"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Fahri ajan olarak bildiriyorum

“ÇİFT hilal” Türk istihbarat terminolojisinde “top secret” anlamına geliyor.

Yani “çok gizli” demek.
Önümdeki istihbarat işte böyle çift hilalli bir bilgi.


* * *


Yerini ve gününü veriyorum.
9 Aralık 2014... Tahran...
Masanın etrafında 3 kişi oturuyor.
Arka tarafta ekipleri var.


* * *


Ortada oturan kişinin adı Muhammed Cevad Zarif...
Öteki ikisinin adları ise Velid Muallim ve İbrahim Caferi...
Ortadoğu uzmanı değilseniz bu isimler size hiçbir şey ifade etmeyebilir.
Ama unvanlarını yazdığım zaman bu masanın önemini daha iyi anlayacaksınız.
Biri İran, öteki Suriye, üçüncüsü de Irak Dışişleri Bakanı...
İşte bu 3 kişi, siz bu yazıyı okumadan 48 saat önce Tahran’da bir araya geldi.


* * *


Önlerindeki kalın dosyanın tek konusu vardı. IŞİD’le mücadele....
Daha doğrusu adında “İslam” kelimesini kullanıp, binlerce insanın kafasını kesen IŞİD’e karşı ortak mücadele...


* * *


Bu 3 ülkenin de IŞİD’le meselesi var.
Ama sadece onların mı, en başta İslam’ın ve sonra bütün dünyanın meselesi var.


* * *


Bu örgüt bizim sınırımızı Peşaver’e çevirmiş.
Peki nerede bu Ortadoğu’un büyük ağabeyi..
Hani nerede o “Bu mahalle bizden sorulur” diyen bölgenin yükselen yıldızı Türkiye...
Yoksa, onların IŞİD’le meselesi var da bizim hiç yok mu...


* * *


Bu istihbaratın yorumunu en basit şekliyle yazıyorum.
Sınırımızda, Türkiye’nin başına en az 20 yıl bela olacak bir Peşaver oluştu.
Ve yine sınırımızda bu örgütle mücadele etmek üzere etkili bir “İslami koalisyon” oluşuyor.
Daha şimdiden İran ve Suriye IŞİD’i havadan vuruyor, Irak da karadan savaşıyor.


* * *


Peki biz bu konuda tarafsız mıyız...
Olabilir.
Ama o zaman ben de şu soruyu soruyorum: IŞİD’e karşı tarafsızsınız da, Suriye’nin içsavaşında niye bu kadar insafsızca tarafsınız...
Buyurun mantıki bir cevap verin.


* * *


Gelelim bu çift hilalli müthiş istihbarata..
Bana nereden mi ulaştı..
Açıklayayım.
Rüdaw adlı Kuzey Irak kökenli bir internet sitesinde okudum.
Haberi onlar açıkladığına göre, Barzani de bu işin içinde demektir.


* * *


Vatan sevgisi ile dolu fahri bir ajan olarak, bu derin istihbaratı, MİT analizcilerinin derin bilgisine sunuyorum...

Eski bir Kremlinoloğun A330 uçağı analizleri

1980’li yılların ikinci yarısında Hürriyet’in Moskova temsilcisiyken çok iyi bir “Kremlinolog” olmuştum. Mesela Ekim Devrimi törenlerinde Kremlin’deki Lenin mozolesinin üzerine sıralanan kişilere bakıp, rejimde kimler yükseliyor, kimler gözden düşüyor anlar ve yazardım. O yazılarımı “Stalin Baroku” isimli bir kitapta toplamıştım. Şimdi aynı yeteneğimi Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın ortaklaşa kullandığı A330 uçağının kadrosuna ve müdavimlerine bakarak yapıyorum. Uçak, rejimin yükselenlerini, inenlerini, istikbal vaat edenleri çok güzel anlatıyor.

Binenler, yükselenler, inenler sönenler ve yanardönerler

YİĞİT BULUT
ÇİFT HİLALLİ YAKUP CEMİL


Rejimin şu an hiç kuşkusuz en önemli adamı.
Fenerbahçe Marinası’ndaki karanlık haftadan sonra yaptığı muhteşem dönüşle rejime iltica etti.
Herkes ona üç-beş ay ömür biçerken, hiç beklenmeyen bir performans göstererek, “Reis’in en yakın çevresine” girmeyi başardı.
Şu an itibariyle durumu: Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın en makbul prensi.
“Devrimler ve darbeler önce kendi evlatlarını yer” kuralının Yakup Cemil’i o.
“Davanın” eskiyen, gözden düşen yoldaşlarını tasfiye görevini başarıyla yerine getiriyor.
O nedenle, rejimin eski tüfeklerinin en nefret ettiği adam durumunda.


YALÇIN AKDOĞAN
DAVANIN SİYASİ KOMİSERİ VE SÜREKLİ KARAKUTU


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hiç vazgeçmediği en çekirdek eleman.
Saray’ın karakutusu olarak yerini korumaya, hatta güçlendirmeye devam ediyor.
Performans kriteri: Hiçbir zaman vazgeçilmeyecek adam.



AKİF BEKİ
YAKIN ÇEVREDE KOD ADI PHOENIX (ZÜMRÜDÜANKA)


Başbakan Erdoğan’ın basın müşavirliğinden ayrıldıktan sonra müthiş bir comeback yaptı. Yakın çevrede kod adı “Phoenix”, Zümrüdüanka kuşu gibi kendi küllerinden doğan bir A330 mensubu.
Mustafa Karaalioğlu’nun sürpriz geri çekilişinden sonra, iktidarın medya periferisindeki en güçlü kalemi olarak kabul ediliyor.
Hürriyet’teki yazıları giderek daha açık hale geliyor.
Başarı performansı: İktidarın açık ara en akıllı destekçisi.


MUSTAFA KARAALİOĞLU
DAVADA TAKTİK GERİ ÇEKİLME


Üç hafta öncesine kadar “Rejimin Hasan Heykel’i” olarak biliniyordu.
Hükümetin Sabah’tan sonraki en güçlü kalesi sayılan Star grubundan uzaklaştırılması bütün Kremlinologları hayrete düşürdü.
Ancak A330’un güvenilir analizcilerine göre bu taktik bir geri çekilme. O da Beki gibi müthiş bir comeback’e hazırlanıyor.
Şimdilerde, NTV grubundaki yeni görevi tartışılıyor.
Yönetici katında kendisine oda hazırlandığı dedikoduları yükselirken Doğuş grubundaki “güç periferisi” henüz belli değil.
Bazı kaynaklara göre NTV’de sadece program yapacak. Başka kaynaklara göre çok üst düzey bir yönetici koltuğuna oturacak.
Erdoğan periferisindeki Yiğit Bulut-Mustafa Karaalioğlu savaşının kaderini de bu belli edecek.
Başarı performansı: Davanın Granma kadrosundan gelen, Periferinin hiçbir zaman küçümsenmemesi gereken elemanı.


MUSTAFA VARANK
ONA EN ÇOK, ÖTEKİLERE EN AZ KONUŞAN PRENS


Cumhurbaşkanlığı danışmanlık kadrosunun en sessiz elemanı.
Yakup Cemil-Hasan Heykel savaşında hiçbir cephede açıkça görülmüyor.
“Başkan'ın bütün adamları” içinde Cumhurbaşkanı’na en çok konuşan ama dışarıda en az konuşulan isim.
Çevredeki kod adı “Sessiz geveze”.
Bu özelliği de onu Beştepe’de istikbali en uzun insan konumuna getiriyor.
Başarı performansı: “Gücünü sessizliğinden alan adam”.

X