"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Herkesin merak edip de soramadığı Melih sorusu

KAŞINI kaldırdığında başbakan gitti...

***

Gözüyle işaret ettiğinde bakanlar gitti...

***

Parmağıyla gösterdiğinde Güneydoğu’da belediyeler görevden alındı...

***

İşaret bile etmedi, sadece dönüş uçağı ile ilgili bir espri yaptı...

Koskoca İstanbul Belediye Başkanı anında istifa etti...

***

Cumhurbaşkanı gücünün doruğunda...

Amaaa...

***

- Kaşını oynattı, Melih Gökçek üzerine alınmadı...

- Göz işaretleri yaptı...

Tınmadı...

- Külliye’ye çağırıp yüzüne söyledi...

Dışarı çıktı başka masallar anlattı...

***

- Sonunda uçakta, üstüne basa basa, görev yaptığı süreyi gününe kadar söyleyerek, yani açık açık koordinatlarını vererek, “Hadi bırak artık” dedi...

Tık yok...

***

Herkes soruyor...

- Kadir Topbaş’ın çekindiği, korktuğu bir şey mi vardı da anında bıraktı...

- Melih Gökçek’in bildiği, güvendiği bir şey mi var ki gitmiyor...

Direniyor...

 

BİR LİDERİN ÜLKESİNE EN BÜYÜK İHANETİ NE
CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan aynen şöyle diyor:

“Kuzey Irak yerel yönetimi yaptığı hatayla oradaki halkın dünyaya kapalı hale gelmesine neden oluyor.”

Bir saniye bile düşünmeden şunu söylüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yüzde 100 haklı...

Bir liderin ülkesine yapacağı en büyük ihanet, “ülkesini dış dünyaya kapatmasıdır”...

Tıpkı Kuzey Kore gibi...

Tıpkı bir zamanların İran’ı, Irak’ı, Suriye’si, Libya’sı, Arnavutluk’u gibi...

 

Herkesin merak edip de soramadığı Melih sorusu70 ÜSTÜ ERKEĞİN MODA YÜZÜ OLARAK YÜKSELİŞİ
ÖNCE Zegna başladı...

Bu sezon erkek giyiminde yüzü olarak Robert De Niro’yu seçti...

Harika siyah-beyaz fotoğraflarla etkileyici bir imaj yarattı...

Sonra Brioni geldi...

Onun tercihi Anthony Hopkins’ti...

Böylece yıllar önce Sean Connery’yi keşfeden Louis Vuitton’dan sonra 70 üstü erkek yine yükselişe geçti.

Diyeceğim “yeni orta yaş” tanımı modada yerini buldu.

 

NİHAYET BENİM DIŞIMDA ‘MOTHER’I SEVEN ÇIKTI
ORAY Eğin Aronofsky’nin “Mother” filmi için iğrenç diye yazdı...

Bense çok beğendim...

Antonioni’nin “Zabriski Point”i ile Bunuel’in “Burjuvazinin Gizli Cazibesi” filmlerinden beri seyrettiğim en etkili “apokaliptik” filmdi...

Bu konuda kendimi çok yalnız hissederken, dün Kelebek’te Gonca Vuslateri’nin yazısını okudum.

Filmi o da çok beğenmiş... En azından iki kişiyiz demektir...

 

‘BAŞARININ YOLU YÖNETMENİN YATAĞINDAN GEÇER’ KANUNU
BUGÜNLERDE en çok dinlediğim 3 şarkıdan biri Dua Lipa’nın “New Rules” (Yeni Kurallar) şarkısı. Ötekiler de ZAYN-Sia’nın “Dusk Till Down” ve Miley Cyrus’un “Inspired”ı.

New Rules’u, Hollywood’da patlayan “Weinstein skandalı” ile birlikte dinliyorum.

Hollywood kadınları konuşmaya başladı...

Hem de öyle yitik yıldızları değil, Angelina Jolie ve Gwyneth Paltrow gibi devleri de...

İnşallah Hollywood’un “New Rules”u 20’nci yüzyılın şu en en iğrenç kanunu yıkacak: “Başarının yolu yönetmenin yatağından geçer...”

 

TÜRK ‘ZENCİSİNDEN’ BURJUVA ÇIKAR MI
'SİYAH Amerikalıların burjuva değerlerine ihtiyacı var...’

Robert L. Woodson’un dün Wall Street Journal’daki makalesinin başlığı buydu.

Yazar “burjuva sayılan” değerlerin, toplumdaki yoksul kesimlerin daha iyi yaşamasına imkân sağlayabileceğini savunuyor.

Popülizmin dörtnala gittiği, vülgerliğin meziyet sayıldığı, hırboluğun başat karakter haline dönüştürüldüğü, üstelik bunların partilere oy getirdiği bir on yılda, cesur ve iddialı bir yaklaşım.

Türkiye’yi düşündüm...

AKP iktidarının ilk yıllarında “Biz Türkiye’nin zencileriyiz” diye fiyaka yapıyordu.

Adında “AK” kelimesi olan bir partinin kendini “kara” olarak tarif etmesi tuhaftı. Nitekim, artık bu lafı eskisi kadar duymuyoruz...

Komik ve tuhaf olsa da soracağım.

Acaba “Türkiye zencilerinden” burjuva çıkar mı...

Diyeceksiniz ki “Beyaz Türklerden burjuva çıktı mı ki, Ak Türklerden çıksın”...

 

SON ARZUM
“BiR işçi çocuğu olarak doğdum, iyi bir burjuva olarak ölmek istiyorum.”

 

BUGÜN DAN BROWN’A ŞUNLARI SORACAĞIM
BUGÜN Frankfurt’ta Dan Brown’la buluşup yeni kitabı “Başlangıç”ı konuşacağım.

Şu soruları soracağım:

- Romanınızın kahramanı Edmond Kirsch “Yaşadığımız süre içinde bilimsel buluşlar sonucunda dinler yok olacaktır” diyor.

Öteki kahramanınız Langdon ise “Dinler değişim geçirse de asla yok olmayacak” diyor.

Siz hangi taraftasınız...

- Dinlerle bilim, aynı hikâyeyi farklı mı anlatıyor?

- Tektanrılı dinlerin, çoktanrılı dinlerdeki güneş, ay, deniz ve rüzgâr tanrılarından vazgeçmesi insanlık için iyi mi oldu, yoksa kötü mü...

- İnsanoğlu çoktanrılı dinlerden, tektanrılı üç ayrı dine geçti. Bundan sonraki aşama nedir? Tektanrılı birleşmiş tek din mi?

- Sizce dünyada ateistlerin ve deistlerin sayısı niye artıyor...

YARIN HÜRRİYET’TE

X