"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kimin telefonu bu casusla aynı yerden sinyal verdi

İKTİDAR medyası Zarrab’a “Casus” diyor... Sizce bu doğru bir kriz yönetim biçimi mi...

*

Siz ona casus derseniz, Kılıçdaroğlu da haklı olarak “O casussa ona bütün bu bilgileri, iki ülke arasında arabuluculuk yapma yetkilerini kim verdi?” diye sorar.

*

Bu soruyu niye sorarlar biliyor musunuz...

*

Sizin savcınız ve hâkiminiz, ortaya hiçbir somut delil ve belge koyamadığı halde, “Can Dündar’a o bilgileri verdi” diye Enis Berberoğlu’na müebbet hapis cezası vermişse...

Yani “Casusa bilgi verdi” diye bir suç türü yaratmışsa...

*

Delil diye sadece “Telefonları aynı yerden sinyal verdi” diye abuk sabuk bir şey uydurmuşsa...

*

O zaman aynı savcı ve hâkimlere şu soruyu sorma hakkı doğmaz mı?

Sayın savcı....

Şimdi “casus” diye “vatan haini” diye mallarına bile el konulan Zarrab’ın cep telefonu, bu ülkede hangi siyasiler, hangi bürokratlarla aynı yerden sinyal vermiştir?

*

Cevabını milletçe bekliyoruz...

BU ÜLKEDE AHLAKI KİM TEMSİL EDİYOR

Kimin telefonu bu casusla aynı yerden sinyal verdi

BASİT, çok basit bir soru...

Bu ülkede ahlaki değerleri kim temsil ediyor...

Adalet duygusunu en iyi temsil eden lider veya parti hangisidir?

*

Dün Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı’nın düzenlediği ve beni çok etkileyen “İşte Değerlerimiz Konferansı”nı dinlerken aklıma sokuldu...

*

Konferansın açılışında Konda araştırma şirketince yapılan bir değer araştırmasının sonuçları yayınlandı.

Türk halkının üzerinde birleştiği ilk 5 değer şunlarmış:

1- Adalet

2- Ahlak

3- Saygı

4- Güven

5- Eşitlik.

*

Verdiğim şu tabloya dikkat...

Hangi partiye oy verirse versin...

Yani ister AKP’ye, ister CHP, MHP, ister HDP’ye oy verenler olsun...

Türk halkının tamamı, istisnasız hepimizin bir numaraya koyduğu değer adalet...

İki numara ise ahlak...

*

Öyleyse gelin bir samimiyet testi yapalım...

- BİR: Sizce bu ülkede hangi parti ve lider “adalet” dediğimiz değeri en fazla temsil ediyor?

*

- İKİ: Sizce bu ülkede hangi parti ve hangi lider “ahlaki” değerlere en fazla önemi veriyor...

*

- ÜÇ: Hangi parti ve lider eşitlikçi...

Yani insanları işe alırken, onlarla muhatap olurken dinine, başına, siyasi düşüncesine bakmadan hakkaniyet ölçüsünde davranıyor.

*

Şimdi ben aradan çekiliyor, sizi kendinizle baş başa bırakıyorum...

Kararı siz verin.

BENİM SORAMAYACAĞIM SORUYU BARDAKOĞLU SORDU

- “ORTAK Değerler” toplantısında eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu benim şu sıralarda sormaya cesaret edemeyeceğim şu soruyu sordu: “Din, insanları daha ahlaklı yapar mı?”

Verdiği dolaylı cevap şuydu: “Her şeyi din üzerinden açıklamaya çalışırsanız, her şeyi, her icraatınızı dine bağlamaya kalkarsanız, en büyük ortak değerlerimizden biri olan, hepimizi birleştirmesi gereken dinimizi, tam aksine hepimizi bölen bir şey haline getirirsiniz.”

Peki yukarıdaki soruya verdiği
cevap ne oluyor?

“Ahlakı sadece dinle açıklamaya çalışırsanız, din hepimizi ahlaklı yapmaz, tam
aksine ahlak konusunda bile böler.”

MAHALLE BASKISI BAZEN İYİ SONUÇLAR VEREBİLİR

ORTAK Değerler” paneline katılanların şu sözleri çok dikkatimi çekti.

- Mustafa Küçük: (LC Waikiki CEO’su): “Biz bütün Türkiye’ye sesleniyoruz. Muhafazakâr müşterimize sorduk: ‘Size ayrı bir koleksiyon yapmamızı ister misiniz?’ Gelen cevap şuydu: ‘Hayır kesinlikle ayrı bir koleksiyon istemiyoruz. Herkese koleksiyon yapın’.”

Çıkardığım sonuç: İnsanlar gettolaşma istemiyor.

- Prof. Selçuk Şirin: (Öğretim üyesi ve Hürriyet yazarı): “İnsanların yere çöp atma ve dönüşebilir çöp atmaya saygı göstermesi konusundaki davranışlarını belirleyen olgu ne eğitim, ne de gelir düzeyi. Eğer komşularından üç-beşi bunlara saygı gösteriyorsa, utancından onlar da aynı davranışı gösteriyor.”

Çıkardığım sonuç şu: Bazen mahalle baskısı iyi etki de yapabilir.

EMİN VE KÜÇÜK MUKALLİTLERİNİN HAKARETLERİNE BU HARİKA KADIN SAYESİNDE TAHAMMÜL EDEBİLDİM

NE “dönekliğiniz” kaldı, ne “liboşluğunuz”, “yalakalığınız”...

Medyadaki teröristlere, Twitter’daki trollere nasıl tahammül edebiliyorum...

Pazar günü Kelebek’te okudum... Twiglight dizisinden beri çok sevdiğim, Woody Allen’ın “Café Society” filminde hayran olduğum Kristen Stewart bu gibilerine verilecek en güzel cevabı bulmuş.

“Bu sayede, saygı duymadığım bazı kişilerin öfkesini ve zalimliğini iyice görmüş oldum. Bu medyatik yağmalama işimi etkileseydi perişan olurdum, ama bana ilham veren insanlarla çalışmaya devam ettim.”

Emingillerin ve onların iktidar medyasındaki yeniyetme küçük mukallitlerinin gadrine uğrayan bir insansanız...

Kristen Stewart’ın bu sözlerini başucunuza yazın...

U2’NUN BU LAFINI ÇOK SEVDİM BAŞUCUMA ASTIM

U2’nun yeni albümü çıktı.

Albümde en çok “Get Out Of Your Own Way” şarkısını sevdim.

“Kendi yolundan çekil” diyor...

Bugüne kadar hep başkalarına “Yolumdan çekil” demeye alışmışız..

Bir düşündüm ki, en çok kendim kendi yoluma çıkıyorum...

Bu lafı bir kenara yazıp başucuma astım.

Bu arada albümde güzel şarkılar var.

Giriş şarkısı “Love is All We Have Left” ve “Love is Bigger Than Anything In Its Way” de iyi...

“You Are The Best Thing About Me” şarkısının Kygo düzenlemesi de çok akılda kalacak bir şarkı.

“Ordinary Love” şarkısı da tahmin ediyorum bundan sonraki konserlerde en fazla hep bir ağızdan söylenecek şarkılardan biri olacak.

Bu arada 4 ayrı şarkının adında “love” kelimesinin olması da dikkatimden kaçmadı yani.

X