"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Hülya’yı savunurum ama seni asla

HÜLYA Avşar’ın Saray’ın kapısında kameralara, Yavuz Bingöl’ün Ahmet Hakan’a söylediklerine bakarak soruyorum.

* * *


-İnsanların bir siyasetçiye hayran olma hakkı var mıdır...
Hiç kuşkusuz vardır.
-Hayranlıklarını abartarak dile getirmeleri hakkı var mıdır...
Hiç kuşkusuz vardır.
-Abartarak dile getirirken, o liderlerin hatalarını görmezden gelme hakkı var mıdır...
Hiç kuşkusuz vardır.
-Hatalarını görmezden geldikleri liderlere yalakalık yapma hakkı var mıdır...
Hiç kuşkusuz vardır.
Demokrasilerde bütün bunlar insanın hakkıdır...


* * *


Ama iş kurumlara gelince iş değişir.
-Kamusal ve yasal kurumların liderlere hayran olma hakkı var mıdır..
Hayır yoktur.
-Hayranlıklarını abartma hakkı var mıdır...
Hayır yoktur.
-Liderlerin hatalarını görmezden gelme hakkı var mıdır...
Hayır yoktur.
-O liderlere yalakalık yapma hakları var mıdır...
Katiyen yoktur.


* * *


Antalya’da yapılan son Milli Eğitim Şûrası’na bakıyorum...
Ve içim acıyarak ve 21’inci yüzyılda yaşadığım ülke adına utanarak söylüyorum...
Türkiye tarihinin hiçbir kurumu bu kadar yalaka, bu kadar taraflı olmadı...


* * *


Ayıp yahu...
Bu ülkenin anaokulundaki çocuğun hayat tarzı, başörtüsü, zorunlu din dersinden başka hiç mi sorunu yok...
Yavuz Bingöl’ün hakkını savunurum.
Hülya Avşar’ın hakkını savunurum.
Ama sen var ya, o sen...
Adında “Milli” sıfatı olan, “Eğitim” kelimesi olan Şûra’nın üyesi...
O maddeleri yazan, gündeme getiren ve kabulü için elini kaldıran sen...
Anaokulundaki çocuğun bile hayat tarzına taktın, ahlakını kurcalamaya başladın ya...


* * *


Senin ne hakkını savunurum, ne de sana hakkımı helal ederim...
Ve bir gün Allah izin verirse...
Yirmi birinci yüzyılda yaptığın bu tarihi yalakalığı, sana hatırlatırım...

Şûra İsmet’i bile çileden çıkardı


O İsmet Berkan ki, ilkokulda bile başörtüye izin verilmesine toleransla bakmıştı.
“Ailelerin çocuklarını istediği gibi eğitme hakkı var” demişti...
O İsmet Berkan ki, kendi mahallesinin tepkilerini hiçe sayarak hükümetin birçok icraatını desteklemişti.
Öyle bir Milli Eğitim Şûrası yaptılar ki, onu bile çileden çıkardılar.
Dünkü yazısında “Eğitim Şûrası mı dediniz” diyerek Antalya’daki şûrayı yerden yere vurmuştu. Tabii bir insan üç gün önce Avrupa’nın 550 milyon kilometre uzaktaki bir kuyrukluyıldıza gönderdiği aracı anlatacak kadar bilimle iç içeyse başka ne yapacaktı ki...

Siz anaokulundaki çocuğun ahlakıyla uğraşırken kuyrukluyıldızda ne oldu

MİLLİ Eğitim Şûrası anaokulundaki çocuğunu ahlakını kurcalarken, Avrupa bir kuyrukluyıldıza gözlem aracını yerleştirdi.
-510 MİLYON: Avrupa’nın uzay aracı gönderdiği Tchouri kuyrukluyıldızı dünyadan 550 milyon km uzakta.
-6.5 MİLYAR: Ancak uzay aracı hedefine ulaşmak için 6.5 milyar km yol yaptı.
-1.3 MİLYAR: Operasyonun toplam maliyeti 1.3 milyar Euro’yu buldu.
-14 ÜLKE: Projeyi 14 ülke destekledi.
-500: Projenin gerçekleşmesi için 500 bilim insanı çalıştı. Bunların 150’si Fransız.
-10 YIL 8 AY: Uzay aracı 2004 yılında uzaya fırlatıldı. Kuyrukluyıldıza ulaşması 10 yıl 8 ay aldı.
-1 GRAM: Yeryüzündeki ağırlığı 100 kilo olan aracın, kuyrukluyıldız üzerindeki yerçekimsiz ağırlığı sadece 1 gram.

Küçücük jestleri ne kadar özlemişiz

BAŞBAKAN’ın eşi Sare Davutoğlu’nun, annesini kaybeden Selvi Kılıçdaroğlu’na yaptığı ziyaretin fotoğraflarına bakıyorum... İktidar partisinin başının eşi ziyarete geliyor, ana muhalefet partisinin eşi onu kapıda karşılatıyor. Sonra arabasına kadar uğurluyor. Yarım saatlik bir ziyaret. Sıcak bir başsağlığı...
Yüzlerinde sadece samimiyet ve sahicilik var... Küçücük insani jestleri ne kadar özlemişiz...
Hatırladığınız ve hatırlattığınız için teşekkürler Sare Hanım...



Çankaya’nın eski sakinleri şimdi nerede nasıl yaşıyor


-ON BİRİNCİ Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, sade, sessiz bir hayatı sürdürmeye başladı. Protokolü Çankaya’da bırakıp müze gezmeye giderken bile öteki ziyaretçileri rahatsız etmemeye çalışıyor.
Eşi Hayrünnisa Gül, Boğaziçi Üniversitesi’nde kendine yeni bir ilgi alanı hazırlıyor. Afra yok... Tafra yok...
-ONUNCU Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer sessiz bir insandı. Daha da sessizliğe büründü.
Bugüne kadar etrafına eski Cumhurbaşkanı olmanın yükünü yüklediği hiçbir olaya tanık olmadık. Mütevazı bir insandı, mütevazı bir Cumhurbaşkanı oldu. Daha da mütevazı bir eski Cumhurbaşkanı olarak hayatını sürdürüyor.
-DOKUZUNCU Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu ülkenin hayatında, bu devletin koltuklarında 35 yıl oturdu.
Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı yaptı.
Türk siyasetinin hâlâ geçerli kurallarını o koydu. Geriye mahalle arasında 3 katlı bir evde yaşanan sessiz bir hayat kaldı. Demokrat bir insandı. Başarılı bir Cumhurbaşkanı oldu.
Sessiz ve mütevazı bir eski Cumhurbaşkanı oldu. Çankaya’nın eski sakinleri, yavaş yavaş güzel bir Cumhuriyet geleneği oluşturuyor.

X