"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

'İsa'nın Kilisesi'nde ilk Cuma ezanını dinlerken

Elli Müslüman’ın camilerde katledildiği kasabanın adı “Christchurch”...

Yani “İsa’nın Kilisesi”...

Özellikle İngiltere’nin Oxford bölgesinden gelen göçmenlerin kurduğu bir şehir.

Yeni Zelanda’nın ilk iki yerleşim yerinden biri...

İsanın Kilisesinde ilk Cuma ezanını dinlerken

Dün bu katliamın yapıldığı şehirde ilk cumaydı...

Adı “İsa’nın Kilisesi” olan bu şehirde devletin radyo ve televizyonlarından canlı ezan yayını yapılıyordu...

Sokaklarında, sırf Müslümanlarla dayanışmasını göstermek için başını gönüllü olarak örtmüş kadın polisler devriye geziyordu.

Ülkenin kadın başbakanı taziyeye başörtülü gidiyordu...

*

Hiç düşündük mü nedir Yeni Zelanda halkının ve devletinin bu davranışı...

*

Şudur...

Yeni Zelanda, ülkesinde meydana gelen bu katliamı, o milletin ortak utancı haline getirdi...

*

Sadece devleti değil...

Sokaktaki insanı, kilisesine giden Hıristiyan’ı ile bu katliamı bir insanlık utancı haline getirmeyi başardı...

*

Ya ey siz Araplar...

Siz Malezyalı, Endonezyalı Müslümanlar...

Ve biz Türkler, Kürtler...

Bütün bir Müslüman âlemi...

*

El Kaide denilen çete...

IŞİD denilen cinayet makineleri...

İnsanların kafasını keserken, binaların tepesinden atarken, canlı canlı yakarken...

Üstelik bu vahşeti canlı yayınlarda bütün dünyaya gösterirken...

Ezidi kızlarını seks kölesi haline getirirken...

Boko Haram denilen barbarlar otelleri basıp insanları katlederken... 

Biz Müslümanlar... Bu yapılanları, ortak utancımız haline getirebildik mi...

Samimi olalım...

“Onlar Müslüman olamaz” demekten başka ne yaptık...

İsa’nın Kilisesi şehrinde katliamdan sonra ilk cumada ezan sesini dinlerken sadece soruyorum...

Ortak utancımız haline getiremedik...

Hiç olmazsa ortak sorumuz haline getirebilelim diye...

850 MİLYON SİVİL SİLAHTAN SADECE BİRİ BUNU YAPMIŞSA

Silah ve silah şiddeti üzerinde uzman şirket Small Arms Survey’in yaptığı araştırmaya göre:

Dünyada 1 milyardan fazla ateşli silah var.

Bunların sadece yüzde 13’ü askeri cephaneliklerde, yüzde 2’si de poliste...

Yani 1 milyar silahın yüzde 85’i devletin meşru gücünün elinde değil. Demek ki bugün dünyada sıradan insanların elinde 850 milyon ateşli silah var.

Bunlardan biri de geçen hafta “İsa’nın Kilisesi” şehrinde camilere girip 50 insanın canını alan katilin elindeki silahlardı...

Yani, 850 milyondan sadece birinin insanlığa verebileceği zarar bu...

İsanın Kilisesinde ilk Cuma ezanını dinlerken

COLDPLAY VE SİMPLY RED’DEN SONRA SEZEN

Dün moralim yerlerde sürünürken...

Streaming platformlarına Sezen Aksu’nun yeni albümünü koydular.

Daha doğrusu eski şarkılarının canlı kayıtlarını...

Son zamanlarda Coldplay ve Simply Red’in olağanüstü konser kayıtlarını dinliyordum...

Hep birlikte söylenen şarkılar bana umut veriyor..

İsanın Kilisesinde ilk Cuma ezanını dinlerken

Sezen de “Türkiye Şarkıları” adı altında konser kayıtlarını albüm haline getirmiş.

Hepsi bildiğimiz, yıllardır dinlediğimiz şarkılar... Ama birlikte söylendiği zaman bambaşka bir hale gelmiş...

Bu yaz epey dinlerim
bu albümü...

 ‘İZMİR’İN KAVAKLARI’NI KADINLAR SÖYLEYİNCE İZMİR’E ÇOK YAKIŞIYOR

ALBÜMDE bir potpuri var...

“Git”ten, “Geri Dön”e öyle bir geçiş var ki... Mahvetti beni.

“Sen Ağlama”yı o kadar güzel yenilemiş ki... Öldüm bittim...

“Her Şeyi Yak”ı Oniro Rum Müzik Grubu ile öyle harika söylemiş ki... Kendimi Ege’nin tam ortasında buldum.

“İzmir’in Kavakları”nı Türkler ve Rumlar birlikte söylediği zaman öyle güzel oluyormuş ki...

Tabii bir de kadınlar söylediği için... “Bize de derler Çakıcı” nakaratı İzmir’e de öyle yakışmış ki...

“Çekin Uşaklar Çekin”i Cihan Okan’dan ve Rum korosundan dinlemek... “Mare Nostrum”u Akdeniz’den Karadeniz’e öyle güzel taşımış, orayı da öyle güzel bir “Bizim Denizimiz” haline getirmiş ki...

“Ne Kavgam
Bitti Ne Sevdam”...
Var ya... Bu şarkı...

Hepimizin içindeki hiç bitmeyen o iki şeyi öyle güzel anlatıyor ki... Bu albüm bana hâlâ bir millet olduğumuzu hissettirdi.

İyi geldi o yüzden...


O POMPALILAR KİMİN ELİNDE ‘BİZİMKİLERİN’ Mİ, ‘SİZİNKİLERİN’ Mİ

Umut Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ayhan Akcan’ın verdiği bilgiye göre...

Türkiye’de her iki evden birinde en az bir ateşli silah var.

Bu ateşli silahların yüzde 85’i ruhsatsız.

Yani devlet kimin elinde olduğunu bile bilmiyor.

Bazı rakamlara göre sivillerin elinde bulunan silahların bilinen sayısı 3 milyon. 

Birtakım ne idüğü belirsiz insanlar bir süredir ülkemizde halka silahlanma çağrıları yapıyor.

Bunun sonucunda evlerde sayısı tam olarak bilinemeyen muazzam bir pompalı cephaneliği oluştu.

Bütün dünyada nefretin, kinin yükseldiği, siyasetçilerin insafsız bir nefret ticareti yaptığı günümüzde, Türkiye’deki silahlanma meselesine de ciddi biçimde el atma zamanı geldi.

Sakın ola kimse “Nasılsa bizimkiler silahlanıyor” diye düşünüp rehavete kapılmasın...

Yeni Zelanda’da, 850 milyon kişiden birinin insanlığa verebileceği zararı gördük...

Sadece bir kişinin...

Bilelim ki... Nefret uyanmaya başladığı zaman, “sizinkiler”, “bizimkiler” hesabı tutmaz...

 

X