"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

İyi güzel de... Araplar da Ramazan bayramı demiyor

BEN bu mesele artık kapandı diyordum...

Baktım bayramın ikinci gününde Diyanet İşleri Başkanı konuyu yeniden alevlendirdi.

Dediği şu:

“Şeker Bayramı diye bir şey yok, onun adı Ramazan Bayramı...”

*

Vallahi ben İzmir’deki çocukluk yıllarımdan beri bunu Şeker Bayramı olarak bildiğim için, ne yalan söyleyeyim ağzım Ramazan Bayramı’na bir türlü alışamıyor.

Ramazan Bayramı diyenler de bana gayet normal geliyor...

Ama Diyanet İşleri Başkanı dedi diye, alıştığım kavramı niye değiştireceğim onu da anlamış değilim.

*

Düne kadar hiç düşünmemiştim...

Ama Diyanet İşleri Başkanı bu kadar ısrar edince, şunun bir de Arapçasına bakayım dedim...

Allah Allah...

Araplar da bu bayrama “Ramazan Bayramı” demiyor...

*

Konunun uzmanı olmadığım için açıp Murat Bardakçı’ya sordum. Arapçası “Iyd-ıl Fıtr”mış...

Ramazan ayında verilen “fitre”ye gönderme yapan bir kelimeymiş.

Yani ramazan değil...

*

Bir de şunu öğrendim. Bu bayrama Hazreti Muhammed de “Ramazan Bayramı” demiyormuş...

*

Murat’a “Peki İranlılar ne diyor” diye sordum.

“Onlar sadece bayram derler” dedi...

*

Bardakçı bir şey daha söyledi.

Bizdeki “Şeker Bayramı” kelimesi de öyle Cumhuriyet’in ilanından sonra laiklerin uydurması değilmiş.

Osmanlı döneminde de kullanılıyormuş.

*

Bunun kökeni de şu olabilirmiş.

Arapçada “şükür” kelimesi ile “şeker” kelimesinin yazılışları aynıymış.

Dolayısıyla “Şükür Bayramı” ifadesi “Şeker Bayramı” ifadesine dönüşmüş olabilirmiş.

*

Kısaca... Diyanet İşleri Başkanı “Şeker Bayramı” deyişinin uydurma olduğunu söylüyor...

Ama “Ramazan Bayramı” kelimesini de Türkler bulmuş...

*

O nedenle ben ikisi için de “uydurma” demiyorum...

Sadece “Bırakın isteyen istediğini desin” diyorum...

*

Ki ben öyle yapıyorum...

BAYRAMDA GÖRDÜĞÜM EN GÜZEL FOTOĞRAF

İyi güzel de... Araplar da Ramazan bayramı demiyor

ÖNCE Amerika Birleşik Devletleri’nin Anaheim şehrindeki Disneyland zannettim.

Meğer Eskişehir’den gelen bir fotoğrafmış.

Bu bayramda çekilmiş.

Şehir bayram sırasında normalin iki katı turist almış.

*

Yılmaz Büyükerşen bu Anadolu kentini yeniden tarif etti ve orada harika bir üniversite şehri yarattı.

Ama aynı zamanda Orta Avrupa şehirlerinde görebileceğimiz bir kültürel estetikle, ancak Amerikan rüyasının tahayyül edebileceği bir eğlence anlayışını birleştirip bu harika şehri ortaya çıkardı.

*

Bu fotoğrafa bakarken şunu düşündüm.

Belediye başkanlığı seçimlerinin “devletin bekası” ile ilgisi yok...

Ama şehirlerin bekası ile kesin çok yakından ilgili...

10 YIL SONRA HER BİRİMİZ MÜZİĞE NE HARCAYACAĞIZ

GOLDMAN Sachs önceki gece “Music in the Air” adlı merakla beklenen dosyasını yayınladı.

Bu rapor, “müzik endüstrisinin” önümüzdeki 10 yılını anlatan çok ilginç rakamlar ortaya koydu.

- 2018 yılında dünya müzik endüstrisi 19.1 milyar dolar ciro yaptı.

- Bunun yüzde 37’si, yani 7 milyar doları Spotify, Apple gibi streaming müzik platformlarınca sağlandı.

- 2030 yılında dünyadaki müzik satışları 45 milyar dolara ulaşacak.

- Bunun 27.5 milyar dolarını streaming müzik platformları sağlayacak. Spotify ve Apple gibi platformların sağlayacağı para reklam destekli satışlarla birlikte 37.2 milyar doları bulacak.

- Toplam gelirdeki bu artışa karşılık bireysel müzik harcaması düşecek.

Bugün 32.70 dolar olan yıllık kişi başı müzik harcaması 2023’te 27.30 dolara, 2030’da ise 24.60 dolara inecek.

Bunun anlamı da şu: İnsanlar daha az parayla daha çok müzik dinleyebilecek.

PAZAR LİDERİ KİM OLACAK SPOTİFY MI YOKSA APPLE MI

AYNI rapora göre...

- 2030 yılında 1.15 milyar kişi müziği streaming platformlardan dinleyecek.

- Bu 1.15 milyarın yüzde 68’i gelişmekte olan ülkelerin insanları olacak.

-2030 yılında Spotify’ın bugün yüzde 38 olan pazar payı yüzde 32’ye inecek.

Ama Spotify yine en büyük olarak pazarın liderliğini sürdürecek.

BU EFSANE GİTARA KAÇ DOLAR VERİRDİNİZ

İyi güzel de... Araplar da Ramazan bayramı demiyor

TABİİ bu soruyu sadece Pink Floyd hayranlarına soruyorum.

Christie’s müzayede şirketi dün gece açıkladı. Pink Floyd’un en önemli üyelerinden David Gilmour’un kullandığı gitarlar 20 Haziran günü New York’ta satışa çıkarılıyormuş.

*

Bunlar arasında biri var ki, benim gibi müzik hastaları için efsane bir gitardır. Müzik çevrelerinde “Black Strat” olarak geçen bu gitar 1969 yapımı bir Fender Stratocaster...

David Gilmour bunu 1970 yılında New York’ta 48’inci Cadde’deki “Manny’s” adlı müzik mağazasından almış.

*

Bu gitarla adeta küçük bir müzik tarihi yazıldı.

Mesela... Billboard müzik listelerinde 741 hafta kalan ve 55 milyon adet satılan “Dark Side of the Moon” albümünün Londra’da Abbey Road stüdyolarında kaydında David Gilmour bu siyah gövdeli gitarı kullandı.

Keza 1975’teki “Wish You Were Here” albümü de bu gitarla kaydedildi.

*

Yani Pink Floyd’un “Wall” “Shine On You Crazy Diamond” gibi çok bildiğimiz şarkıları da o gitardan çıktı. Bir de “Comfortably Numb”daki o şahane gitar solo da bu Black Strat’la çalındı.

*

Meraklısına bilgi...

Gitara 100 bin ile 150 bin dolar arasında fiyat biçilmiş.

MANKEN OKTAY KAYNARCA HAKKINDA NE DÜŞÜNÜRSÜNÜZ

KİĞILI son yıllarda markasına en çok yatırım yapan şirketlerimizden biri...

Markayı adeta yeniden tanımladılar ve çok iyi bir yere konumladılar.

Önce 10 Kasım videoları ile dikkat çektiler. Şimdi de Brioni, Zegna gibi markaların yaptığını yapıp orta ve yeni orta yaş grubuna yöneldiler. Marka yüzü olarak da Oktay Kaynarca’yı seçtiler. Bence iyi bir strateji ve çok iyi bir seçim...

İyi güzel de... Araplar da Ramazan bayramı demiyor

HANGİ MARKA KİMİ SEÇMİŞTİ

ÜÇ uluslararası ünlü erkek giyim markasının seçtiği yüzler ise şunlardı:

- Zegna: Robert de Niro

- Brioni: Anthony Hopkins ve Pierce Brosnan

- Louis Vuitton: Sean Connery (10 yıl önce)

- Tom Ford: Daniel Craig (007 filmlerinde)

 

X