"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

SİZE ne demiştim?

Bu yıl Davos’un en renkli davetlileri maymunlar olacak...

Aynen öyle oldu.

Bu yıl Davos yazılarımı maymunla başlatmıştım, finali de maymunla yapıyorum.

*

Çarşamba günü dünyanın en önemli “Primat psikoloğu” olan Jane Goodall’ı dinlemeye gittim.

Goodall bir İngiliz...

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

Bugün 84 yaşında...

1960 yılında tesadüfen, Afrika’da insan evrimi ile ilgili çalışmalar yapan Louis Leakey’in asistanı olarak Tanzanya’ya gitmesi ile başlayan Afrika macerası hâlâ devam ediyor.

*

Onunla CNN’in ünlü politika uzmanı Fareed Zakaria konuştu...

Sohbeti gazeteciler yaptımı çok daha eğlenceli ve ilgi çekici oluyor.

Davos yönetimi bu oturuma özel bir önem verdi ve önceden katılımcılara özel e-mail’le duyurdu.

Ancak ilginç bir şey daha yaptılar.

Oturumu Kongre Merkezi’nde değil İsviçre Alp Lisesi’nin salonuna koydular.

Burası “açık forum” bölgesi olarak kabul ediliyor. Yani özel yaka kartı olmayanlar da girebiliyor.

*

Toplantı yerine bir saat önce gittim. Ama salon dolmuştu...

Kadın ve Uzakdoğulu izleyici sayısının çokluğu dikkat çekiciydi.

*

Jane Goodall çok yumuşak ve net konuşan bir kadın...

Şempanzelerle nasıl ilişki kurduğunu çok iyi anlıyorsunuz.

*

Konuşmanın en eğlenceli bölümü siyasetçilerle ilgili söyledikleriydi.

Erkek siyasetçilerin davranışlarını maymunlarınkine benzetti.

İşte onunla yapılan bu harika sohbeti size genişçe aktarıyorum.

ERKEK POLİTİKACI: ADINI VERMEYECEĞİM AMA MAYMUN GİBİLER

Fareed Zakaria, “Erkeklerin davranışı maymunlara benziyor mu” diye sorunca Goodall şu cevabı verdi: “Maymunlar arasındaki en büyük savaş tabii ki erkeklerin dişiler üzerinde hâkimiyet kurma savaşı. Erkek maymunların aralarındaki savaş bugünün erkek politikacıların davranışlarına benziyor. Hangi erkek politikacı derseniz burada adını vermeyeyim.”

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

VEFA: YETİMHANEDEKİ MAYMUN YILLAR SONRA BENİ TANIDI

- “Afrika’da annesini kaybetmiş veya onun tarafından terk edilmiş hayvanlar için yetimhaneler var. Oraya küçük bir dişi maymun getirdiler. Ölmek üzereydi ama veterinerler olağanüstü bir iş başardılar, yaşattılar onu. Tabii büyüyünce onu tabiata bıraktık. Yıllarca o bölgeye gittim ama uzun yıllar göremedim onu. Sonra bir gün rastladım. Bana bir süre baktı. Sonra yanıma geldi. Dokundu, kokladı ve öyle bir sarıldı ki bana, hepimiz ağladık.”

VELİLERE: SİZ DE ANNENİZE-BABANIZA SORUMLULUĞUNU HATIRLATIN

Ben çocukların anneleri ve babaları üzerinde etkili olduğuna inanıyorum. O nedenle çocuklara hep söylüyorum. Anneniz ve babanız üzerinde etkili olmaya çalışın. Onlara deyin ki ‘İşini, ekonomiyi, alacağın arabayı düşünüyorsun. Ama benim geleceğimi de düşün. Sadece ormanları kurtarabilsek küresel ısınmanın kötü etkilerinin üçte birini önleyebiliriz’ deyin.”

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

HAYAT RİTMİ: 300 GÜN SEYAHAT EDİP JET LAG OLMUYOR MUSUN

- Fareed Zakaria, “84 yaşındasınız, yılda 300 gün seyahat ediyorsunuz. Jet lag olmuyor musunuz?” sorusuna şu cevabı verdi: “Jet lag diye bir şey yok. Hayatın ritmi her yerde aynı. Güneş doğuyor, batıyor. Ona göre yaşıyorum.”

GELECEK: ŞU 4 ŞEYE ÇOK GÜVENİYORUM

- BİR: “Tabiat öyle bir şey ki, bakarsanız geri geliyor.”

*

- İKİ: “Ormanlar kurtuluyor.”

*

ÜÇ: “Dijital teknolojiler ve sosyal medya çok kuvvetli. Bir yerde orman mı yok ediliyor, hayvanlar mı öldürülüyor, insanlar akıllı kamera ile çekiyor ve hemen bir yere yüklüyor.”

*

- DÖRT: “İnsan beyni gelişiyor, evriliyor, daha duyarlı hale geliyor.”

TANIŞMA: MAYMUNLA İLK DEFA 10 YAŞIMDA TANIŞTIM

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

- “Hayatımda ilk defa bir maymunu 10 yaşımda tanıdım. Bir kitapta görmüştüm. O günden sonra peşine takıldım. Hâlâ peşlerinden gidiyorum.

Annem bu ilgimi görünce bana şunu söyledi: ‘Bu konuyla ilgilenmeyi çok istiyorsan çok çalışman gerekir’.”

KADER: LONDRA’DA ÇOK SIKICI BİR İŞİM VARDI AMA

- Üniversiteye gidemedim. Çünkü paramız yoktu. Burs da bulamadım. O nedenle eğitimi bırakmak zorunda kaldım. Londra’da bir sekreterlik işim vardı. Ama yaptığım iş çok sıkıcıydı. Sonra bir gün Louis Lakey’le tanıştım. Onun asistanı olarak Afrika’ya gittim ve maymunlarla tanıştım.”

DOSTLUK: BENİMLE İLİŞKİ KURAN İLK ŞEMPANZE DAVİD’Dİ

- “Benimle ilişki kuran ilk maymun David adını koyduğumuz bir şempanzeydi. Beni görünce önce biraz ilerideki çalılara gitti. Yerden bir şey alıp elinde kırdı. Sonra bana doğru geldi, parmağımı çok yumuşak biçimde tuttu. Bu, onun benimle kurduğu ilk temastı. İşte o an ilişki kurduğumu anladım.”

PSİKOLOJİ: MAYMUNLA İLİŞKİDE EN ÖNEMLİ ŞEY GÜVENDİR

- Bir maymunla ilişki kurmak sabır ister. Acele etmeyeceksiniz. Ona sabırla yaklaşacaksınız. Maymunlar için güven çok önemlidir. Maymunlar bana güvendi ve kendilerini açtılar.”

BİLİM: SADECE İNSAN ALET KULLANIR DENİYORDU ÖYLE OLMADIĞINI İSPAT ETTİM

Bilim insanları sadece insanın alet kullanabileceğini söylüyorlardı. Ben bunun böyle olmadığını ispat ettim. Maymunlar alet kullanmayı biliyorlar. Ama üniversite hocaları hiçbir zaman bana inanmadılar. Beni Cambridge’e davet ettiler. Giderken çok korktum. Orada bana bu söylediklerimin doğru ve bilimsel olmadığını söylediler.”

EĞİTİM: BENİM ÖĞRETMENİM BİR PROFESÖR DEĞİL KÖPEKTİ

- “Üniversiteye gitmedim. Akademisyen olmadım. Bilim insanı değilim. Eğitimimi başka yerde aldım. Şanslıydım, çok iyi bir öğretmenim vardı. Köpeğim. Hep onun davranışlarını izledim ve öğrendim. Profesörlerin öğretemediğini o öğretti bana.”

DÜŞMANLIK: MAYMUN DA İNSANLAR GİBİ İÇ SAVAŞ YAPIYOR

- Maymunların kendi içinde bir dengesi var. Uzun süre onları gözlemledim. Ama sonra iki kabilenin karşı karşıya geldiğini gördüm. Bu resmen bir iç savaştı. Bunu ilk defa görmek beni şoke etti. Ama yine de bunun insanlarınkinden bir farkı var. Burada bir teritoryal, yani yaşama alanı rekabeti söz konusu. İnsanlar gibi ekonomik veya işgal amaçlı değil. İnsanların savaşları daha farklı.”

50 YAŞINDA KADINLA İŞİM OLMAZ MI DEDİN, AL SANA 50 YAŞINDA KADIN

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

GEÇEN perşembe günü Paris Moda Haftası’nda herkesi şaşırtan bir şey oldu. Dünkü Hürriyet’te fotoğrafını görmüşsünüzdür. Ünlü manken Naomi Campbell, Valentino’nun tasarımlarını sergilediği podyuma öyle bir elbise ile çıktı ki herkesin gözü fal taşı gibi açıldı.

Siyah transparan robun altına hiçbir şey giymemişti. Göğüsleri apaçık görünüyordu.

*

Defileyi izleyenler arasında Celin Dion, Courtney Love, Sofia Coppola ve oynadığı “Freddie Mercury” rolüyle Oscar’a aday gösterilen Rami Malek vardı.

Naomi Campbell 48 yaşında... Defile yapılan yer Paris... Yani defilenin yapıldığı şehir, hâlâ üç hafta önce orada romancı Yann Moix’in Marie Claire dergisine verdiği mülakatta söyledikleri ile çalkalanıyor.

*

Ne demişti adam?

“Elli yaşından fazla kadınla işim olmaz. Ben 25’likleri tercih ederim.”

İşte bu yüzden, Campbell’in yaptığını bu arkadaşa alenen bir “transparan meydan okuma” olarak algıladım...

Naomi, resmen “Al sana elli yaşında kadın” diyor...

Fransa’da birçok kadın Yann Moix’e poposunu ve kalçalarını gösteren çıplak fotoğraflarını atmıştı.

Üstünü de Naomi tamamlamış.

 

 

KÜLKEDİSİ... HİZMETÇİ KIZ: DEMEK Kİ HERKES İÇİN YER VAR

Erkek politikacı erkek maymunu taklit ediyor

'ROMA’ filminde hizmetçi kız Clea rolünü oynayan Yalitza Aparicio bugünlerde Meksika’nın en meşgul insanı.

Çünkü daha dün, bir ilkokul öğretmeniydi, bugün en iyi kadın oyuncu Oscar’ına aday bir genç kadın.

Mülakattan mülakata koşuyor.

O yüzden annesine telefon edip Oscar adayı olduğunu söylemeye bile vakti olmamış. Geçen gün New York Times’ta onunla yapılmış bir mülakatı okudum.

Orada şunu söylüyor:

“Ben şunu gösterdim. Demek ki hayallerinin peşinde koşan bir insan bunu yapabilirmiş. Demek ki bir insan ırkının, sosyal sınıfının, etnik aidiyetinin esiri değilmiş.

Demek ki bu dünyada herkese yer varmış...”

Çok güzel bir külkedisi dersi...

MAALESEF ENDİŞEM DOĞRU ÇIKIYOR

İKİ gün üst üste yazdım. New York Knicks’te oynayan Türk basketbol oyuncusu Enes Kanter için kırmızı bülten çıkarmak yanlıştır dedim.

Bu tavrın FETÖ’yle mücadeleye zarar vereceğini anlatmaya çalıştım.

Tahminlerim maalesef doğru çıkmaya başladı.

Önce Amerikan
Basketbol Federasyonu’nun (NBA) başkanı “Biz oyuncumuzun arkasındayız” diye açıklama yaptı.

Ve önceki gün New York Times gazetesinde bir yazı yayınlandı:

Büyük spotunda ne yazıyordu biliyor musunuz?

“Türkiye basketbolcuyu cinayet hedefi haline getirdi.”

Yine uyarıyorum. Bu iş daha da yaygınlaşabilir.

Ve eminim Pensilvanya’daki ellerini ovuşturuyordur.

 

X