"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kadın olsaydım iyi kavga ederdim

ÖNCEKİ akşam Elele dergisinin, Avon firması ile ortaklaşa düzenlediği “Türkiye’nin Kadınları” ödül törenindeydim.

Kadın gazeteci ödülünü Hürriyet’ten Ayşe Arman aldı.
Harika bir konuşma yaptı.
Tam Ayşe Arman heyecanını taşıyordu.

***

“Kadın olmak harika bir şey. Bir daha doğsam bu dünyaya yine kadın olarak gelmek isterdim” dedi.
Müslüman bir ülkede başarılı bir kadının bütün samimiyetiyle bunu söylemesi çok güzel bir şey.
Yeni rejimin hoyrat erkeklerine karşın kadınların içindeki yaşama heyecanı ve mücadele azmi bana moral veriyor.

***

Bir Hürriyet çalışanı ve Hürriyet âşığı olarak hep şunu hayal ettim.
Bir gün Türkiye’de büyük gazetelerin başına Ayşe Arman gibi bir kadın gazeteci gelmeli.
Heyecanlı, başı dik, korkusuz, kadınlığını yaşamayı bilen ve bu dünyaya yeniden kadın olarak gelmek isteyen biri...
Yaşadığımız bu ara dönemde, rejiminin kadınlar üzerine çöken gölgesine karşı iyi bir meydan okuma olurdu.
Şundan eminim...
Bu otoriter rejim, biz korkak erkekleri sindirdi, ama kadınları korkutamıyor.
Çünkü onlar kadınlardan korkuyorlar...

***

‘Sosyal sorumluluk’ dalında ödül kazanan Gülben Ergen’e ödülünü ben verdim.
Kısa bir konuşma yaptım ve şunu söyledim:
“Bir insanın, sahip olduğu cinsiyetten memnun ve mutlu olması harika bir şey.
Ayşe kadınlığından çok memnun.
Ben de erkekliğimden memnunum.
Ben de onun gibi kendi kendime soruyorum.
Bu dünyaya yeniden gelsem ne olmak isterdim...
Galiba...
Yok yok galiba falan değil, kesinlikle kadın olarak gelmeyi isterdim.”

***

İddialı ve cesur bir kadın olarak otoriter rejimin hoyrat erkekleriyle çok güzel kavga ederdim.


Nehirden geçen bir ‘Osmanım’ portresi

EN kalantorunuzdan başlayayım...
Sen, Sabah gazetesinin genel yayın yönetmeni arkadaş...
Sen, Yeni Şafak’ın, Star’ın eski genel yayın yönetmeni...
Tabii sen de, dünün mağruru, bugünün mağduru Zaman gazetesinin genel yayın yönetmeni...
Hatırladınız mı o rezillikleri...
Danıştay üyelerine yapılan ve bir hâkimin ölümü ile biten cinayet saldırısını, o kriminal şahısla bir utanç anlaşması yapıp, cezasının silinmesi karşılığında, masum insanların üzerine yıkma operasyonunu...
Danıştay saldırısını Ergenekon’a yamayıp rahmetli İlhan Selçuk’un, rahmetli Türkan Saylan’ın üstüne yıkacak, Danıştay’a saldırı planlarının Cumhuriyet gazetesinde hazırlandığını söyleyecek kadar pervasız ve iğrenç komploda kullanılan adamı hatırladınız mı...
O adam dün Hürriyet’in manşetindeydi...
Adı Osman Yıldırım...
“Gizli ve kirli tanıklarla” ilgili soruşturma başlatılmış...
Bu olayı çok yakından izleyen bir gazeteci olarak eminim, o karanlık dönemin en büyük pislikleri bu gizli tanık felaketinin çözülmesiyle aydınlığa çıkacak. O tamam da onların iftiralarını manşetlerine taşıyanlar ne olacak.
Bakın size o günlerden bir örnek anlatayım...


‘Osmanım’ın yarım kalmış palavrası

DAHA düne kadar, “Osmanım” denilerek el üstünde tutulan bu kirli zatla birlikte şöyle bir senaryo hazırlanmıştı.
Güya, bu kirli adam Çevik Bir ve Veli Küçük’le çete kurmuştu.
Ankaralı bir işadamına şantaj yapıp fabrikasını elinden almışlardı.
Onu satıp elde edilen paranın 25 milyon dolarını Çevik Bir’e vermişlerdi....
Bu parayla Ergenekon finanse edilmişti...
İktidar medyası o güne kadar Osman Yıldırım’ın bu uydurma senaryosunu defalarca manşetine taşımıştı.
Ancak o ifadenin son bölümünde bir başka bölüm daha vardı.
Güya Erenekon çetesinin şantajıyla satılan fabrikadan elde edilen paradan, kirli tanık “Osmanım”ın payına da 5 milyon dolar düşmüştü.
O da bu parayla gidip “ATV televizyon kanalından hisse almıştı”.
Gözlerinize inanamıyorsunuz değil mi... Evet kirli tanığın ifadesinde bu da vardı ama nedense iktidar basını bu bölümü hiç görmedi.
Adam öylesine sallamıştı ki, senaryoyu manşetine taşıyanlar bile “Çüşşş” demiş olmalı ki, senaryonunun inandırıcılığını bozar diye bu cümleyi ayıklayıp hep üsttekileri tekrarlamışlardı.
Şimdi hatırladınız mı hep birlikte kullandığınız ve şimdi de sümüklü bir mendil gibi atmaya hazırlandığınız ‘Osman’ınızı...
Ergenekon, Balyoz, Odatv, Fenerbahçe, Casusluk davaları kazıldıkça daha epey insan o enkazın altında kalacak.
Ama sizi uyarırım.
Kirli ve gizli tanık öyle tehlikeli bir maşadır ki, yeni birinin eline geçti mi, eski elini de fena yakabilir.


Tarih yazacaklardı, tarih daha şimdiden onları yazıyor

GÜYA Ergenekon, Balyoz, Odatv, Casusluk davaları ile Yeni Türkiye’nin “ileri demokrasi” tarihini yazıyorlardı.
Oysa tarih daha şimdiden, çöken davalarla, skandallarla, “Osmanım”larla, kurulan bu yeni rejimin eski ve karanlık geçmişini yazıyor.

***

GÜYA Esad’ı düşürecekler, Ortadoğu’nun hamisi ve ağabeyi olacaklar, bölgenin makûs talihini değiştireceklerdi.
Oysa tarih daha şimdiden, Türkiye’nin çöken Ortadoğu ve Müslüman kardeşliği siyasetini, “1914’ten sonraki ikinci Ortadoğu felaketini” yazıyor.

***

GÜYA üç ay içinde cuma namazını Şam’da kılacaklar, Ortadoğu’nun Sünni tarihini yeniden yazacaklardı.
Oysa tarih daha şimdiden, bizzat Dışişleri Bakanı’nın sorduğu “IŞİD’e giden İslamcı militanlar Türkiye’ye dönerse ne yaparız” sorusunu yazıyor.

X