"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Kaddafi gibi ölümü göze aldı mı

AŞAĞIDA vereceğim bilgilerin hükümetin ve MİT yetkililerinin çok işine yarayacağına eminim. Çünkü Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bazı ipuçları var.

29 KASIM 2014 ŞAM BAŞKANLIK SARAYI

29 Kasım 2014 günü...
Yani bundan 12 gün önce...
Şam’a yukarıdan bakan başkanlık sarayının bir odasında, birisi Suriye Devlet Başkanı Esad’a şu soruyu sordu:
“Kaddafi gibi ölüme kadar gitmeyi göze aldınız mı...”
Çok katı, çok direkt ama çok rahatsız edici bir soru.
Aldığı cevap şu oldu:
Fırtınada bir geminin kaptanı ne ölümü düşünür, ne de hayatı. Düşündüğü tek şey gemisini kurtarmaktır. Gemi batarsa herkes boğulur. Yani en iyisi gemiyi kurtarmak için ne gerekiyorsa yapmaktır.”
Burada bir parantez açıp iki ayrıntı vereyim.
Esad’la yüz yüze konuşan kişi bir Fransız.
Bugün Avrupa’da Esad’a karşı en sert sözleri söyleyen devlet başkanı, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’dır...
Ama aynı Fransa’nın istihbarat teşkilatı, geçtiğimiz aylarda Şam’a giderek, IŞİD’e karşı mücadelede işbirliği konularını görüştü.


BEŞAR ESAD KONUŞTUĞU FRANSIZ’A NE SORDU

Konuşmanın bu noktasında bu defa Esad karşısındaki Fransız’a soruyor:
“Kaddafi Libya’nın başından uzaklaştırıldı. Bunu hayatı ile ödedi. Peki ama onun ayrılmasından sonra Libya’da durum ne. Ülke şimdi daha iyi durumda mı... Libya’ya demokrasi geldi mi...”
Fransız bu soruya cevap vermez.
Konuşmada Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren bölümler vardır.
Esad Suriye’nin bugünkü hale gelişinden, adını açıkça vererek, iki Müslüman ülkeyi suçluyor.
Türkiye ve Katar...


‘BAŞKANLIKTA KALACAK MISINIZ’ SORUSUNA ESAD’IN VERDİĞİ CEVAP

Sohbetin en önemli bölümüne geliyoruz.
Fransız muhatabı açık açık soruyor. Esad gidecek mi kalacak mı...
Savaşı kazanmak için ölümü göze aldığını söyleyen Esad, “Size çok önemli bir şey söyleyeceğim” diyerek şu cevabı veriyor:
“Ne krizden önce, ne şimdi ne de bu krizden sonra amacım başkanlıkta kalmak değil. Ama biz öteki Suriyeliler, asla Batı’nın oyuncağı olmayacağız.”


ESAD ÇOK ÖNEMLİ BİR İSTİHBARAT VERİYOR

Şam’daki sohbetten öğrendiğim en önemli açık istihbarat
bilgisi ise şu:
“Suriye hava kuvvetleri, son 40 günde, koalisyon uçaklarının yanında IŞİD’e karşı 2000 sorti yapmış.”
Suriye Devlet başkanı bu bilgiyi verdikten sonra, “Bizim teröristlere karşı yaptığımız hava müdahalesinin koalisyondan çok daha büyük olması sizi şaşırttı değil mi” diye soruyor.
Peki bu hava müdahalelerinde koalisyon güçleri ile bir koordinasyon var mı...
“Hayır yok. Ama bizimkiler gerçek vuruş, koalisyonunkiler ise kozmetik” diyor.


SURİYE DEVLET BAŞKANI 2 KONUDA ERDOĞAN’LA AYNI FİKİRDEYMİŞ

Sohbetin ayrıntılarını analiz ederken çok şaşırtıcı bir şeyi keşfettim.
Esad, iki konuda Erdoğan’la aynı fikirde...
BİR: Sohbette, Erdoğan gibi Esad da IŞİD değil, Arapça DAEŞ kelimesini kullanıyor.
İKİ: Erdoğan gibi Esad da, IŞİD’e sadece havadan müdahalenin yeterli olmadığını düşünüyor.
Peki koalisyon güçlerinin IŞİD’ı bombalaması Esad yönetiminin lehine mi oldu...
“Ciddi ve etkili bir bombalama olsaydı, bize yardımı dokunabilirdi...” diyor.
Şimdi gelelim bu derin bilgilerin bana nasıl ulaştığına.
Tahmin ettiğiniz gibi yine açık istihbarat.
Esad’a bu soruyu soran kişi Paris Match dergisinin muhabiri Regis le Sommier’dir...
Şam’da yaptığı mülakat bu hafta dergide yayınlandı.
Hükümet, Türk basınının Esad’la görüşmesini istemiyor.
Ama bana göre, Türk basınının artık Esad’ın karşısına geçip ülkemizin gerçek menfaatini ilgilendiren soruları direkt kendisine sormasının zamanı geldi.

Liderlere şempanze desek başımıza ne gelir

BU muzır soruyu aklıma Kurt Vonnegut soktu...
Kurt Vonnegut 1960’lı yılların en parlak yazarlarından biri.
Onun üniversitelerin mezuniyet törenlerinde yaptığı konuşmalar çok ünlüydü. Mizah ve absürditenin, zekâyla keskin eleştirinin yan yana geldiği başyapıtlardı.
Bu konuşmalar geçen hafta “Daha ne olsun” adıyla Türkçe yayınlandı. 17 Nisan 2004 günü Doğu Washington Üniversitesi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada şunu söymemiş?
“İnsanoğlu güçle sarhoş olan şempanzedir. Liderlerimiz için güç sarhoşu şempanzeler diyerek Ortadoğu’da savaşan kadın ve erkeklerimizin moralini bozma tehlikesine mi atılıyorum...”
Evet aynen bunu söylemiş ve çok tuhaf bir şey olmuş...
Ne yuhalanmış, ne ABD Başkanı onun hakkında dava açmış...
Batılılar tuhaf insanlar...
Yarım asır önce bu soruyu Gökova’da Bedri Rahmi’ye sorsaydım eminim şu cevabı alırdım.
“Reis, tabii ki bana şempanze diyebilirsin...”
Ben de ona “Teşekkür ederim Reis. Siz de bana bonobo diyebilirsiniz” derdim...
Çünkü o da Kurt Vonnegut gibi hümanistti...
Ben de zaten basit bir maymunum...

Kurt Vonnegut’tan kimseye yararı dokunmayacak faydalı tavsiyeler

FUKARALARA: Kin Hubbard bir zamanlar Indianapolis News’te şunu yazmıştı:
“Fukaralık ayıp değil ama olsa iyi olur...”
İNTİKAMCILARA:
“İntikam intikamı, intikamın intikamı, intikamın intikamının intikamını getirir ve bugünün uluslarını binlerce yıl öncesinin barbar kabilelerine bağlayan, kesintisiz bir ölüm ve yıkım zinciri yaratır.”
ZENGİNLERE: “Multimilyarder birinin evindeydik. Catch 22’nun yazarı Joseph Heller’e ‘Ev sahibimizin, senin en gözde kitabın Catch 22’nun bütün dünyada kazandığı parayı sadece dün bir günde kazanmasına ne diyorsun’ dedim. Joseph, ‘Bende onun hiç sahip olamayacağı bir şey var’ dedi. ‘Neymiş o?’ diye sornuca, ‘Yeterince kazandığımı bilmek’ dedi Joseph.”
GENÇLERE: “Sakın internetteki hayaletlerden aile kurmaya kalkmayın. Bir Harley alıp Cehennem Melekleri’ne katılın daha iyi.”
ÖFKELİLERE: “İnsanların birbirlerine bağırmalarının esas nedeni yalnızlıktır. Gerçekte dedikleri şey, ‘Sen yeterince kalabalık değilsin’dir.”
KADINLARA:
“Kötü erkekler sadece vücutlarınızı isterler... TV ile bilgisayar paranızı isterler ki daha iğrençtir. Seçenek verilse paranızı beğenen yerine vücudunuzu beğeneni istemez miydiniz...”

Sen mahallemizin ne güzel abisisin Attila Abi

ATTİLA Özdemiroğlu hiç tanımadan çok sevdiğim insanlardan biridir.
Yıllar öncesinden İstanbul Gelişim Orkestrası’nda çalarken uzaktan izlerdim.
Sakin duruşu, erkek güzelliği, güven veren abi tarzı, kadınlarla ilişkisinde o cool hali...
Tabii ki asıl müzisyenliği...
Sonra tanıştık ve çok iyi dost olduk.
Tanımadan sevmiştim, tanıyınca daha çok sevdim.
Şimdi hastalıkla mücadele ediyor..
Yine öyle sakin.. cooll.. abi haliyle savaşıyor.
Savaşmıyor... Cool bir tevekkülle yenmeye çalışıyor.
Eminim yenecek.
Çünkü o, “Sen ne güzel komşumuzdun Fahriya Abla” şiirindeki gibi, en güzel Attila Abimizdir...
En sıcak sevgilerimi ve müziği için en samimi teşekkürlerimi iletiyorum...

X