akşam 22’ye kadar birlikteydik ve kötüye yatırım yapmanın bütün inceliklerini, intikamını Marvel’in tamamını alarak tatmin eden bu harika insanla geçirdim.
Ona kötü iyiliğin babası ismini taktım. Tabii bu bir kısaltmaydı. Tam adı, kötü iyiliğin para babası olması gerekiyordu.
Bob Iger 2006 yılında çocukluğunun hayal dünyası olan Disney’in CEO’su olduğunda arka arkaya 3 büyük karar aldı.
Bu kararlarla önce Pixar Animation’u, sonra Marvel Comics’i en sonda da Starwars filmlerinin sahibi Lucas Film’i Disney bünyesine kattı.

EN APTAL SORU

Bu üç şirket için ödediği para 15 milyar dolardı.
Sadece Marvel için 4 milyar dolar ödemişti. Üstelik Marvel’i aldığında elindeki en büyük 2 aset olan Spiderman ve X man başka şirketlere satılmış durumdaydı.
Marvel’a gitmek için kahvaltı ederken ona Amerika’nın burnundan kıl aldırmayan en zeki ekonomistlerinin sorduğu en zeki soruyu sordum.
“En büyük asetleri gitmiş, 20’nci yüzyıl başının en demode çizgi romanlarına 4 milyar dolar vermek aptalca değil mi...?
Meğer en aptal soruyu sormuşum.
Bob Iger kötü adam dersine, bir soru ile başladı.
“Sence Marvel’ın elinde kaç karakter vardır?”
Saymaya başladım.
Ironman, Hulk, Captaın America, Spider Man, Thor… Ben duramayınca o devam etti:
Black Widow, Volverin, Natacha Romanov…
Müstehzi bir gülüşle soruyu tekrar etti: “Sence kaç Marvel karakteri vardır…”
Cevabı kendi verdi:
“Elimizde 7 bin Marvel karakteri var… Ama sen bunları görmüyorsun. Çünkü gözün hep iyilere takılıyor. Oysa biz kötü karakterlerin nasıl bir hazine olduğunu keşfettik. Öbür gün Annheim’da bunu sana göstereceğim..”
Yani Disney’in dünyadaki ilk tematik parkında.
İki gün sonra Bob Iger orada sahneye çıktı ve gelecek senenin en önemli filmini tanıttı. Filmin adı Maleficient’tı.

KAHRAMAN CADI

Yani Uyuyan Güzel’in baş belası cadı. Kötü bir karakter ilk defa bir Disney filminin başkahramanı oluyordu.
Asıl sürpriz başkahramana, yani kötü karaktere yapılan dev yatırımdı. Biraz sonra sahnenin perdesi aralandı ve siyah kazaklı, Siyah pantolonlu bir kadın sahneye çıktı.
Karşımızdaki kadın Angelina Jolie’ydi ve cadıyı o oynuyordu.


Kötü adama yatırım iyi bir iş mi

Milyonlarca dolarlık bir cadı. Netice, 180 milyon dolara mâloldu. 780 milyon dolar hasılat yaptı.
Sadece Ironman 3’ün hasılatı 1.5 milyar dolara yaklaştı. Avengers 1.5 milyar dolar hasılat yaptı.
Kötü karakter iyi bir yatırımdır. Kötü kötüdür ama bazen iyidir.
Ekonominin kuralıdır.. Kötü para iyi parayı kovar. Ama bu kural en azından bütün 20’nci yüzyıl boyunca eğlence dünyası için geçerli olmadı.
O dünyada hep iyiler kötüleri kovdu ve her şey onların zaferi ile bitti..

Aslında Hollywood kötüden önce çirkinin ekonomik değerini keşfetmişti. Beauty and the Beast ve Notr Dame’ın Kamburu’nun Box Office performansı, bize çirkinin değil kötünün değerli bir mal olduğunu anlatması gerekirdi.
Ama burnundan kıl aldırmayan benim gibi mankafa ekonomistlere bunu anlatmak kolay değildi.
Kötü sadece iyi bir yatırım değildir. Aynı zamanda estetik bir sanat eseridir.
Kill Bill’deki küçük Japon kızın en manga hali hangimizin kafasından silinebilir ki…
Hayır kesinlikle cinsel bir şeyden söz etmiyorum. Sözünü ettiğim şey sadece kötülüktür.
Sinan Ali benden daha büyük bir ekonomist.


Kötü adama yatırım iyi bir iş mi

Sin City filminin ‘kötü’ kahramanı Marv


* Bu yazı yazarımız Ertuğrul Özkök’ün 10 Aralık’ta Bumerang İçerik Pazarlama Konferansı’nda yaptığı konuşmadan derlenmiştir.


Leon’da herkes kötüydü bir de en kötüsü vardı


Kötü adama yatırım iyi bir iş mi

‘KÖTÜ’nün bugün anladığım ilk işaretini en çarpıcı şekilde Leon filminde görmüştüm. O filmde beni etkileyen şey şuydu karakterlerin üçü de kötüydü.
Herkesi öldüren Leon, şeytanın çocuk şeklindeki tezahürü
Natalie Portman’ın kötülüklerini görmüyorduk. Çünkü karşılarında
çok daha harika bir kötü vardı.


Kötü adama yatırım iyi bir iş mi


Gary Oldman’ın oynadığı polis şefi. Hangimiz ağzında sakızla odaya girip adama ‘Ben Beethoven hastasıyım. Ama sen kesin Mozart’ı seviyorsundur’ deyip bütün sülalesini yok ettiği o harika sahneyi unutabiliriz.
Dünyada hiç bir katliam bu kadar ilgiyle ve beğeniyle izlenmemiştir.
Ancak o filmde dahi ‘kötü’nün ekonomik değerini tam olarak anlayamadık.

Pandora’nın kutusu açıldı ‘Güzel Kötülük’ saçıldı


Asırlar önce açılan bir kutu, kötünün ne kadar güçlü olduğunu anlatmıştı. Kutunun adı Pandora’ydı. İşte hikâyesi.
Prometheus insanlara vermek üzere ateşi çalınca çok sinirlenen Zeus onu cezalandırmak için Pandora isimli kadını gönderir. Pandora’nın yanında bir kavanoz vardır. Bu aslında ‘herşey hediyesi’ olarak gönderilmiştir. Oysa bu kutunun içi kötülüklerle doludur. Saf Epimeteus kavanozun kapağını kaldırınca, bütün kötülükler dünyaya yayılır. Galiba Marvel karakterlerinin bir bölümü de bu kutudan çıktı. Batı edebiyatı buna ‘güzel kötülük’ diyor.

X