"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Dörtnala geldiğimiz yerden dörtnala geri mi

DIŞİŞLERİ Bakanı Çavuşoğlu aynen şöyle dedi:

“Yeniden Asya...”

Baktım kimseden tık yok...

Ya ciddiye almıyorlar..

Ya da Perinçek herkesi “Avrasyacı” yapmış...

*

Bense sevmedim bu cümleyi... Hiç sevmedim.

Çünkü ülkemin geleceğini, çocuklarımın istikbalini hep Batı’da gördüm.

Oradan üç-beş kişiye kızdım diye, oradan üç-beş kişi bana haksızlık etti diye, istikametimi değiştirmeyi hiç düşünmedim.

Bir de şunu sordum.

“Yeniden Asya” dediğiniz mahalle, Avrupa’dan daha mı mutena bir semtte yani...

*

Hatırlayalım... Nâzım Hikmet’in o dizeleri şöyleydi:

“Dörtnala gelip Uzak Asya’dan

Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim...”

*

Bir Kurtuluş Savaşı destanıydı o dizeler...

Ve o Kurtuluş Savaşı’nın kahramanı Mustafa Kemal Atatürk, bir yandan işgalci Batı ülkeleriyle savaşırken bile bize Batı’yı işaret etmişti.

Tıpkı, Batı müziği dinleyen, Batılı polisiye okuyan Abdülhamid gibi...

*

Şimdi, dörtnala geldiğimiz ve vatan yaptığımız bu ülkeyi, alıp tekrar dörtnala geriye mi götüreceğiz yani...

*

Acaba diyorum...

“Yeniden Asya” yerine, 2004 yılının o harika gecesindeki gibi...

“Tekrar Avrupa” açılımı yapsak daha iyi olmaz mı...

‘ÜÇ G’NİN ÜÇÜNCÜSÜ MAALESEF OLMAMIŞ

GEÇEN hafta size “Üç G” diye anılan kült mafya filmlerinden söz etmiştim.

Birinci “Godfather” (Baba), ikincisi “Goodfellas” (Sıkı Dostlar), üçüncüsü ise 2018 yapımı “Gotti”ydi. “Gotti”, ABD’de son mafya ailesi olarak bilinen ‘Gambino’ların, 1986’dan 1992’ye kadar liderliğini yapan kişi.

Filmi önceki akşam büyük umutlarla seyrettim...

- Hissiyatım:

Büyük bir düş kırıklığı...

- Yorumum...

Olmamış...

- Umudum:

Şimdi büyük umutlarla Martin Scorsese’nin “The Irishman”ini bekliyorum. O bu işi iyi biliyor...

DÜNE EK 1... KAYBETTİRİLEN İYİ PARTİLİ, KAZANDIRILAN YENİ AKP’Lİ, YİNE KAYBEDEN ESKİ AKP’Lİ

- BİR: Suvarlı ilçesinde 31 Mart seçimini İYİ Parti kazanmıştı.

- İKİ: Onun mazbatası iptal edilip yeniden seçim yapılınca bu defa AK Parti adayı kazanmıştı.

- ÜÇ: Ancak mazbatası iptal edilen İYİ Partili aday, yenilenen seçimi kazanan AK Partilinin eşi çıktı.

- DÖRT: Meğer, ilk seçimde İYİ Partili  adaya yenilen AK Parti adayı da bu defa Vatan Partisi adayı olarak, İYİ Partili eski başkanın AK Partili yeni başkan olan eşine karşı yarışıp yine kaybetmiş.

Biraz karışık ama kabul edin ki eğlenceli.

DÜNE EK 2... UBER DİREKSİYONUNDA BİR BOĞAZİÇİ MEZUNU

- Dünün özeti: Zaman gazetesinin son genel yayın yönetmeni Washington’da UBER şoförlüğü yaparken iktidar yanlısı bir gazeteye yakalandı ya... O genel yayın yönetmeni Boğaziçi mezunuymuş. Her kimse ki...

Tetikçi gazetecilik yapar... Kulağına küpe olsun.

DÜNYA SİYASETİNİN ZAVALLI HALİNİ GÖSTEREN FİLM

Dörtnala geldiğimiz yerden dörtnala geri mi

DIGITÜRK Plus bu hafta çok ilginç bir filmi yayına soktu. Hermann Vaske’nin “Neden Yaratıcıyız” adlı 2018 yapımı filmini dün sabaha karşı seyrettim.

Yüze yakın tanınmış insanla konuşmuş ve şu soruyu sormuş:

“Neden yaratıcıyız...”

*

Aralarında Damien Hirst, Jeff Koons, Marina Abramovic, David Hockney, Ai Weiwei gibi modern sanatçılar, David Bowie, Nick Cave, Quincy Jones gibi müzisyenler, Denis Hooper, David Lynch, Pedro Almodovar, Jim Jarmoush, Angelina Jolie, Quentin Tarantino, Wim Wenders, Terry Gilliam, John Cleese, Sean Penn gibi sinema insanları, Frank Gehry, Phillipe Starck gibi mimar ve tasarımcılar, Jean-Paul Gaultier, Vivienne Westwood, Yamamoto gibi fashion tasarımcıları var.

*

Her şeyin vasatlaştığı, her şeyin trolleştiği bir dünyada,
farklı insanları dinlemek ve seyretmek...

Bir de her şeye rağmen umutlu olmak için kaçırılmaması gereken bir film.

*

Küçük bir not...

En kötü ve sıradan cevapları maalesef siyasetçiler vermiş...

FİLMDEN SAHNELER 1... ONLARIN BENİ HAPSE ATMASINI ANLIYORUM

Dörtnala geldiğimiz yerden dörtnala geri mi

- Aİ WEİWEİ: Çin’de hapse atılan ünlü sanatçı.

*

- “Belli bir toplumdaysan, kuralları çiğnersen, toplumun temelini korkutursan çok tehlikeli hale gelirsin.

Çünkü düzen insanların çoğu için çok önemlidir ve fikirlerin onlara çok tehlikeli gelebilir.”

- “Sonuç olarak hapse atıldım. Aslında bunu anlıyorum. Benim gibi birini durdurmazlarsa değişim gelir.”

FİLMDEN SAHNELER 2... POLİTİKACI HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİREMEZ

Dörtnala geldiğimiz yerden dörtnala geri mi

- VIVIENNE WESTWOOD (İngiliz tasarımcı):

*

- “Politikanın herhangi bir şeyi değiştirdiğini düşünmüyorum.

Dikkat çeken politikacılar aslında koltuklarında kalmak isterler. İşlerindeki en iyi kişiler olduklarını düşünürler ve ne yapıp edip işlerine tutunurlar.”

- “İnsanların popüler önyargılarını tatmin etmeye çalışırlar. Herkesin sıradanlığını pohpohlamaya çalışırlar.”

- “Bir demokraside değişime en son etki eden insanlar politikacılardır.”

70 YILDA YAZILAN BİR SÖZLÜĞÜN HİKÂYESİ

Dörtnala geldiğimiz yerden dörtnala geri mi

BUGÜN Digitürk Plus günü... Merakla beklediğim “The Professor and the Madman” (Deli ve Dâhi) adlı 2019 yapımı filmi yayına kondu.

Film, 19’uncu yüzyılda, Oxford İngilizce sözlüğünün 10 bin kelimelik ilk cildinin yazılış hikâyesini anlatıyor.

Bir profesör ve yanlışlıkla işlediği bir cinayet nedeniyle psikiyatrik klinikte tutulan bir doktor sözlüğü birlikte yazıyorlar.

Tamamının yazımı 70 yıl sürmüş. Profesörü Mel Gibson, psikiyatr kliniğinde yatan doktoru Sean Penn oynuyor...

Bana göre ikisinin de bugüne kadar seyrettiğim en iyi performansı... Tabii o dönem Oxford çevresindeki “Akademia”nın portresini de çok iyi görüyorsunuz.

Gerçek bilim insanları ile hasetlik dolu olanların farkını yani... Filmi çok, çok, çok sevdim...

 

 

X