"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kırca’nın taklidini yapamadığı 2 kişi

CUMHURİYET gazetesi, rahmetli Levent Kırca’nın unutulmaz tiplemelerini çıkarmış.


Listeye baktım...
Kimler yok ki...


* * *


Atatürk var... Süleyman Demirel, Bülent Ecevit var...
Necmettin Erbakan da var...
Bill Clinton var...
Hatta Kaddafi gibi bir despotun bile taklidini yapmış.
Ahmet Kaya, Fatih Terim, Yaşar Kemal, Nâzım Hikmet, Hıncal Uluç...
Hatta eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ var...


* * *


Kırk yıllık yakın tarihimizden herkes var, sadece 2’si yok...
Biri Kenan Evren...
12 Eylül’ün kudretli başkanı...
Öteki Tayyip Erdoğan...
Bu dönemin “Reis”i...


* * *


Nedir bu...
Biri askeri darbe döneminin başkanı, öteki, sivil ara rejimin “Reis”i...


* * *


Tesadüf mü...
Yoksa trajik bir benzerlik mi...
Veya iki ara rejimin yarattığı ortak korku...

 


Levent Kırca bir zamanlar Erdoğan taklidi de yapmıştı

 

OYSA bir zamanlar “Demokrasi Apartmanı” adlı skeçte Erdoğan ve eşi Emine Hanım’ı da hicvetmişti.
Erdoğan o zamanlar belediye başkanıydı.
Aralarında şöyle bir konuşma geçiyordu.
Erdoğan: “Kapı çalınıyor...” Emine Hanım, “Hırsızlar güpegündüz kapımızı mı çalıyor”.
Erdoğan: “Yok hanım kapının zili çalıyor...”
Gelenler polisti ve terörist diye karşı dairedeki, genç kızı götürüyorlardı. Sonra alt kattaki gazeteciyi, sendikacıyı alıp gidiyorlardı.
Erdoğan hepsi alınırken, “Oh olsun” diyordu...
En sonda kapı yine çalınıyordu, bu defa şiir okudu diye onu alıp götürüyorlardı.
Ne hazin bir skeç...
Bir zamanlar bu ülkede mizahçılar herkesin taklidini yapabilir, dalgasını geçebilirdi.
Bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir yerde karşılaşsam ona derdim ki:
“Keşke hâlâ parodileriniz yapılabilseydi Sayın Cumhurbaşkanı...”
Siz de daha rahat olurdunuz...
Biz de... Ülkemiz de...
Ve Evren’le bu trajik yol arkadaşlığı, liste ortaklığı da olmazdı...
Parodileriniz hâlâ yapılabilse, mizahçılar dalga geçebilseydi, siz de sadece Saray’ın “Reis”i değil, herkesin Cumhurbaşkanı olabilirdiniz.

 


Ahh, şu günlerde hepimizi kucaklayacak bir cumhurbaşkanımız olsaydı

 

TAM da hepimizin, bütün Türkiye’nin “cumhurbaşkanına” ihtiyaç duyduğumuz günler değil mi...
-Çıkacak, hepimize umut ve güven verecek...
-Ölen vatandaşları, hiçbir ayrım yapmadan kucaklayacak.
-Darmadağın olmuş siyaseti, tarafsız bir itibarla bir araya getirecek...
-“Devletin başı” olarak, mahir bir psikolog gibi, herkesin ruhuna su serpecek...


* * *


Bütün bunları yapacak
bir cumhurbaşkanına ne kadar ihtiyacımız varmış gördünüz mü...


* * *


Hadi söyleyin öyleyse...
Bunları yapabilmek için, ille kudretli bir “Reis”, muktedir bir tek adam, denetlenemez bir başkan olmak mı gerekiyor...


* * *


Yürürlükteki Anayasamızın hangi maddesi bu büyük vatan görevinin yerine getirilmesine mani...


* * *


Parlamenter sistemin, devletin başı olarak Cumhurbaşkanı’na verdiği yetkiler, yeter de artar bile...


* * *


Yeter ki niyetiniz iyi olsun...
Yeter ki kutuplaşma, nefret, kamplaşma, bizimkiler, sizinkiler hesabı üzerinden kudret oburluğuna kapılmayın...


* * *


Yine de şu kısa sessizliği bir saygı işareti kabul edip ona teşekkür edelim.


* * *


O bile iyi geldi.

 

 

X